KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- Dosya no
- 2025/24 Esas
- Karar no
- 2025/282 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/10/2024
- Numarası
- 2023/554 E. Ara karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.036 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
TALEP
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde.
Mahkeme nezdinde devam eden davada, gerek savcılık dosyasına sunulan rapor gerekse mahkemece alınan rapor kapsamında; ihtiyati tedbir kararının değişen koşullara göre gözden geçirilmesi ve icra takibinin durdurulmasının talep edildiğini, alacaklı vekilinin, davaya konu iki icra dosyasında da sadece zarar verme kastı ile dosyaların borçlusu şirket olmasına rağmen farklı farklı ikametgahlarda ev haczi talep ettiğini, netice itibari ile dosyadaki belge, bilgi ve raporlardan, icra takibine konu senetler sebebi ile davacının davalıya (alacaklıya) borcunun olmadığının sübuta erdiğini, lakin yargılamanın da geçireceği safahat gözetildiğinde,
alacaklının da sadece zarar verme kastı ile haciz işlemi uygulamaya çalıştığı nazara alınarak, taleplerinin kabulünü ve mahkemece icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki tedbir kararının değişen koşullar gözetilerek değiştirilmesini, HMK md. 209 ve HMK md. 396 uyarınca asıl davaya konu ... ve birleşen davaya konu ... (yetkisizlik sonrası ...) sayılı dosyalarındaki icra takibin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARI
İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi 10.10.2024 tarihli 2023/554E.sayılı ara kararıyla; "...Mahkememizin 11/09/2023 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin İİK.
72/3 maddesi gereğince KABULÜ ile, dava dilekçesinde harçlandırılan dava değeri olan 11.974.500-TL'nin %15'i olan 1.796.175-TL teminatın Mahkememiz veznesine depo edilmesi veya aynı tutarda kesin ve süresiz teminat mektubunun dosyaya sunulması halinde ... sayılı icra takip dosyası kapsamında icra veznesine ödenen paranın (borcun tamamı) alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.6100 Sayılı HMK 209/1 maddesinde.
"Adi bir senetteki yazı veya imza inkar edildiğinde, bu konuda karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz." hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda davacı tarafça senetteki imzaya itiraz edilmediği, senedin önceki şirket yetkilisi tarafından eski tarihli olarak ve geçmişe yönelik olarak düzenlendiği ileri sürülerek HMK 209. Maddesi gereğince tedbir talep edilmişse de, davacı iddialarının yargılamayı gerektirdiği anlaşılmıştır.
Takibin kesinleşmesi öncesi veya sonrasında takibe konu senedin sahteliğinin iddia edilmesi, HMK'nun 209. maddesi uyarınca takibin durdurulması sonucunu doğurmaz. Somut olayda HMK 209. Madde değil, İİK 72/3. Maddenin uygulanması gerektiğinden ve mahkememizce bu kapsamda daha önce karar verilmiş olduğu anlaşıldığından talebinin reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; sahtelik iddialarının bilirkişi raporları ile doğrulandığını,Müvekkili hakkında haciz baskısının devam ettiğini, müvekkilinin mal varlığının her geçen gün değer kaybedeceğini ve mülkiyet hakkının ihlal edileceğini,Tedbir kararı verilmemesi halinde müvekkili açısından telafisi güç ve imkansız zararlar doğacağını belirterek, istinaf taleplerinin kabulüne, mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararının kaldırılmasına, ... ve ... sayılı dosyalarındaki icra takiplerinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dosya incelendiğinde ilk derece mahkemesince 11/09/2023 tarihli ara kararı ile; "…Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin İİK.
72/3 maddesi gereğince KABULÜ ile, dava dilekçesinde harçlandırılan dava değeri olan 11.974.500-TL'nin %15'i olan 1.796.175-TL teminatın Mahkememiz veznesine depo edilmesi veya aynı tutarda kesin ve süresiz teminat mektubunun dosyaya sunulması halinde... sayılı icra takip dosyası kapsamında icra veznesine ödenen paranın (borcun tamamı) alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir uygulanmasına, 2-)Teminat ödendiği takdirde ... sayılı icra dosyasına tedbir kararının ifası için müzekkere yazılmasına,3-)Sair taleplerin REDDİNE…" karar verildiği,
13/09/2023 tarihli ek kararı ile de "…Mahkememizin 11/09/2023 tarihli tedbir kararında 1 nolu ara kararda geçen "... sayılı" ibaresinin "... sayılı" olarak DÜZELTİLMESİNE…" karar verildiği tespit edilmiştir.
GEREKÇ E
Dava, icra takibinden sonra açılan borçsuzluğun tespiti davasıdır.İlk derece mahkemesince 11/09/2023 tarihinde icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmiş, davacı vekili yeni delillere dayanarak bu kez ihtiyati tedbir kararının değişen koşullara göre gözden geçirilerek HMK’nun 396. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının değiştirilmesine ve takiplerin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece talebin reddedilmesi üzerine davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi,
HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.HMK 341. maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen hangi kararların istinaf edilebileceği açıklanmıştır.HMK'da kural olarak ara kararlara karşı kanun yoluna başvuru kabul edilmemiş, bu tür kararlara karşı kanun yolu başvurusu ancak kanunda düzenlenen istisnai durumlar bakımından kabul edilmiştir.
Ara kararlara karşı kanun yoluna başvurulabilmesi için bu hususu kanunun açıkça düzenlemesi gerekmekte olup, aksi takdirde ara kararlar ancak esas hükümle birlikte kanun yoluna götürülebilir.
Davalının talebi HMK'nın 396. maddesine dayalı, durum ve koşulların değişmesi sebebiyle daha önce verilen ihtiyati tedbirin değiştirilmesine ilişkin olup, madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, durum ve koşulların değişmesi sebebiyle ihtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararın istinafı kabil kararlara dahil edilememesi kanun koyucunun da açık ve bilinçli bir tercihidir. Zira HMK’nun 396. maddesinde.
"Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir.
İtiraza ilişki 394’üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır." şeklinde düzenleme yapılmış olup, bu durumda HMK’nun 396. maddesi uyarınca verilen kararlara karşı itiraz yoluna başvurulabileceği, istinaf talebinde bulunulamayacağı anlaşılmaktadır.Gerekçede de belirtildiği gibi ihtiyati tedbir kararı verildikten sonra, mevcut olan durum ve koşulların dava sırasında birden fazla değişmesi mümkün olabilir ve her seferinde itiraz edilebilir, her itiraz üzerine verilen karara karşı kanun yoluna başvurulması,
ihtiyati tedbir kararlarına karşı başvurulması öngörülen istinaf yolundan beklenen amacın tam tersine bir sonuç doğuracaktır.
Durum ve koşulların değişmesi sebebiyle yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı ancak esas hükümle birlikte kanun yoluna başvurulabilecektir.Davacı vekilinin tedbirin değiştirilmesi talepli dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususların HMK 396 maddesi gereğince değişen koşullara ilişkin olup, ilk derece mahkemesince inceleneceği, davacı yan aşamalarda her zaman tedbirin değiştirilmesini talep edebilirse de, kanun koyucunun değişen şartlar halinde verilecek kararın itiraz yasa yoluna tabi olduğunu düzenlediği dikkate alındığında, davacı vekilinin istinaf isteminin usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜ M
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/24, K. 2025/282, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama