KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Dosya no
- 2023/486 Esas
- Karar no
- 2024/1416
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2018/840 Esas, 10/05/2022 Tarihli ara karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
Karar Metni
1.583 kelime·8 dk okuma·11 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı asil 04/10/2018 tarihli dilekçesi ile; tarafınca imzalanmayan ve doldurulmayan 07.04.2017 vade tarihli 1.400.000 USD bedelli senede dayanılarak İstanbul ... İcra Müdürlüğünün 2017/27180 esas sayılı dosyası ile hakkında haksız yere icra takibine girişilmesi nedeniyle, tarafına ait ... Bankası A.Ş. hesabında 1.304,84 $ , ... Bankası A.Ş. hesabında 2.636,53-TL, 33.524,63-TL ve 9.111,77 $, ...
T.A.Ş. hesabında 6.500,89 $, 535.692,63 $ ve 53,37-TL'nin haczedildiğini ve bu miktarlar üzerinden ... Bankası A.Ş. tarafından 20.07.2018 tarihinde 6.209,21-TL, ... Bankası A.Ş. tarafından 11.09.2017 tarihinde 33.524,63-TL, ... T.A.Ş. tarafından 20.07.2018 tarihinde 53,37-TL, 31.144,46 TL ve 2.617.029,59-TL olmak üzere 2.687.961,26-TL nın icra müdürlüğü hesabına gönderildiğini ve bir kısmının (ya da tamamı) takip alacaklısına ödendiğini, ayrıca ... T.A.Ş.
Fulya şubesinde kardeşi ... ile müşterek olan kasa içindeki tüm para, altın v.s kıymetin haczedilerek muhafaza altına alındığını beyanla, hak kaybına sebebiyet verilmemesi için yargılama sonuçlanıncaya kadar İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile yürütülen icra takibinin taktiren teminatsız olarak durdurulmasını talep etmiştir.
DOSYANIN İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ İLE İLGİLİ SAFAHATI
İHTİYATİ TEDBİR KARARI
İlk derece mahkemesince 08/10/2018 tarihli ara karar ile; "Dosya kapsamına, iddiaya göre, İİK. nun 72/3 Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile; davacı tarafından takip konusu alacağın % 40 ı oranında nakdi teminat veya muteber bir bankanın aynı miktarlı kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edildiğinde; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilgili icra veznesine yatırılacak paranın alacaklısına ödenmesinin ihtiyati tedbir yolu ile ÖNLENMESİNE." şeklinde tedbir kararı verildiği, bilahare mahkemece 24/10/2018 tarihinde davacı yanın 08/10/2018 tarihli ihtiyati tedbir kararında teminata ilişkin itiraz ve taleplerinin reddine karar verildiği görülmüştür.
İHTİYATİ TEDBİRİN REDDİ KARARI
Mahkemece 13/07/2021 tarihli ara karar ile. "Mahkememizce ihtiyati tedbir talepli açılan menfi tespit davasında: Davacı sunduğu gerekçelerle tedbir kararının teminatsız olarak verilmesini talep etmiş iseler de tarafların mali durumuna ve dosya kapsamına, icra dosyasında gelinen aşama ve kasa kiralama sözleşmesi dikkate alınarak bu talep yönünden red kararı vermek gerekmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmişse de, İİK.72/3 maddesindeki "icra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez..." düzenlemesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği anlaşılmakla takibin durdurulmasına karar verilmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ...'ün, Türkiye'de mevduat hesabı işleten tüm bankalarda bulunan hesaplarının son 5 yıl içindeki hesap hareketlerinin celbi ile bu banka hesaplarına teminatsız olarak tedbir konulması ile adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malvarlığının tespit edilerek malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulmasını talep etmiş ise de, HMK 389.maddenin 1.fıkrası hükmü dikkate alındığında banka hesapları ve taşınır ve taşınmaz malların uyuşmazlık konusu olmadığı gibi ilgili taleplerin HMK 389. madde konusu olmadığından bu yönden ihtiyati tedbir talebinin reddine." karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KARARI
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2022/363 Esas ve 2022/471 Karar sayılı kararı ile; "Somut olay ve dosya kapsamına göre, mahkemece aldırılan 28.06.2021 tarihli grafoloji raporunda yazı ve rakam yönünden inceleme yapılmış olup imza incelemesinin yapılmadığı da gözetildiğinde, HMK.209 maddesi gereğince tedbir kararı verilmesini gerektirecek herhangi bir grafolojik bilirkişi raporu bulunmadığı gibi, kanaat verebilecek düzeyde ceza soruşturması ya da bir ceza davasının da bulunmadığı, mevcut delil durumu gözetildiğinde ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararı yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ
Davacı vekili 18/04/2022 tarihli dilekçesi ile; alacaklı müteveffa davalı ... tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dava dosyası ile müvekkili aleyhine açılan takibin dayanağı ve dava konusu edilen senedin tanzim tarihinde müvekkilinin 73 yaşında olup, hayatın hiçbir döneminde ticari faaliyet yürütmediğini, müvekkilin hayatını rahatlıkla idame ettirecek kadar birikimi ve kendi adına kayıtlı 4 adet taşınmazı bulunduğunu, müvekkil yaşı itibariyle kendi halinde yaşamına devam etmekte olduğunu, herhangi bir borçlandırıcı işlem gerçekleştirmesini gerektiren bir olgu yaşamadığını, dolayısıyla müvekkilin davalı yana 1.400.000-ABD Doları borcunun bulunması akla, mantığa ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
nitekim senet üzerinde yapılan incelemede senet üzerindeki yazıların müvekkil eli ürünü olmadığı ortaya çıktığını, ayrıca davalı yanın senedi bizzat kendisinin tanzim ettiğini ikrar ettiğini, açıklanan işbu beyanlar kapsamında müvekkil aleyhine yürütülen takibin teminatsız olarak durdurulmasını, ayrıca müvekkilin hak kaybı yaşamaması için davalının Türkiye'de mevduat hesabı işleten tüm bankalarda bulunan hesaplarının son 5 yıl içindeki hesap hareketlerinin celbi ile bu banka hesaplarına ve tespit edilecek malvarlığı üzerine teminatsız olarak tedbir konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
İlk derece mahkemesinin 10/05/2022 Tarihli ara kararında; "....Mahkememiz tarafından 08/10/2018 tarihli ara karar ile.
İİK.nun 72/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; davacı tarafından takip konusu alacağın % 40'ı oranında teminat ibraz edildiğinde veznesine yatırılacak paranın alacaklısına ödenmesinin ihtiyati tedbir yolu ile önlenmesine." karar verildiği, davacı vekilinin toplanan deliller uyarınca yeniden tedbir talebinde bulunması üzerine bu kez 13/07/2021 tarihli ara karar ile; davacı vekilinin tedbirdeki teminat şartının kaldırılması, takibin durdurulması ve davalının mal varlığının araştırılarak üzerine tedbir konulması taleplerinin reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2022/363 Esas ve 2022/471 Karar sayılı kararı ile.
"Somut olay ve dosya kapsamına göre, mahkemece aldırılan 28.06.2021 tarihli grafoloji raporunda yazı ve rakam yönünden inceleme yapılmış olup imza incelemesinin yapılmadığı da gözetildiğinde, HMK.209 maddesi gereğince tedbir kararı verilmesini gerektirecek herhangi bir grafolojik bilirkişi raporu bulunmadığı gibi, kanaat verebilecek düzeyde ceza soruşturması ya da bir ceza davasının da bulunmadığı,
mevcut delil durumu gözetildiğinde ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararı yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildidiği, gelinen aşamada tedbire ilişkin kararın gözden geçirilmesini veya değiştirilmesini gerektiren yeni bir durum oluşmadığından talebin reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
21.02.2022 tarihli istinaf kararı sonrası alınan 21.03.2022 tarihli bilirkişi raporu göz ardı edilerek, ara karar tesis edildiğini, 28.06.2021 tarihli raporda, inceleme konusu senette yer alan yazı ve rakamlar ile Müvekkile ait yazı örnekleri arasında, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığını ve senette yer alan yazı ve rakamların, Müvekkilinin eli ürünü olmadığını açıkça ifade edildiğini, sonraki ara karar üzerine alınan raporda ise inceleme konusu senette yer alan yazı ve rakamlar ile Müteveffa Davalı ...'e ait mukayese yazı ve rakamlar arasında,
tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımında da uygunluk ve benzerlik saptandığı ve senette yer alan yazı ve rakamların Müteveffa Davalı ...'ün el ürünü olduğu açıkça ifade edildiğini, davalının da polis ifadesinde senet üzerindeki yazıların kendisine ait olduğunu beyan ettiğini, raporun davadaki haklılığı ispat ettiğini, 10.05.2022 tarihli ara kararın, 13.07.2021 tarihli ara kararın benzeri olduğunu, davalı yanca alacağın ispatlanamadığını, tedbir koşullarının oluştuğunu, menfi tespit davasında ispat yükünün davalıda olduğunu,
Davacının hiçbir borcu olmadığı halde büyük miktarda parası haczedilmiş, adına kayıtlı araçlara ve taşınmazlara haciz konulmuş olması nedeniyle müvekkilin hayatını idame ettiremeyecek duruma geldiğini, bu nedenle mahkemenin teminat kararının haksız olduğunu, 9 milyon TL teminat yatırmasının beklenmesinin haksız olduğunu, Müvekkilin yaşı ve borçlandırıcı işlem gerektirecek bir olgunun olmadığı dikkate alındığında, davalıya 1.400.000 USD borcunun olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmemesi nedeniyle geri dönülmesi imkansız zararların doğduğunu,
mahkemece davanın kabulü halinde dahi zararların telafi edileceğinin şüpheli olduğunu,Somut olayda ispat yükünün davalı tarafta olduğunu ve davalı tarafından hiçbir hususun ispatlanmadığını, Davalı Yanın vefatı ile taleplerin ve delillerin değerlendirilmesi ve toplanması imkansız hale geldiğini, Müvekkilinin acz içindeki hali devam etmekte ve davalı yanın, dini nikahlı olduğu ve aynı evi paylaştığı iddia edilen ...'ın icra dosyasında gerçekleştirdiği her işlemle de geri dönülmesi imkansız zararı kat be kat arttığını, devam eden takip nedeni ile yapılan işlemlere ilişkin bilgilerin sunulduğunu, takip durdurulmadığından mağduriyetin arttığını,
Davalının alacağını ispata yarar hiçbir delil ortaya koymadığını, buna rağmen müvekkil mal varlığı üzerindeki işlemlerin devam ettiğini belirterek 10.05.2022 Tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının kaldırılmasını, takibin teminatsız olarak durdurulmasını, davalı ...'ün, Türkiye'de mevduat hesabı işleten tüm bankalarda bulunan hesaplarının son 5 yıl içindeki hesap hareketlerinin celbi ile bu banka hesaplarına teminatsız olarak tedbir konulmasını, davalı ... adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malvarlığının araştırılarak,
tespit edilecek malvarlığı üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir şerhi konulmasını neticeten davanın kabulünü talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacı, takibe konu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını, davalıya borcu bulunmadığını iddia ederek menfi tespit kararı verilmesini talep etmiştir. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise. 10/05/2022 tarihli ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.Somut uyuşmazlıkta.
Dairemizin önceki kararında "Somut olay ve dosya kapsamına göre, mahkemece aldırılan 28.06.2021 tarihli grafoloji raporunda yazı ve rakam yönünden inceleme yapılmış olup imza incelemesinin yapılmadığı da gözetildiğinde, HMK.209 maddesi gereğince tedbir kararı verilmesini gerektirecek herhangi bir grafolojik bilirkişi raporu bulunmadığı gibi, kanaat verebilecek düzeyde ceza soruşturması ya da bir ceza davasının da bulunmadığı,
mevcut delil durumu gözetildiğinde ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararı yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dairemiz kararından sonra dosyaya eklenen raporun dosyada mevcut delil durumunu değiştirmediği, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 10/05/2022 tarihli ara kararın yerinde olduğu dikkate alındığında davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/486, K. 2024/1416, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama