KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Dosya no
- 2023/761 Esas
- Karar no
- 2024/1811
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/12/2022
- Numarası
- 2018/1147 Esas, 2022/899 Karar.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
Karar Metni
738 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkillerine toplam 9 adet senet için ayrı ayrı ödeme protestosu gönderdiğini, müvekkillerinin söz konusu senetlerin varlığından tebliğ alınan ödeme protestoları ile haberdar olduklarını, ancak protesto ekinde senet örnekleri olmadığından, borcun kaynağının anlaşılamadığını, müvekkillerinin bu güne kadar iradi olarak kendilerini borç altına sokacak herhangi bir senet imzalamadıklarını, bu nedenle söz konusu senetlerdeki imzaların müvekkillerine ait olmadığının ve bu senetlerden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kıymetli evrak hukukunun en temel özelliğinin mücerretlik ilkesi olup, temel borç ilişkisinden kaynaklanan def'i ve itirazların bu ilişkinin tarafı olmayan iyi niyetli hamil olan müvekkili bankaya sürülemeyeceğini, dava konusu senetlerin hepsinin de müvekkili bankanın kayıtlarında bulunmakta olduğunu, müvekkili banka müşterilerinden dava dışı ... Ltd. Şti.nin asaleten ve kefaleten doğmuş ve doğacak bilcümle borçlarının ödenmesinin temini amacıyla müvekkili bankaya tevdi edildiğini, müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceği savunarak, davanın müvekkili banka açısından husumetten reddini, haksız açılan davanın tüm talepler yönünden reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın imza inkarına dayanılarak açılmış menfi tespit istemine ilişkin olduğu, imza inkarının kıymetli evrağın sahte olarak düzenlendiği iddiası olup mutlak def’i niteliğinde olduğu, bu nedenle senet üzerindeki herkese karşı ileri sürülebileceği, alınan ATK raporunda dava konusu senetteki imzaların davacıların eli ürünü olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacıların davaya konu senetlerden dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; taraflarınca talep edilen, her iki davacıya ait imza tarihinden önceki döneme ait mukayese imza örnekleri celp edilmeksizin bilirkişi incelemesi yapıldığına ilişkin itirazlarının değerlendirilmediği, ATK tarafından talep edilen belgeler yerel mahkeme tarafından davacı ...'ye verilen kesin süre içerisinde dosyaya sunulmamasına karşın dosyanın ATK'ya gönderildiğini ve eksik inceleme ile zorlama bir rapor düzenlendiğini, yerel mahkemece, bu hususta senetlerin imza tarihinden önceki imza örnekleri toplanmaksızın dosya bilirkişiye gönderilerek ve eksik inceleme ile düzenlenen raporun hükme esas alınmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 17/12/2020 tarihli ATK raporunda; inceleme konusu senetlerde atılı basit tersimli imzalar ile ...'nin mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği;
... açısından daha sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesi için adı geçen davacının inceleme konusu senetlerin düzenlenme tarihine yakın ve tercihen bu tarihten önce başka amaçlarla atmış olduğu bol ve samimi imzalarını içerir belgelerin temin edilerek mevcutlar ile birlikte gönderilmesinin gerektiği belirtildiği, ilk derece mahkemesi tarafından yazılan müzekkereler sonrasında dosyanın yeniden ATK'ya gönderildiği, 16/09/2022 tarihli ATK raporunda; ...'nin senetlerin kapsamında tanzim tarihi öncesine ait 1 adet mukayese belgenin olduğu,
mevcutlar ile tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu senetlerde ... adına atılı basit tersimli imzalar ile ...'nin mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği kanaatine varıldığının bildirildiği, ilk derece mahkemesince, ...'nin imzasının başka emsal imzasının bulunamaması nedeniyle, senetlerin tanzim tarihi öncesine ait 1 imzanın da bulunduğu diğer imzalar ile birlikte yapılan bilirkişi incelemesine itibar edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,
yapılan inceleme sonucu davaya konu senetlerdeki atfedilen imzaların davacılara ait olmadığının tespit edildiği, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/761, K. 2024/1811, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama