İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/1749 K.2024/1976

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

Esas2023/1749Karar2024/1976Tarih19 Aralık 2024Okuma10 dk · 1.900 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
19 Aralık 2024
Dosya no
2023/1749 Esas
Karar no
2024/1976
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
28/09/2023
Numarası
2014/270 Esas, 2023/49 Karar
Davanın konusu
Markaya Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Meni, Refi
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.900 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

İsviçre'de yerleşik olan ve 102 yıllık İtalyan kökenli bir şirket olan müvekkilinin hazır giyim ve konfeksiyon işiyle uğraşmakta olduğunu, dünya çapında 80'den fazla ülkede yüzlerce satış noktasında diğer markalarının yanı sıra “...” ve “..." markalı ürünlerini pazarlayıp sattığını, müvekkilinin 1999 yılından bu yana Türkiye'de de üretim merkezine sahip olduğunu, markalarının Türkiye de dahil birçok ülkede tescil edilmiş olduğunu, “...” markasının şirket kurucusunun isminden esinlenerek oluşturulmuş olduğunu, markanın ilk kez 30.04.1952 tarihinde İtalya'da tescil edilmiş olduğunu,

müvekkilinin ... markalarının Türkiye dahil tüm dünyada yaygın olarak kullanılmakta olduğunu ve yoğun tanıtım faaliyetleri ile tüketicilere ulaştığını, müvekkilinin ... markasının dünya çapında tanındığını, markanın tanınmış olduğunun TPE'nin kararı ile de tespit edilmiş olduğunu, davalının kullandığı “...” markasının müvekkilinin tanınmış markaları ile karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer olduğunu, davalının ... başvuru no ile 25. sınıfta ve ... başvuru no ile 18. sınıfta müvekkilinin yaptığı itiraz üzerine,

müvekkilinin ... markalarının benzerliği gerekçesiyle başvurunun MarKHK m.8/1 uyarınca reddedildiğini, davalının mütecaviz markasal kullanım üzerine hiçbir hakkının bulunmadığını, davalı markasının müvekkili markası ile karıştırılma ihtimali yaratacak surette benzer olduğunu ve müvekkilinin markasının tescilli olduğu dış giyim ürünlerinde kullanımının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, markaların genel görünüm ve konsept olarak ilk bakışta yaratılan algının tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceğini, dava konusu markaların 18, 25, 35. sınıfta yer alan mal/hizmette kullanıldığını, müvekkilinin markalarının 03, 09, 18, 25, 34,

35. sınıflarda tescilli olduğunu, davalının markayı kullandığı mal/hizmetlerin müvekkilinin marka tescili kapsamında yer alan mal/hizmetlerin birebir aynı/benzer olduğunu, markalar arasında klasik anlamda benzerlik olmasa da, ikisi arasında bağlantı olduğu ihtimali varsa bunun da karıştırılmaya dahil olduğunu, davalının markasal kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, men'i, ref'ini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olan “...” markasının müvekkilince uzun zamandır kullanılmakta olduğunu, müvekkilinin markasının ticari hayatın gereği olarak modemize edilmiş olduğunu, markanın yeni hali ile yapılan başvuruyu TPE'nin reddi üzerinde Ankara 2. FSHHM'de 2014/228 Esas sayılı dava açıldığını, tarafların markaları arasında iltibas yaratacak bir benzerlik bulunmadığını, müvekkil markasının adına tescilli olduğunu, markasal kullanımın hukuka uygun olduğunu, uzun yıllardan beri kullanılan markaya ciddi ekonomik yatırımlar yapıldığını,

markanın esas unsurunu kaybetmemek koşuluyla markaların zamanla modernize edilebileceğini, müvekkilinin markasının sadeleştirilerek daha modern, kolay akılda kalır ve şık bir görüntü elde etmek amacıyla modernize edilmiş olduğunu, müvekkil markasının tarihin tanınmış simalarından Meksikalı ünlü bir siyasi karakter olan ...'nın isminden esinlenerek yaratılmış olduğunu, markaların kelime unsurlarının farklı olduğunu, markalardaki şekil elemanlarının, kelimelerin baş harflerinin farklı bir biçimde tasarlanmış grafikler olduğunu, bu tür şekil elemanlarına ticari hayatta her alanda kullanımına çok sık rastlandığını,

davacının tescilli markaları ile müvekkilinin kullandığı markanın mal/hizmet arasında bir ayniyet olmasa da, emtialar arasında bir benzerlik olduğunu, ancak markalar arasında bir benzerlik olmadığını, davacı markasının yüksek gelir düzeyine sahip tüketicilerin yüksek bedeller ödeyerek alabileceği mallarda kullanıldığını, davacı markasının potansiyel tüketicisinin algı, seçiciliği ve alışveriş yapma biçimleri ile alışveriş mekanları karşılaştırıldığında iltibas ihtimali bulunmadığının anlaşılacağını, taraf markaları arasında bıraktığı genel izlenim açısından iltibas olmadığını ve markaların seri marka olarak algılanmayacağını,

seri markadan bahsedebilmek için, seri markanın uzun süredir kullanılan kaynak markanın asli unsurunun muhafaza edilerek oluşturulmuş olması gerektiğini, tanınmışlığa karar verilen 11.11.2014 tarihinden önce müvekkilinin markalarının kullanılmakta olduğunu ve tescil başvurularının da bu tarihten çok önceki tarihlerde yapılmış olduğunu, müvekkilinin Türkiye ve yurtdışında bayileri bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu markası ile bu ülkelerde ciddi faaliyetleri olduğunu ve yazılı/görsel medyada haberleri çıktığını, bu marka altında büyük cirolar yaptığını, müvekkilinin markasının Madrid Protokolü kapsamında 31 ülkede tescil edilmiş olduğunu,

müvekkilinin markasının ciddi bir marka değeri olduğundan davacının markasından faydalanma amacıyla kötüniyetli davrandığı iddiasının soyut ve temelsiz olduğunu beyan ederek davanın reddini beyan ve talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI

"...

Dosya kapsamı ve dosyanın gelmiş olduğu aşama göz önünde bulundurularak uyuşmazlığın değerlendirilmesi yönünden dosyada mevcut bilgi ve belgelerin yeterli olduğu anlaşılmakla, her ne kadar yargılama sürecinde davacı taraf yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiş ise de, gelinen aşamada bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığı ve yapılacak olası bilirkişi incelemesinin hem dosyaya yenilik katmayacağı hem de usul ekonomisine uygun düşmeyeceği takdir olunarak yargılamaya devam olunmuştur. ...somut olay değerlendirildiğinde, ... isminin;

sırf ... ismi ile iltibas yaratmak ve davacının tanınırlığından yararlanmak için türetilmiş bir kavram olmadığı, zira anılan ismin Meksika tarihinde siyasi bir figür olarak yer aldığı, gerek okunuş gerekse de anlam olarak her iki markanın birbiri ile karıştırılma ihtimaline yetecek düzeyde yakınlığın bulunmadığı mahkememizce takdir olunmuştur.

Bu noktada ; davacı markasının ana dilinde [er-me-ne-jil-do zen-ya] şeklinde, davalı markasının ise yazıldığı gibi (büyük ölçüde) telaffuz olunduğu da göz önünde bulundurulduğunda, yukarıda anlatılan "müşteri" portföyünün bu iki markayı karıştırma ihtimali yok denecek kadar azdır.

Her ne kadar davacı vekilinin dava dilekçesinde de belirttiği üzere taraf markalarındaki kelimelerin ilk ve son harfleri aynı olsa da, her ikisi de gerçek kişi isimlerinden esinlenilerek oluşturulan 11+5 harften ibaret davacı markası ile, 8+6 harften ibaret davalı markasının görünüşte de tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davalının markasına yönelik oluşturulan logo/şekil unsurunun da özgün bir şekil olduğu tüm dosya kapsamındaki mevcut bilgi, belge ve raporlarla birlikte yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirilmiştir.

Dosya içerisinde mevcut Türk Patent ve Marka Kurumunun ... sayılı yazısında, davalının "..." markasının 12/10/2022 tarihinde sicile kayıt edildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. SMK'nın 155. maddesi çerçevesinde sonraki tarihli tescil hukuka uygunluk nedeni değildir. Madde hükmü ile öncelik ilkesi ön plana çıkarılmış ise de, maddenin, tescilin oluşturduğu güveni ortadan kaldıracak yoğunlukta geniş yorumlanmaması gerektiği de açıktır.

Madde gerekçesinde de belirtildiği üzere, başkasının sınai mülkiyet hakkına tecavüz ettikleri tespit edilen kişilerin o sınai mülkiyet hakkından sonraki bir tarihte kendi adlarına yapılan tescile dayanmalarının önü kapatılmıştır.Yukarıda açıklandığı üzere davacının marka hakkına tecavüzün unsurları oluşmamıştır.(Ayrıca Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde hazırlanan SMK'nın anılan maddesinin değerlendirilmesinde 2015/2436 sayılı Avrupa Birliği Marka Direktifi'nin 18. Maddesindeki düzenleme yol gösterici olarak kabul olunabilir.)Tüm bu açıklamalar doğrultusunda dosya kapsamında yapılan değerlendirmede,

markalar arasında iltibas tehlikesine yol açacak derecede benzerlikten söz edilemeyeceği, bu nedenle markaların tüketici nezdinde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı anlaşılarak, marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmış;1-Davanın REDDİNE," Şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF İSTEMİ

Davacı vekili istinaf isteminde özetle;Mahkemenin esas yönünden bilirkişi incelemesi yapılmadan karar vermesinin hatalı olduğunu, Ankara 2.FSHHM'nin kararının yerinde olmadığını, karar düzletme talebinin Yargıtay tarafından gereği gibi incelenmediğini, 2019/327 Esas sayılı dosyasındaki kabul kararının hem esas hem de usul bakımından hukuka aykırı şekilde kesinleştiğini, usul ve esas yönünden ciddi hatalar içeren ilgili kararın bu davada esas alınmasının yerinde olmadığını, Mahkemenin davalı markasının Meksikalı siyasi figürün isminden türetildiği ve iltibas düzeyinde benzerlik olmadığı gerekçesinin hatalı olduğunu,

markaların yazı tipi ad soyad biçimindeki oluşturuluş şekli ve markaların başta ve ortadaki içerdiği ortak harfler değerlendirildiğinde karıştırılma ihtimali olduğunun açık olduğunu, davalının markayı kötüniyetle oluşturduğunu ve haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, müvekkilinin firma ve markalarının tanınmış marka olduğunu, TPE nezdinde ... sayı ile tanınmış marka olarak özel koruma altına alındığını, ..., ... ve ... markalarının 1990'daan itibaren TPE nezdinde tescilli olduğunu, 25 sınıfı da içeren çok sayıda markası olduğunu, WIPO nezdinde de markaların tescili olduğunu,

Türkiye'de ilk mağazanın 1991 de açıldığını ve Türkiye piyasasına giren ilk lüks moda markalarından olduğunu, resmi web sitesi ve sosyal medya hesaplarının uzun yıllardır aktif olduğunu, ... markasının Türkiye de ciddi tanınmışlığı olduğunu, markanın tanımış marka korumasında olduğunu, Mahkemenin Ankara 2 FSHHM'daki YİDK kararının iptali davasına gerekçede dayanmasının hatalı olup her iki davanın konu, taraf ve sonuçlarının taleplerinin farklı olduğunu, mahkemenin kararın bu yönden usule aykırı olduğunu, Markaların iltibas yaratacak derecede benzer olup esas bakımından da kararın hatalı olduğunu,

ANkara 2FSHHM hatalı kararının esas alınamayacağını, esasa ilişkin hiçbir inceleme yapılmadığını, bilirkişi incelemesi talebinin usul ekonomisi ve dosyaya yenilik katmayacağı gerekçeleri ile yapılmamasının tamamen hatalı olduğunu, Yargıtay kararlarında da markaya tecavüz iddiası yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğinin belirtildiğini, davalının kullanımının müvekkili markalarının kapsamındaki sınıflarda olduğunu, internet sitesinde sosyal medyada , davalıya ait giyim ürünleri, aksesuar, katalog, etiket, afiş, tabela, çeşitli reklam materyalleri, faturalar, sipariş formları,vs üzerinde markanın kullanıldığını,

delilerin dosyada mevcut olduğunu, 17.11.2017 tarihli rapor ile de kullanımların tespit edildiğini, markaların görsel ve bütünsel olarak iltibas yaratacak düzeyde benzer olduğunu, isim ve soyisim formatında iki kelimenin birlikte kullanıldığını, yazım stilinin aynı olduğunu, müvekkili markası gibi ... ve ... harflerini simgeleyen şekil unsuru içerdiğini, ... ve ... harflerinin öne çıktığını, çoğunlukla aynı sesli sessiz harfleri içeren sözcükler olduğunu, ilk kelimelerin İtalyanca olup sonunda ... harfi olduğu,

ikinci kelimelerin de ... ile başlayıp ... ile bittiğini, şekil unsurunun benzerliği arttırdığını, aynı sektörde kullanılan taraf markalarının karıştırılma ihtimali olduğunu, mağaza tabelalarındaki kullanım biçimlerinin de oldukça benzer olduğunu, 2.el ürünlerin satıldığı ...com adlı web sitesinde İtalyan marka açıklaması ile ... markalı ürün satışı sunulduğunu, karıştırılma ihtimalinin tüketiciler nezdinde gerçekleşmiş olduğunu, giyim ürün ve aksesuarlarının her yaştan ve kesimden tüketiciye hitap ettiğini, dikkat düzeyinin oldukça düşük olduğunu, Davaya konu markanın kullanıldığı ürünlerin tanınmışlığın en yüksek olduğu ürünler olduğunu,

Taraflar arasında ihtilaf devam ederken davalının 2013 yılında daha önce müvekkili markalarının tanıtımında rol almış ... ile reklam çekimi için anlaştığını, görsellerin sunulduğunu, ihale konu kullanımların ve 14.12.2017 Tarihli rapora tespit edilen kullanımları tekrar sunduklarını, deri giyim ve aksesuarlarında faaliyet gösteren davanın müvekkilinden haberdar olmamasının imkansız olduğunu, markanın müvekkili markasına yakınlaştırma amacı olduğunu, Meksikalı liderin adının izinsiz olarak marka olarak tescilinin davaya konu fiilleri meşrulaştıran bir faktör olarak kabul edilemeyeceğini,

Markanın tanınmış özgün yazı tipinin aynen kopyalandığını, ABD, Rusya, Japonya ve Mısır'da marka başvurusunun Meksikalı lider ...'nın adını içermesi ve tescilin kamu yararına aykırı olduğu gerekçesi ile reddedildiğini, Markayı oluştururken müvekkili markasına yakınlaşmanın amaçlandığını, Davalının davadan sonra tescil edilen markalarının SMK 155 maddesi gereğince dikkate alınamayacağını, davalının ... ve ... numaralı markalarının haksız olarak tescil edildiğini, müvekkilinin markalarından sonra olduğunu, huzurdaki davada savunma olarak dayanılamayacağını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasındaki Ankara 2.FSHHM'nin 2019/327 E, 2020/49 K sayılı ilamında "..." ibaresinin 2004'ten bu yana davacı adına tescilli seri markaların asıl ve ayırt edici unsuru oldukları ve itiraza gerekçe "..." ibareli davalı markalarıyla da bir benzerliğin bulunmadığı, başvuru markasındaki logo/şekil unsurunun da özgün bir şekil olduğu, kaldı ki "..." harfinin kullanımının da davalı tarafın tekelinde olmadığı,

markalar arasında iltibas tehlikesine yol açacak derecede benzerlikten söz edilemeyeceği ve bu nedenle de ortalama tüketici nezdinde karıştırılma tehlikesine yol açılmayacağı" gerekçesiyle davanın kabulü ile TÜRKPATENT YİDK'nın 2014/M-4377 sayılı kararının ve 2014/M-2284 sayılı kararının ayrı ayrı iptaline şeklinde karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, davalının markasal kullanımlarının markaların tescilli şekli ile uyumlu olduğu,

bu durumda taraflar arasında kesinleşen karar gereğince mahkemece yeni bilirkişi raporu alınmadan davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı dikkate alınarak davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere. 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/12/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1749, K. 2024/1976, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. Dava
  6. Cevap
  7. İlk Derece Mahkemesinin Kararı
  8. İstinaf İstemi
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1749
Karar No
2024/1976
Tarih
19 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1750 K.2024/2136
  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1760 K.2024/2170
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/1764 K.2024/1838
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi E.2023/1769 K.2024/2645
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1770 K.2024/1849
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/1771 K.2024/1808

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.