KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
- Dosya no
- 2024/909 Esas
- Karar no
- 2025/1681
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/03/2024
- Numarası
- 2022/195 Esas, 2024/46 Karar
- Davanın konusu
- Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli
- Dava tarihi
- 24/08/2022
Karar Metni
1.788 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin TPMK nezdinde tescilli 2012/00013, 2007/02964, 2010/02286, 2008/03435 tescil numaralı oyuncak ürünlerinin endüstriyel tasarım haklarının sahibi olduğunu, davalı tarafın http://masplastik.net/ adresli web sitesinde, https://www...net/ hesabında ve sair adreslerinde müvekkilinin tescilli endüstriyel tasarımlarını taşıyan ürünlerin imalatını, pazarlamasını ve tanıtımını yaptığının tespit edildiğini ileri sürerek, davaya konu endüstriyel tasarıma tecavüzün, tescil süresi dolan tasarımlar yönünden haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, kaldırılmasına, şimdilik 10.000-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE KARŞI DAVA
Davalı vekili cevap ve karşı dilekçesinde özetle. 2008/03435 – 1 ve 2 nolu tasarımın yenilenmeme nedeniyle 2013 yılında hükümsüz hale geldiğini, bu nedenle tespit isteyen tarafın bu tasarıma ait olarak hak iddia edemeyeceğini, haksız rekabet iddiasının dayanaksız olduğunu, 2010/02286 – 5.1, 5.2, 5.3 ve 2012/00013 – 4.1, 4.2, 4.3 no'lu davacı tasarımlar ile,
müvekkili firma ürünlerinin farklı olduğunu, davacıya ait tasarımların yeni olmadığını, uzun yıllardır piyasada var olan tasarımlara tespit isteyen tarafın tescil aldığını, bu tescilin yenilik unsurunun olmaması nedeniyle SMK uyarınca iptal edilebilir durumda olduğunu, verilen linklerde de görüleceği üzere neredeyse 1970’li yıllardan bu yana kale formlu kum oyuncaklarının imal edildiğini ve piyasada da satılmakta olduğunu savunarak asıl davanın reddini, karşı davanın kabulü ile 2007/02964-1.1 ve 1.2 nolu tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
KARŞI DAVAYA CEVAP
Davacı-karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; davalı-karşı davacının, müvekkiline ait ürünlerde kullanılan tasarımların da müvekkilinin dava konusu tasarımlarından farklı iddiasının gerçeği yansıtmadığının bilirkişi tespit raporu ile sabit olduğunu, karşı davanın kötüniyetli şekilde yargılama sürecini uzatmak ve bu süreçte davaya konu tasarımları kullanarak haksız kazanç elde etmeye devam etmek amacıyla ikame edildiğini, yapılacak incelemelerin davalı-karşı davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını ortaya çıkaracağını savunarak, karşı davanın süresinde açılmamış olması halinde usulden, aksi halde esastan reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, karşı davada, hükümsüzlüğü talep edilen karşı davalıya ait 2007/02964-1.1 ve 1.2 tescil numaralı tasarımlar ile hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 01/03/2003 başvuru tarihli 000488044 numaralı yurtdışı tasarım tescilinin kıyaslanmasında, tasarımların birbirinden farklı olduğu, geçmiş tarihli tasarım ile dava konusu tasarım tescillerinin bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğu, bu sebeple farklı algılandıkları, hükümsüzlük iddialarının ispatlanamadığı, asıl davada, Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/61 D.
İş sayılı dosyası kapsamında davalının işyerinde tespiti yapılan ve davalının sosyal medya hesaplarında bulunan ürün görselleri ile davacıya ait tescilli tasarımların kıyaslanmasında, tasarımları oluşturan bütün ögelerin benzer biçim ve oranda olduğu, tasarımlar arasında bulunan farkların küçük ayrıntılarda olduğu, tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmadığı,
davacı ve davalı tasarımları arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı ve benzer olarak algılandıkları, bu itibarla tasarım hakkına tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu, dosyaya sunulan tüm deliller çerçevesinde, davacının tercih ettiği tazminat hesaplama yöntemine göre maddi tazminatın tam ve eksiksiz bir şekilde hesabı yapılamadığı,
ancak davacının ticari hacmi, tecavüz fiillerinin boyutu hep birlikte nazara alındığında talep olunan 10.000,00 TL maddi tazminat talebinin kabulü gerektiği, özel kanun olan SMK'nın uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulü ile; davalının, davacıya ait 2012/00013-4, 2007/02964-1, 2010/02286-5 ve 2008/03435-1 tescil numaralı tasarımlarından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzün durdurulmasına,
tecavüz oluşturan ve bilirkişi raporlarında görsellerine yer verilen davalı yana ait ürünler ile münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları kayıt ve koşulu ile üretim vasıtalarına el konulmasına, "http://masplastik.net/", "https://www..../" adreslerine erişimin engellenmesine, 10.000-TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, haksız rekabet davasının reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına itirazları üserine İstanbul BAM 16.Hukuk Dairesi tarafından kaldırılmış olmasına ve mahkemeye başvuru da yapmalarına rağmen BAM kararı uygulanmadığını, bu nedenle ihtiyati tedbir kararının kaldırılması tekrar talep ettiklerini, dava tarihinden 10 yıl önce yani 2013 yılında geçersiz sayılmış olan tasarım belgesinin esas alınarak benzerlikten dolayı hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacı adına tescilli 2010/02286-5, 2012/00013-4 nolu tasarımların müvekkil tasarımları ile farklı olduğunu,
dosyaya sunulan uzman görüşünde de bu husus rapor edilmişken mahkemece hiç dinlenmediğini ve değerlendirilmediğini, davacıya ait tasarımları en eski ve en ünlü imalatçısı ve satıcısı olan ... firması ile bağlantıya geçilerek, arşivlerinde hatıra olarak saklanan bir adet katalog aslını mahkemeye teslim ettiklerini, bu katalogda yer alan ürünün, davacının 2007/02964-1 nolu tasarımı ile birebir aynı olduğundan, bu husus mahkemeye bildirildiğini ancak mahkemece hiç dikkate alınmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece asıl davada davacının haksız rekabet davasının reddine karar ile vererek aleyhlerine vekalet ücretine hükmettiğini, dava dilekçemizin içeriği incelendiğinde davayı 6769 sayılı SMK hükümlerine göre ihdas ettiklerinin aşikar olduğunu, dava dilekçemizin içeriğinde ve netice ve talep kısmında mahkemeden TTK hükümlerine göre hüküm kurmasının talep edilmediğini, bu yönde talep varmış gibi talebin reddi ile aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Asıl dava, tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ile tazminat; karşı dava tasarımın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Karar taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.1-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, karşı davada, hükümsüzlüğü talep edilen karşı davalıya ait 2007/02964-1.1 ve 1.2 tescil numaralı tasarımlar ile hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan yurtdışı tasarım tescilinin kıyaslanmasında, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğunun, bu sebeple farklı algılandıklarının anlaşıldığı,
hükümsüzlük iddialarının ispatlanamaması nedeniyle ilk derece mahkemesince karşı davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu; asıl davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/61 değişik iş sayılı dosyası kapsamında davalıya ait iş yerinde tespiti yapılan ve davalının sosyal medya hesaplarında bulunan ürün görselleri ile davacı yana ait tescilli tasarımların kıyaslanmasında, tasarımları oluşturan bütün ögelerin benzer biçim ve oranda olduğu, tasarımlar arasında bulunan farkların küçük ayrıntılarda olduğu, tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmadığı,
davacı ve davalı tasarımları arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı ve benzer olarak algılandıkları, bu itibarla davacının 2012/00013-4, 2007/02964-1, 2010/02286-5 numaralı tasarımlarından doğan haklarına tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğunun anlaşıldığı, davalı tarafından sunulan uzman görüşünün davalının yazılı belgeye bağlı beyanı niteliğinde olup, uzman görüşü içerisindeki vakıaların ispatının ancak bilirkişi delili ile mümkün olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli olduğu,
istinaf dilekçesinde SMK uyarınca talepte bulunduğunu, TTK hükümlerine göre hüküm kurulmasını talep etmediğini ileri süren davacı davalı vekilinin, dava dilekçesinde hem tasarıma tecavüzün hem de haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini talep ettiği, dolayısıyla tasarıma tecavüz ve haksız rekabet yönünden ayrı ayrı talepte bulunduğu, haksız rekabetin SMK'da değil TTK'da düzenlendiği,
asıl davanın kısmen reddine dayalı olarak davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı-karşı davacı vekilinin tüm, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.2-TPMK tarafından dava dosyasına gönderilen müzekkere cevabında, 2008 03435 sayılı tasarımın yasal süresi içinde yenilemesinin yapılmaması nedeni ile hükümden düştüğünün tespit edildiğinin bildirildiği,
ilk derece mahkemesince asıl davada hükümden düştüğü bildirilen 2008 03435 sayılı tasarım yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararının yerinde olmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/909, K. 2025/1681, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama