İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1581 K.2025/209

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

Esas2024/1581Karar2025/209Tarih13 Şubat 2025Okuma10 dk · 1.952 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
13 Şubat 2025
Dosya no
2024/1581 Esas
Karar no
2025/209
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
28/03/2024
Numarası
2023/59 Esas, 2024/78 Karar
Davanın konusu
Marka (Maddi Tazminat İstemli
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.952 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1997 yılında İstanbul'da kurulduğunu, kullanmakta olduğu "..." markasını 14/05/2007 tarihinde ... numarasıyla tescil ettirdiğini, ... markasını gerek alan adında gerekse de ürün ve hizmetlerin çatı markası olarak kullandığını, markanın ilgili sektördeki tek ve yasal hak sahibi olan müvekkili firma ile özdeşleştirildiğini, müvekkili şirketin yurt içinde dışında elektrik/aydınlatma sektöründe ... markası ile tanındığını,

müvekkilinin faaliyet gösterdiği aydınlatma sektöründe faaliyet gösteren davalının müvekkilini tanıdığını ve faaliyetlerinden haberdar olduğunu, davalı tarafın ... markasını iltibas yaratacak şekilde "..." olarak aynı sektörde izinsiz ve hukuka aykırı olarak kullandığı için İstanbul 4. FSHHM'nin 2012/116 esas dosyasından dava açtıklarını, davalının "..." esas unsurlu marka başvurusunu TPMK nezdinde 2012 yılı içerisinde gerçekleştirdiğini, söz konusu marka başvurusunun ön plana çıkarılan markanın ... olduğunu gözler önüne serdiğini, davalının marka başvurusunun da ... kelimesini kullanmak amacıyla yapıldığını,

bu kelimenin yanına bir takım tali unsurlar eklendiğini, ancak bu durumun davalı tarafından tescil ettirilmek istenen markanın müvekkilinin aynı ürün ve hizmetler için tescilli ... markasına yarattığı iltibası ortadan kaldırmadığını, davalının kullanımında da ... kelimesinin ön planda tutulduğunu ve aldığı projelerde ... ibaresinin kullanıldığını, davalıya ait başvuruya konu markanın müvekkilinin önceki tarihli markalarına iltibas düzeyinde benzer ve aynı ya da benzer ürün ve hizmetleri kapsamakla birlikte halk arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalının söz konusu markayı kullandığını ve kullanmaya devam ettiğini,

bu kullanımlardan kaynaklı İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2013/137 esas sayılı davasının açıldığını, davalı şirket yetkilisi hakkında 10 ay hasip cezası ve 4 gün karşılığı adli para cezası verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, davalının müvekkilinden ve ... markasından haberdar olduğunu, müvekkili tarafından hukuka aykırı kullanımların durdurulması için birçok kez uyarıldığını, ancak davalının kullanımlarına devam ettiğini iddia ederek,

davalının marka tecavüzü ve haksız rekabeti sebebiyle müvekkilinin uğradığı fiili zarar ve yoksun kalınan kazanç karşılığında fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 90.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

ISLAH

Davacı vekili ıslah dilekçesinde, dava dilekçesinde talep ettikleri 90.000 TL tazminat taleplerini 170.000 TL olarak ıslah ettiklerini belirtmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve aynı konuya ilişkin açılmış İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2012/116 esas sayılı dosyanın Yargıtay incelemesinde olduğunu bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin yetkilisinin 2007 yılında Amerika dönüşünde kuracağı şirketin ismini düşünürken, dağcılık sporuna ilgi duyduğundan dünyanın ... sonra en yüksek dağı olan ... zirvesinin ismini davalı şirkete unvan olarak koyduğunu, müvekkilinin temel işinin dış cephe aydınlatması olduğunu, müvekkilinin ürünü değil ışığı sattığını,

bu nedenle herhangi bir markaya ihtiyacı olmadığını, müvekkilinin temelde led aydınlatma üzerine proje ve ürünler geliştirdiğini, müvekkilinin hiçbir zaman perakende ya da toptan satışı olmadığını, üsteleneceği projelerde kullanacağı malzemelerin üretimini ve tedarikini kendisinin yaptığını, 1988 yılında kurulmuş olan ve ... markası ile tanınan ... firmasının yekilisi ...'un ... firmasının yaptıkları işlerle yakından ilgilendiğini, ... firmasına ortaklık teklif ettiğini, 21/07/2011 tarihinde ...

Şti.'ni kurduklarını, davacı tarafın ... markası için yaptığı başvuru tarihi ile müvekkili firmanın ...'ya kayıt başvurusu tarihinin birbirine yakın olduğunu, davacının ... şeklinde bir markayı hiçbir zaman kullanmadığını, ... markasının varlığının ancak bu hukuki ihtilafın meydana gelmesinden sonra müvekkili tarafından öğrenildiğini, davacının yaptığı iş ve ürünler ile ... firmasının yaptığı iş ve ürünlerin farklı olduğunu, davacının satışını yaptığı ürünler ile müvekkilinin işi ve yaptıklarının uzaktan yakından ilgilerinin bulunmadığını,

davacının katalogları ve internet sitesinin incelenmesinde davacının iddiasının aksine ... markasını çatı marka vs olarak kullanmadığını, davacının ... ibarisini ve logosunu öne çıkan marka şeklinde kullandığı, ... markasını ve logosunu marka şeklinde kullandığı, ... ibaresine ise sadece tasarruflu ampullerin üzerinde belli belirsiz yer verdiğini ancak bunları da ... ibaresi ile ifade ettiklerinin anlaşıldığını, müvekkilinin, davacının kendisini daha fazla suistimal etmesinin önüne geçebilmek ve kötü niyetli haksız çıkar sağlama amacındaki davacıdan kendisini mümkün olduğunca uzak tutabilmek için bu defa ticari unvanını da ...

Şti olarak değiştirdiğini ve 20/05/2013 tarihi itibariyle tescil işlemlerini yaptığını, davacının tüm iddialarını, halk arasında karıştırılma ihtimali ve tüketicilerin yanıltılmasına dayandırdığını, ancak müvekkilinin halka ya da tüketiciye perakende ve toptan bir satışının bulunmadığını, bu nedenle tüketicilerin yanıltılmasının söz konusu olmadığını, davacının hiç kullanmadığı ve bilinirlik düzeyi olmayan markasının müvekkilinin bilmek zorunda olduğunu iddia edemeyeceğini, davacının ... ibaresini yoğun ve yaygın biçimde ve çatı marka olarak kullandığını ispat edemediğini, bu konuda dosyaya tek bir delil sunmadığını,

keza müvekkili şirketin kuruluşundan önce ya da sonra veya müvekkilinin unvan değiştirmesinden öncesinde ya da sonrasında ... markasından dolayı ne kadar kar elde ettiğini ispat edemediğini, ayrıca İstanbul 4. FSHHM'nin dosyasından müvekkili aleyhine hükmedilen tazminatın kısmi bir tazminat değil takdiren maddi tazminatın tamamı olduğunu, bu itibarla huzurdaki dava ile mükerrer talepte bulunulmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI

İlk derece mahkemesinin 2015/230E, 2020/304 Karar sayılı, 08/10/2020 tarihli ilamında;"...Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı vekilince gerek aşamalarda ve gerekse 20/02/2020 tarihli celsedeki beyanlarında "bu davayı ek dava olarak açmıştık,

gerek mahkemenizin 2018/314 esas sayılı dosyasında gerekse bu dava dosyasında raporlar alınmış olup .." şeklinde ifade ettiği üzere davacı tarafından marka hakkının ihlal edildiği iddiasının asıl dava olan Kapatılan İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/116 esas sayılı dosyasında ileri sürülmüş olup yapılan yargılama sonucu verilen kararın bozulması üzerine dava dosyası mahkememizin 2018/314 esasına kayıt edilerek yapılan yargılamada "davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 8.000 TL maddi tazminata hükmolunduğu,

esasen ilk verilen karardaki takdiren belirlenen 10.000 TL'lik tazminatın Yargıtayca bozulduğu dikkate alınarak bozma ilamındaki hususlar gözetilerek maddi tazminatın bu defa takdiren 8.000 TL olarak belirlendiği, mahkemece belirlenen bu tazminat miktarına karşı kanun yoluna gidilmediği ve kararın kesinleştiği dikkate alındığında ek dava niteliğindeki bu davanın dinlenilme ihtimalinin kalmadığı,

fazlaya ilişkin talep yönünden kesin hükmün oluştuğu, aksi kabul halinde dahi mahkemece takdiren belirlenen asıl davadaki kısmen kabul kararını kanun yoluna götürmeyen davacının mahkemenin bu takdirini kabul ettiği, fazlaya ilişkin taleplerinin dinlenilmeyeceği, esasen dosya kapsamı itibarı ile de net bir zarar hesaplanmasının yapılmadığı, tazminatı TBK 50 kapsamında takdiren belirleyen esas dava dosyasındaki takdirin yerinde olduğu fazlaya ilişkin talebin dinlenilemeyeceği kanaatiyle ek dava niteliğindeki iş bu maddi tazminat davasının reddine; -Davanın REDDİNE," şeklinde karar vermiştir.

DAİREMİZİN KARARI

Dairemizin 03/02/2023 tarih ve 2021/897 Esas, 2023/210 karar sayılı ilamı ile;"...Yargıtay bozma ilamı ve mahkemenin kararı dikkate alındığında, ek dava yönünden kesin hüküm teşkil etmediği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması gerekirken, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olmadığından;-Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6 maddesi gereğince, İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 08/10/2020 tarihli 2015/230 E. - 2020/304 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA" şeklinde karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN 2.KARARI:İlk derece mahkemesinin istinafa konu 2023/59, 2024/78 Karar sayılı, 28/03/2024 tarihli ilamında; "...Tüm dosya kapsamı, tarafların sunmuş oldukları deliller,mahkememizin 2018/314 esas sayılı dosyası, İstinaf kaldırma ilamı ve dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporları bir arada değerlendirildiğinde; davacının ... markasının davalı tarafça ... şeklinde kullanımının ünvan kullanımı niteliğini aştığı ve markasal kullanım niteliği taşıdığı,

bu nedenle bu kullanımın tescilli ticaret ünvanı kullanımı olarak görülemeyeceği, ... kelimesinin "artı" anlamı karşısında, piyasadaki diğer şirketler, 3. Kişiler ve sektörde mal ve hizmet talep eden kimseler tarafından davalıya ait bu kullanımın davacıya ait bir kullanım olarak algılanabileceği, bu noktada KHK'nin 9. maddesi kapsamında davacı markası ile davalı kullanımı arasında iltibas oluşacağı ve böylelikle davacının marka hakkına tecavüzün unsurlarının oluştuğu,

eylemlerin aynı zamanda haksız rekabete de sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.Bu doğrultuda mahkememizce hükme esas alınan 13/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda KHK m. 66/b kapsamında davacının yoksun kalınan karının 540.721,67 TL olarak belirlendiği, davacının davasını 170.000,00 TL olarak neticelendirdiği, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve denetlenebilir olduğu anlaşılmakla;-Davanın kabulü ile 170.000,00 TL maddi tazminatın;

ıslah dilekçe içeriği gözetilmekle 90.000,00 TL'sine dava tarihi olan 20.10.2015 tarihinden, 80.000,00 TL'sine ise 27.02.2020 ıslah tarihinden itibaren ticari faiz işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Bölge Adliye Mahkemesinin kararında, kök davada marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiaları bakımından karar verilmediği, yalnız davalının ticaret unvanının davacının markası ile iltibas oluşturacak şekilde kullanımı sebebi ile tazminata hükmedildiği gerekçesi ile İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/314 E. 2019/73 K. Sayılı dosyasından verilen kararın huzurdaki marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet sebebi ile tazminat istemine ilişkin davanın esası hakkında kesin hüküm teşkil etmediği, bu sebeple davanın kesin hüküm sebebi ile reddedilmesinin doğru olmadığı,

ilk derece mahkemesince yargılamaya devam edilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince verilen 2015/230 E. 2020/304 K. sayılı kararı kaldırılış olduğunu,Ancak kök davada verilen kararda tescilli ticaret unvanının kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı da hüküm altına alındığını,Davacının, huzurdaki davasını marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet sebebiyle zararın tazmini talebi ile açtığını, bu hususun zaten kök davada incelenmiş ve karara bağlanmış olduğunu,

tescilli ticaret unvanını kullanmasının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı yönündeki tespit kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğunu,İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/314 E. 2019/73 K. sayılı dosyasından verilen 14.02.2019 tarihli kararda davalının, tescilli ticaret unvanını davacının markası ile iltibas oluşturacak şekilde markasal kullanımı şeklindeki eylemi nedeni ile davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş,

davacının diğer talepleri ve iddiaları bakımından ise müvekkilin salt ticaret unvanını kullanmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceğine karar verilmiş olduğunu, Kök davada fazlaya ilişkin tazminat talebinin reddine hükmedilmiş olup bu kararın kesinleştiğini, aynı hususta çelişkili mahkeme kararları oluştuğunu,Gerekçeli kararda mahkemece hükmedilen bu tazminat tutarları davacının zararının tümünü kapsadığını, kesin hüküm bir dava şartı olup, bu hüküm gerek taraflar gerekse tüm mahkemeler için bağlayıcıdır.

Kesin hükmün varlığı halinde aynı konu hakkında, aynı taraflar arasında yeni bir hüküm kurulamaz, kurulması kamu düzenine aykırı olacaktır.Davacı yan açmış olduğu huzurdaki ek davada da kök davayla birebir aynı vakıaları ve hukuki sebepleri ileri sürmüş ve yine aynı sebep ve gerekçelerle aynı kanun hükümlerine dayanarak maddi-manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Kök davada da zaten davacının tüm zararını karşılayacak bir tazminata hükmedildiğini, davanın kesin hüküm nedeni ile reddi gerektiğini, mahkemenin istinaf kararını şekli değerlendirme yaptığını belirterek kararın kaldırılasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabet nedenine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekilinin öncelikli istinaf istemi. İstanbul 4.FSHHM'nin 2012/116Esas, 2015/40Karar sayılı (bozma ve mahkeme kapanması sonrası İstanbul 2.FSHHM'nin 2018/314Esas sayılı) dosyasının iş bu dosya yönünden kesin hüküm oluşturduğuna ilişkindir.

Taraflar arasındaki ilgili dosyada davacının fazlaya ilişkin hakları saklı tuttuğu, mahkemece davacının ıslah dilekçesi HMK 177.maddesi gereğince reddedilerek dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak değerlendirme yapıldığı, kararda "dava dilekçesindeki rakamı aşan zarar konusunda daha fazla araştırma yapılmasına gerek görülmediğinin" açıkça belirtildiği, Yargıtay incelemesinde; "davalının ticaret ünvanını davacının markası ile iltibas oluşturacak şekilde markasal kullanımı şeklindeki eylemi nedeniyle tayin ve takdir edilmesi" gerektiği gerekçesi ile kararın bozulduğu,

mahkemenin bozmaya uyarak maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verdiği, kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.Somut dava; ise ek dava niteliğinde olup, ilk karar iş bu dava yönünden kesin hüküm oluşturmayacağı gibi bu husus Dairemizin kaldırma kararınında da açıklanmıştır.

Neticeten mahkemece markaya tecavüz nedeni ile KHK 66/b maddesine dayalı olarak yapılan maddi tazminat hesabı dikkate alınarak karar verilmiş olmakla davalının istinaf sebepleri ve kamu düzeni dikkate alınarak yapılan incelemeye göre ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 11.612,70TL harçtan, peşin alınan 2.903,18TL harcın mahsubu ile bakiye 8.709,52TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 20TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.13/02/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1581, K. 2025/209, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Islah
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesinin İlk Kararı
  7. Dairemizin Kararı
  8. İstinaf İstemi
  9. Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1581
Karar No
2025/209
Tarih
13 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1582 K.2025/330
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/1584 K.2025/239
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/1591 K.2025/206
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1591 K.2025/249
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/1598 K.2025/261
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1600 K.2025/78

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.