KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2025
- Dosya no
- 2024/813 Esas
- Karar no
- 2025/1578
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/03/2024
- Numarası
- 2022/238 Esas, 2024/72 Karar
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/10/2022
Karar Metni
904 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 18/02/2022 tarihinde vefat eden ... ...'nın mirasçıları olduğunu, murisin hem isim hakkı sebebiyle, hem de yıllar içerisinde emek vererek tanınmış marka haline getirdiği "..." markasının gerçek hak sahibi olduğunu, markasının tescilsiz olduğunu da bilen davalının bundan faydalanmak istediğini ve haksız şekilde 2022 050772 başvuru numaralı "..." markasını tescil ettirdiğini, tescilin haksız ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, isimlerle çalışan ...'nın ismini kullanarak haksız kazanç elde etmeyi amaçladığını belirterek, 2022/050772 numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olup reddi gerektiğini, müvekkilinin 1990 yılından 2022 yılına kadar ... ...'nın yetkilisi olduğu ... Giyim .. Ltd. Şti. bünyesinde çalıştığını, müvekkilinin çalıştığı süre boyunca ... ...'nın vasiyeti üzerine, müvekkilim bu amacı gerçekleştirmek amacıyla marka tescil başvurusu yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalı adına tescilli marka olan 2022 050772 tescil nolu "..." markasının ... adlı kişinin isim ve soy isminden oluştuğu, ...'nın davacıların miras bırakanı olduğu, davalı tarafın miras bırakan ...'nın çalışanı olduğu ve onun işlerini yapan yakın asistanı olduğu, tanık beyanlarında ifade edilen yakın çalışanı olma dışında davalının başkaca bir hak sahibi olduğuna dair bir delilin bulunmadığı,
davalının ileri sürdüğü sözlü vasiyet durumunun dinlenen tanıklarca beyan edilmediği dikkate alındığında tek başına bu sözün dahi davalı tarafa marka hakkını iktibas yönünden hak sağlamayacağı, isim üzerindeki hakların kişi hayattayken münhasıran kendisine ait olduğu,
vefatından sonra ise SMK'nın 148. maddesi gereği mirasçılarına intikal ettiği ve bu haliyle davacıların SMK'nın 6/6.maddesi gereği miras bırakanlarının isim ve soy isminin davalı tarafça marka olarak tescil ettirilmesi dolaysıyla hükümsüzlük talebinde bulunabilecekleri kabul edilmiş, kötü niyetli tescil iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2022 050772 tescil no'lu markasının tüm sınıflardaki emtialar yönünden kullanılmama dolayısı ile hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; müvekkilinin tek amacı ... ismini yaşatmak ve kendisinin vasiyetini yerine getirmek olduğunu, müvekkili adına marka tescil işlemi de hakkaniyete uygun olduğunu, 12/12/2023 tarihli celsede dinlenen davacı ve davalı tanıklarının ileri sürdüğükleri hususları tevsik ettiklerini, markanın müvekkili adına tescili usule uygun olduğundanSMK'da düzenlenen mutlak ve nisbi ret nedenleri bulunmadığını, mahkemece eksik inceleme neticesinde hüküm tesis edildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.1-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı adına tescilli 2022 050772 tescil nolu "..." markasının davalıların murisi olan ...'nın isim ve soy isminden oluştuğu, davalının ise davacıların miras bırakanı ...'nın çalışanı olduğu, tanınmış bir modacı olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmayan müteveffa ... isim/markasının fikri mülkiyet hakkı içerdiği, isim üzerindeki hakların kişi hayattayken münhasıran kendisine ait olduğu,
vefatından sonra ise SMK'nın 148. maddesi gereği mirasçılarına intikal ettiği, davalının ileri sürdüğü vasiyet iddiasını ispat edemediği, davalı tanıklarınca dahi doğrulanmadığı, somut olayda SMK'nın 6/6 ve 25/1.maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.2-İlk derece mahkemesince kararın gerekçe kısmında davalı adına tescilli marka hakkında,
SMK'nın 6/6.maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğu belirtilmesine rağmen, hüküm kısmında kullanılmama dolayısı ile davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmek suretiyle, hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulduğu gibi, SMK'da kullanmama nedeniyle marka hükümsüzlüğü şeklinde bir düzenleme de mevcut olmadığından, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının re'sen sebeplerle kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/813, K. 2025/1578, 10 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama