KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Dosya no
- 2024/301 Esas
- Karar no
- 2025/1273
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/11/2023
- Numarası
- 2021/317 Esas, 2023/865 Karar
- Davanın konusu
- 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak
- Dava tarihi
- 29/04/2021
Karar Metni
1.543 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında 11/11/2013 ve 24/12/2013 tarihlerinde akdedilen finansal kiralama sözleşmelerinin 21/11/2014 taihinde kiralayan tarafından feshedildiğini, bu feshin hukuka aykırı olduğunu, yapılan ödemelerin ihtarnamelerdeki borçlara göre mahsup edilmesi halinde 6361 sayılı yasanın 31.maddesinde belirtilen şartlara uyulmadığının açık ve net olduğunu ileri sürerek, mahsuplaşmadan sonra kiracıya ödenmesi gereken 220.116,66 EURO'luk edimin şimdilik 50.000-TL'sinin temerrüt tarihi olan 21/11/2014'ten itibaren yasal faizi ile birlikte, müvekkilinin uğradığı şimdilik 20.00-TL maddi ve 50.000-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin müvekkili tarafından haklı olarak feshedildiğini, fesih üzerine kiralananların iadesi için ihtiyati tedbir kararı alındığını, akabinde açılan iade davası uyarınca İstanbul 12. ATM 2014/1489 E. sayılı dosyası kararı ile kiralananların davalı şirkete iadesine karar verildiğini, teslim alınan kiralananlar için SPK lisansı dğerleme uzmanları tarafından ekspertiz incelemesi yapıldığını, istirdat davasının görüldüğü 12 ATM'ne sunulan teminat mektubu karşılığında tasarruf yetkisi alındığını,
bu süreç sonunda taraflar arasında sözleşme hükümleri çerçevesinde ortaya çıkan bakiye borcunu ödemek istemeyen davacı tarafından İstanbul 5. ATM 2018/766 E. sayılı sözleşmeden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile alacaklı olduğu iddiası talebi ile dava açtığını, davanın kesin olarak reddine karar verildiğini, yapılan tüm işlemlerin yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; uyuşmazlık kapsamında hazırlanan 04/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmelerinin davalı şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğine dair mali ve muhasebesel açıdan bir tespit yapılamadığı, ihtarname tarihi itibariyle ... no'lu sözleşme üzerinden temerrüt faizi hariç davacının 32.507,29-€ borcu olduğu, ihtarnamede verilen kanuni süre içerisin borçların ödenmediği, davacının davalıya toplam 117.200,90-€ borçlu olduğunun hesaplandığı,
98612 no'lu sözleşmeden kira alacağı olmadığı ancak davalının, davacı kiracıdan iade alınan malların üçüncü kişilere satış tarihi itibariyle 47.533,85-€ temerrüt faizi talep edebileceğinin hesaplandığı, itiraz üzerine alınan 02/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davalı kiralayan tarafından yaptırılan kiralamaya konu malların değerlerinin kendi hesaplamaları ile uyumlu olduğu,
davacının davalıya fazladan yapmış olduğu ödemeler kaynaklı 23.071,87-€'nun dava tarihideki TL karşılığı 228.619,16- TL'nin davacıya iadesinin gerektiği, dava tarihinden sonra davalı tarafından yapılan 355.600- TL tahsilat için dava tarihinden sonra olması nedeniyle görüş bildirilmediğinin bildirildiği, 28/02/2023 ek raporda; risk düşümlerinin KDV dahil tutarlardan indirim yapıldığı, KDV hariç tutardan indirim yapılması gerektiği haklı itirazı ile, risk tutarının eksik hesaplandığı yönündeki tutarlar incelenip maddi hatalar düzeltildikten sonra,
davacı firmanın davalı şirkete dava tarihi itibarı ile toplam 47.588,94-€ borcu bulunduğunun tespit edildiği, davacının beyanları çerçevesinde kök raporda bir değişiklik yapılmasına gerek olmadığı, davalının beyanları çerçevesinde düzeltme yapıldıktan sonra yeniden yapılan hesaplamalar çerçevesinde davalının, gerek kiralananların fiili satış değeri, gerek kendilerince belirlenen ekspertiz değerlerinin davacı borcundan düşülmesi halinde davalı şirketin şirketinin miktarları farklı olsa bile satış sonrası alacaklı olduğunun görüldüğü,
iade edilecek bir bedel bulunmadığı ve davalı alacağı başka bir davaya konu edildiğinden dava tarihine kadar faiz hesabının yapılmadığı, dava tarihinden sonra yapılan 355.600-TL ödemenin infaz aşamasında dikkate alınması gerektiğinin açıkça belirtildiği, dosyaya sunulan raporların birbirleri ile örtüştüğü, feshin haklı nedenle yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin temerrüde düştüğüne ilişkin gönderildiği iddia edilen, taksitlerin ödenmesi adına ve temerrüde düşüldüğüne yönelik usulüne uygun ihtarname çekilmediği hususlarına değinilmeden ve yapılan itirazları baz alınmadan eski kararlara dayanılarak araştırmadan ırak bir surette temerrüde düşüldüğünün söylenilmesinin hukuka aykırı olduğunu, işbu durumlardan kaynaklı olarak tebligatı yapan PTT' nin davaya müdahil olmasının gerektiğini,
bilirkişinin yapmış olduğu hesaplama da araçların rapor doğrultusunda hazırlanmış bulunan satış değeri üzerinden hesaplanması durumunda açıkça anlaşılacağı üzere tüm borçların sona ereceğinden kaynaklı olarak aracın o anki piyasa değeri üzerinden satışının gerçekleştiği nazara alındığında tüm borç sıfırlanacağından, vede iade edilecek olan araçların KDV hesaplanmadan yapılmasının hangi kanun maddelerine dayandığına ilişkin herhangi bir gerekçe gösterilmeden yapılan hesaplama ve akabinde hesaplanmış olan temerrüd faizinin yanlış ve fazla olarak hesaplandığını,
bilirkişinin adeta hakim görevini üstlenip tek taraflı ve değerlendirmeden uzak bir surette makinaların yeni ikame değerini hesaplamayarak, sadece adil fiyatı üzerinden hesaplama yapma suretiyle, davalı muhasebe defterlerinin yapılan anlaşma ile bağdaşmadığı hususları değerlendirilmeden, yapmış olduğu hesaplamada gözardı edilen ödemeler ve eksik hesaplamaların bulunduğunu, ilk rapor ve ek raporların çelişkilerinin giderilmesi adına yeni bir bilirkişi görevlendirmesi gerektiğini, ek raporlar da söz konusu araçların ana değerinden KDV düşürülerek yeniden bir değerlendirme yapılmasının hukuka garabetine yol açtığını ileri sürerek,
ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, dava, finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklı alacak ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacılar vekili dava dilekçesinde, finansal kiralama sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, uğranılan zararlardan kaynaklı olarak mahsuplaşmadan sonra kiracıya ödenmesi gerektiğini ileri sürdüğü 220.116,66 Euro'luk edimin şimdilik 50.000-TL'si ile davalının sözleşmeye aykırı olarak sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesi yüzünden müvekkilinin uğradığını ileri sürdüğü zarara ilişkin şimdilik 20.00-TL maddi ve 50.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince gerekçeli kararda Delillerin Değerlendirilmesi başlığı altında, 04/02/2022 tarihli,
02/01/2023 tarihli bilirkişi raporu ile 28/02/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetlendikten sonra gerekçe olarak, "dosyaya sunulan raporların birbirleri ile örtüştüğü görülmekle davacı yanca yapılan itirazın reddi gerekmiş olup feshin haklı nedenle yapıldığı anlaşılmıştır." gerekçesine yer verilerek başka hiçbir değerlendirmeye yer verilmeksizin davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Hükmün kapsamını düzenleyen HMK'nın 297/1-c maddesine göre hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin gösterilmesi gerekmektedir.
İlk derece mahkemesinin gerekçesi HMK'nın 297/1-c maddesine aykırı olduğundan, hükmün re'sen kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Davaya konu finansal kiralama sözleşmelerinin kiralayanının davalı, kiracısının davacı ... İnş.Ltd.Şti, kefilinin diğer davalı ... ... olduğu, davaya konu finansal kira sözleşmelerine ilişkin olarak davalı kiralayan tarafından davacı kiracı ...
İnş.Ltd.Şti aleyhine açılan malın iadesi davasında, İstanbul 12. ATM 2014/1489 E- 2015/694 K.sayılı kararı ile, feshin haklı olduğuna karar verilerek kararın kesinleştiği, kesinleşen bu karar uyarınca davacıların açacakları başka davalarda sözleşmenin feshinin haksız olduğunu ileri süremeyecekleri gibi, sözleşmesinin feshinin haksız olduğunu ileri sürerek tazminat talebinde bulunamayacaklardır.Yine davalının kira alacağı için başlatılan icra takibine karşı davacı ...
İnş.Ltd.Şti, tarafından davalı aleyhine İstanbul 5. ATM 2018/766 E.sayılı dosyası ile açtığı menfi tespit davasında, sözleşme konusu makinelerin rayiç bedelleri tespit edilerek, taraflar arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmelerine istinaden davacı kiracı şirket tarafından yapılan ödemelerin tamamının, davalı finansal kiralama şirketinin ticari defter kayıtlarında mevcut olduğu ve söz konusu ödemelerin kiracı şirketin cari hesap borçlarından mahsup edilmiş olduğu,
söz konusu malların satış tarihi itibariyle kiracı davacı şirketin halen davalı şirkete, ... no.lu sözleşmeden 48.031,91-EUR kira borcu bulunduğu ve bu tutara 69.168,99 EUR temerrüt faizi hesaplandığı, 98612 no.lu sözleşmeden kira borcu bulunmamakla birlikte, 47.533,85 EUR temerrüt faizinin hesaplandığı, davanın reddine karar verilerek kararın kesinleştiği görülmektedir.
İlk derece mahkemesince işbu davada alınan 04/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda da aynı hesaplamanın yapıldığı, kesinleşen söz konusu karar nedeniyle davacıların işbu davada makine bedellerinin rayiç bedellerinin yeniden değerlendirilmesini isteyemeyecekleri gibi, ödemelerin yanlış mahsup edildiğini de talep edemeyeceklerdir.
Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair kararını sonuç olarak yerinde olduğundan, davacılar vekilinin istinaf talepleri yerinde görülmemiş, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilmiş gerekçe ile davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/301, K. 2025/1273, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama