KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Dosya no
- 2025/1174 Esas
- Karar no
- 2025/1164
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/07/2025 (Ara Karar
- Numarası
- 2025/107
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
Karar Metni
1.858 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ
İhtiyati tedbir talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin yaklaşık 51 yıldır mobilya ve aksesuar üretimi sektöründe hizmet verdiğini, yemek grupları, oturma grupları, yatak odası mobilyaları ve aksesuarlarının tasarımını ve üretimini yaptığı, müvekkilinin başta İstanbul ... ve ... mobilyacılar sitesinde olmak üzere çok sayıda showroomu bulunduğunu, müvekkilinin www...com web sitesinin ve ©... isimli instagram hesabının sahibi olduğunu ve işbu adreslerde ürünlerinin tanıtımını ve satışını yaptığını, davalının "... mutfak banyo" unvanını haksız ve kötü niyetli olarak kullandığını, davalının " ... " markasını sadece ticaret ünvanında kullanmadığını,
... markasını devamında hiçbir ibare bulundurmaksızın kullandığını ve kendi markasıymış gibi faaliyet gösterdiğini, davalı tarafın müvekkiliyle aynı sektörde hizmet verdiğini, davalının müvekkilinin markasını taklit etmek suretiyle kullandığını ve markasına tecavüz ettiğini ileri sürerek Davanın kabülü ile davalının "..." markasına yönelik haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini ve yasaklanmasını, Davalının" ... " markasına yönelik tecavüzünün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini ve yasaklanmasını, TTK ve HMK hükümleri gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesini,
davalının ... markasına yönelik kullanmış olduğu bütün materyaller üzerindeki yazıların ve kullanımların kaldırılmasını ve internet adreslerine erişimin engellenmesini, Mahkeme hüküm özetinin tüm yayın masraf ve ücretlerinin davalıdan alınmak suretiyle Türkiye çapında yayınlanan en yüksek tirajlı üç gazeteden birinde ilanını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Mahkemece tensip ara kararı ile ...."15-Davacı tarafa tedbir talebini açıklamak üzere 1 hafta süre verilmesine,
16-Tedbir talebinin yapılan açıklama sonrasında değerlendirilmesine,..." karar verilmiş, tensip ara kararı gereği davacı vekili tarafından sunulan 15/05/2025 tarihli dilekçesi ile; "...1-Davalı taraf müvekkilin markasını şirket ünvanında kullanmak suretiyle ihlal ettiği için bu kullanımının ticaret sicil kayıtlarından tespiti ile tedbiren ihlalin durdurularak sonlandırılmasını ticaret sicilden terkinini talep ediyoruz., 2- Davalıya ait "www. ....com" isimli web sitesi, "..." isimli instagram sayfalarından da müvekkile ait ... markası ihlal edilmektedir.
Bu kullanımların tespitini, öncelikle tedbiren durdurulmasını ve sonlandırılmasını talep ediyoruz., 3-Davalıya ait işyeri tabelası, araçları ve fatura, broşür, katalog gibi belgelerinde kullanımı ile ilgilide ihlalin sonlandırılması için tedbir kararı verilmesini talep ediyoruz." şeklinde beyanda bulunduğu tespit edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ HAKKINDA DEĞERLENDİRMESİ: İlk derece Mahkemesinin 02/07/2025 tarihli ara kararı ile;"...Tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında, davacının ... markası ile davalının markası arasında ayırt edilemeyecek derece benzerlik olması sebebiyle aralarında iltibas ve karıştırılma ihtimali oluştuğu, bu sebeple davacı tarafın marka haklarının ihlal edildiği dikkate alınarak HMK'nun 390/son maddesindeki yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenle;1-Davacının ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE, İleride muhtemel zarar ve ziyanlara karşılık olmak üzere ihtiyati tedbir talep eden tarafça takdiren 300.000,00 TL ( Üçyüz Bin Türk Lirası) nakdi teminat yatırılması veya muteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edilmesi halinde, 1-Davalının işyeri adresinde ... markasının kullanılmasının önlenmesine,
DURDURULMASINA VE YASAKLANMASINA, 2-Davalının ... markasına yönelik kullanmış olduğu bütün materyaller üzerindeki yazıların ve kullanımların kaldırılmasını ve internet adreslerine erişimin engellenmesini, https://www...com, Https://www.instagram.com/...
URL uzantılı adreslerdeki ... içeriklerin çıkarılmasına, içeriklerin çıkarılması yönünden verilen ihtiyati tedbir kararının uygulanması için Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne Mahkememizce müzekkere yazılmasına, ..." karar verilmiştir.İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili dilekçesinde özetle.
İhtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını, davacının davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak dahi ispat edemediğini, Müvekkilinin markayı en geç Nisan 2019'dan itibaren markasal olarak kullandığını, Dava konusu markaların altı yıldan uzun bir süredir piyasada barışçıl şekilde var olduğunu, davacı'nın uzun süreli sessizliği dikkate alındığında ihtiyati tedbir verilmesini gerektiren gecikmesinde sakınca bulunan bir hal bulunmadığını, Bilirkişi Raporunun eksik inceleme ile hazırlandığını, kanunen zorunlu “mal ve hizmetler arasında ayniyet veya benzerliğin bulunup bulunmadığı” yönünde bir inceleme yapılmadığını,
Davacının dava konusu markayı ticaret (mal) markası (mobilya satışı) olarak kullanırken, müvekkilinin tescilli markasını hizmet markası (tadilat, dekorasyon, iç mimarlık, proje ve inşaat hizmetleri) olarak kullanmakta olduğunu, Markanın 35. sınıfta kullandığına dair yapılan tespitin hatalı olduğunu, Müvekkili tarafından emtia satışı yapılmadığını, Dava konusu markaların kullanıldığı mal ve hizmetlerin;
doğaları, kullanım amaç ve şekilleri, dağıtım kanalları, ilgili tüketici kesimleri ve ticari kaynaklar yönünden hiçbir benzerlik taşımadığını, markalar arasındaki görsel, işitsel ve kavramsal farklılıklar bulunduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, Müvekkilinin marka için 17 Mart 2020 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde marka başvurusu yaptığını, davacının 6 Ağustos 2020 tarihinde başvuruya itiraz ettiğini, dolayısıyla davacının en geç marka başvurusunun yayımlandığı 10 Nisan 2020 tarihinde markadan haberdar olduğu, davacı itirazının ...
Markalar Dairesi Başkanlığı'nın 11 Ocak 2021 tarihli kararıyla kısmen kabul edilerek marka başvurusundan 37. Sınıf'ta yer alan “mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri'nin marka başvurusu kapsamından çıkarılmasına ve tescil işlemlerinin kalan mal ve hizmetler için devam ettirilmesine karar verildiğini, Netice itibarıyla Müvekkili marka başvurusunun 17 Ocak 2022 tarihinde tescil edilerek 17 Mart 2020 tarihinden itibaren marka olarak koruma kazandığını, Markanın 20 ve 37. Sınıf'ta yer alan mal ve hizmetler yönünden tescilli olduğunu, davalının markasını konut ve işyerlerine yönelik banyo ve mutfak,
yenileme/ tadilat projelerinin hazırlanması ve uygulaması hizmetlerinde kullandığını, markanın mobilya dahil herhangi bir ürün satışında değil, banyo ve mutfaklar ile konut ve isverlerinin iç dekorasyonunda kullanıldığını, Temel uzmanlık alanı numarası 12 olan İç Mimar sektör bilirkişisinin de bulunduğu bir heyetten yeni bir rapor alınarak ihtiyati tedbir talebinin bu yeni rapor doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, ihtiyati tedbir şartlarına itirazlarının yerinde görülmemesi halinde ise, Müvekkilinin uğrayabileceği zararları teminen,
teminat tutarının 1 milyon TL’den az olmamak üzere artırılmasına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ İTİRAZIN DEĞERLENDİRİLMESİNE İLİŞKİN ARA KARARI. İlk derece mahkemesince 14/07/2025 tarihli ara kararı ile; "...Tüm dosya kapsamı ve alınan raporla sabit olduğu üzere davacı tescilli markası ile davalı kullanımları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, bu hususta yaklaşık ispatın sağlandığı, davalı tatarafın kullanımlarının da marka hakkına dayandığı gözetildiğinde uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği,
yargılama süresince her iki tarafın da haklarının zarar görmemesi için SMK'nun 151/2-c maddesi uyarınca davalı tarafça uygun bir teminat yatırılması karşılığında hakkaniyete uygun olacağı anlaşılmakla tedbire itirazın kısmen kabulü ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenle.
1-Davalının ihtiyati tedbire itirazının KISMEN KABULÜ ile, 1-Mahkememizin 02.07.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının KALDIRILMASINA, 2-Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ ile, 3-SMK'nun 159/2-c maddesi gereğince muhtemel zararın tazmini yönünden, davalı tarafça 1.000.000,00 TL nakdi ya da gayri nakdi teminatın karar tarihinden itibaren 1 hafta içerisinde Mahkememize depo edilmesine, 4-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,,..." karar verilmiştir.İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili 22/07/2025 tarihli istinaf dilekçesinde.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi ile davalının ihlali tespit edildiğini, Mahkeme kararında belirtilen teminatın yatırılarak tedbir kararın uygulanması için İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı adresinin Çorlu olması nedeniyle talimat yazısı alındığını, bu sırada davalının itirazı üzerine Mahkemece 14.07.2025 tarihli duruşmada tedbir kararının kaldırılmasına karar verildiğini, Mahkemenin 14.07.2025 tarihli kararını bu açıdan yasaya ve usule aykırı olduğunu, Davalının istinaf sebeplerinin yasaya ve usule aykırı olduğunu, altı yıl boyunca çatışmasız ve barışçıl şekilde birlikte var olduğu ve davacının sessiz kaldığı iddialarının kabulünün mümkün bulunmadığını, davacının davalı kullanımından haberdar olur olmaz ihlalin sonlandırılması için dav istemli ihtarnameyi gönderdiğini,
Patent Kurumu nezdindeki itirazın, tescile yönelik itiraz olduğunu, Patent Kurumunun itirazları kabul etmesi sonrasında davacıda, davalının markayı kullanmayacağı düşüncesinin hasıl olduğunu, ancak bir müşterisinin uyarısı üzerine davalının internet üzerinden( web sayfası, instagram uygulamasından) kullanımından haberdar olunduğunu ve aynı gün davalıya ihtar gönderildiğini, Dosyada alınan bilirkişi raporunda davacının markası ile davalının markasının benzer olduğu ve karıştırılabileceği ileri sürülerek İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2025/ 107 E., 14.07.2025 tarihli ihtiyati tedbir taleplerinin kısmen kabulü,
davalı tarafın ihtiyati tedbire itirazının kısmen kabulü, 02.07.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin 14.07.2025 tarihli kararının KALDIRILMASINA, Davalının ihtiyati tedbire haksız itirazlarının ve istinaf taleplerinin tümüyle reddine, İhtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili 19/07/2025 tarihli istinaf dilekçesinde özetle. İhtiyati tedbir kararına itiraz dilekçelerini tekrar ile.
İhtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını, davacının davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak dahi ispat edemediğini, Müvekkilinin markayı en geç Nisan 2019'dan itibaren markasal olarak kullandığını, Dava konusu markaların altı yıldan uzun bir süredir piyasada barışçıl şekilde var olduğunu, davacı'nın uzun süreli sessizliği dikkate alındığında ihtiyati tedbir verilmesini gerektiren gecikmesinde sakınca bulunan bir hal bulunmadığını, Bilirkişi Raporunun eksik inceleme ile hazırlandığını, kanunen zorunlu “mal ve hizmetler arasında ayniyet veya benzerliğin bulunup bulunmadığı” yönünde bir inceleme yapılmadığını,
Davacının dava konusu markayı ticaret (mal) markası (mobilya satışı) olarak kullanırken, müvekkilinin tescilli markasını hizmet markası (tadilat, dekorasyon, iç mimarlık, proje ve inşaat hizmetleri) olarak kullanmakta olduğunu, Markanın 35. sınıfta kullandığına dair yapılan tespitin hatalı olduğunu, Müvekkili tarafından emtia satışı yapılmadığını, Dava konusu markaların kullanıldığı mal ve hizmetlerin;
doğaları, kullanım amaç ve şekilleri, dağıtım kanalları, ilgili tüketici kesimleri ve ticari kaynaklar yönünden hiçbir benzerlik taşımadığını, markalar arasındaki görsel, işitsel ve kavramsal farklılıklar bulunduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, Müvekkilinin marka için 17 Mart 2020 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde marka başvurusu yaptığını, davacının 6 Ağustos 2020 tarihinde başvuruya itiraz ettiğini, dolayısıyla davacının en geç marka başvurusunun yayımlandığı 10 Nisan 2020 tarihinde markadan haberdar olduğu, davacı itirazının ...
Markalar Dairesi Başkanlığı'nın 11 Ocak 2021 tarihli kararıyla kısmen kabul edilerek marka başvurusundan 37. Sınıf'ta yer alan “mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri'nin marka başvurusu kapsamından çıkarılmasına ve tescil işlemlerinin kalan mal ve hizmetler için devam ettirilmesine karar verildiğini, Netice itibarıyla Müvekkili marka başvurusunun 17 Ocak 2022 tarihinde tescil edilerek 17 Mart 2020 tarihinden itibaren marka olarak koruma kazandığını, Markanın 20 ve 37. Sınıf'ta yer alan mal ve hizmetler yönünden tescilli olduğunu, davalının markasını konut ve işyerlerine yönelik banyo ve mutfak,
yenileme/ tadilat projelerinin hazırlanması ve uygulaması hizmetlerinde kullandığını, markanın mobilya dahil herhangi bir ürün satışında değil, banyo ve mutfaklar ile konut ve isverlerinin iç dekorasyonunda kullanıldığını, Temel uzmanlık alanı numarası 12 olan İç Mimar sektör bilirkişisinin de bulunduğu bir heyetten yeni bir rapor alınarak ihtiyati tedbir talebinin bu yeni rapor doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14 Temmuz 2025 tarihli İhtiyati Tedbir Kararı'na itirazın kısmen kabulüne dair kararının kaldırılmasına,
davacı ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, markaya tecavüzün tespiti, men'i talebine ilişkindir.Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık ise, ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesince ters teminata karar verilmesine dair 14/07/2025 tarihli ara karara ilişkindir.
Karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönden yasaya aykırılık bulunmadığı, tarafların aynı sınıfta tescilli markaları bulunduğu, uyuşmazlık yargılamayı gerektirmekle birlikte bilirkişi raporundaki tespitler ile mevcut deliller kapsamında tarafların hak ve menfaat dengesi gözeltilerek ters teminata karar verilmesinin yerinde olduğu,
sektör bilirkişisinin heyete dahil edilmek suretiyle yeniden rapor alınması ve delil durumunda değişiklik olması halinde her zaman yeniden talepte bulunulmasının ve talebin değerlendirilmesinin mümkün olduğu, takdir edilen teminatın aşama itibariyle mevcut delil durumuna da uygun olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf isteminin ayrı ayrı esastan reddi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/1174, K. 2025/1164, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama