KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2025/147 Esas
- Karar no
- 2025/739 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/03/2019
- Numarası
- 2016/176 Esas, 2019/62 Karar
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/09/2016
Karar Metni
1.251 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 356. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili firmanın TPE nezdinde ...,..., ..., ... ve ... numaralı tescilli markaların sahibi olduğunu, müvekkili adına tescilli benzer özellikte başkaca markaların da bulunduğunu, müvekkilinin tescilli markalarının ortak özelliğinin; “...” ibaresinin yanı sıra, esas unsurlarının figüratif “..” harfi olması olduğunu, söz konusu markaların mizanpajına bakıldığında, kelime unsurunu oluşturan “...” kelimesinin markanın üst kısmında büyük harf karakterleri ile,
fakat markanın diğer ana unsurunu oluşturan figüratif “...” harfinin ise daha baskın bir biçimde ve kelime unsuruna göre daha büyük ve daha dikkat çekecek biçimde tertip edildiğini, markalara asıl karakterini veren ana unsurun figüratif “...” harfi olduğunun göze çarptığını, davalı adına ... sayı ile tescilli “... +... şekli” markası ise, müvekkilinin markaları ile karıştırılma ihtimali barındırdığını, nitekim taraflar arasında, figüratif “...” harfi sebebiyle pek çok dava görüldüğünü ve müvekkilinin bu davaları kazandığını, bazılarının kesinleştiğini, sonuç olarak;
davalı firmanın ... sayı ile tescilli “... + ... şekli” markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde dava açmadığından sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı, ayrıca Ankara 4. FSHHM'nin 2013/245 Esas ve 2014/234 Karar sayılı davasını takip etmediğini, davanın açılmamış sayıldığını, daha sonra tekrar hükümsüzlük davası açmasının kötü niyetli olduğunu, kazanılmış hakkın söz konusu olduğunu, davacının delil olarak sunduğu örnek mahkeme kararlarında “...” kelimesi ve “..” harfinin bulunmadığını, tarafların markaları arasında, bütüncül izlenimde, benzerlik bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI
İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 05.03.2019 tarihli 2016/176 E. - 2019/62 K. sayılı kararıyla; toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile davalının markasının davacının seri markaları ile iltibas yaratacak derecede benzer olması nedeniyle, davanın kabulüne ve davalının ... numaralı "... + ... Şekil" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
DAİREMİZİN 1. KARARI: İlk derece mahkemesi kararının davalı tarafça istinafı üzerine, Dairemizin 17/02/2022 tarih ve 2019/1845 E., 2022/240 K. sayılı kararı ile; davalı markasının tescil tarihinin 01/07/2011 tarihli olduğu ve davanın da 5 yıllık süre geçtikten sonra 30/09/2016 tarihinde hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle, davalı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın HMK 114/2 ve 115.maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine" karar verilmiştir.
YARGITAY 1. BOZMA İLAMI: Dairemizin 17/02/2022 tarih ve 2019/1845 E., 2022/240 K.sayılı kararı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 02/11/2023 tarih ve 2022/2473 E., 2023/6427 K.sayılı ilamı ile; her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davalı markasının tescil tarihinin 01/07/2011 olduğu, davanın 5 yıllık süre geçtikten sonra 30/09/2016 tarihinde açıldığı, hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmişse de,"Markanın tescilinde kötü niyet varsa iptal davası süreye bağlı değildir." düzenlemesinin eldeki somut uyuşmazlık bakımından irdelenmediği, tartışılmadığı, eksik değerlendirme ile yazılı şekilde karar verildiği gerekçesiyle bozulmuştur.
DAİREMİZİN 2. KARARI: Dairemizin 06/03/2024 tarih ve 2024/98-418 E-K.sayılı kararı ile, Yargıtay bozma ilamına uyularak, Yargıtay bozma ilamında işaret edildiği gibi 556 Sayılı KHK'nın 42.maddesindeki 'Markanın tescilinde kötüniyet varsa iptal davası süreye bağlı olmaması' yönündeki düzenleme ve somut olaydaki koşullar dikkate alındığında, işbu davada 5 yıllık dava açma süresinin uygulanmayacağı ve bu nedenle davanın süresince olduğu anlaşıldığından; ilk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne dair kararın isabetli olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
YARGITAY BOZMA 2. İLAMI: Dairemizin 06/03/2024 tarih ve 2024/98-418 E-K.sayılı kararı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 20/11/2024 tarih ve 2024/2985 E., 2024/8113 K. sayılı ilamı ile.
İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak hüküm mahkemesi sıfatıyla yeniden esas hakkında hüküm kurulmakla artık İlk Derece Mahkemesi kararı hukukî varlığını kaybettiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma kararına uyulmakla yapılan yargılama İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi mahiyetinde olmadığı,
bozma ilamına uyan Bölge Adliye Mahkemesince, uyulan bozma kararı doğrultusunda uyuşmazlığı sona erdirecek, infaza elverişli hüküm kurulması gerekirken, hayatiyetini kaybetmiş İlk Derece Mahkemesi kararı ile ilgili istinaf incelemesi yapılarak istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmediği gerekçesiyle bozulmuştur.
GEREKÇE
Dava; davalı adına tescil edilen ... numaralı "... + ... Şekil" markasının hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, verilen bu kararın istinafı üzerine Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, HMK'nın 114/2 ve 115.maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafın temyizi üzerine Dairemizin bu kararı, yukarıda yazılı şekilde Yargıtay tarafından bozulmuştur. Dairemizce Yargıtay bozma ilamına uyularak, bu defa davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Dairemizin ikinci kararı, davalı tarafın temyizi üzerine, yukarıda yazılı şekilde Yargıtay tarafından bozulmuştur. Dairemizce usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.Davalının davaya konu ... numaralı "... + ...
Şekil" markası, davacı markalarından daha sonra tescil edilmiş olup, söz konusu marka, görsel olarak davacının seri markaları ile benzerdir. Her iki tarafın markalarında da esas unsur, ön plana çıkartılan figüratif ".." harfi olup, "..." harfinin yazım şekilleri de benzerlik göstermektedir. Bu nedenle taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmaktadır.
Her iki tarafın markaların 34. sınıfta tütün, türün ürünleri, sigara, buna benzer ürünlerle ilgili eşyalar için tescil edilmiştir.
Sigara ve tütün tüketicilerinin toplumun her kesiminden olabileceği, bu nedenle ortalama tüketici oldukları, bilinçli tüketici olarak kabul edilemeyecekleri, ortalama tüketicilere göre değerlendirme yapıldığında markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, kaldı ki bilinçli tüketici olsalar dahi taraf markalarının yalnızca sigara ve tütün ürünleri için değil, bu ürünlerle ilgili günlük kullanılabilecek eşyalar içinde tescil edildikleri, ayrıca markalar arasındaki yüksek benzerlik nedeniyle yine de karıştırılma ihtimali olabileceği sonucuna varılmıştır.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin birinci bozma ilamında belirtildiği üzere, dava tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK'nın 42. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, sessiz kalma suretiyle hak kaybının gerçekleşmesi, sonraki tarihli marka sahibinin iyi niyetli olmasına bağlıdır.
Davalı markasının davacıya ait markaların esas unsurunu oluşturan figüratif ".." harfini içerdiği, davalının "... , "..." ve "..." seri markalarını üç ayrı koldan tescil ettirdiği, tüm markaların davacıya ait markaların esas unsurunu oluşturan figüratif "..." harfini içerdiği, bu nedenlerle davalının marka tescillerinin kötü niyetli olduğu sonucuna varılmış olup, somut uyuşmazlıkta sessiz kalma yoluyla hak kaybı söz konusu olmadığından, dava süresinde açılmıştır.
Toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile, davalının markasının davacının seri markaları ile iltibas yaratacak derecede benzer olması, davalının marka tescilinde kötü niyetli olması nedeniyle davanın kabulüne ile; davalının ... numaralı "... + ... Şekil" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/147, K. 2025/739, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama