KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2024/651 Esas
- Karar no
- 2024/1074
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Numarası
- 2021/184 Esas, 08.03.2024 Tarihli ara karar
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
Karar Metni
1.156 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili birleşen İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/221 Esas sayılı dosyasına ilişkin dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin tescilli ve tanınmış ... markalarına ayırt edilemeyecek ölçüde benzer ... sayılı “...”, ... sayılı "...”, ... sayılı “...”, ... sayılı "...", ... sayılı “ ...” ve ... sayılı “...” markalarının SMK Madde 6/1,6/5,6/6 ve 6/9 uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine ve SMK 159 ve HMK 389 gereğince davaya konu marka tescillerinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARLARI İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/221 Esas sayılı birleşen dosyasında 27/12/2023 tarihli İhtiyati tedbir kararı ile "6100 sayılı HMK'nın 389-390. maddeleri ile 6769 sayılı SMK'nın 159. maddesi gereğince İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN TAKDİREN TEMİNATSIZ OLARAK KABULÜNE, TPMK nezdinde ..., ..., ..., ..., ... ve ... numaralı markaların davalı ...TİC. LTD.
ŞTİ. adına tescilli olması halinde, hükümsüzlüğü talep edilen markaların dava sonuçlanıncaya kadar 3.şahıslara devrinin ihtiyati tedbiren önlenmesine," karar verilmiştir.
İlk derece Mahkemesinin 08.03.2024 Tarihli ara kararında;"...1-Davalı vekilinin itirazının kısmen kabul kısmen reddi ile, tedbirin kaldırılmasına ve ters teminata hükmedilmesine ilişkin talebinin reddine, 2-Teminat yönünden itirazın kısmen kabulü ile, Davacı vekiline takdiren 250.000,00 TL (ikiyüzellibintürklirası) nakdi teminatı yatırmak veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubunu ibraz etmek üzere bir haftalık kesin süre verilmesine,
verilen kesin süre içerisinde takdir edilen teminat yatırılmadığı takdirde , mahkememiz dosyası ile birleşen İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/221 Esas sayılı dosyasında verilen 27/12/2023 tarihli tedbir kararının kaldırılmasına," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Davalı aleyhinde herhangi bir zarara yol açmayan ihtiyati tedbir kararı için belirlenen fahiş teminat tutarı hukuka ve hakkaniyete aykırı olup tedbirin mahiyeti ile orantısız olduğunu ve müvekkilinin hak arama özgürlüğünü ihlal ettiğini, ihtiyati tedbir kararının yalnızca davaya konu markaların, davalı tarafından 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesine yönelik olup, yargılama sırasında taraf teşkilinde sorun yaşanmaması amacıyla verildiğini, ihtiyati tedbirin davalının ticari faaliyetlerini etkilemediğini ve davalı aleyhine zarara yol açmadığını, içtihatlar,
doktrin görüşleri ve emsal BAM kararlarında tedbirin teminatsız verilmesinin yerinde olduğunun belirtildiğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin E. 2022/1183 K. 2022/1003 sayılı ve 30.06.2022 tarihli kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 06.07.2018 tarihli ve 2018/2048 E, 2018/1588 K. sayılı kararı gibi pek çok istinaf dairesinin ve yerel mahkeme kararının sunulduğunu, teminatın fahiş olduğunu belirterek teminat yönünden itirazın kabulüne ilişkin ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
İhtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını, MÖHUK'un 48. maddesi uyarınca Singapur uyruklu davacı ....
Ltd. tarafından açılan ve birleştirilmiş bu davanın, yabancılık unsuru göz önüne alındığında, yabancılık teminatının hala yatırılmamış olması nedeniyle, müvekkili şirket aleyhine verilen ihtiyati tedbir kararının usule aykırı olduğunu, hakkın icrasının imkânsızlaşması veya aşırı derecede güçleşmesi riskinin somut ve makul delillerle desteklenmediğini, iddia edilen acil durumun varlığı ve telafi edilemeyecek bir zararın mevcudiyeti de hiçbir şekilde kanıtlanamadığını, adeta davacının lehine sonuç doğuracak bir ön karar verildiğini, müvekkilinin haklarının derinden etkilendiğini, tedbir kararı,
adil yargılama ilkelerine ve hukukun temel prensiplerine aykırı olduğunu, tedbir talebinin, hem haksız, geniş kapsamlı olup yargılamayı gerektirdiğini, savunmanın ve karşı davanın dikkate alınması gerektiğini, Müvekkili şirketin, hem Türkiye'de hem de Orta Doğu'da tanınan, fuarcılık sektöründe öncü bir rol oynayan bir kuruluş olduğunu, markalara yönelik hükümsüzlük kararının sadece fuar organizasyonlarının tanınırlığını azaltmakla kalmayacak, aynı zamanda bu fuarlara katılan Türk şirketlerinin potansiyel müşteri sayısında düşüşe neden olacağını, müvekkilinin piyasada güvenilirliğine gölge düşüreceğini,
davacının müvekkili şirketin 2019 yılında ...’ta düzenlediği uluslararası fuar organizasyonuna katılım sağlayarak ürünlerini fuarda sergilediğini, Fuar süresince ve fuardan sonra da davacının hiçbir itirazı olmadığını, davacının ödeme yaparak fuara katılımı, dolaylı olarak müvekkilin markalarının sahipliğini kabul ettiği anlamına geldiğini, Davacı ile müvekkilinin farklı iş kollarında faaliyet gösterdiğini, detaylı bir inceleme yapılmaksızın verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Asıl davada davacı ... markasına dayanarak davalının ... numaralı ... markasının SMK 6/1,3,5,6,9 maddeleri gereğince hükümsüzlüğü ile markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi istemine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada ise; davacı ... markalarına dayanarak davalının ... sayılı “...”, ... sayılı "...”, ... sayılı “...”, ... sayılı "...”, ... sayılı “...” ve ... sayılı “...” markalarının SMK Madde 6/1,6/5,6/6 ve 6/9 uyarınca hükümsüzlüğünü talep etmiştir.İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbire itiraz teminat yönünden kabul edilmiş, esas yönünden ise davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
08.03.2024 Tarihli ara karara karşı davacı vekili ve davalı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; birleşen davanın konusu markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup markaların yargılama sırasında üçüncü kişilere devredilmesi halinde taraf teşkilinin zaman alacağı da dikkate alındığında markanın devrinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesi yerindedir.
Davacı yabancı uyruklu ise de, dosyada davacının yabancılık teminatından muaf olup olmadığına dair herhangi bir somut veriye rastlanmadığı, birleşen davada teminatın öninceleme duruşmasında değerlendirilmesi yönünde ara karar kurulduğu, mahkemece yargılamanın devamı sırasında davacıya gerekirse yabancılık teminatı yatırması için süre verilebileceği dikkate alındığında davalı vekilinin bu yöndeki istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.
Ancak, ihtiyati tedbire ve hükümsüzlüğe konu marka sayısı, mevcut delil durumu, teminatsız tedbir kararı verilmesini gerektiren bir durum da olmadığı dikkate alındığında takdir olunan 250.000TL'lik teminat miktarı Dairemizce yüksek bulunmuş, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin kısmen kabulüne, ara kararın kaldırılmasına, teminat tutarının 100.000TL olarak düzeltilmesine dair yeniden karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenle davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile, HMK 353.1.b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/651, K. 2024/1074, 30 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama