KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2024
- Dosya no
- 2024/6 Esas
- Karar no
- 2024/351 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/10/2023
- Numarası
- 2023/164 E. SAYILI ARA KARAR
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
Karar Metni
866 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait TPMK nezdinde ... tescil numaralı "..." markasının tescil tarihinden bu yana kullanılmaması nedeniyle iptalini, işbu dava sonuçlanıncaya kadar markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesine yönelik tedbir kararı verilmesini talep etmiş,
İHTİYATİ TEDBİR KARARI
Mahkemenin 12/09/2023 tarihli tensip tutanağının 12.maddesi ile "Davacı vekilinin tedbir talebinin kabulü ile, davalıya ait ... tescil numaralı "..." markasının üçüncü kişilere devrinin önlenmesine, " karar verildiği anlaşılmıştır.
İHTİYATİ TEDBİR KARARINA İTİRAZ
Davalı vekili ihtiyati tedbire itiraz dilekçesinde ve murafaa duruşmasındaki beyanlarında; özetle, dava konusu markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesine dair mahkemece teminatsız olarak verilen tedbir kararının hakkaniyete uygun olmadığını, tedbirin şartlarının oluşmadığını, davacı tarafça yaklaşık ispat şartının sağlanmadığı beyan edilerek tedbirin kaldırılmasını aksi kanaatte ise teminat karşılığında tedbir kararı verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İTİRAZ ÜZERİNE VERİLEN MAHKEME KARARI
İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 26.10.2023 tarihli 2023/164 E. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi ile davalı adına tescilli davaya konu markanın iptali talepli dava açıldığı dava dilekçesinde davaya konu markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi talepli tedbir talebinde bulunulduğu, mahkememizin 13/09/2021 tarihli tensip zaptı ile tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, davalı vekilince sunulan itiraz dilekçesinde tedbirin kaldırılmasının, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde teminat alınmasının talep edildiği,
yukarıda belirtilen Bölge Adliye Mahkemesi İlamında da açıklandığı üzere davalı adına tescilli markanın yargılama sırasında üçüncü şahıslara devredilmesi halinde taraf teşkilinin zaman alacağı, davacının haklı olması halinde hakkını elde etmesinin gecikebileceği, verilen ihtiyati tedbir kararının davalının marka haklarını kullanmasına engel teşkil etmediğinden mülkiyet hakkının kısıtlanmasının söz konusu olmadığı,
ihtiyati tedbirin şartlarının oluştuğu anlaşıldığından tedbirin kaldırılmasına ilişkin talebin reddine, teminat alınmasına ilişkin itiraz yönünden mahkememizce verilen tedbir kararında teminat alınmasına karar verilmemiş ise de 6100 sayılı HMK'nun 392/1 maddesi kapsamında somut olayda teminat alınmamasını gerektirecek bir durumun bulunmadığı,
bu nedenle teminat alınması gerektiği anlaşıldığından davalının teminat alınmasına ilişkin itirazının kabulü ile dosya kapsamı doğrultusunda tedbir kararının devamı yönünden davacı vekiline 50.000,00 TL ( Ellibin Türk Lirası ) nakdi teminatı yatırmak veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubunu ibraz etmek üzere bir haftalık kesin süre verilmesine verilen kesin süre içerisinde takdir edilen teminat yatırılmadığı takdirde tedbir kararının kaldırılmasına" karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU
Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; İhtiyati tedbir koşullarının mevcut olmadığını, davacı için dava sonuçlanıncaya kadar doğması muhtemel bir zarar tehlikesinin bulunduğunun davacı tarafça ispat edilemediğini,İhtiyati tedbir kararının açılmış olan davanın etkinliğini temin etmek amacıyla verilmesi kriterinin de mevcut olmadığını, kararının hukuka aykırı olduğunu,Davacı tarafın kötüniyetli olarak uzun süre bekledikten sonra tedbir talebinde bulunduğunu, bu durumun TMK'nun 2/2. maddesine aykırı olduğunu belirterek, tüm bu nedenlerle mahkemenin ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dosyada mevcut marka tescil kaydı incelendiğinde; 14/08/2017 başvuru, 28/08/2018 tescil tarihli, ... tescil numaralı “...” markasının 06, 35 ve 40. sınıflarda davalı şirket adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.
GEREKÇ E
Dava, kullanmama nedeniyle marka iptali davası olup, davacı tarafın talebi üzerine mahkemece dava konusu markanın dava sonuçlanıncaya kadar 3. Kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmiş, davalının tedbire itirazı üzerine Mahkemece itiraz kısmen kabul edilerek, 50.000,00 TL teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmiş, davalı vekili tarafından karara karşı istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi,
HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği,
159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.6100 sayılı HMK'nun 389/1. maddesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,
390/son maddesinde ise tedbir talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu belirtilmiştir.Her ne kadar davalı vekili ihtiyati tedbir koşullarının mevcut olmadığına dair istinaf talebinde bulunmuşsa da, davaya konu markanın yargılama şırasında üçüncü kişilere devri halinde taraf teşkilinin zaman alacağı, davacının haklı olması halinde hakkını elde etmesinin gecikebileceği, bu nedenle HMK’nun 389. maddesindeki ihtiyati tedbir koşullarının mevcut olduğu,
davalının ihtiyati tedbir kararı nedeniyle uğraması muhtemel zararlara karşılık teminata da hükmedildiği görülmekle, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜ M
Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/6, K. 2024/351, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama