KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2023/1852 Esas
- Karar no
- 2025/944
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/10/2022
- Numarası
- 2022/51 Esas, 2022/239 Karar
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
Karar Metni
1.039 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının unvanı ile aynı anlamı taşıyan "..." markasını ... no ile tescil ettirdiğini, davalı tarafından ... marka numarası ile "..." markasını ve ...marka numaralı "..." markasını tescil ettirdiğini, haksız ve kötü niyetli olarak tescil talebinde bulunarak, haksız ve kötü niyetli olarak tescil talebinde bulunarak,
davacı şirket yetkilisi diğer davacı ... ile aynı soyadı, gerek şirket unvanı ile aynı olan, gerekse marka olarak piyasada tanınmışlığını kullanarak haksız kazanç elde etme yoluna gittiğini, davalının ..." markası yazılışı ve kelime anlamı olarak ta birebir benzediğini, "..." markasının önüne her ne kadar ek kelime konulmuş olsa da, ayırt edici unsur olarak ek kısımlar değil aksine "demir kompresör" kısmının dikkat ve önem kazandığını, ayrıca davalının "www...com.tr" alan adı kullanılarak ta satışa sunulduğu ve bu nedenle de SMK'nın 7/3-d bendini de ihlal ettiğini,
davalıya ait ... ve ... tescil nolu markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının "..." markasının 2015 yılında tescil edildiğini ve tescilinden itibaren aralıksız olarak kullanıldığını, bu tescilin üzerinden 7 yıl süre geçtikten sonra soyut iddialarla hükümsüzlük talebinde bulunması hukuka aykırı olduğunu, talebin 5 yıllık süre geçmekle zamanaşımına uğradığını, davalının maliki olduğu "..." ve "..." markaları, davacının markası olan ... markasını ihlal etmediğini, aksine davacı taraf müvekkilinin markasına tecavüzde bulunduğu için davacı şirket hakkında tazminat davası açıldığını, markaların farklı odluğunu benzer olmadığını, davacı tarafın kullanımını terk ettiği bir markanın hakkına dayanarak işbu dava ile müvekkilin markasının hükümsüzlüğünü talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacıya ait ... tescil numaralı "..." markasının kelime unsurlarından oluştuğu, söz konusu markanın asli ve ayırdedici unsuru "..." olarak algılanan "..." ibaresi olduğu, davalı markaları ise "... + Şekil" ve "... + ŞEKİL" unsurlarından oluştuğu, davalı markalarının asli ve ayırdedici unsurun "..." kelime unsuru olduğu, buna göre taraf markalarının asli ve ayırdedici unsurları arasındaki yüksek benzerlik, sınıfsal ayniyetle birlikte değerlendirildiğinde SMK 5/1-ç anlamında değil ancak 6/1 maddesi anlamında hükümsüzlük sebebi bulunduğu kanaatine ulaşıldığı,
davalının kullanmama def'i nedeniyle yapılan incelemede, ispat yükü kendisinde olan davacının hükümsüzlük iddialarına dayanak ... tescil numaralı markasını 7.sınıfta "Kompresörler" emtiası dışında tescilli olduğu diğer emtialarda beş yıldan uzun süre ciddi bir şekilde kullandığını ispatlayamadığı, bu itibarla hükümsüzlük talebinin münhasıran söz konusu emtia yönünden kabulünün mümkün olduğu, davalıya ait ... tescil numaralı markanın 21/08/2017 tarihinde,... tescil numaralı markanın ise 18/04/2021 tarihinde tescil edildikleri, işbu hükümsüzlük davasının ise 03/03/2022 tarihinde açıldığı,
tescil tarihleri ile dava tarihi arasında beş yıllık sürenin dolmadığı ve davacının sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğramış olduğundan bahsedilemeyeceği, her ne kadar davacı kötüniyet iddiasında bulunmuş ise de, dosyada davalının kötü niyetini ispata yarayacak derecede bir delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ile, davalıya ait ... ve ... tescil numaralı markaların 07. sınıfta "..." emtiası yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesi içeriğini istinaf dilekçesinde tekrar ederek, sundukları belgelere ve delillere göre haklılıklarının ortaya konulduğunu ve ispatlandığını, bunun yanı sıra davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup reddedilen kısım yönünden karşı vekalet ücreti yükletildiğini, yerel mahkeme tarafından verilen kararın aleyhlerine yükletilen karşı vekalet ücreti yönünden ve kısmen reddedilen kısım yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece itirazları incelenmeden, değerlendirilmeden, tek taraflı bilirkişi raporu hükme esas alınarak hüküm kurulduğunu, davacının markasında ise hiçbir şekil olmadığını, müvekkilinin markasında şekil+ yazının birlikte bulunduğunu, yanılmaya neden olacak bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkilin markasının kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin ... markasını 2015 yılından itibaren tescil ettirdiğini, daha sonra markasını ... olarak güncellediğini,
mahkemece bu son güncelleme tarihi dikkate alınarak 5 yıllık süre dolmadığı gerekçesiyle sessiz kalma yoluyla hak kaybı iddialarının reddedildiğini, markanın ilk tescil tarihi olan 2015 yılı dikkate alındığında, dava tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin dolduğunun açık olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacıya ait 7.sınıfta tescilli ... tescil numaralı "..." markasının asli unsurunun ..." ibaresi olduğu, davalıya ait 7 ve 37.sınıftalarda tescilli, ... tescil numaralı "... + Şekil" ve ve ... tescil numaralı "... + ŞEKİL" davalı markalarının asli ve ayırdedici unsurun "..." kelime unsuru olduğu,
buna göre benzer mal ve hizmetlerde tescilli taraf markalarının asli ve ayırdedici unsurları arasındaki benzerlik, SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalının kullanmama def'i nedeniyle yapılan incelemede, davacının ... tescil numaralı markasını 7.sınıfta "Kompresörler" emtiası dışında tescilli olduğu diğer emtialarda beş yıldan uzun süre ciddi bir şekilde kullandığını ispatlayamadığı, davalının marka tescillerinde kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı,
bu nedenle ilk derece mahkemesince davalı markalarının 07. sınıfta "kompresörler" emtiası yönünden kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, TPMK kayıtlarına göre davalıya ait ... tescil numaralı markanın 21/08/2017 tarihinde, ... tescil numaralı markanın ise 18/04/2021 tarihinde tescil edildiğinin görüldüğü, hükümsüzlük davasının 5 yıllık süre dolmadan 03/03/2022 tarihinde açılması nedeniyle sessiz kalma yolu ile hak kaybının söz konusu olmadığı,
reddedilen kısım yönünden davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1852, K. 2025/944, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama