KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2024
- Dosya no
- 2024/825 Esas
- Karar no
- 2024/1284
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Numarası
- 2023/192, 26/03/2024, 03/04/2024 Tarihli ara kararlar
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
Karar Metni
1.076 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin ... ürünleri sektöründe 20 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkili adına tescilli ... tescil numarası ile kayıtlı "..." markasının tanınmış statüsünde olduğunu, müvekkili şirketin Türkiye'nin ve dünyanın bir çok yerinde faaliyet gösterdiğini, davalı tarafın www...com.tr adresli e ticaet sitesinin sahibi olduğunu, sitede ve diğer e ticaret sitelerinde bebek ve çocuk ürünlerinin satışa sunulduğunu, davalı şirkete ait ... tescil nolu şekil markasının müvekkilinin logosuna benzediğini,
davalı tescilinin müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlamaya yönelik olduğunu, davalı kullanımının müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğini, bu nedenlerle ,hükümsüzlüğü talep edilen ..., ..., ..., ..., ... tescil numaralı markalar ile tescilsiz “... + en iyisi, en hesaplısı + şekil” (şekil yanda), “... + en iyisi, en hesaplısı + şekil” (şekil üstte) ve “...+ şekil” markalarının dava süresince her türlü mecrada kullanımının durdurulmasına;
davalı şirketin merkezinde ve diğer davalının mağazalarında bulunup marka hakkına tecavüz teşkil eden sarf malzemelerine ve tüm ürünlere tedbiren el konmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Aleyhe tedbir istenen davalı vekili duruşmadaki beyanları ile müvekkili TPMK tarafından verilen tescile dayalı olarak kendi markasını kendi işlerinde kullandığını, herhangi bir tecavüz söz konusu olmadığını, tedbir verilmesi müvekkilinin haklarını ihlal edeceğini, dava sonunda elde edilecek bir şeyin dava başında elinden alınmasının hatalı olacağını, tedbir talebinin reddine karar verilmesini etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
İlk derece mahkemesince 28.11.2023 Tarihli ara karar ile; "Tüm dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları ve yapılan tespit sonucu aldırılan bilirkişi raporuna göre, uyuşmazlık yargılama gerektirdiğinden bu aşamada SMK 159 ile HMK 389 ve devamı maddelerinde aranan koşullar oluşmadığından davacının ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada reddine karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
DAİREMİZİN KARARI
Dairemizin 2024/68Esas, 2024/326 Karar sayılı ilamı ile; "...Davacı iddiasında ... markasının tanınmış marka olduğunu, ... esas unsurlu pek çok markası olduğunu, tescilli markalarının şekil unsuru da içerdiğini, davalının ... ibareli markaları ile şekil markasının hükümsüzlüğü gerektiğini, davalının markasının müvekkili markaları ile iltibasa yol açtığı gibi, tanınmış markadan haksız yararlanma amacı güdüldüğünü, kullanımların da tescilli olduğu şekilde olmadığını ileri sürmüştür.İlk derece mahkemesince bilirkişi raporuna göre uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile tedbir isteminin reddine karar verilmiş ise de;
bilirkişi raporunda görsellere yer verilerek kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağı yönünde görüş belirtilmiştir.
Mahkemece bu hususta rapordan ayrılmayı gerektirecek somut bir gerekçeye yer verilmediği de görülmekle bu aşamada dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmeler dikkate alınarak uygun teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken talebin reddi yerinde görülmemiştir." gerekçesi ile neticeten; davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİ KARARI
İlk derece mahkemesinin 26/03/2024 Tarihli ara kararı ile; "1-Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda davacının ihtiyati tedbir talebinin takdiren 500.000,00 TL nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu teminat karşılığı KISMEN KABULÜNE, -Davalıların bilirkişi ... ve ... tarafından düzenlenen 26/10/2023 havale tarihli raporda gösterildiği üzere mavi zemin üzerinde beyaz yazı ile "... karnında çocuk görseli"ni içerir şekildeki markaların fiziki ve elektronik ortamda ve her türlü mecrada kullanmalarının tedbiren durdurulmasına, söz konusu markayı taşıyan her türlü davalı tarafa ait tanıtım malzemelerine ve ürünlerden çıkarılması mümkün değil ise ürünlerine el konularak yedi emine teslimine" karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 03/04/2024 Tarihli ara kararında;"Mahkememizin 26/03/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararında takdir edilen teminat tutarının 200.000,00 TL olarak değiştirilmesine, 2- Mahkememizin 26/03/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının 1 nolu maddesinin alt bendinin "Davalıların bilirkişi ... ve ... tarafından düzenlenen 26/10/2023 havale tarihli raporda gösterildiği üzere mavi zemin üzerinde beyaz yazı ile ve turuncu zemin üzerine beyaz yazı ile "... karnında çocuk görseli"ni içerir şekildeki markaların fiziki ve elektronik ortamda ve her türlü mecrada kullanmalarının tedbiren durdurulmasına,
söz konusu markayı taşıyan her türlü davalı tarafa ait tanıtım malzemelerine ve ürünlerden çıkarılması mümkün değil ise ürünlerine el konularak yedi emine teslimine" şeklinde değiştirilmesine, " şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;Delil tespiti niteliğindeki raporda her ne kadar mavi zemin üzerinde beyaz yazı ile ve turuncu zemin üzerine beyaz yazı lie "ecocuk+anne karnında çocuk görseli"ni benzerlikolduğu beliertilmiş ise de rapora itiraz ettiklerini, mahkemenin 26/03/2024 Tarihli duruşmada itiraz doğrultusunda yeni rapor alınmasına karar verdiğini, ortada kesinleşmiş bir rapor olmadığını, bilirkişilerin sadece davacının beyan ve iddiası ile rapor hazırladığını, kendi delillerinin değerlendirilmediğini, müvekkiline ait TPMK nezdinde tescilli mavi zeminde bulunan el üzerinde çocuk figürünü,
anlamı dışında davacının yönlendirmesi ile farklı anlamlar yüklendiğini, marka adının; ...
LOGOSU : Dünya şekli içerisinde "..." şeklinde ifade edilmekte olduğunu,tescilli marka logosunda anne figürü olmadığını, el üzerinde tutulan çocuk şekli olduğunu, davacı markasında ise anne karnında bebek figürü olduğunu, müvekkilinin marka tanımında anneye ilişkin herhangi bir tanıma yer verilmediğini, Mahkemenin 26.03.2024 Tarihli duruşmada 500.000TL teminat takdir etmiş ise de bu teminatın uygun olmadığını, sonrasında ise teminatın 03.04.2024 Tarihli karar ile daha da düşürüldüğünü ve 200.000TL teminata hükmedildiğini, müvekkili şirketin sermayesi, yanında çalışan sayısı, yapılan işçi ödemeleri, ödeme planlarının sunulduğunu,
aylık sabit 3.000.000TL ödemesi olmakla 500.000TL yahut 200.000TL teminatın düşük kaldığını, mali bilirkişiden müvekkilinin ticari kayıtlarına ilişkin rapor alamadan teminat belirlemesinin hatalı olduğunu, kriterlerin kararda açıklanmadığını, davacı şirketin sermayesi de göz önüne alındığında teminatın düşük olduğunu belirterek öncelikler 26.03.2024 Tarihli ihtiyati tedbir talebinin kabulü kararının kaldırılmasını, aksi halde 200.000TL olan teminatın 20.000.000TL'ye yükseltilmesini, aksi halde müvekkilinin ticari kayıtlarında mali inceleme yapıldıktan sonra teminatın belirlenmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, markaya tecavüzün tespiti, meni, refi ile markaların hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.Somut uyuşmazlık ise; ilk derece mahkemesinin 27/03/2024 Tarihli ihtiyati tedbirin kabulü kararı ile 03/04/2024 Tarihli ara kararlarının kaldırılması istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, Dairemizin kaldırma kararı ve mevcut bilirkişi raporuna göre ihtiyati tedbir kararları verilmesi ve davalı yanın vergi levhasına göre teminatın değiştirilmesinin yerinde olup bu aşamada davacının markasının bilinirliği, dosyada delil durumuna göre 200.000TL teminatın dosya kapsamına uygun olduğu da dikkate alındığında davalılar vekilinin yerinde görünmeyen istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/825, K. 2024/1284, 12 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama