KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Dosya no
- 2024/1289 Esas
- Karar no
- 2025/839
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/06/2024
- Numarası
- 2023/73 Esas, 2024/128 Karar
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/03/2023
Karar Metni
1.326 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin “...” markasının TPMK nezdinde ... numarası ile tanınmış marka olarak kabul edildiğini ve yine kurum nezdinde tescilli birçok marka tescilinin bulunduğunu, ancak hal böyle iken davalı taraf "..." ibareli markaya dayanarak, müvekkili şirketin markalarına karşı TPMK nezdinde itiraz ettiğini, müvekkili adına tescilli markalar aleyhine hükümsüzlük davaları da açtığını, müvekkili tarafından açılan davada davalının "..." ibareli ... numaralı markasının, 23, 24, 26. sınıf yönünden kullanılmama nedenine iptaline, karar verildiği,
25.sınıf yönünden iptal kararının kabul edilmediğini, davalının iptal kararına rağmen işbu davaya konu kullanılmayan ... sayı ile 35.sınfta tescilli “...” kelime markasına dayanarak müvekkili şirket tescillerine karşı kötüniyetli itiraz ve dava süreçlerine devam ettiğini ileri sürerek, davalı adına ... sayı ile tescilli "..." ibareli markanın 35.sınıftaki tüm hizmetler yönünden kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yapılan ... numara ile 35. Sınıfta tescilli "..." markasını ciddi, istikrarlı ve kesintisiz olarak kullandığını, müvekkili şirketin sahibi olduğu “...” markalı ürünlerin imalatının yapılmakta ve markalı bu ürünler çeşitli kanallarda pazarlanmakta olduğunu, dava konusu markanın ciddi ve istikrarlı olarak kullanılması ile, markanın ve üretici/satıcı şirketlerin kendi müşteri kitlesi yaratılmış olup, bu şekilde yaratılan pazar mevcutta korunduğunu, tüm bu olguların dahi dava konusu markanın ciddi biçimde ve kesintisiz kullanıldığını ortaya koyduğunu, davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; deliller celp edildikten sonra alınan bilirkişi raporunda, davalı tarafın 2013 -2023 yılları arasında toplam yapmış olduğu satış tutarının 20.179.591,95-TL olduğu, davalı markasının kullanımına yönelik sadece emtia satış faturalarının sunulduğu, bunlardaki kullanımın 35. sınıfta mağazacılık hizmetindeki kullanımı ispat edemediğinden, davalı markasının kullanılmama nedeniyle iptali şartlarının oluştuğunun belirtildiği,
davalı vekili bu rapora itirazla birlikte bir takım yeni fatura ve görseller ibraz etmiş ise de, bunların kullanımların markanın tescilli olduğu 35. Sınıftaki hizmet sınıfında olmayıp , 25.sınıftaki bir takım emtialara ilişkin olduğu görüldüğünden itirazının reddedildiği, davalının kullanım ispatı olarak sunduğu delillerin markanın tescilli olduğu 35.sınıftaki hizmet sınıfında olmayıp, 25.sınıftaki bir takım emtialara ilişkin olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın tescilli olduğu 35.sınıftaki tüm hizmetler yönünden kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu "..." markasının mağazasının “...” ana mağazası olup, bu mağazada markanın perakende satış hizmeti on yıldan fazla süredir kesintisiz yapıldığını, söz konusu mağazaya ilişkin görsellerin dava dosyasında mübrez olduğunu, bundan başka, “...” bünyesinde showroom ve diğer pazarlama kanallarıyla "..." markasının toptan satışının da bulunduğunu, belirtilen nedenlerle, müvekkil şirketin "..." markasını 35. sınıfta ciddi, istikrarlı ve kesintisiz olarak kullanmış olduğu ve halen kullandığı sabit olduğunu,
bilirkişi raporunda “...” markasına ilişkin 2013-2023 döneminde toplam 20.179.591,95-TL bedelli ürün faturası tanzim edilmiş olduğu tespiti yer aldığını, bu yüksek toplamın, mağazacılık perakende hizmetinin varlığını gösterdiğini, ilk derece mahkemesinin bu noktanın takdirinde açık hataya düşerek, eksik inceleme ile hatalı ve hukuka aykırı karar oluşturduğunu, bilirkişinin kendisinin sınırladığı belgeleri istediğini, bilirkişi raporu yerinde inceleme yapılmadan dosya incelemesi ile hazırlandığını, raporun usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, dava şartlarının mevcut olmadığını ileri sürerek,
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, kullanmama nedeniyle marka iptali talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
1-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, SMK'nın 9/1. maddesinde tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği hükmünün düzenlendiği, davacının SMK nın 26/2 madde kapsamında davayı açabilecek ilgili kişiler kapsamına girdiği,
bilirkişi incelemesi sonucu davalı adına tescilli ... tescil no'lu markanın tüm kullanımlarının 25.sınıftaki mal ve hizmetlere ilişkin olduğu, tescilli olduğu 35.sınıftaki iç-dış giysiler dışında kalan hizmetler yönünden kullanılmadığının tespit edildiği,
kullanmama nedeniyle iptal davasında ispat yükünün marka sahibi olan davalıda olduğundan, davalı tarafın markayı kullandığını gösterir tüm delilleri ibraz etmesi gerektiği, dava açıldıktan sonraki kullanımların dikkate alınamayacağı ve bu nedenle kullanımın tespiti için yapılacak keşfin uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlamayacağı, davalının bilirkişi raporuna itirazının yargılamanın 3.duruşmasında mahkemece değerlendirildiği, anlaşılmakla, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı adına tescilli ... tescil no'lu markanın tüm kullanımlarının 25.sınıftaki mal ve hizmetlere ilişkin olduğu, davalının bu sınıftaki kullanımlarının yoğun olduğunun tespit edildiği, davalının ibraz ettiği faturalarındaki kullanımlarının elbise, gömlek, triko, ceket, etek, tsört, süeter kazak gibi iç-dış giysilere ilişkin olduğu, faturalarda bu ürünlerin başında "..." markasının yer aldığı, sadece birer faturada bot ile atkı-bere kullanımı mevcutsa da, ayak ve baş giysilerinde yoğun bir kullanımın mevcut olmadığı,
bu durumda davalının yoğun kullanımının bulunduğu iç-dış giysiler yönünde 35.sınıfta hükümsüzlük kararı verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulü ile, HMK'nın 353/1-b-2.
Maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile, davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın tescilli olduğu 35.sınıftaki iç-dış giysiler dışında kalan tüm hizmetler yönünden kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1289, K. 2025/839, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama