KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2024/659 Esas
- Karar no
- 2024/1017
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/11/2023
- Numarası
- 2023/764 Esas, 2023/1205 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
812 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ithalat ve ihracat sektöründe, eşyanın gümrük işlemleri tamamlanana kadar özel bir statü ile antrepoda saklanması ve korunmasına yönelik Muratbey Gümrük Müdürlüğü denetimi altında geçici depolama hizmeti veren bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirkete ait emtiaların antrepoda saklanması ve korunmasına yönelik hizmet vermiş olduğunu, bu hizmet karşılığında 46.700-TL bedelli iki adet faturayı kestiğini ve davalı tarafa tebliğ ettiğini, ardından Çatalca İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin icra takibine haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının takipteki alacak miktarının % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesinie karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetkisiz yerde başlatılan icra takibine dayanan davanın usulden reddini talep ettiklerini, icra takibine itiraz dilekçesinde yetkiye itiraz ettiklerini, müvekkili ile davacı taraf arasında herhangi bir sözleşme veya ticari bir ilişki bulunmadığını, müvekkilinin Türkiye'de satmak üzere yurt dışından almış olduğu ürünlerin 2022 nisan ayında Türkiye'ye geldiğini, iş bu ithalat ürünlerinin müvekkil ile aralarındaki vekalet ilişkisi gereği dava dışı ...
Tic. Ltd. Şti.'nin antreposuna alındığını, daha sonra müvekkili tarafından 30/06/2023 tarihinde'' ürünlerin bir kısmının TSE işlemlerinin olumlu olanlarının gümrükten çekildiğini, olumsuz olanların ise masrafları kendilerine ait olmak üzere Gümrük Müdürlüğü'nce imha edilmesi'' talep edildiğini, imha talebinin akabinde müvekkili tarafından eşyaların antrepoda beklediği süre için ardiye hizmeti bedeli dava dışı ... Ltd.
Şti.'ye banka kanalıyla ödendiğini savunarak, davanın öncelikle usulden reddini, aksi halde davanın esastan reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davalının davaya konu ilamsız icra takibine yaptığı itirazda Bakırköy İcra Müdürlükleri yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunduğu, TBK'nın 89 ve HMK'nın 10. maddelerine göre alacaklının yerleşim yerinin tayini içini akdi ilişkinin varlığının ihtilafsız olması gerektiği, davalının davacıyla arasında akdi ilişkiyi kabul etmediğini, davacının para alacağının varlığı belirli olmadığından ve taraflar arasında sözleşme ilişkisinin varlığı ihtilaflı olduğundan yetkili icra dairesinin davalının adresinin bulunduğu icra dairesi olduğu,
davalının yerleşim yeri Bakırköy yargı çevresinde olduğu, davalının icra dairesinin yetkisine itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle, usulüne uygun geçerli bir icra takibi bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde dava dilekçesinde ileri sürdüğü bir kısım vakıaları tekrar ederek; ithalatı veya ihracatı gerçekleşen bir emtianın geçici depolama alanına inmesi zorunlu olup, bu hizmetin müvekkili şirket ve Muratbey Gümrük Müdürlüğü'nde çalışan gümrük muhafaza memurları ile birlikte gerçekleştirildiğini, müvekkilinin davalı şirkete ait emtiaların antrepoda saklanması ve korunmasına yönelik kanundan doğan hizmet verdiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Taraflar arasında akdi ilişki bulunması şartıyla, TBK. m. 89 (BK. m. 73) uyarınca bir para alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinde, alacaklının ikametgahının bulunduğu yer icra dairesi takipte yetkilidir. İtirazın iptali davasında icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği durumda, davalı akdi ilişkiyi inkar etmişse, davacıya akdi ilişkiyi ispat yönünden imkan verilmesi gerekmektedir.
(Emsal Yargıtay 11.HD'nin 2020/3874 E-2021/2757 K.sayılı kararı) İlk derece mahkemesince takip borçlusu davalının, icra dairesine yaptığı yetki itirazının yerinde olup olmadığının HMK. m. 163 ve 164 uyarınca incelenip, gösterilen deliller toplanarak, davacı vekilinin malın antrepoya boşaltılmasıyla sözleşmesel ilişkinin kurulduğu yönündeki iddiası da değerlendirilerek,
varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yargılamanın ilk duruşmasında taraflar arasındaki akdi ilişkinin ihtilaflı olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/659, K. 2024/1017, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama