KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2025/743 Esas
- Karar no
- 2025/1011
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/02/2025
- Numarası
- 2024/227 Esas, 2025/43 Karar
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
Karar Metni
1.098 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kurulduğu günden beri “...” markası ile ticaretini sürdürmekte ve bu isimle piyasada tanınmış marka olma konumunda olduğunu, müvekkilinin ... tescil numarası ile 30, 35, 43 sınıflarında “...” isimli markasının ve logosunun tescili ettirdiğini, ayrıca ekte örnekleri gösterilen beş adet ürün sunumunu kendisi tasarlayıp piyasaya sürüp bu nedenle tescilsiz tasarım olarak 3 yıl boyunca korunmasını sağladığını, davalının müvekkilin markasını bu dönemde görmüş, tanımış ve yükselen ivmesinden dolayı markasına tecavüz fikrini oluşturduğunu,
bu nedenle davalının müvekkili başvurusundan sonra ... numaralı “...” ve ... numaralı “...” ibareli markaları kötü niyetle tescil ettirdiğini, sektörde müvekkilini çok iyi tanıyan ... dükkanının sahibi ...'nun müvekkilin kendi markası ile ülkeye tanıttığı ve yayılmasına sebep olduğu gıda ürününü daha düşük kalitede üreterek müvekkilin ürününü aynı isimle satışa çıkarttığını, davalının yalnızca tescilsiz tasarımları ve görselleri kullanmakla kalmamış ayrıca müvekkile ait sloganlarını da birebir taklit ederek satış yaptığı kanallarda kullanmaya başladığını ileri sürerek,
davalı eylemlerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, sonuçların ortadan kaldırılmasına, davalıya ait ... numaralı “...” ve ... numaralı “...” ibareli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmek sureti ile sicilden terkinine, hüküm özetinin ilanına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava tarihinden önce markaları devrettiğini, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, dava konusu markaların kurum tarafından tescil edilmiş olması hiçbir nispi ve mutlak eksikliğin olmadığı anlamını taşıdığını, davacının ... markasının gerçek hak sahibi olduğu iddiası gerçeği yansıtmadığını, dava konusu markalar daha önce sicile kayıt edildiğini, somut olayda haksız rekabet söz konusu olmadığını, davacının bu yöndeki taleplerinin ayrıca reddi gerektiğini,
davacı markalarının yerinde hizmet veren bir sektörü ifa etmekte olup markaların kullanım alanları birbirlerinden çok uzak olduğunu, bu şekilde tüketiciler arasında herhangi bir karıştırma mümkün olmadığını savunarak, davanın açılmamış sayılmasını, aksi halde davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, TPMK kayıtlarına göre dava konusu markalar olan ..., ... tescil numaralı japanese ... + şekil markalarının davalı adına tescilli iken Kayseri ... Noterliği'nin 01/10/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile, davadan önce dava dışı ... San. ve Tic. Ltd.
Şti.'ye devredildiği, dava konusu markaların davalı adına tescilli olmadığı, bu haliyle davalı... aleyhine hükümsüzlük davasının ikame edilmesinin mümkün olmayacağı, yine Talas Belediye Başkanlığı müzekkere cevabında davalının iş yeri kaydının bulunmadığı,
yine dava konusu markaların davacı tarafın marka hakkına tecavüz oluşturur şekilde davalı ... tarafından kullanıldığı hususunun ispat edilmediği dikkate alındığında ve yine Mahkemenin 2024/297 E. Sayılı dosyası ile dava dışı markaları devralan şirkete dava ikame edildiği ve bu şirketin de ayrı bir tüzel kişiliği olduğu dikkate alındığında davalı tarafın hem hükümsüzlük davası hem de marka hakkına tecavüz davası yönünden pasif husumetinin bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde. SMK'nın 148. maddesine göre marka devrinin noter işlemi ile yapılmakla birlikte, devir işleminin Türk Patent ve Marka Kurumu siciline işlenmediği sürece aleniyet kazanmadığı ve üçüncü kişiler açısından hüküm doğurmadığının sabit olduğunu, ön inceleme duruşmasında, davanın reddine karar verildiğini, ancak bu kararın dosya kapsamında sunulan delillerin yeterince incelenmediğini, ayrıca web sitesi, telefon numaraları, sahiplerinin sorgulanması,
organik bağın ve marka kullanımının derinlemesine araştırılması gibi hususların tahkikat aşamasında detaylı olarak ele alınması gerekliliğinin göz ardı edildiğini, mahkemece, davalı ...'nun marka tecavüzü oluşturduğunun ispat edilmediği belirtilmişse de, gerek dava dosyaya sundukları deliller, gerekse Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyasından aldırdıkları bilirkişi raporları ile açıkça marka hakkına tecavüz edildiğinin tespit edildiğini, dava açılış tarihinde, marka devrinin sicile işlenmemiş olması nedeniyle davanın husumeti doğru olarak davalı ...’na yöneltildiğini, ancak,
yargılama süresince devrin sözleşmeye dayalı olduğu iddiasının ortaya çıktığını, davacının HMK m.125 kapsamındaki seçimlik hakkını kullanması gerektiğini, yerel mahkemenin davacıya bu hususta süre tanımadığını ve seçimlik hakkının kullanılmasına imkan vermediğini, davalının cevap dilekçesindeki soyut ve hukuki dayanaktan yoksun olan iddialarının hiçbir değerlendirme ve somutlaştırma olmaksızın doğru kabul edildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın pasif husumetten reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İlk derece mahkemesince davalının davaya konu markaları noterde dava dışı şirkete devredilmesi nedeniyle davalı aleyhine hükümsüzlük davasının ikame edilmesinin mümkün olmayacağı belirtilmişse de, davadan önce söz konusu markalara ilişkin TPMK'da devirlerin gerçeklemediği, bu durumda hükümsüzlük davası bakımından, davacıya HMK'nın 125.madde gereğince hangi yetkiyi kullanacağını sorularak, devir alan kişiye karşı davayı devam edip etmeyeceği açıklattırıldıktan sonra,
hasıl olacak sonuca göre yargılamaya devam edilmesi gerekirken, hükümsüzlük davasının pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yine ilk derece mahkemesince Talas Belediye Başkanlığı müzekkere cevabında davalının iş yeri kaydının bulunmadığı, dava konusu markaların davacı tarafın marka hakkına tecavüz oluşturur şekilde davalı ... tarafından kullanıldığı hususunun ispat edilmediği gerekçesiyle marka hakkına tecavüz davası yönünden de pasif husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalının, davacıya ait tescilli markayı, https://www...co/ ile https://menu...co/ alan adlı internet sayfasında ve https://www.instagram.com/....co/ sosyal medya hesaplarında izinsiz kullandığındığını ileri sürmüştür.
Bu durumda tahkikat aşamasına geçilerek davacının tüm delilleri incelendikten sonra markaya tecavüz davası yönünden değerlendirme yapılması gerektiği halde, salt davalının işyeri bulunmadığı yönündeki müzekkere cevabına dayanılarak ön inceleme duruşmasında markaya tecavüz davasının pasif husumetten reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kaldı ki kabule göre de, davalının davacının markasına tecavüz etmediği sonucuna varılması halinde varılması halinde davanın husumetten değil, esastan reddi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/743, K. 2025/1011, 14 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama