KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2025/838 Esas
- Karar no
- 2025/996 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/04/2025
- Numarası
- 2024/149 E. - 2025/115 K.
- Davanın konusu
- Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.455 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yazmış olduğu kitaplarla gerek Türkiye'de gerekse yurtdışında tanınmış yazarlardan birisi olduğunu, bugüne kadar birçok kitap yazdığını, kitaplarının basıldığını ve yüzlerce satıldığını, müvekkilinin yazmış olduğu kitaplara olan talebin devam etmekte olduğunu, müvekkilinin de bu talebe karşılık eserler üretmeye ve çalışmaya devam ettiğini, sonuç olarak müvekkilinin çok fazla emek ve çaba harcayarak ülkemizi yurtdışında temsil etmiş, ülkenin kültürel hayatına çok katkılar sunmuş ve sunmaya, devam eden bir kişi olduğunu, müvekkilinin "...", "...", "...", "..." isimli kitapları yazdığını,
2022 yılında bu kitapların ... isimli şirket aracılığıyla satışa çıktığını, ilerleyen süreçte ... 'ın müvekkiline satış süreci ile ilgili hiçbir bilgi vermediğini, kitabın ne kadar sattığını dahi müvekkiline bildirmediğini, bu sebeple güvensizlik ortamı oluştuğunu ve müvekkili ile ... Yayıncılık'ın karşılıklı anlaşarak aralarındaki sözleşmeyi feshettiğini, bu fesihle beraber ...
Yayıncılık'ın müvekkiline ait telif haklarının tamamını müvekkiline geri bırakmış olduğunu, ilgili fesih protokolünü ekte sunduklarını, müvekkilinin www...com isimli sanal alışveriş sitesini ziyaret ettiğinde tesadüf eseri kendi yazmış olduğu kitapları olan "..." ve "..." isimli kitaplarının "..." isimli satıcı tarafından satıldığını fark ettiğini, "..." isimli satıcının ticari unvanının ise ...
Ticaret Limited Şirketi olduğunu, "..." isimli kitabın ise "..." isimli satıcı tarafından satışa sunulduğunu, "..." isimli satıcının ticari unvanının ise ...
Anonim Şirketi olduğunu, "..." isimli kitabın ise "..." isimli satıcı tarafından satışa çıkarıldığını, "..." isimli satıcının ise ... isimli şahıs olduğunu, müvekkilinin yoğun emek ve çabayla meydana getirdiği eserleri müvekkilin rızası dışında satışa sunulduğunu, müvekkilinin söz konusu eserinin satılmasına kesinlikle izninin bulunmadığını, ... Yayıncılık adı altında faaliyet gösteren yayınevinin ticari unvanı ...
Yayıncılık ... olduğunu, müvekkilinin bu yayınevi ile olan sözleşme ve fesih protokolünü ekte sunduklarını, Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa aykırı alarak, müvekkilinin mali ve manevi haklarını ihlal eden davalılar hakkında, şikayetleri neticesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma numaralı dosyasının mevcut olduğunu, iş bu Soruşturma numaralı savcılık dosyası mahkemece celp edilebileceğini, davalıların müvekkiline ait olan eserleri davaya konu internet sitesi olan www...com üzerinden izinsiz kullanarak satmış olup, müvekkilinin FSEK çerçevesinde korunan mali ve manevi haklarını açıkça ihlal edildiğini,
müvekkiline ait eserlerin izinsiz satılmasıyla, FSEK'ten kaynaklanan umuma arz hakkının ihlal edildiğini, yine davalıların müvekkilinin eserlerini satarken yazılı rızasını almadıklarını ve FSEK çerçevesinde korunan manevi haklarının haleldar edildiğini, müvekkilinin yoğun emek ve çabayla meydana getirdiği eserlerinin izinsiz olarak ve ticari amaçla kullanmasının müvekkilini üzdüğünü, ayrıca müvekkiline ait çoğaltma, yayma, umuma iletim hakkı dahil mali haklarının da ihlal edildiğini belirterek,
bu nedenle davalıların hukuka aykın fiilleri sebebiyle müvekkilinin uğradığı net zararın, FSEK'in 68 ve 70. maddeleri çerçevesinde ayrı ayrı tespit edilerek, müvekkiline ait 4 adet eserin izinsiz olarak satılması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları mahfuz kalmak kaydı ile,
FSEK'in 68. maddesi gereğince müvekkilinin uğradığı zararının üç katı tutarında ve FSEK'in 70. maddesi gereğince hesaplanacak tazminata mahsuben, şimdilik 200.000,00 -TL maddi tazminatın, haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, FSEK ve B.K'dan doğan manevi hakları ihlal edilmesi sebebiyle mağduriyetinin giderilmesi için 200.000,00 -TL manevi tazminatın, haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline,
devam eden tecavüzün ref'i ve muhtemel tecavüzün men'ine dair ihtiyati tedbir verilerek davalıların müvekkiline ait eserleri satmasının durdurulmasına, eseri çoğaltmasının, yaymasının önlenmesine ve müvekkiline ait kitapların izinsiz olarak kullanıldığı çoğaltılmış mevcutların satışının ülke genelinde durdurularak toplatılmasına, davalılarca yeni basım yapılmasının önlenmesine, hükmün, FSEK ve MK md.24 uyarınca ülkede yayınlanan 3 büyük gazetede masrafları davalılara ait olmak üzere yayınlanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAPLAR
Davalı ... HİZM. VE TİC. A.Ş vekili cevap dilekçesinde; tazminat talepli olan işbu davada dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulması gerçekleştirilmemiş olduğunu, davanın öncelikle dava şartı yokluğunda reddi gerektiğini, asıl dava yönünden taleplerin de yerinde olmadığını savunarak, haksız açılan davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...
YAYINCILIK-... vekili cevap dilekçesinde; dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilemediğini, davacı tarafın dava dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu 15/07/2022 tarihli sözleşmenin 12.maddesi gereğince davaya esas sözleşme ile ilgili uyuşmazlıklarda Ankara mahkemelerini yetkili olduğundan, açılan davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin taleplerin de yerinde olmadığını savunarak, haksız açılan davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI
İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 30/04/2025 tarihli 2024/149 E. - 2025/115 K. sayılı kararıyla; "...6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) m.4/1-a bendi gereğince bu Kanundan ve 4/1-d bendi gereğince fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile 4/1-f bendi gereğince fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bir tarafın işletmesiyle ilgili olması şartıyla ticari dava sayılmıştır.
Dava dilekçesi içeriğine göre; davacı taraf, FSEK kaynaklı mali ve manevi haklarının davalı şirket ve davalı işletme sahibi tarafından ihlal edildiğini belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuş olup anılı yasal düzenlemeler gereğince davalılar tüzel kişi tacir ve işletme sahibi tacir olmakla bir tarafın ticari işletmesi ile ilgili fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan huzurdaki davanın ticari dava niteliğinde olduğu, dava yığılmasının olmadığı, davacı tarafın dava ikame edilmeden önce arabuluculuk yoluna başvurmadığı saptanmıştır.
Bu kapsamda somut olaya tatbiki gereken 09/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre; ''Madde 5/A-(1) Bu Kanunun 4. maddesinde verdiğinde kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. '' düzenlemesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile.
“Dava şartı olarak arabuluculuk'' ''MADDE 18/A- (1) İlgili Kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' hükümleri gereğince yapılan inceleme ve tespitler ışığında; huzurdaki davanın konusu bir miktar paranın ödenmesine yönelik ticari dava olmakla dava açılış tarihi itibari ile arabuluculuk dava şartına tâbi olmakla birlikte dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunun yapılmadığının sabit olduğu saptanmakla; dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; eldeki dava, parasal ve parasal olmayan talepler içerdiğinden zorunlu arabuluculuğa tabi bir dava türü olmadığını, Yargıtay’ın tekrar eden görüşünün, parasal ve parasal olmayan taleplerin, zorunlu arabuluculuğa başvurmadan birlikte davaya konu edilebileceği düşüncesini desteklediğini belirterek, açıklanan nedenlerle; İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/149 E. 2025/115 K. Sayılı ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇ E
Dava, davacı yazarın sahibi olduğu eserlerin kitap olarak izinsiz satışa sunulması suretiyle FSEK’ten kaynaklanan maddi ve manevi haklarının ihlal edildiği iddiasıyla açılan, tecavüzün meni, refi ile maddi ve manevi tazminat davasıdır.Mahkemece davanın arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde;
dava dilekçesinde davacının FSEK’ten kaynaklanan mali ve manevi haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle maddi ve manevi tazminatın yanı sıra satışların durdurulması, devam eden tecavüzün meni ve refinin de talep edildiği, davada objektif dava yığılmasının söz konusu olduğu,
tecavüzün men ve refi davaları arabuluculuk dava şartına bağlı olmadığından ve bu nitelikteki davaların bir bütün olarak ve işin esasına girilerek mahkemece çözüme kavuşturulması gerektiği halde, İlk Derece Mahkemesince uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Mahkemece işin esasına girilerek yargılamaya devam olunması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 30/04/2025 tarihli 2024/149 E. - 2025/115 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacı tarafa iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2025/838, K. 2025/996, 14 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama