KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2025
- Dosya no
- 2024/1456 Esas
- Karar no
- 2025/316
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/03/2024
- Numarası
- 2017/220 Esas, 2024/81 Karar
- Davanın konusu
- Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
Karar Metni
3.159 kelime·16 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların tamamen kendi imkan ve gayretleri ile ... adlı yelkenli tekneleri ile dünya seyahatine çıktığını ve bu seyahat esnasında Antarktika kıtasına giden ilk Türk olma sıfatını kazandıklarını, söz konusu seyahatin 2008-2012 tarihleri arasında 4 yıl sürdüğünü, bu seyahatin bu kıtaya Türk bayraklı bir tekne ile yapılan ilk seyahat olduğunu, davacıların seyahati sonucu elde edilen veriler ve yapılan temaslar sonucunda Antarktika kıtasına bir Türk Bilim Üssü kurulması kararı alınarak TBMM’de kanun teklifi verildiğini,
ayrıca seyahatin dönüşündeki Falkland Adaları-Maderia Adaları etabı denizde durmaksızın yelkenli tekne ile alınan en uzun mesafe olma özelliği de taşımakta olup bu geçişin tam 53 gün sürdüğünü, davacılar tarafından yapılan bu seyahatin kendi imkan ve teçhizatları ile bir belgesel-film formatında kayda alındığını, filmi kendilerinin kayda aldığı konuşmalar, metinler, görüntüler ve mizanpajların tamamıyla davacılar tarafından yapıldığını, davacılara ait bu görüntülerin seyahat devam ettiği sırada montajlanarak bir seri belgesel haline getirilmesi, bir TV kanalında yayınlanmasının sağlanması,
bu şekilde bir gelir elde edilmesi ve ayrıca Başbakanlık tanıtım fonuna müracaat edilerek seyahat ve belgeseli için maddi destek temini amacıyla davalılardan ... Limited Şirketi'ne yazılı bir sözleşme/belge olmaksızın verildiğini, davalılardan ...
Limited Şirketi'nin toplam 26 bölümlük "..." adlı belgesel-filmini yayınlandığını ve yayınlanmaya da devam ettiğini, davacılar arasında yapılan sözleşmede belirtildiği şekilde bu seyahat ve belgeselin bir proje kapsamında Başbakanlık Tanıtma Fonuna başvurularak fondan para alındığını, belgesel - filmin TRT kanallarında yayınlanması nedeniyle davacılara toplamda sadece 73.000 TL ödeme yapıldığını, Başbakanlık Tanıtma Fonundan alınan para ile ilgili olarak herhangi bir ödemenin davacılara yapılmadığını, davalılardan ...
Limited Şirketi'nin "..." belgesel-filminin sahibi ya da sahiplerinden biri olmadığını, FSEK m.52 kapsamında davacılar ile davalılardan ... Limited Şirketi arasında herhangi bir yazılı sözleşme olmadığını, davalı ...
Limited Şirketi’nin davacıların mali haklarına tecavüz etmiş bulunduğunu, diğer davalı TRT'nin yayıncı kuruluş olarak yayınladığı belgesel filminin eser sahiplerinin yazılı muvafakatlerinin bulunup bulunmadığını aramak, araştırmak yükümlülüğünde bulunduğunu, diğer davalı ile yaptığı sözleşmede bu zaruretin belirtilmiş olmasına rağmen gereğinin yerine getirilmediğini, davacıların yazılı muvafakatinin olup olmadığı araştırılmaksızın ve aranmaksızın belgesel filminin TRT kanallarında gösterildiği ve halende gösterildiğini,
bu durumun davacıların eserden kaynaklanan mali haklarına tecavüz ettiği beyan ederek söz konusu belgesel için FSEK 68/1. madde kapsamında tespit olunacak sözleşme yapılmış olması halinde istenebilecek bedelin 3 kat fazlasının önceden ödenen 73.000,00 TL düşüldükten sonra, kalan kısımdan 10.000,00 TL’sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte, Başbakanlık Tanıtma Fonunun işbu seyahat ve belgesel kapsamında ödemiş olduğu paranın ilgili kurumdan sorulmak suretiyle tespit edilerek 10.000,00 TL’sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edildiği,
13.07.2015 Tarihli cevaba cevap dilekçesinde ek talep ile; davacıların "..." adlı belgesel sinema eserinin 5846 sayılı FSEK 8. Madde kapsamında yönetmen, senaryo yazarı, diyalog yazarı olarak eser sahibi olduklarının tespitine, ... belgesel sinema eserinin yapımcısının ilk kayıt ve tespitini gerçekleştirenin davacılar olduğunun tespitine, ... belgesel sinema filminin künyesinde yapımcı, yönetmen, senaryo, diyalog yazarı olarak ... ve ...’nun belirtilmesine, yayınlanmakta olan ve herhangi bir surette piyasaya sürülecek tüm kopyalarının da bu düzeltmenin yapılmasına,
bu yöndeki tüm masrafların davalılarca karşılanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde, dava dilekçesinde talep ettikleri 10.000,00 TL maddi tazminat taleplerini 1.561.000,00 TL olarak artırarak 1.571.000,00 TL olarak neticelendirmiş, , Başbakanlık Tanıtma Fonu tarafından yapılan tanıtma fonu ödemesine ilişkin 10.000,00 TL olan taleplerini ise 140.000,00 TL artırarak 150.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı TRT vekili, dava konusu ... adlı programın yapımını gerçekleştiren diğer davalı ... Haber Ajansı ve ... San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı kurum arasında imzalanan 16.11.2012 tarihli sözleşmenin 4. maddesinin, Beyoğlu ... Noterliğinin 13.05.2013 tarih ... yevmiye numaralı muvafakatnamenin yönetmenliğini gerçekleştiren ... tarafından, yine aynı taahhütleri muhtevi muvafakatnamenin Beşiktaş ...
Noterliğinin ... yevmiye numarası ile animasyon yapımcısı ..., aynı noterliğin ... yevmiye numarası ile özgün müzik yapımcısı ...’den, Beyoğlu ...
Noterliğinin 13.05.2013 günlü ... yevmiye numarası ile özgün müzik yapımcısı ...’tan alındığını, davanın müvekkili kurum yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, Başbakanlık Tanıtma Fonu Sekreterliği ile davalı kurum arasında imzalanan 27.12.2011 tarihli protokolün 1. maddesine göre proje için ...’a tahsis edilmek üzere 150.000,00 TL'nin denetleyici kuruluş olan TRT Kurumu Genel Müdürlüğüne ödenmesinin emredildiğini, 2. Maddede ise proje sahibi tahsis edilen bu meblağı projede belirtilen harcama kalemleri dışında başka bir amaç için kullanamayacağını, davacıların haklarını anılan firmaya devrettiğini,
sözleşmenin yayın faaliyetini gerçekleştirmiş olan davalı Kurum TRT’nin herhangi bir sorumluluğunun mevcut olmadığını, dava konusu edilen programla ilgili hadiselerin 2009-2012 tarihleri olarak belirtilmişse de diğer davalı yanca ifade edildiği üzere dava konusu yapımın diğer davalı firmaca ve kurumca ödemelerinin ziyadesiyle gerçekleştirdiğini, nitekim davacılarında bu doğrultuda kendi websitelerinde de beyanda bulunarak durumu ikrar ettiklerini, bu itibarla davacıların taleplerinde haklılığının olmadığını,
yüksek miktardaki taleplerinin ve fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasının da hukuki haklılığı olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Haber Ajansı ve ...
Danışmanlık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili, belgeselin çekilerek yayına hazır hale getirilmesinin tamamen davalı şirketin gayret ve sağladıkları imkanlar ile oluştuğunu, seyahati yapanın davacıların olduğunun tartışmasız olduğunu ancak bu seyahatin maddi finansmanının çekimler için gerekli her türlü teçhizatın davalı şirket tarafından sağlandığını, davacı tarafın 73.000,00 TL aldığını kabul ettiğini, yayınlanan belgeselin sadece seyahat esnasındaki çekimlerden ibaret olmadığını, bu belgeselin davalı şirket içinde hem resmi makamların hemde ulusal ve uluslararası basının yer aldığı kapsamlı bir proje olarak kurgulandığını,
proje resmi makamlarla tüm bağlantısını davalı şirketçe yapıldığını, bu yolculuğun ulusal basında bütün ayrıntılarıyla davalı şirketin profesyonel çalışması ve gayreti ile yer aldığını, projenin uluslararası basında da yine davalı şirketin gayretleriyle kendine yer bulduğu,
medyanın ... ve ... teknesinin yolculuğu söz konusu olduğunda tüm bilgiyi ... danışmanı sıfatıyla davalı şirketten aldığını, davacı tarafın davalı şirketin Başbakanlık Tanıtım Fonundan alınan paradan bahsettiğini ve bu paranın kendilerine verilmesi gerektiğini iddia ettiğini ancak Başbakanlık Tanıtım Fonundan alınan paranın tamamının yönetmenlik, metin yazarlığı, editörlük, danışmanlık, kurgu yönetmenliği, asistanlık, kurgu, post prodüksiyon ve ...’dan oluşan film yapımı işi için alındığını, bahsedilen işlerin tamamının davalı şirketçe yapıldığı ve paranın tamamı ile birlikte fazlasının da bu işler için harcandığını,
bu paranın davacı tarafça talep edilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğu, belgesel filminin yönetmeni ve senaryo yazarının davalı şirket olduğunu ve belgesel filmine konu seyahatin tüm finansmanı ve tüm organizasyonunun da davalı şirket tarafından yapıldığını, yayınlanan belgeselin künyesinde de yönetmen, senaryo yazarı vs. bilgilerinin açıkça görüldüğünü, künyede ... ve ...’nun görüntü başlığı altında yer aldığını, Başbakanlık tanıtma Fonuna verilen bütçede bu hizmetin karşılığının yer aldığını ve kendilerine bu bedelin fazlasıyla ödendiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacıların Antarktika'ya yapmış oldukları seyahatte kendi teknik imkan ve teçhizatları ile görüntüleri kayda aldıkları, eserin ilk kayıt ve tespitini gerçekleştirenlerin davacılar olduğu, bu kayıtların belgesele dönmesi ve maddi imkan yaratması için davalı ...'a yazılı sözleşme olmaksızın verildiği, davalı ... ile davalı TRT arasında yapılan sözleşme ile de belgeselin TRT'de yayınlandığı, davacıların çalışmalarının sahibinin hususiyetini taşıdığı ve FSEK m. 1/b ile m. 5 hükümleri kapsamında eser niteliğine haiz olduğu,
26 bölümlük bu belgeselin çekimlerinin, sözlü anlatımlarının ve ham hallerinin -üçüncü bir kişi olmaksızın- davacılar tarafından meydana getirildiği, senaryonun seyahatin kendisi olduğu, diyalogların çekimlere göre anlık şekillendiği ve dolayısıyla programın bütününü oluşturan aktüel arşiv malzemesi ve tüm orijinal çekimler üzerinde davacıların yönetmen sıfatıyla kaynak eser/kök eser sahibi oldukları, anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı ... davacıların eser sahibi olduğu bu kayıtların belgesel olarak yayınlanması için TRT ile anlaşma yapmış ise de, davalı ... ile davacılar arasında FSEK m. 48, 49 ve 52 hükümlerine uygun yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, detayların ve tasarrufların davacılarla usulüne uygun müzakere edilmediği, hakların ayrı ayrı düzenlenmediği, bu haliyle davalı ...'ın eser sahiplerinin mali hakları üzerinde tasarrufta bulunma hakkının bulunmadığı, bu noktadaki yükümlülükler kanuna uygun şekilde yerine getirilmeksizin davalı TRT ile anlaşma yapmak suretiyle belgeselin umuma arz edildiği,
programın niteliği gözetilerek TRT tarafından davacılarla davalı ... arasında FSEK hükümleri kapsamında geçerli bir sözleşmenin varlığı araştırılmaksızın belgeselin yayına konulduğu, ayrıca ... ile TRT arasında imzalanan sözleşmede orijinal görüntülerin işlenebileceği hususuna yer verildiği, buna ilişkin değerlendirmelerin eser sahiplerinin onayı ile mümkün olacağı, bu noktada dahi TRT'nin davacılarla ... arasındaki sözleşmenin FSEK hükümleri kapsamında oluşturulduğu hususunu denetlemesi gerektiği, FSEK m. 21 ve m. 52 hükümleri çerçevesinde eser sahibinden izinlerinin usulüne uygun alınmadığı,
böylelikle davacıların FSEK'ten kaynaklanan mali haklarının davalılar tarafından ihlal edildiği ve davacıların FSEK m. 68 kapsamında tazminat talep edebilecekleri anlaşılmıştır. ...Somut olayın özelliğine göre varsayımsal sözleşme bedeli tayin edilirken eser sahibinin bilimsel/sanatsal yeteneği, üretim kapasitesi gibi sübjektif nitelikleri, eserin beğeni ölçüsü, sayfa sayısı, estetik görünümü, nitelik ve niceliği, ihlal edilen mali hakkın türü, coğrafi kapsamı, ihlal süresi, ihlalin yapıldığı vasıta, bunun geniş halk kitlesine ulaşımı gibi objektif kriterler dikkate alınarak eser sahibi izinsiz yayın yapanla sözleşme yapması halinde,
bu sözleşme uyarınca isteyebileceği bedel, bunun faizi 68. madde uyarınca açılacak davada dikkate alınacaktır…" Ayrıca rayiç bedelin tespitine ilişkin taraflar arasında daha önceden yapılmış bir sözleşme, teklif var ise, başka bir deyişle rayiç bedel somuta indirgenmiş ise, rayiç bedelin tespiti taraflar arasındaki sözleşme, teklif vs. ile tespit edilecektir.
Bu doğrultuda programın niteliğine göre yukarıdaki kriterlere göre 19.11.2020 ve 14.06.2021 tarihli raporlarda bilirkişilerce bulunan tazminat miktarı ve talep dikkate alınarak toplam 1.571.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiş, bilirkişilerce davalı TRT'nin sorumluluğu 428.000,00 TL, davalı ...'ın sorumluluğu ise 151.660,98 TL olarak tespit edilmiş, FSEK m. 68/1 kapsamında davalı TRT'nin sorumluluğunun 428.000,00 TL'nin 3 katı olan 1.284.000,00 TL ile sınırlı olduğu,
davalı ...'ın yükümlülüğünün ise ıslah dilekçesi de nazara alınarak FSEK 68/1 kapsamında 120.000,00 TL'nin 3 katı olan 360.000,00 TL ile sınırlı olduğu anlaşılmış, ancak davacılara ödenen 73.000,00 TL'nin bu bedelden düşüldüğü ve davalı ...'ın sorumluluğunun 287.000,00 TL olarak belirlenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar davacı taraf Başbakanlık Tanıtma Fonundan belgesel için yapılmış ödemenin de kendilerine yapılması gerektiğini belirterek 150.000,00 TL tanıtma fonu alacağı talebinde de bulunmuş ise de, bilirkişilerce yapılan hesapta davalı ... tahsilatı olarak belirlenen tanıtım fonu alacağının da hesaplamaya dahil edilerek neticeye ulaşıldığı, tanıtım fonu alacağının davacılara ödenmesini gerektirir başkaca bilgi, belge ya da delilin dosya kapsamında bulunmadığı değerlendirilmekle bu talebin reddine; -Davanın kısmen kabulü ile.
1-Davacıların "..." adlı belgesel sinema" eserinin 5846 sayılı FSEK 8. Madde kapsamında Yönetmen, Senaryo Yazarı, Diyalog Yazarı olarak eser sahibi olduklarının tespitine, ... belgesel sinema eserinin eser sahibi yapımcısının, ilk kayıt ve tespitini gerçekleştirenin davacılar olduğunun tespitine, ... Belgesel sinema filminin künyesinde.
Eser Sahibi Yapımcı, Yönetmen, Senaryo, Diyalog Yazarı olarak ... ve ...'nun belirtilmesine ve internet ortamı dahil yayınlanmakta olan ve yayınlanacak ve herhangi bir surette piyasaya sürülecek tüm kopyalarında bu düzeltmenin yapılmasına, bu yöndeki tüm masrafların davalılarca karşılanmasına, 2-FSEK m. 68/1 kapsamında toplam 1.571.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte (davalı TRT'nin sorumluluğu 1.284.000,00 TL, davalı ...
Ltd. Şti.'nin sorumluluğu 287.000,00 TL olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,3-Davacının tanıtma fonu alacağı talebinin reddine," Şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı TRT vekili istinaf isteminde. Yayından 3 yıl sonra yayına izin verilmediği, ödeme alınmadığı gibi iddialar ile dava açmanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup mahkemenin sessiz kalma ilkesini dikkate almadığını, Müvekkilinin diğer davalı ...
Tarafından alınan muvafakatleri incelediğini ve kontrol ettiğini, TRT'nin bu kapsamda başkaca sorumluluğu olmadığını, husumet itirazına rağmen tazminata karar verilmesinin hatalı olduğunu, Dava konusu "..." adlı belgeselin yapımcısının davacılar değil diğer davalı ... olduğunu, TRT ile ... arasındaki yapım sözleşmesi uyarınca TRT, yapım ile ilgili tüm manevi ve mali hakları/izinleri ...dan almış, yönetmenden, özgün müzik yapımcılarından, animatöründen alınan yetki belgelerini titizlikle inceleyerek sözleşmeyi imzalamış olduğunu, ...a karşı sözleşmeden kaynaklanan tüm ödeme yükümlülüklerini de yerine getirdiğini,
... ile imzalanan ve dosyada mübrez olan sözleşmenin 4. maddesinde fikri veya sınai mülkiyet konusu bir hak veya menfaatin ihlal edilmesi halinde her türlü sorumluluğun ...a ait olacağı da düzenlenmiş olduğunu, Diğer davalı yapımcının FSEK m. 53-54 gereği bizzat sorumluluğu bulunduğundan davanın sadece yapımcıya yöneltilmesi gerektiğini, Bu türden bir yetki veren yayıncı, yapımcı veya mali hak iddia sahibi hem devir yaptığı yetki verdiği kişiye karşı hem de asıl eser sahibi kişiye karşı sorumlu olacağını, FSEK madde 54 hükmü gereğince, devir etkisi olmayandan hak devralananların iyi niyeti korunmadığını,
bu yüzden sahip olmadığı hakkı devreden kişilerin tasarrufun hükümsüzlüğünden ileri gelen zararı karşılamakla yükümlü olduklarını, Bilirkişi raporları eksik ve hatalı olup somut deliller olmaksızın varsayımsal değerlendirmeler uyarınca tazminat hesabı yapıldığından yerel mahkemenin bu raporlara dayanarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, itirazların giderilmediğini, ... yapımın masrafları gösterilmemiş ve toplam maliyet belirtilmemiş, emsal nitelikli sözleşme incelemesi yapılmamış, mahkemenin talep ettiği gelirler hesaplanmamış olduğunu, Farklı heyetten rapor alınması talebinin reddinin hatalı olduğunu,
Ham görüntülerin davacılar tarafından kaydedilmiş olmasının, davacıların eser sahibi olduğunu göstermeyeceğini, kaldı ki davacıların tek başına eser sahibi olamayacakları halde diğer hak sahiplerinin katkılarının dikkate alınmaksızın karar verilmesi hatalı olduğunu, dosya kapsamında inceleme konusu yapılan davacılar tarafından yapımcıya verilen ham görüntüler olmayıp yapımcı tarafından düzenlenip işlenerek bir belgesel haline dönüştürülmüş nihai versiyon üzerinden incelemeler yapıldığını, Davacıların çekmiş olduğu ham kamera görüntüsü kayıtları, davaya konu eserin kendisi değil yalnızca hazırlık aşaması olduğunu,
davacıların sunmuş oldukları kayıtlar eser niteliğinde sayılamayacağından davacıların da eser sahipliğinden söz edilemeyeceğini, gerekçeli kararda dava konusu yapıma ilişkin tek hak sahiplerinin davacılar olduğu kabulüyle hazırlanarak yapıma ilişkin hesaplanan tazminat doğrudan %50-50 oranında davacılar arasında paylaştırıldığını, FSEK 8. Maddesinde "Sinema eserlerinde;
yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarı, eserin birlikte sahibidirler." denilmek suretiyle emredici olarak sinema eserleri bakımından bu kişilerin tamamının eser sahibi olarak kabul edilmesi gerekeceği düzenlendiğini, Raporun aksine çekimlerin zor şartlar altında yapılmış olması eser sahipliğine karine oluşturmayacağını, Telif hukukunda eserler bakımından korunan yatırım değil sahibinin hususiyetini taşıyan fikri ürün olduğunu, davacılardan ...’un kendi internet sitesinde dahi “…’ÜN DE DESTEĞİ İLE.
İSİMLİ BELGESELİN YAPIMCISI ..., YÖNETMEN …” denilerek yapımcının ... Medya, yönetmenin ... olduğu, yapımın TRT desteğiyle yapıldığı kabul edildiğini, Kabul anlamına gelmemekle birlikte 31.03.2017 tarihli bilirkişi raporu ile de "işleme eser sahipleri olarak da ... (Yönetmen-Metin Yazarı), ... (Metin Yazarı) ve ...
(Müzik) yanı sıra, telif ve de yaratıcı hak tarafları olarak kabul etmek gerekeceği," değerlendirilmek suretiyle dava konusu eser bakımından tek hak sahiplerinin davacılar olamayacağı belirlendiğini, protokolde proje sahibinin ... olarak gösterildiğini, davacıların da bu protokol kapsamında alınan ödemeye itiraz etmediklerini, yapılan organizasyonlarda da (varış yeri, karşılama vb.) herhangi bir itirazda bulunmadıklarını, gerekçeli kararda "Davacıların Antarktika'ya yapmış oldukları seyahatte kendi teknik imkan ve teçhizatları ile görüntüleri kayda aldıkları" yönünde yapılan değerlendirme de hatalı olduğunu,
Davacıların eser sahibi olamayacağını, aksi düşünüldüğünde dahi sadece davacıların tek başına eser sahibi olarak kabul edilemeyeceğini, Dava dilekçesinde kayıtların ...'a TRT'de yayınlanmak üzere verildiğinin, davacıların internet sitelerinde yapımın TRT'de yayınlandığının belirtilmesi,
TRT ekran görüntülerinin paylaşılması yayına izin verildiğini dolayısıyla hak ihlalinin bulunmadığını açıkça gösterdiğini, ayrıca, davacılara ödeme yapıldığı da tespit edilmesine rağmen davacıların yazılı rıza bulunmadığı iddiası kötüniyetli oLduğunu, Bir an için davacıların eser/hak sahibi olduğu kabul edilse dahi, davacıların manevi ve mali haklarının ihlali söz konusu olmadığını, Sözleşmenin yazılı olmayışı, sözleşme olmadığını göstermeyeceğini,
FSEK m. 52’ye uygun sözleşme yapılmasa dahi eğer taraflar edimlerini ifa etmişlerse artık sonradan şekle aykırılığın ileri sürülmesi Türk Medeni Kanunu m.2 anlamında hakkın kötüye kullanımını olacağını, dosyadaki somut emsal bedeller esas alınmak yerine varsayımlara dayanılarak yapılan bilirkişi hesaplaması uyarınca müvekkili aleyhine fahiş miktarda tazminata hükmedilmesi ve kararda hiçbir gerekçeye yer verilmemesi bozmayı gerektirdiğini, ek raporlarda bilirkişilerin 214 kez yayın yapıldığı sonucuna nasıl ulaşıldığı ve ödenmesi gereken yayın başı bedelin 2000-TL olduğunu neye göre belirlendiğinin izahatı yapılmadığını,
Kaldı ki sektörde yayın başına ödeme yapılması gibi bir uygulama olağan olmadığını, TRT tarafından yapımcı ...'a toplamda 208.000,00-TL ödenmişken, davacılara bunun yaklaşık 100.000,00-TL fazlasının ödenmesi gerektiğinin tespitinin de orantılı ve adil Olmadığını, bilirkişi raporlarında yapılan hesaplama ile,
31.03.2017 tarihli rapordaki hesaplamalar arasında açıkça çelişki ve fahiş fark olduğunu, Kararın da kendi içinde çelişkili olduğunu, Bir diğer yandan davacılara yapılan 73.000TL'lik ödemenin sadece diğer davalı ...'ın sorumluluğundan düşülmesinin de hatalı olduğunu, Müvekkili Kurum tarafından yapım için tüm hak sahiplerine ödenecek bedelleri de kapsayacak biçimde ...'a ödeme yapıldığını, ... tarafından davacılara yapılan önceki ödeme Müvekkili Kurum bütçesinden karşılandığını,
Gerekçeli kararda TANITMA FONU alacağının davacılara ödenmesini gerektirir bir bilgi,belge ya da delilin dosyada mevcut olmaması nedeniyle bu talebin reddedildiği belirtilmesine rağmen yerel mahkemenin bu alacağın da hesaplamaya dahil edildiği tutar üzerinden müvekkili kurumu tazminata hükmetmesinin hatalı olduğunu, Gerekçeli kararda açıkça davacılara tanıtma fonu yönünden bir ödeme yapılmasının ispat edilemediği tespit edilmesine rağmen.
FSEK m.68/3 kapsamında ÜÇ KAT olmak üzere hesaplanan tazminat tutarının içine hakkında yeterli delil bulunmadığı tespit edilen bu tutar dahil edilmesinin çelişki oluşturduğunu, Davacıların tespit talebi bulunmadığı halde gerekçeli kararda tespit kararı verilmesi ve buna ilişkin vekalet ücreti takdir edilmesi taleple bağlılık ilkesine aykırı OLduğunu, Savunmaların bir an için kabul edilmediği varsayımında dahi davacıların davaya konu talepleri zamanaşımına uğradığının dikkate alınması gerekitğini, tbk md. 72 uyarınca, tazminat istemi,
zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2(iki) yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10(on) yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağının düzenlendiğini, belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacılar "..." adlı belgeselin senaryo yazarı, yönetmen ve diyalog yazarı olarak eser sahibi olduklarının tespiti, FSEK m. 68/1 uyarınca 3 kat maddi tazminata hükmedilmesi ve belgesel için Başbakanlık Tanıtma Fonundan yapılmış ödemenin davalılardan tahsilini talep etmişlerdir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı TRT vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Bir ifadenin eser kapsamında korunabilmesi için eserin tümü ya da koruma talep edilen parçasının FSEK m. 1/B-a uyarınca, sahibinin hususiyetini taşıması gerekmektedir.
Buna göre davacıların belgesel filmle ilgili çekimlerinin ve diyaloglarının hususiyet taşıyıp taşımadığının, davacıların ve davalı ... şirketinin filmde FSEK 8/3.
Maddesi kapsamında ve FSEK 80. Madde kapsamında dava konusu belgesel filmde hak sahibi olup olmadıkları, hak sahibi olduklarının kabulü halinde ise hangi sıfatla hak sahibi oldukları, birlikte hak sahibi olmaları halinde mali hakların ne şekilde paylaştırılması gerektiğine dair konusunda uzman üç kişilik yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken denetime ve hükme elverişli nitelikte olmayan raporlara göre karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Kabule göre de;
tazminat miktarı belirlenirken sözleşme yapılmış olması halinde istenebilecek olan bedelin veya rayiç bedelin belirlenmesi suretiyle tazminata hükmedilmesi, davacıların talep edebileceği rayiç bedelin varsa emsal sözleşmeler dikkate alınarak, bu hususta bir emsal sözleşmeye ulaşılamaması halinde 6098 sayılı TBK’nın 50/2. maddesi uyarınca belirlenmesi gerekli olup, edimleri kısmen ifa edilmiş sözleşmenin FSEK 52 uyarınca yazılı olmadığından bahisle hükümsüzlüğünü ileri sürmenin M.K.
2. anlamında hakkın kötüye kullanılması anlamını taşıyacağı, bu nedenle FSEK 68. maddesi uyarınca üç kat tazminata hükmedilmesinin de yerinde olmayacağı dikkate alınarak tazminat hususunun da yeniden değerlendirilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı rapora göre karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davalı TRT vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, kararın HMK 353.1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, yeni bir bilirkişi raporu alınması gerekliliğine dayanılarak karar kaldırılmış olmakla sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1456, K. 2025/316, 27 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama