İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/1757 K.2024/369

Dairemizin 02/02/2022 tarihli 2019/1503 E.- 2022/131 K. sayılı kararı, Yargıtay 11.HD'nin 12.10.2023 tarihli 2022/2154 E. - 2023/5829 K.sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, duruşmalı yapılan inceleme sonucu;

Esas2023/1757Karar2024/369Tarih28 Şubat 2024Okuma12 dk · 2.355 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
28 Şubat 2024
Dosya no
2023/1757 Esas
Karar no
2024/369
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
25/10/2018
Numarası
2017/217 Esas - 2018/398 Karar
Davanın konusu
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.355 kelime·12 dk okuma·9 bölüm

Dairemizin 02/02/2022 tarihli 2019/1503 E.- 2022/131 K. sayılı kararı, Yargıtay 11.HD'nin 12.10.2023 tarihli 2022/2154 E. - 2023/5829 K.sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, duruşmalı yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 30 yıldan uzun süredir, başta spor giyim olmak üzere, her türlü tekstil ürününün üretim ve ticaretini, dava konusu "..." markası ile yaptığını, müvekkilinin markasına ilişkin ticari faaliyetini yaklaşık 10 yıldan bu yana, kurumsallığını sağlamak amacıyla kendi adına değil, sahibi ve ortağı bulunduğu ... Ltd. Şti. ve ...

Ltd.Şti. vasıtası ile sürdürdüğünü, bu kapsamda dava konusu markanın, 2005 yılında TPE ve WIPO nezdinde tescil edildiğini ve yasal koruma da sağladığını, müvekkili tarafından ciddi yatırımlar yapılarak markanın tanınırlığı ve güvenirliğinin sağlandığını ve başta Rusya olmak üzere eski Sovyet Cumhuriyetlerinin neredeyse tamamına ve hatta bazı Avrupa ülkelerine milyonlarla ifade edilecek adetlerde ihracat yapıldığını, müvekkili markasının bugün itibarı ile anılan bölgede herkesçe bilinen üç büyük spor markasından sonra dördüncü büyük ve tanınmış marka konumuna ulaştığını,

davalının müvekkilinin markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olan, neredeyse aynısı denilebilecek düzeyde benzerini ... sayılı "..." marka başvurusu ile tescil ettirdiğinin tespit edildiğini, belirtilen tescilin müvekkilinin tescilli markaları ile aynı sınıf olan 25. sınıfı da kapsadığını, davalının tescilinin sadece 8/1. maddesi anlamında hükümsüzlük değil, aynı zamanda 8/3. madde anlamında haksız rekabet de teşkil ettiğini, davalı markasının, müvekkilinin tescilli markalarından yararlanmak suretiyle haksız ve kötü niyetli olarak ve müvekkilinin tescilli sınai hakları ile benzerlik yaratarak,

tüketiciyi yanıltma maksadıyla oluşturulduğunu iddia ederek, markaların benzer olduğunun ve haksız rekabetin tespitini, davalı adına ... sayılı "..." ibareli markanın 25. sınıf yönünden hükümsüzlüğünü, iptalini ve sicilden terkinini ve hükmün ilanını talep ve dava ettiği, sunduğu ıslah dilekçesi ile de 35.sınıf yönünden de davalı adına markanın hükümsüzlüğünü talep ettiği anlaşılmıştır.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dünya çapında ünlü sanatçı ve ...'nin müzik faaliyetlerini yürüttüğünü, İsviçre'de bulunan bağlı bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin sahibi ... asıl adı ... olan İsveç'li elektronik müzik DJ'i ve prodüktör olduğunu, müvekkilinin sahne adı olarak piyasaya çıkışından bu yana, uzun yıllardır "..." ismini kullandığını, müvekkilinin "..." ibaresini marka olarak benimsediğini ve aynı zamanda "..." markasının müvekkilinin ticaret unvanının da kılavuz kelimesini oluşturduğunu, müvekkilinin "..." markasının gerçek, öncelikli ve üstün hak sahibi olduğunu,

müvekkilinin söz konusu markası ile Türkiye'de dahil dünya çapında yoğun kullanım ve tanıtım faaliyetleri sonucunda ilgili sektörde yüksek bir tanınmışlık elde ettiğini ve davacı yanın müvekkili markasına karşı hükümsüzlük davası açmakta hiçbir geçerli hukuki, dayanağı ve menfaatinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

MAHKEME KARARI

İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 25.10.2018 tarihli 2017/217 E. - 2018/398 K. sayılı kararıyla; "Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,-Marka tescilli olduğu sürece kullanımı haksız rekabet teşkil etmeyeceğinden yerleşik içtihatlar nazara alınarak tecavüz ve haksız rekabetin tespit istemine ilişkin istemin reddine, -Davalı adına tescilli ... nolu markanın 25.sınıf yönünden hükümsüzlüğüne, 35.sınıf için hükümsüzlük isteminin reddine, karar kesinleştiğinde türk patent ve marka kurumuna ilam örneğinin sicile işlenmek üzere gönderilmesine, - İlan isteminin reddine," karar verilmiştir.

İSTİNAF BAŞVURULARI

Davacılar vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; hükümsüzlük talebinin reddedildiği 35. sınıf yönünden, kullanımın olmadığı gerekçesinin doğru olmadığı gibi, kabul edilebilir gerekçe de olmadığını, dosyada bulunan her üç raporda da, dava konusu markalar arasında karıştırılmaya müsait benzerlik olduğunun tespit edildiğini, müvekkillerinin 35. sınıfta kullanımının bulunduğu gibi kullanımı olmayan alanlarda da niyetlerinin bulunduğunu, davalının beyanlarından t-shirt ve benzeri tekstil ürünlerinin satışı ve pazarlamasının yaptığının anlaşıldığını,

35. sınıf yönünden de hükümsüzlük talebinin kabulü gerektiğini.-Tescil varsa haksız rekabet olmaz kararının somut olaya uygun olmadığı gibi gerçeği de yansıtmadığını, mahkemenin haksız rekabeti "...başkasının emek ve çabasından yararlanmak suretiyle rekabet yapılması..." şeklinde tanımladığını, 25. sınıf yönünden hükümsüzlük kararı verildiğini, davalının 2010 yılından beri kullanımın bulunduğunu beyan ettiğini,

haksız rekabet açısından kararın hatalı olduğunu.-Gerekçe gösterilmeden ilan isteminin reddine karar verilmesinin de hatalı olduğunu beyanla mahkeme kararının kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde;dosya kapsamında yaptırılan tüm bilirkişi incelemelerinin benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin incelenmesi açısından eksik ve hatalı olduğunu,

karıştırılma ihtimali yönünden müvekkilinin aynı zamanda sahne adı olarak da kullandığı "..." markasının tanınmışlığının ve bunun etkisinin Mahkeme tarafından incelenmediğini.-Gerekçeli kararda markaların görsel olarak benzediği belirtilmişse de;

davacı markalarının şekil markaları olup, müvekkilinin markasının kelime markası olduğunu, bu tür markaların tümünün, beyaz zemin üzerine siyah renk kullanılarak oluşturulduğunu, markaların fonetik olarak da görsel (yazılış) itibarıyla da benzer olmadığını, müvekkilinin markasının özgün ve ayırt ediciliği yüksek bir marka olduğunu, markalar arasında çok küçük farklar sebebiyle benzerlik ve iltibas tehlikesinin bertaraf edilebileceğini, TPMK marka kılavuzunda;

kelimedeki harf sayısı azaldıkça, ortalama tüketici tarafından bütüncül olarak algılanma ihtimalinin arttığı ve üç dört harften oluşan kelimelerde tek bir sesin farklı olmasının kelimeler arasındaki benzerliği ortadan kaldırmak için yeterli olabileceğini gösterdiğini, müvekkilinin "..." markası ile davacı markaları arasında benzerlik bulunmadığını, karıştırılma ihtimali de bulunmadığını.-Müvekkilinin markasının tanınmışlığının, ilgili tüketici kesimi, ürünlerin satış ağları gibi faktörlerin değerlendirilerek markalar arasında karıştırılma ihtimalinin incelenmesi gerektiğini, dava konusu markanın ilk ve tek tescil olmadığını,

müvekkilinin kendi markasını t-shirt, şapka gibi promosyon ürünleri üzerinde kullanmak suretiyle elde ettiği bir tescil olduğunu. - Davacı markası ile müvekkilinin markasının dava konusu ihtilaflı mallar açısından pek çok ülkede birlikte tescilli olduğunu, davacının marka başvurularının pek çok bazı ülkede 3. kişi adına "..." marka tescilleri nedeniyle reddolduğunu, markanın gerçek hak sahipliği hususunda da bir belirsizlik ve ihtilaf bulunduğunu,

bu hususların markalar arasında herhangi bir karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını destekler nitelikte olduğunu.-Müvekkilinin dünya çapında ünlü sanatçı ve DJ (Disk Jokey) ...’nin müzik faaliyetlerini yürüttüğü, İsviçre’de bulunan bir şirket olduğunu, müvekkili şirket sahibi ..., asıl adının ... olan İsveçli elektronik müzik DJ’i ve prodüktörü olduğunu, dava devam ederken vefat ettiğini, müvekkilinin sahne adı olarak uzun yıllardır "..." adını kullandığını, marka olarak benimsediğini, Türkiye'de yüksek bir tanınmışlığa sahip olduğunu. -Davalı markasının dünya çapında ve Türkiye'de yüksek bir ayırt ediciliğe sahip olduğunu,

tanınmış markanın müvekkilinin esas kullanım alanını destekler nitelikteki dava konusu mallar kapsamında Türkiye'de tesciline engel olunmasının müvekkilinin haklarını kısıtlayacağını. -Kısmen red kararı verilmesine rağmen tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüz ve haksız rekabete ilişkin taleplerin her biri için ve üç dava yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla, mahkeme kararının aleyhe olan kısımlarının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DAİREMİZ KARARI

Dairemizin 02/02/2022 tarihli 2019/1503 E.- 2022/131 K. sayılı kararı ile; "...davalı markasının 35. sınıfta görüntü ve ses kayıt ortamlarının perakende satışı hizmetlerinde tescilli olduğu, markaların alt sınıflarının aynılık ya da benzerlik taşımadığı, davalının markasını tescil sınıfında kullanmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği, hükümsüzlük davasında ilan talebinde davacının hukuki yararının bulunmadığı, işaretlerin 25. sınıfta görsel ve işaretsel benzerlik taşıdığı,

talep bulunmadığı halde marka hakkına tecavüz isteminin reddine karar verilmesi ile 35. sınıf yönünden hükümsüzlük talebi ile haksız rekabetin tespiti talebi reddedilmesine rağmen davalı yararına iki ayrı vekalet ücreti yerine tek vekalet ücreti taktirinin yerinde olmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

haksız rekabetin tespiti isteminin reddine, davalı adına tescilli 2012/29449 sayılı markanın 25. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne, 35. sınıf için hükümsüzlük istemi ile ilan isteminin REDDİNE karar verilmiştir.Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

YARGITAY BOZMA KARARI

Yargıtay 11.HD'nin 12.10.2023 tarihli 2022/2154 E. - 2023/5829 K.sayılı ilamıyla; "...Somut olayda dava tarihinde anılan markalar davacılar adına tescilli olduğundan dava tarihi itibariyle davacıların işbu davayı açmakta hukuki menfaatleri varsa da yargılama sırasında hükümsüzlüğe mesnet alınan markaları devrettikleri anlaşıldığından hukuki menfaatlerini dolayısıyla davacı olma sıfatını kaybetmişlerdir.

Mahkemece, bu husus gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı" açıklanarak kararın bozulmasına karar vermiştir.

Dairemizce, Yargıtay bozma ilamı taraf vekillerine tebliğ edilmiş, duruşmaya katılan davacılar vekili Dairemizin kararında direnilmesini, davalı vekili yargıtay bozma ilamına uyulmasını talep etmiş, usul ve yasaya uygun görülen bozma kararına uyulmasına karar verilerek, bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, marka haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, marka hükümsüzlüğü davasıdır.TPMK tescil kayıtlarından; davacılar adına 24, 25, 35. sınıflarda, 18/02/2005 başvuru tarihli "...+şekil" markası, 35. sınıfta tescilli 22/06/2012 başvuru tarihli "...+şekil" markası, 25. sınıfta 06/06/2008 tarihli "...+şekil" markasının tescilli olduğu anlaşılmıştır.Hükümsüzlüğü istenen 26/01/2012 başvuru tarihli ... başvuru numaralı 09, 25, 35, 41. sınıflarda tescilli "..." markasının, 25. sınıfta " Giysiler ve baş giysileri",

35. sınıfta "Görüntü ve ses kayıt ortamlarının perakende satışı" hizmet sınıfında tescilli olduğu anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince Bilirkişiler ...'ndan oluşan heyetten alınan 19.02.2016 tarihli raporda.

Davalının "..." ibareli markası ile davacının "..." ibareli markası arasında tüketicilerin karıştırmasına neden olabilecek kadar benzerlik bulunduğunu, davalı markasının yeterli derecede ayırt ediciliğe sahip olmadığını, bu nedenle KHK m, 8/I-b anlamında davacı markası ile iltibas oluşturduğunu, davacıya ait tescilli markanın kullanılmasının 25. emtia sınıfında davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, davalının "..." ibareli marka başvurusu sırasında kötü niyetli olmadığını, davalı markasının 25. emtia sınıfında hükümsüzlük şartlarının oluştuğunu beyan etmişlerdir.İlk derece mahkemesince Bilirkişiler ... ...,

...'den oluşan heyetten alınan 06.02.2017 tarihli raporda; ... no.lu "...+şekil" markasının ve ... no.lu "...+ şekil" markasının 25.sınıfta davacı adına tescilli olduğunu, ... no.lu markanın ise "..." ibaresi ile 25. sınıfta davalı adına tescil edilmiş olduğunu, davacılar adına 25. sınıfla tescilli "..." ve "..." esas unsurlu markalar ile davalı adına tescilli "..." esas unsurlu markalar bir bütün olarak incelendiğinde, markaların beyaz zemin üzerine siyah harflerden oluştuğu; davacı markasındaki "..." esas unsurunun davalı markasının ilk dört harfini oluşturduğu,

markalar arasında karışıklığa sebebiyet verecek benzerlik olduğundan, davalı markasının tescil edildiği 25. sınıf yönünden MarKHK m.8/l/b’ye dayalı hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu,davacılar, yaklaşık 30 yıldır -başta spor giyim olmak üzere- her türlü tekstil ürününün üretim ve ticaretini özellikle "..." markası ile yaptıklarını beyan etmişlerse de,birilirkişilere tevdi edilen dosya kapsamında markalarını tescil ettirdikleri 18.02.2005 tarihi öncesine ait kullanımı gösterir bir delilin ibraz edilmemiş olduğundan, MarKHK m. 8/3’e dayalı hükümsüzlük talebi şartlarının mevcut olmadığını,

salt markayı tescil ettirme eylemi tek başına kötüniyet göstergesi olarak nitelenmeyeceğinden kötüniyetin somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, dava konusu markalar davalı adına tescilli olduğu sürece markanın kullanımının marka hakkına tecavüz veya haksız rekabet teşkil etmeyeceğini, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde marka kullanımının tecavüz veya haksız rekabet teşkil edip etmeyeceğinin mahkemenin takdirinde olduğunu beyan etmişlerdir.

İlk derece mahkemesince Bilirkişiler ... oluşan heyetten alınan 07.05.2018 tarihli raporda.

Davacı yan adına tescilli ... sayılı "..." ve ... nolu "..." ibareli markalar ile davalı yan adına tescilli ... nolu "..." ibareli markaların, işitsel, okunuş ve yazılış itibariyle birbiri ile iltibas oluşturduğunu, ortalama zeka sahibi tüketiciler nezdinde bu düşünme ve karıştırma ihtimalleri bulunduğunu, markalar arasında karışıklığa sebebiyet verecek şekilde tescil edildiği 25. sınıf yönünden 556 sayılı şartlarının mevcut olduğunu, davalı yanın 35. sınıf emtiası içeriğinde 25. sınıf yönünden ürün satışı bulunmadığını, davacının, ıslah yoluyla 35. sınıf açısından hükümsüzlük talebinde menfaati olmadığını,

35. sınıf yönünden hükümsüzlük şartlarının oluşmadığını beyan etmişlerdir.

İlk derece mahkemesince markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasının reddine karar verilmiş, davacı vekilinin bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu Dairemizce reddedildiği halde davacı tarafça bu karara karşı temyiz talebinde bulunulmamıştır.

Davalı taraf ise ilk derece mahkemesince marka hükümsüzlüğü davasının kısmen kabulüne dair karar karşı istinaf başvurusunda bulunmuş, Dairemizce yalnızca vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, diğer istinaf taleplerinin reddine karar verilmiş, davalı tarafça Dairemiz kararına karşı temyiz yoluna başvurulmuştur.

Türk Patent sisteminde yapılan araştırmada; davacıların davaya dayanak yaptıkları ve davalı markası ile benzerliği kabul edilen ... sayılı markanın sahip bilgilerinin dava dışı ..., ... sayılı markanın ise dava dışı ...Tic. Ltd. Şti. olarak değiştiği, davacıların yargılama sırasında devrettiklerinin tespit edildiği, bilirkişi heyetinin de 07.05.2018 tarihli raporunda anılan markaların halen ... Tic. Ltd.

Şti adına kayıtlı markalar olduğunu tespit ettikleri anlaşılmıştır.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK'nın 43. maddesi uyarınca markanın hükümsüzlüğü davası, zarar gören kişiler, Cumhuriyet savcıları veya ilgili resmi makamlar tarafından açılabilir.

Somut olayda dava tarihinde anılan markalar davacılar adına tescilli olduğundan dava tarihi itibariyle davacıların işbu davayı açmakta hukuki menfaatleri varsa da, yargılama sırasında hükümsüzlüğe mesnet alınan markaları devrettikleri anlaşıldığından hukuki menfaatlerini, dolayısıyla davacı olma sıfatını kaybettikleri anlaşılmakla, dava şartlarından olan taraf ehliyetinin yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiğinden, davacılar vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine, davalı vekilinin diğer istinaf talepleri incelenmeksizin, istinaf taleplerinin kısmen kabulüne,

kazanılmış haklar korunarak ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, marka tescilli olduğu sürece kullanımı haksız rekabet teşkil etmeyeceğinden yerleşik içtihatlar nazara alınarak haksız rekabetin tespit istemine ilişkin istemin reddine, davalı adına tescilli ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne yönelik istemin reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜ M

Yukarıda açıklanan gerekçe ile. 1-Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,3-İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 25.10.2018 tarihli 2017/217 E. - 2018/398 K. sayılı kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

A-Marka tescilli olduğu sürece kullanımı haksız rekabet teşkil etmeyeceğinden yerleşik içtihatlar nazara alınarak haksız rekabetin tespit istemine ilişkin istemin REDDİNE,b-Davalı adına tescilli ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne yönelik istemin REDDİNE,4-İlk derece yargılaması yönünden;

a-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL ilam harcı ile 31,40 TL ıslah harcının mahsubu eksik kalan 359,80 TL harcın davacılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, b-Markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasıyla ilgili hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince davalı vekiline takdir edilen 7.375,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,c-Marka hükümsüzlüğü davasıyla ilgili hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince davalı vekiline takdir edilen 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya

verilmesine, ç-Davacıların yapmış oldukları yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, d-Davalı tarafın yapmış olduğu 4.800,00 TL bilirkişi ücreti ve 60,00 TL tebligat-müzekkere masrafı olmak üzere toplam 4.860,00 TL'nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, e-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde taraflara iadesine, 5-İstinaf ve temyiz yargılaması yönünden;

a-Davalı yanın istinaf isteminin kabul olunmakla peşin yatırılan istinaf başvuru harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi'nce iadesine, b-Davacılardan alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf harcından peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, c-Davalı yanın istinaf ve temyiz aşamasında yapmış olduğu, 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 397,80 TL temyiz yoluna başvurma harcı ile 70,00 TL posta.teb.müz.gideri olmak üzere toplam 589,10 TL'nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

ç-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmış, yapılan celse sayısı da dikkate alındığında istinafın kısmen kabulü yönünden 2024 yılı AAÜT gereğince kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine 10.200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, d-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmış, yapılan celse sayısı da dikkate alındığında istinafın kısmen reddi yönünden 2024 yılı AAÜT gereğince kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine 10.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

f-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi'nce ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/02/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1757, K. 2024/369, 28 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereğidüşünüld Ü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Mahkeme Kararı
  7. İstinaf Başvuruları
  8. Dairemiz Kararı
  9. Yargıtay Bozma Kararı
  10. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  11. Hükü M
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1757
Karar No
2024/369
Tarih
28 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2023/1759 K.2024/141
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/1759 K.2024/370
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2023/1761 K.2024/145
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/1765 K.2024/333
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2023/1769 K.2024/207
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/1771 K.2024/298

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.