KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2025/811 Esas
- Karar no
- 2025/1004
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/02/2025 (Ara Karar
- Numarası
- 2024/171 Esas
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ
Davacı vekili İhtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davacının ''...
Ticaret ticaret unvanının TK m.50 vd.hükümleri kapsamında koruma altında olduğunu, tescil ve ilan edilmiş ticaret unvanını kullanma hakkının münhasıran sahibi olan davacıya ait olduğunu, ''...'' esaslı unsur için hak sahibi kimse konumunda bulunduğunu, davacı şirketin tescilli markalarının dava dilekçesinde belirtildiğini, bunun yanı sıra ''https://...com/ alan adının da sahibi olduğunu, davalıların kullanımlarının davacı şirketin ticaret unvanına, markasına ve alan adına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek,
'https://...com/ alan adına ve ... (https://www.instagram.com/.../) isimli İnstagram sayfasına erişimin dava sonuna kadar tedbiren engellenmesine, ..., ... şeklindeki kullanımların dava sonuna kadar tedbiren engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARI
İlk derece mahkemesince 26/02/2025 tarihli ara karar ile; dava konusuna ilişkin yaklaşık ispatın sağlanabilmesi için yargılama yapılması gerektiği, dosya kapsamı itibari ile henüz delil toplama faslının devam ettiği, alınmış bir bilirkişi raporunun bulunmadığı, yaklaşık ispatın bu aşamada sağlanmadığı gerekçesiyle, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek, davalıların hukuka aykırı eylemlerinin yaratabileceği telafi edilemez zararlar sebebiyle ihtiyati tedbire hükmedilmesi gerektiğini, mahkemenin yaklaşık ispat şartının sağlanmadığı ve dosyada halihazırda bilirkişi raporu alınmamış olduğu gerekçesiyle talebimini reddetmişse de, bu kapsamda bilirkişi raporu alma yetkisinin mahkemeye ait olduğunu, ihlale ilişkin deliller dosyaya sunulduğunu, durumun dilekçeler kapsamında ayrıntılı olarak mahkemeye izah edildiğini,
bu kapsamda durumun incelenmesi gerektiğini ve aldırmadığı bilirkişi raporunun yokluğuna dayanarak ihtiyati tedbir talebinin reddedilmiş olmasının adil olmadığını, müvekkilinin üzerine düşeni yaparak yaklaşık ispat şartını yerine getirdiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 26/02/2025 tarihli ara karara ilişkindir.Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava dilekçesinde delil tespit talebinde bulunulmadığı, bu nedenle ön inceleme duruşması yapılıp tahkikat aşamasına geçilmeden bilirkişi incelemesi yapılamayacağı, ihtiyati tedbir talebinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle bu aşamada tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/811, K. 2025/1004, 14 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama