KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2026
- Dosya no
- 2024/1479 Esas
- Karar no
- 2026/304
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/12/2023
- Numarası
- 2022/529 Esas, 2023/833 Karar
- Davanın konusu
- 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri
Karar Metni
1.235 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 02/08/2022
KARAR TARİHİ: 25/02/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı ...Şti. arasında ../02/2016 tarihinde imzalanan faktoring sözleşmesine davalının müteselsil kefil olduğunu, sözleşmede belirlenen faiz miktarından kaynaklanan bakiye 106.848,63-TL alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul ....
İcra Müdürlüğü...E.sayılı dosyası kapsamında takip başlatıldığını, davalının takibe ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, itirazın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu ileri sürerek, itirazının iptali ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
davacı tarafın tahsil edip kapanan saadece 38.870-TL alacak miktarlı bir dosyadan, üstelik ticari avans faizini de alarak dövize endeksli ve aylık en az %6 faiz koymuş oldukları, tek taraflı artırabildikleri bir faiz tahakkuk ettirerek tam olarak 106.848,63 tl olarak yeni bir icra takibi başlatmasının hukuka ve vicdana aykırı olduğu, öncelikle işbu iddia edilen alacak faiz alacağı olup faiz alacağı, anapara alacağına bağlı fer'i bir alaca olduğunu, asıl borç sona erince, daha önce işlemiş ve doğmuş faiz alacağının da sona ermekte olduğunun TBK m. 131/f.1'de bu husus açıkça düzenlendiğini, savunarak,
davanın reddini, %20 den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında düzenlenen .../02/2016 tarihli sözleşmenin çeşitli hükümler başlıklı kısmının 7.maddesi gereğince sözleşmenin vadesinde ödenmemesi halinde vade tarihinden veya muacceliyet tarihinden itibaren döviz cinsi üzerinden aylık %6 oranında temerrüt faizi tahakkuk edeceğinin düzenlendiği, davalının iş bu sözleşmeye kefil olduğu, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuyla faiz miktarının tespit edildiği, davalı tarafça ödeme olgusunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile,
davaya konu icra takip dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 61.513,54-TL üzerinden aynı koşullarla devamına, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, kötüniyet ve ağır kusur olgusu ispat edilmediğinden yasal şartlar oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, yargılama sırasındaki beyan ve itirazlarını tekrar ederek; yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin davalıdan olan alacağı bilirkişi raporunda tespit edilen tutardan çok daha fazla olduğunu, bilirkişi tarafından eksik hesaplama yapıldığını, olup dava dilekçesi ve ödeme emrinde belirttikleri tutara göre neden eksik bir rakama ulaşıldığının açıkça belirtilmediğini, rapora karşı beyan ve itirazları ile ek bilirkişi raporu alınması talepleri reddedilerek hüküm kurulduğunu, bu nedenle eksik ve hatalı incelemeye dayanan raporun hükme esas alınarak bu doğrultuda karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; faiz alacağının ana para alacağına bağlı fer'i bir alacak olduğunu, dava konusu asıl alacak sona erdiği için faiz alacağının da sona erdiğini, bilirkişi heyeti raporunda hukuki görüş belirtmemiş, mütalaada bulunmamış olup yalnızca faiz alacağının mahkeme tarafından haklı bulunması halinde bir alacak bedeli tespiti yapıldığını, mahkemenin kararının haksız ve gerekçeden yoksun olup, bilirkişinin davacının haklı çıkması halindeki tespitini olduğu gibi kabul edilerek hatalı karar verildiğini, davacının hukuka aykırı şekilde tek taraflı ve geçersiz faiz talebinin yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
1-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının kefil sıfatıyla imzaladığı faktoring sözleşmesinde, borcun vadesinde ödenmemesi halinde vade tarihinden veya muacceliyet tarihinden itibaren döviz cinsi üzerinden aylık %6 oranında temerrüt faizi tahakkuk edeceğinin kararlaştırıldığı, alınan bilirkişi raporunda sözleşmeye göre kararlaştırılan bu faiz oranı üzerinden 61.513.54-TL faiz alacağı hesaplandığı, raporun denetime elverişli olduğu,
davacının ödenmeyen çeke ilişkin davalı ve diğer borçlular hakkında İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün .... E. sayılı dosyası üzerinden başlattığı takipte fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması nedeniyle, davacının asıl borcun ödenmesinden sonra sözleşmeye dayalı faiz talebinde bulunabileceği anlaşılmakla, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
2-Davaya konu icra takibine konu asıl alacağın tamamının faiz alacağına ilişkin olduğu, davacı tarafın takip talebine konu faiz alacağına da, takip tarihinden itibaren yıllık %72 faiz talep ettiği, ilk derece mahkemesince hükümde "davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 61.513,54-TL üzerinden aynı koşullarla devamına" denilerek faiz alacağına faiz işletilmek suretiyle takibin devamına karar verildiği,
TBK'nın 121/3. maddesinde düzenlenen faize faiz yürütme yasağı kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece resen gözetilmesi gerektiği, (Emsal Yargıtay 3.HD'nin 2021/8555 E- 2022/448 K.sayılı kararı) faiz alacağından oluşan ana para alacağına, takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %72 faiz ile birlikte tahsiline imkan tanıyacak şekilde takibin devamına karar verilmesinin doğru olmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararının re'sen kaldırılmasına karar verilerek, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1479, K. 2026/304, 25 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama