KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- Dosya no
- 2025/42 Esas
- Karar no
- 2025/280 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 17/10/2024
- Numarası
- 2021/201 E. Sayılı ara kararı
- Davanın konusu
- Marka (Maddi Tazminat İstemli
Karar Metni
1.508 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
TALEP
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde; müvekkili ...
Ltd.'nin "..." isimli sahne müzikalinin formatı ve senaryo ana hatları ile içeriğinde yer verilen karakterleri dahil tüm unsurlar üzeride eser sahipliğinden doğan her türlü mali hakkın dünya çapında ilk ve gerçek hak sahibi olduğunu, diğer davacı müvekkilinin ise diğer müvekkili tarafından 11/11/2021 tarihinde tanzim edilen belge ile 11/11/2021-31/12/2022 tarihleri arasında Türkiye ve KKTC'de geçerli olacak şekilde söz konusu eserin mali ve diğer haklarını kullanma hak ve yetkisine sahip olduğunu, "..." markasının ilk ve gerçek sahibinin davacı ...
Şti olduğunu, davalının ise söz konusu markayı ... numara ile haksız ve kötü niyetli olarak adına tescil ettirdiğini belirterek söz konusu markanını SMK'nın 6 ve 25. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, ayrıca karşı tarafa her hangi bir tebligat yapılmaksızın, davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti için, İstanbul 1. Fikri ve Sınai haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/15 D iş sayılı dosyasından hazırlanan bilirkişi raporu da göz önünde bulundurularak, ... sitesi üzerindeki satışların, “davalıya ait ... ve... hesapları üzerinde bilirkişilerce inceleme yapılmak suretiyle;
davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile davalıya ait ... ve ... hesaplarına erişimin engellenmesine, dava tarihinden itibaren yargılama bitinceye kadar davalıların "..." isimli gösteriyi sahnelemesinin tedbiren durdurulmasına, bu doğrultuda Aralık ayı boyunca yapılacak ve tarih ve yerleri bildirilen adreslerdeki gösteriler ile sonrasında yapılacak gösterilerin tedbiren durdurulmasına, bu yolda isim ve adresleri verilen merkezlere ihtiyati tedbir kararının yazılı olarak bildirilmesine,
davalılar nezdinde ve adresleri bildirilmiş gösteri merkezlerinde, cadde ve sokaklarda duvarlara asılmış olan üzerinde "..." ibaresi bulunan her türlü basılı ve yazılı evrak ve tanıtım materyallerinin, reklam afişleri, tabela, reklam, pano, oyuncak, promosyon malzemelerine tedbiren el konulmasına, toplatılmasına ve yediemine teslimine , ihtiyati tedbir kararının yargılama süresince devamına karar verilmesini talep etmiştir.
TEDBİR KARARI
İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 09/06/2022 tarihli ara kararı ile; "...ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile tedbir talep eden tarafından karar tebliğ tarihinden itibaren 1 HAFTALIK KESİN SÜRE içerisinde, 500.000,00 TL teminat veya muteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu Mahkememize depo edildiğinde.
2-Dava kesinleşinceye kadar, Davalıya ait ... ve ... instagram hesaplarında ...markasının ve bu markaya ilişkin paylaşımlar yapılmasının yasaklanmasına, mevcut kullanımların kaldırılması için davalıya iş bu ara kararın tebliğinden itibaren 1 hafta kesin süre verilmesine,
aksi halde internet adresi ve sosyal medya hesaplarının kapatılabileceğinin ihtarına, 3-Dava tarihinden itibaren yargılama bitinceye kadar davalıların ... isimli gösteriyi sahnelemesinin tedbiren durdurulmasına,4-Bildirilmiş gösteri merkezlerinde, cadde ve sokaklarda duvarlara asılmış olan üzerinde ... ibaresi bulunan her türlü basılı ve yazılı evrak ve tanıtım materyallerinin, reklam afişleri , tabela ,reklam, pano, oyuncak, promosyon malzemelerine tedbiren el konulmasına, toplatılmasına..." karar verilmiştir.
İHTİYATİ TEDBİRİN KALDIRILMASI TALEBİ
Davalı vekili 07/10/2024 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ve 17/10/2024 tarihli duruşmadaki beyanı ile Aralık 2019 tarihinde Türkiye'de "..."...” ibaresinin Türkiye’de tanınırlığa ulaştığını, tanınırlığını arttırdığını, asıl davacıların müvekkilinin oluşturduğu izleyici kitlesinden haksız olarak faydalandığını ve müvekkiline karşı haksız rekabette bulunduğunu, mahkemeyi de tedbir kararıyla buna alet ettiğini belirterek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİRİN KALDIRILMASI TALEBİNİN REDDİ KARARI:İstanbul Anadolu 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 17/10/2024 tarihli ara kararı ile; "...İddia, savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Mahkememizce 09/06/2022 tarihli ara kararı gereğince ihtiyati tedbirin kabulüne karar verildiği, esasa yönelik aldırılan 09/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda oy çokluğu ile hükümsüzlük koşullarının oluştuğu yönünde görüş bildirildiği fakat bilirkişi ... tarafından rapora muhalefet şerhi yazıldığı,
davalı vekilince hem bu dosyada alınan rapor hem de mahkememizin 2021/198 Esas sayılı dosyası ile yine aynı konuya ilişkin görülen dosyada alınan raporda ihlal olmadığı yönündeki görüş dikkate alınarak tedbirin kaldırılması talep edilmiş ise de dosyamızda mevcut her iki raporda da ihlal olduğu yönünde bilirkişi raporlarının mevcut olduğu mahkememizin 2021/198 Esas sayılı dosyasındaki rapor ile iş bu dosyadaki raporlar arasında çelişki mevcut ise de çelişkinin mahkememizce yeni bir heyet oluşturulmak suretiyle giderilebileceği fakat mevcut durum itibariyle tedbir koşullarında herhangi bir değişiklik olmadığı kanaatine ulaşıldığından ihtiyati
tedbirin kaldırılması talebinin reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; aşamalardaki diğer beyanlarını tekrarla; müvekkilinin markasını kendi kullanma amacıyla, daha önceki tiyatro oyunlarında olduğu gibi, tescil ettirdiğini, müvekkilinin davacıdan farklı bir müzikal sahnelediğini, müvekkilinin ve davacının müzikallerinde anonim olan "..." şarkısının farklı versiyonlarının kullanıldığını, davacının şarkı üzerinde bir tekel hakkı bulunmadığını, gerçekten de davacıdan çok daha önce "..." isimli şarkının pek çok farklı kişi tarafından ... isimli platforma yüklendiğini, müvekkilinin zaten davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği şarkı versiyonunu değil,
başka bir şarkı versiyonunu kullandığını, kaldı ki şarkının davacıya ait olmadığının bizatihi davacı tarafından Kore'de yapılan yargılamada ifade edildiğini, bununla birlikte şarkının kullanıldığı dans videolarının, şarkının yılbaşı versiyonunun, korsan versiyonunun, şarkının temasının kullanıldığı bir çok çizgi filmin, şarkının temasının kullanıldığı uygulama ve oyunların faklı platformlarda, farklı kişilerce yer aldığını, tüm bunlar bir arada haksız rekabet ve kötü niyet olmadan bir arada var olabilirken, yalnızca müvekkiline kötü niyet atfedilmesinin ve müvekkilinin tescilli markasını kullanamamasının kabul edilemeyeceğini belirterek,
arz ve izah olunan nedenlerle; yerel mahkemenin 17.10.2024 tarihli kararının kaldırılmasına, müvekkiline ait tescilli markanın kullanılmaması yönünde verilen tedbirin kaldırılmasına, II numaralı taleplerinin kabul edilmemesi halinde, davacı tarafından yatırılan teminatın arttırılmasına (Davacı yabancı olup, müvekkilinin 2 yıldır markasını kullanamadığını, kazanılmış bir dava olmamasına rağmen markanın davacı tarafından kullanıldığını, davanın reddedilmesi durumunda müvekkilinin uğradığı zararın tazmini için yatırılan teminatın yetersiz kaldığını, yerel mahkemece bu talepleri yönünden bir karar verilmediğini),
dava sonuçlanana kadar "..." markasının davacı tarafından kullanılmasının da tedbiren durdurulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Yargılama sırasında alınan 18/04/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda; "...Aksi ispatlanıncaya kadar, davalının “...” markasını kendi özgün tasavvuru ve emeği ile yaratmayıp ... (...)'nin 2016'da piyasaya sürdü; ... çocuk şarkısı ve videosunun bilinirliğinden Türkiye'de kendi lehine ticari fayda sağlamak amacıyla ve bu markanın 06.12.2019 itibariyle Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde... (...) adına tescilli olmadığını görerek ... sayılı marka başvurusunu yaptığının düşünülebileceği;
nihai takdiri Muhterem Mahkemenize ait olmak üzere, davalının böyle bir niyetle hareket ettiği kabul edilirse, bunun kötü niyet olarak değerlendirilebileceği.
Davalının ... sayılı ... markasını kötü niyetle, ... (...)'nin ... çocuk şarkısı ve videosunun bilinirliğinden Türkiye'de kendi lehine ticari fayda sağlamak amacıyla tescil ettirdiği kabul edildiği takdirde, davalının bu eyleminin ve ... markası altında 01.11.2021'den sonra gerçekleştirdiği müzikal etkinliklerin, orijinal ... gösterilerini ve türev ürünlerini Türkiye ve KKTC'de pazarlama yetkisini haiz davacı ... aleyhine haksız rekabet oluşturduğu sonucuna varılabileceği..." yolunda görüş bildirildiği görülmüştür.
GEREKÇ E
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasıdır.İlk derece mahkemesince davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından alınan bilirkişi raporlarından sonra tedbir kararının kaldırılması talep edilmiş, bu talebin reddine karar verilmesi üzerine karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi,
HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru ned enleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.HMK 341. maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen hangi kararların istinaf edilebileceği açıklanmıştır.HMK'da kural olarak ara kararlara karşı kanun yoluna başvuru kabul edilmemiş, bu tür kararlara karşı kanun yolu başvurusu ancak kanunda düzenlenen istisnai durumlar bakımından kabul edilmiştir.
Ara kararlara karşı kanun yoluna başvurulabilmesi için bu hususu kanunun açıkça düzenlemesi gerekmekte olup, aksi takdirde ara kararlar ancak esas hükümle birlikte kanun yoluna götürülebilir.
Davalının talebi HMK'nın 396. maddesine dayalı, durum ve koşulların değişmesi sebebiyle daha önce verilen ihtiyati tedbirin değiştirilmesine ilişkin olup, madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, durum ve koşulların değişmesi sebebiyle ihtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararın istinafı kabil kararlara dahil edilememesi kanun koyucunun da açık ve bilinçli bir tercihidir. Zira HMK’nun 396. maddesinde.
"Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir.
İtiraza ilişki 394’üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır." şeklinde düzenleme yapılmış olup, bu durumda HMK’nun 396. maddesi uyarınca verilen kararlara karşı itiraz yoluna başvurulabileceği, istinaf talebinde bulunulamayacağı anlaşılmaktadır.Gerekçede de belirtildiği gibi ihtiyati tedbir kararı verildikten sonra, mevcut olan durum ve koşulların dava sırasında birden fazla değişmesi mümkün olabilir ve her seferinde itiraz edilebilir, her itiraz üzerine verilen karara karşı kanun yoluna başvurulması,
ihtiyati tedbir kararlarına karşı başvurulması öngörülen istinaf yolundan beklenen amacın tam tersine bir sonuç doğuracaktır.
Durum ve koşulların değişmesi sebebiyle yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı ancak esas hükümle birlikte kanun yoluna başvurulabilecektir.Davalı vekilinin tedbirin kaldırılması talepli dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususların HMK'nın 396. maddesi gereğince değişen koşullara ilişkin olup, ilk derece mahkemesince inceleneceği, davalı yan aşamalarda her zaman tedbirin kaldırılmasını talep edebilirse de, kanun koyucunun değişen şartlar halinde verilecek kararın itiraz yasa yoluna tabi olduğunu düzenlediği dikkate alındığında, davalı vekilinin istinaf isteminin usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜ M
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/42, K. 2025/280, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama