KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2024
- Dosya no
- 2024/728 Esas
- Karar no
- 2024/1121
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/04/2023
- Numarası
- 2022/849 Esas - 2023/312 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
Karar Metni
836 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle oluşan alacak için başlattıkları İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin vekalet ücreti yönünden devamına, alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/04/2023 tarih ve 2022/849 Esas - 2023/312 Karar sayılı kararıyla.
"TBK 100. maddesinde açıkça borçlunun, faiz veya giderleri ödemede gecikmemesi halinde kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahip olduğu, aksine anlaşma yapılamayacağı yazılı olup, bu maddeden de anlaşılacağı üzere yapılan kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara (bunun için de vekalet ücreti de dahildir) mahsup edilmesi gerektiği açık olup, davacının talebinin salt vekalet ücreti kısmına ilişkin olması, yapıldığı iddia olunan ödemenin her ne kadar miktarı belirtilmedi ise de zararın karşılandığı beyanı karşısında yapılan ödemenin asıl alacak tutarında olması,
takibe konu asıl alacak tutarının da vekalet ücretinin de dahil olduğu faiz ve masrafların çok üstünde olması sebebi ile yapılan ödemeden öncelikle bu kısımların mahsup edilip en son aşamada asıl alacaktan düşümü gerekeceği, bu durumda da yapılan ödeme miktarının içinde vekalet ücretinin de bulunduğu faiz ve masrafların tamamını karşılayacağı izahtan vareste olup, bu durumda davacının vekalet ücreti alacağının bulunmayacağı, ancak bakiye asıl alacağının mevcut olacağı, davacının talebinin ise sadece vekalet ücretine ilişkin olması sebebiyle anılan sebeplerle ve taleple bağlı kalınarak davanın reddine " karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
"Müvekkil şirket kendi edimlerini eksiksiz olarak yerine getirmişse de davalı şirket teslim noktasındaki limanda taşınan malları teslim almamış taşınan mallar 6 aydan fazla limanda beklediği için müvekkil şirkete demuraj bedeli yükletildiğini, bu bedelin davalı şirkete yansıtmak amacıyla davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, Davalının borca itirazından sonra müvekkil ile davalı şirketin anlaştığını, davalı şirket müvekkilin zararlarını giderdiğinden anlaşma sağlandığını, Dosyanın tamamen kapatılması için icra vekalet ücretini ödemesi talep edildiğini, ancak borçlu resmi vekalet ücretini ödemediğini,
bu sebeple takip devam ettirilmek istenmiş ve itirazın iptali davası açıldığını, Öncelikle TBK 100. maddeden bahsedebilmek için ödemenin icra dosyasına veya vekilin hesabına haricen ödenmesi gerektiğini, ancak takibe konu icra dosyasında tarafımıza sadece zarar giderildiği takibe gerek kalmadı bilgisi gelmiş;
ödeme olup, olmadığı veya zararın nasıl giderildiği bilgisi verilmediğini, bu sebeple elimize geçmeyen bir paradan önce vekalet ücreti ve masrafları mahsup edildiği karinesine dayanmak hakkaniyete aykırı olacağını, Taraflar arasında herhangi bir ödeme olmayıp, ifa yerine edim veya ifa uğruna edim söz konusu olma olasılığının da yüksek olduğunu, mahkemenin bu ihtimaller üzerinde durmayıp, direk nakdi bir ödemenin icra dosyasına ödenmiş gibi TBK 100'e dayanarak davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK'nın 67.maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesi tarafından, "Davanın reddine" karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle oluşan alacak için başlattıkları icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itiraz ettikten sonra müvekkilinin zararını karşıladığını, ancak vekalet ücretini ödemediğini, vekalet ücreti ile sınırlı olarak takibin devamı istemiyle işbu davayı açmıştır. Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Dosyada davacı vekilinin dava dilekçesindeki "Takip başlatıldıktan sonra davacı asilin zararının karşılandığı, ancak vekalet ücretinin ödenmediği." yönündeki beyanı dışında, takibe yapılan ödemeyi gösterir bir bilgi veya belge bulunmamaktadır.
Davacı vekilinin beyanının "Vekalet ücreti dışındaki alacağın ödendiği" yönünde olduğu gözetildiğinde; takip başlatıldıktan sonra yapılan ödemelerde borçlunun vekalet ücreti, harç ve faizden de sorumlu olduğu dikkate alındığında, davacı vekilinin açıkça ödenmediğini beyan ettiği vekalet ücretinin davalının yaptığı ödeme içinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Mahkemece, taraflara yapılan ödemelere ilişkin belge ve beyan sunmaları için kesin süre verildikten sonra, davalı tarafından yapılan ödemenin takip vekalet ücretini de kapsayıp kapsamadığının buna göre belirlenerek, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usule aykırı olduğundan; davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/728, K. 2024/1121, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama