KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi Birleşen Davada
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Dosya no
- 2025/334 Esas
- Karar no
- 2025/517
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Numarası
- 2023/22 Esas, 21/11/2024 Tarihli ara karar
- Dava türü
- Marka Hükümsüzlüğü ve Markanın iptalinden Kaynaklanan
- Davanın konusu
- Marka Hükümsüzlüğü, Tecavüzün Tespiti, Durdurulması
Karar Metni
1.724 kelime·9 dk okuma·12 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Asıl davada davacı ... AŞ vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adına tescilli ...kod numaralı ... unsurlu markanın, ... kod numaralı ... unsurlu markanın, ... kod numaralı AHCC unsurlu markanın tescilli olduğu 05. Sınıfında bulunan tüm emtialar yönünden SMK 5/1-c ve de hükümler kapsamında hükümsüzlüğüne karar verilmesin, arz edilen taleple eş zamanlı inceleme yapılarak ... kod numaralı ... unsurlu, ... kod numaralı ... unsurlu markaların tescilli oldukları tüm emtialar bakımından kullanılmamaları nedeni ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
TALEP
Davacı vekili, İstanbul 4. FSHHM'nin 2022/20 Esas sayılı birleşen dosyasında yargılamanın henüz başında taraf delilleri toplanmadan karşı yanın talepleri ile tanzim edilmiş ihtiyati tedbir kararının haksız olduğunu, mahkeme emrine uyarak kullanımlarını durdurmak zorunda olan müvekkillerinin milyonlarca lira zarara sebebiyet verdiğini, ilgili kararın yerinde olmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda haksız tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Türkiye'de tek yetkili satıcısı ve distribütörü olarak markasal kullanım haklarına sahip olduğu TPMK nezdinde ... tescilli numaralı ... ibareli, ... tescil numaralı ... ibareli, ... tescil numaralı ..., ... numaralı ... ibareli, 2019 114613 numaralı ... ibareli ve "..." esas unsurlu markaların birebir aynısının ve ya ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin davalılar tarafından üretilip imal, ithal, ihraç edildiğini,
bu suretle davalıların tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek,davalılardan ... adına kayıtlı ... nolu ... esas unsurlu markanın ve ... ibareli markanın SMK 4,5,6,7,9,18,25md gereğince kötüniyetli tescil nedeni ile hükümsüzlüğüne, ... nolu ... esas unsurlu markanın ve ... ibareli markanın 3.kişilere devrinin tedbiren önlenmesine, davalılara ait adreste el koyma, toplama ve imhaya ilişkin tedbir kararı verilmesini, davalılardan ...'e ait internet siteleri ve linkleri belirtilen sitelerdeki kullanımlar yönünden internet adreslerine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalılara ait ürünlerin gümrüklerde durdurulması,
el koyulması suretiyle tedbir kararı verilmesi talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR İLE İLGİLİ SAFAHAT
İHTİYATİ TEDBİR KARARI
İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/20 Esas ve 03/03/2022 tarihli ara kararı ile; "...Dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davaya konu markanın devrinin uyuşmazlığın çözümünü güçleştirmesi, taraf değişikliği nedeni ile yargılamayı gereksiz uzatacağı, ancak markanın da tescilli olması gözetilerek sahibine kullanım hakkı verdiği 3.kişilere devir engeli de mülkiyet hakkını kısıtlayacağından davaya konu markaların teminat karşılığında üçüncü kişilere devrin önlenmesi talebinin kabulüne" karar verilmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARI
İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/20 Esas ve 12/05/2022 tarihli ara karar ile; "Tüm dosya kapsamı, sunulan bilirkişi raporu, yaklaşık ispat şartı dikkate alınarak talebe konu tedbir yönünden yasal şartların oluşmadığına kanaat getirilmekle davacının tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KARARI
Dairemizin 30/09/2022 tarih ve 2022/1096 Esas, 2022/1556 Karar sayılı ilamı ile; "... ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ise de, bilirkişi heyetinde farmakolog bilirkişi bulunmadığı, davalının savunmasına konu hususlar yönünden de bilirkişi heyeti tarafından değerlendirme yapılmayarak bu hususun sektör bilirkişisi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin raporda açıkça belirtildiği,
ihtiyati tedbir istemine konu markanın bulunduğu ürünlerin 5 nolu emtia sınıfında "tıbbi amaçlı olmayan tamamlayıcı gıda maddeleri" kapsamında olduğu dikkate alındığında mahkemece bilirkişi heyetine farmakolog bilirkişi eklenerek ihtiyati tedbir isteminin ve itirazın değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile istemin reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir." gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR KARARI
İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/20 Esas ve 16/02/2023 tarihli ara karar ile: "Tüm dosya kapsamı, alınan kök ve ek rapor, İstinaf Kaldırma Kararı doğrultusunda yaklaşık ispat şartı dikkate alınarak talebe konu tedbir yönünden yasal şartların oluştuğuna kanaat getirilmekle davacının tedbir talebinin kabulüne 1-İhtiyati tedbir talebinin 300.000,00 TL teminat karşılığında kabulü ile, davacı adına tescilli ... ibareli ve esas unsurlu markalara benzer, davalı tarafa ait ürün, katalog, broşür, tanıtım materyali , etikte, ambalaj, ürün kalıbı, tabela ve benzeri ürünlere el konulmasına ve toplanmasına,
ayrıca davalıya ait https://silvershellheal.com ve https://www.instagram.com/... isimli internet ve sosyal medya sitelerinde ... ibareli kullanımların çıkarılmasına, ..., ..., ..., ..., ... isimli e - ticaret sitelerine ilgili ürünlerin kullanımlarının durdurulması bakımından müzekkere yazılmasına, " karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KARARI
Dairemizin 2023/524 Esas, 2023/855Karar sayılı ilamı ile; "...Mahkemece Dairemiz kararına uygun olarak bilirkişi heyetine farmakolog bilirkişi eklenmek suretiyle ek rapor aldırılmış, dosyaya sunulan 26.01.2023 tarihli ek raporda "Kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerden dönülmesini gerektiren bir durum saptanmadığı; iltibasa yol açan unsurun ... olduğu." kanaatinin bildirildiği;
bunun üzerine ilk derece mahkemesinin 16/02/2023 tarihli ara kararı ile: "... alınan kök ve ek rapor, İstinaf Kaldırma Kararı doğrultusunda yaklaşık ispat şartı dikkate alınarak talebe konu tedbir yönünden yasal şartların oluştuğuna kanaat getirilmekle davacının tedbir talebinin kabulüne" karar verilmiştir.
Tüm bu hususlar dikkate alındığında; mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının Dairemizin yukarıda zikredilen kararına uygun olarak yapılan araştırma sonucunda verildiği anlaşıldığından; -Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE," karar verilmiştir.
İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ İlk derece mahkemesinin 2023/22 Esas sayılı dosyada 29/02/2024 Tarihli ara kararında.
"Tüm dosya kapsamı,mahkememiz dosyası ile birleşen İstanbul 4. FSHHM'nin 2022/20 esas sayılı dosyası,anılan dosyada mevcut kök ve ek rapor,İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 2023/524 Esas ve 2023/855 karar sayılı karar içeriği hep birlikte gözetilmekle ihtiyati tedbir kararı verilmesine yönelik yaklaşık ispat şartının devam ettiği anlaşılmakla ters teminat talebi yönünden ise davanın niteliği gözetilerek Yüksek Mahkeme kararlarında belirtildiği üzere kararın etkinliğini temin etmek ve ayrıca tedbir kararının konusuz kalabileceği de değerlendirilmekle mahkememiz dosyası ile birleşen İstanbul 4. FSHHM'nin 2022/20 esas sayılı dosyasında verilen
tedbir kararına karşı yapılan tüm itirazların reddine" karar verilmiştir.
İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ KARARI İlk derece mahkemesinin istinafa konu 21/11/2024 tarihli ara kararında; "..Tüm dosya kapsamı, mahkeme dosyası ile birleşen İstanbul 4. FSHHM'nin 2022/20 Esas sayılı dosyası, anılan dosyada mevcut kök ve ek rapor içeriği hep birlikte gözetilmekle, gelinen aşamada dosya kapsamında her ne kadar 07/07/2024 tarihli rapor sunulmuş ise de, mevcut raporlar arasında çelişkinin bulunduğu, çelişkinin giderilmesi için dosyanın bilirkişi incelemesinde olduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2023/524 Esas ve 2023/855 karar sayılı karar ilamı da göz önünde bulundurularak,
ihtiyati tedbir kararı verilmesine yönelik yaklaşık ispat şartının devam ettiği, tedbir kararı verilmesi ya da kaldırılması hususunun her aşamada değerlendirilebileceği anlaşılmakla davanın niteliği de gözetilerek mahkememiz dosyası ile birleşen İstanbul 4. FSHHM'nin 2022/20 Esas sayılı dosyasında verilen tedbir kararına karşı yapılan tüm itirazların; -Birleşen dosyada verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin bu aşamada reddine,"Şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı ... ANONİM ŞİRKETİ vekili istinaf isteminde; müvekkili aleyhine ihtiyati tedbir uygulandığını ancak, müvekkilin adına tescilli çok sayıda markasını kullanmasının engellenmesi yönünde tanzim edilmiş olan ilgili kararın ardından “...” unsurunun tanımlayıcı mahiyette olduğu,
müvekkilinin kullanımlarının karşı yana ait markalardan kaynaklanan herhangi bir hakkı ihlal ettiğinden bahsedilemeyeceği yönünde tanzim edilmiş olan rapor ile tedbir için aranan “yaklaşık ispat şartı” ortadan kalktığını, tedbire itirazın reddine ilişkin 21/11/2024 Tarihli kararın kaldırılması gerektiğini, Raporda davaya konu olan “...” ibaresinin tanımlayıcı nitelikte, bir jenerik ad olduğu dolayısıyla herhangi bir kişinin tekeline bırakılamayacak nitelikte olduğu,
tespit edildiğini, YİDK kararının iptalini ve markanın hükümsüzlüğünü talep ettiği Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/181 E. sayılı dosyasında Bilirkişi Raporunda da; markalar arasındakı ortak olarak işaretlenen “... ibaresinin ...” bileşiğinin baş harflerinden oluşan bir kısaltma olduğu, kısaltma olması nedeniyle hali hazırda ayırt edici niteliğinin zayıf olduğu,
"...” ibaresi ayırt etme gücünün zayıf olduğunun değerlendirildiği yönünde görüş belirtildiğini, markada yer alan “...” ibaresinin özellikle davanın konusunu oluşturan mal ve hizmet ile ilişkilendirilebilir bir ibare olmaması nedeniyle, markada ayırt ediciliği sağlayan unsur olduğu,
markaların bütünsel olarak ilişkilendirilebilir olmaması nedeni ile nisbi tescil engeli olmadığının belirtildiğini, “...” denilen ifadenin esasen “açığa çıkan ürünün aktif maddesini ifade eder hale geldiğini, ...'nin bir marka değil bir bileşik adı olduğunu, Davacı yanın resmi distribütörlerinden olan ...nın davacının resmi distribütörlerine yer verdiği https:www.../.../ Uzantılı adresten de ulaşılabilen sitesinde ...'den bilesik olarak bahsedildiği metinler bulunduğunu, ... ibaresinin tek başına kullanılamayacağını, harcıalem olduğunu, Müvekkilinin tedbire konu kullanımlarının da karşı taraf markaları ile benzer olmadığını,
Müvekkilinin tedbir nedeni ile mağdur olduğunu, yaklaşık ispattan söz edilemeyeceğini, aksine davacının iddialarının yerinde olmadığının ispat edildiğini belirterek 21/11/2024 Tarihli ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE İlk derece mahkemesinin 2023/22 Esas sayılı dosyasında dava; markaların hükümsüzlüğü ve markaların kullanmama nedeni ile iptal istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesinin 2022/20 Esas sayılı birleşen dosyasında dava; markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti meni, refi ile markaların hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık ise; ilk derece mahkemesinin 21/11/2024 Tarihli "ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine" ilişkin ara kararı yönünden asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... AŞ vekilinin istinaf istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; ilk derece mahkemesinin 2022/20 Esas sayılı birleşen dosyasında 16/02/2023 Tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir isteminin kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılardan ... AŞ vekilinin istinaf istemi Dairemizce incelenerek istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
"Durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasına" ilişkin düzenleme yapan 396. maddenin ikinci fıkrasında, kanun yollarını düzenleyen HMK'nun 391. maddesinin son fıkrasına veya 394. maddesinin beşinci fıkrasına atıf yapılmamış olduğundan, durum ve koşulların değişmesi sebebine dayalı tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması istemi ile ilgili mahkemece verilecek kararın istinafı olanaklı değildir.
Kanun koyucunun ihtiyati tedbire dair kanun yollarına ilişkin düzenlemeleri bilinçli, özenli, ayrıntılı ve açık bir şekilde yapması, ihtiyati tedbir talebinin reddi ve ihtiyatitedbir talebinin kabulü kararlarına itiraz üzerine verilen kararlar için kanun yolu imkânını getirmesi, HMK'nun 395. ve 396. maddelerinde ise bilinçli şekilde aynı kanunun 394/5. fıkrasına atıf yapmaması karşısında;
durum ve koşulların değiştiği iddiası ile ilgili tarafların talebi üzerine mahkemenin vermiş olduğu kararlara karşı istinaf yolu kapalıdır(Yargıtay 11.HD.2013/15990 E-2013/20189 K.sayılı 11.11.2013 tarihli, 2018/2004 E-2018/35484 K.sayılı,14.05.2018 tarihli, Y.19.HD.2013/10277 E-2013/15587 K.sayılı 21.10.2013 tarihli kararları) İstinafa konu 21/11/2024 Tarihli ara karar ise; mahkemenin 16/02/2023 Tarihli ihtiyati tedbir kararına yönelik olup ihtiyati tedbir kararından sonra değişen durum ve koşullar nedeni ile yapılan itiraz üzerine ilk derece mahkemesince verilen karar HMK 396 maddesi gereğince istinafa tabi olmayıp itiraza tabidir.
Açıklanan nedenle davacı ... Aş vekilinin istinaf isteminin HMK 396 maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/334, K. 2025/517, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama