KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2024
- Dosya no
- 2023/421 Esas
- Karar no
- 2024/165
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/11/2022
- Numarası
- 2020/361 Esas - 2022/1225 Karar
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/10/2015
Karar Metni
1.583 kelime·8 dk okuma·10 bölüm
Birleşen Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1442 Esas sayılı dosyası
DAVA
Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/12/2015
KARAR TARİHİ: 05/02/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
ASIL DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında, davalıya ait Ekmek Fırını işletmesinin devralınması konusunda 70.000,00 TL bedelli anlaşma yapıldığını, bu anlaşmaya istinaden müvekkili ile davalı arasında sıralı senetler düzenlendiğini, müvekkilinin daha sonra yaptığı anlaşmadan caydığını ve fırını vermek istediğini, aradan sadece 3 gün geçtikten sonra müvekkilinin, söz konusu fırını fırını teslim ettiğini, davalı tarafından fırının geri teslim alınmasına rağmen verilen senetlerin teslim edilmediğini, daha sonra davalı tarafa ihtarname gönderildiğini,
davalı tarafın aralarındaki ticari ilişkiyi reddettiğini ve ihtarnamenin tarafı olmadığını belirterek ihtarnamenin kendisine yanlışlıkla gönderildiğini savunduğunu, davalı tarafından 35.000,00 TL bedelli senetlerin kötü niyetli olarak icra takibine konulduğunu belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin devrettiği fırının devir işlemi için davacıdan 75.000,00 TL bedelli senet aldığını, ...'nın müvekkilinin oğlu olduğunu, ödenmeyen bonoları takip edebilmesi amacı ile cirolamak suretiyle müvekkile verdiğini, davacı tarafın sadece devrolunan işletmenin anahtarını yer sahibi olan ...'e teslim ettiğini, bu hususun sadece kiralayan ve kiracı arasındaki iç ilişkiyi ilgilendiren bir durum olduğunu, yapılmış bir sözleşmeden hiçbir geçerli sebep göstermeden tek taraflı dönmenin söz konusu olamayacağını, bu hareketin müvekkilinin ya da oğlunu ilgilendiren bir durum olmadığını,
keyfi olarak söz konusu devir sözleşmesi tek taraflı irade beyanıyla fesih edilemeyeceğinden haksız nedenle açılan davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalı ... ile davacının ...
Ekmek Fırının işletmesinin devralınması konusunda anlaşma olduğunu, söz konusu fırının devir alınma bedeli için 70.000,00 TL bedelle anlaşma sağlandığını, bu anlaşmaya istinaden ödeme şekli aralarında bono düzenlenerek sıralı senetler ile belirlendiğini ve toplam 70.000,00 TL sıralı senetler düzenlendiğini, bu sıralı senetlere malen kaydı konulduğunu ve aralarındaki bonodan kaynaklı ilişkiyi bir sebebe dayandırdıklarını, ancak davacı anlaşmadan caydığını ve fırını almaktan vazgeçtiğini,
aradan sadece üç gün geçtikten sonra davacı söz konusu fırını 08/09/2015 tarihinde davalı ...'nın oğlu olan ... ve fırının mal sahibi olan ...'e teslim ettiğini, davacının davalıdan senetleri geri istemesine rağmen davalının senetleri teslim etmediğini, daha sonra davacı tarafından sıralı senetlerin davacıya geri verilmesi konusunda noter ihtarı yapıldığını, ancak davalının kötü niyetini devam ettirerek taraflar arasındaki ticari ilişkiyi reddettiğini ve ilk düzenlenmiş olan 20/09/2015 tarihli 30.000,00 TL ile 20/09/2015 tarihli 5.000,00 TL bedelli bonoları Bursa ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine koyduğunu, bu nedenle borçlu olmadığının tespitini ve dava dosyasının Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1400 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.
DAİREMİZ KARARI
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/05/2017 tarih ve 2015/1400 Esas - 2017/627 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 09/07/2020 tarih ve 2017/4910 Esas - 2020/1260 Karar sayılı ilamı ile. "Dava dosyası incelendiğinde; dava ile birleşen Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1442 Esas sayılı dava dosyası bulunduğu, ancak bu dosya hakkında hiç bir karar verilmediği görülmüştür.
Kabule göre de; davanın çözümü için önem arzeden husus olarak; fırının kimin tarafından işletildiği hususunda hiçbir inceleme ve araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiği ve ayrıca akdin feshinin mümkün olmadığı yönünde hukuki bir sonucun yazılı olduğu görülmektedir. Borçlar Kanunu'nda akdin feshini engelleyen bir hüküm bulunmamaktadır. Taraflar sonuçlarına katlanmak koşulu ile akdi tek taraflı feshedebilir.
Mahkemece haklı/ haksız fesih kavramları ile akdin feshi kavramının karıştırıldığı da görülmektedir. Bu nedenle asıl dava açısından eksik inceleme yapılması ve birleşen dava açısından ise hiç yargılama yapılmadan karar da verilmeden dosya esasının kapatılmış olması hatalı olup, kararın kaldırılması gerekmiştir." kararı verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2022 tarih ve 2020/361 Esas - 2022/1225 Karar sayılı kararıyla; "... davacı taraf davalı ile davalı ile ekmek fırınının devralınması konusunda 70.000,00 TL bedelli anlaşma yaptığını, bu anlaşmaya istinaden davalı ile arasında bonolar düzenlendiğini, daha sonra yaptığı anlaşmadan vazgeçerek aradan 3 gün geçtikten sonra fırını teslim ettiğini, davalı tarafından fırının geri teslim alınmasına rağmen verilen senetlerin teslim edilmediğini belirttiği, mahkememizce bu hususta tanık beyanları alınmış olup, tanık ... beyanında dükkana hayırlı olsun demek için gittiğinde,
dükkandaki kişinin fırını davacı ...'den geri aldıklarını söylediğini beyan ettiği, dava konusu fırının yanında kasap dükkanı işleten tanık ... beyanında, davacının dükkanı devraldıktan 3 gün sonra iade ettiğini, davalının dükkanı geri aldığını ve 15 gün daha kurban bayramının arefe gününe kadar ekmek çıkardıklarını beyan etmiş, davalı tanığı ...
26/05/2016 tarihli duruşmadaki beyanında davacı tarafça fırın kapatıldıktan sonra kurban bayramı arefesine ekmek pişirildiğini gördüğünü, fırında çalışanların davalı ... ile birlikte daha önce çalışan elemanlar olduklarını belirtmiş olup; davacı ve davalı tanığı beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde davacı ile davalı taraf arasında fırının davalıya iadesi hususunda anlaşıldığı ve davalının fırını iade aldığı ancak bonoları iade etmediği kanaatine varılarak asıl dava yönünden davanın kabulü ile; davacının Bursa ...
İcra dairesinin ... E. Sayılı dosyasına konu 20/09/2015 tarihli 30.000,00 TL bedelli ve 20/09/2015 tarihli 5.000,00 TL bedelli bonolar nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine; birleşen Bursa 1. ATM'nin 2015/1442 E. Sayılı dosyası yönünden davanın kabulü ile; davacının Bursa ... İcra dairesinin ...
E. Sayılı dosyasına konu 26/10/2015 tarihli 5.000,00 TL bedelli ve 26/11/2015 tarihli 5.000,00 TL bedelli bonolar nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibine koymada açıkça kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde.
"Davacı ile davalı arasında ticari bir işletmenin devri olduğundan, davacı tarafından TTK ve TBK hükümlerine uygun bir fesih bildirimi yapılmadığını, ... işletmenin mülk sahibi olup yalnızca kiraya veren sıfatına sahip, ticari ilişki ile ilgisi olmayan 3. şahıs olduğunu, bu nedenle davacının anahtarı mülk sahibine teslim etmesinin beyanı tamamen kira ilişkisini ilgilendirecek nitelik taşımakta olup, bu konudan ticari işletmenin iade edildiğinin kabulünün mümkün olmadığını, Davacı taraf işletme devri sonrası müvekkil oğlunun başka bir şehre gideceğini bildiğinden ve aynı muhitte ikinci bir ekmek fırını olan ve davacının kardeşine ait ...
Ekmek Fırını isimli fırın işletmesini civarda tekelleştirme amacı taşıdığını, Davacının devraldığı işletmenin 300 mt ötesinde kardeşine ait ekmek fırınının olduğunun tanık anlatımları ile sabit olduğunu, ayrıca mülk sahibi ... beyanları ile de davacının kötüniyetli hareket ettiği, işletmeyi bırakıp gittiği ve işletmede durduğu süre boyunca da eksik hizmet verdiği sabit hale geldiğini, tarafımızca dinletilen tanıklar ile de davacının söz konusu işletmeyi müvekkile teslim etmediğinin ispatlandığını, Davacı tanıkları her ne kadar davalının fırını kurban bayramında işlettiğini beyan etmişse de, müvekkil o tarihlerde Ordu ilinde bulunmakta olup,
tanık ...'ın beyanlarında da sabit olduğunu, Şayet mahkeme kararına esas alınan tanık anlatımı gerçeği yansıtmış olsa idi, mülk sahibi davacı ile yaptığı kira sözlemesinden sonra davalı müvekkil ile tekrardan kira sözleşmesi yapmış olacağını, zaten ortada bir işletme devri söz konusu olduğundan o işletmede çalışanların işletmeyi yeni devralan davacı ile çalışmasının da hayatın olağan akışına uygun olduğunu." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE
Dava, asıl ve birleşen dosyada menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından; "ASIL DAVA YÖNÜNDEN; Davanın KABULÜ ile; davacının Bursa ... İcra dairesinin ... E. Sayılı dosyasına konu 20/09/2015 tarihli 30.000,00 TL bedelli ve 20/09/2015 tarihli 5.000,00 TL bedelli bonolar nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, -Şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN. Davanın KABULÜ ile; davacının Bursa ... İcra dairesinin ... E. Sayılı dosyasına konu 26/10/2015 tarihli 5.000,00 TL bedelli ve 26/11/2015 tarihli 5.000,00 TL bedelli bonolar nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, -Şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine." karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacının, davalıya ait ekmek fırınının devralınması konusunda 70.000,00 TL bedelle anlaşma yapıldığını, bu anlaşmaya istinaden sıralı senetler düzenlendiğini, daha sonra yaptığı anlaşmadan caydığını ve sadece 3 gün sonra fırını davalıya iade ettiğini, buna rağmen verilen senetlerin teslim edilmeyerek takibe konulduğunu beyanla asıl ve birleşen davada menfi tespit isteminde bulunduğu görülmüştür.
Mahkemenin 09/05/2017 tarih ve 2015/1400 Esas - 2017/627 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 09/07/2020 tarih ve 2017/4910 Esas - 2020/1260 Karar sayılı ilamı ile; "... dava ile birleşen Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1442 Esas sayılı dava dosyası bulunduğu, ancak bu dosya hakkında hiç bir karar verilmediği görülmüştür.
Kabule göre de; davanın çözümü için önem arzeden husus olarak; fırının kimin tarafından işletildiği hususunda hiçbir inceleme ve araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiği ve ayrıca akdin feshinin mümkün olmadığı yönünde hukuki bir sonucun yazılı olduğu görülmektedir. Borçlar Kanunu'nda akdin feshini engelleyen bir hüküm bulunmamaktadır. Taraflar sonuçlarına katlanmak koşulu ile akdi tek taraflı feshedebilir.
Bu nedenle asıl dava açısından eksik inceleme yapılması ve birleşen dava açısından ise hiç yargılama yapılmadan karar da verilmeden dosya esasının kapatılmasının hatalı olduğu." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece istinaf kararına uygun olarak devam eden yargılamada alınan tanık beyanları ve tüm dosya kapsamıyla; davacı ile davalı taraf arasında fırının davalıya iadesi hususunda anlaşıldığı ve davalının fırını iade aldığı, ancak bonoları iade etmediği anlaşıldığından mahkemece bonoların bedelsiz kaldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/421, K. 2024/165, 5 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama