İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2017/2499 K.2020/335

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

Esas2017/2499Karar2020/335Tarih6 Şubat 2020Okuma10 dk · 1.952 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
6 Şubat 2020
Dosya no
2017/2499 Esas
Karar no
2020/335
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2015/1186 Esas
Karar no
2017/314
Karar tarihi
24/04/2017
Dava
KOOPERATİF ÜYELİĞİNDEN İHRAÇ KARARININ İPTALİ
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.952 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesi ile, İstanbul Arnavutköy'de bulunan ve 1081 adet meskenli bir binanın inşaatını yaptıran davalı kooperatif yönetim kurulunun, Eyüp ...

Noterliğinin ... yevmiye sayılı ve 18.11.2015 tarihli ihtarnamesi ile ... ve 3 arkadaşının kooperatif aleyhine ikame etmiş olduğu dava nedeniyle İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/221 E.sayılı kararı gereği sabit fiyatla bağımsız bölüm satın alanların da kooperatif ortağı olduğu kabul edilerek kooperatifle yapılan sözleşmeye uygun olarak satış bedeli taksitlerini zamanında ödemeyerek yükümlülüklerini yerine getirilmediği " gerekçesiyle müvekkilinin 11.250,00 TL borcunun olduğu ileri sürülmek suretiyle kooperatif yönetim kurulunun 18.11.2015 tarih ve 762 sayılı kararı ile kooperatifle aralarındaki sözleşmenin feshi ile kooperatif

ortaklığından çıkarılmasına karar verildiğini, kooperatife ait onaylı proje ve verilen imar durumu ile ruhsata göre 1081 adet mesken ve üyeliğinin söz konusu olması gerektiğini, ancak mevcut ve önceki yönetimin ana taşınmazın ortak yerlerini de meskene çevirdiklerini ve kendilerince sözde bağımsız bölüm sayısını çok daha fazla sayıda arttırdıklarını ve bu ortak yerlerin bağımsız bölüm adı altında vatandaşlara sattıklarını, 14.06.2015 tarihli genel kurul toplantı tutanağında toplantıya 168 üyenin katıldığının yazıldığını, kooperatifte kaç üye kaydının olduğu ve nisabın mevcut olduğunun dahi toplantı tutanağında belirtilmediğini,

1081 adetten çok fazla sayıda bağımız bölüm ve üye olması söz konusu iken sadece 380 üyeye çağrı yapıldığını, yanlış adreslere çağrı gönderildiğini ve böylece bazı şahısların genel kurul toplantısına katılmasını suiniyetli tutumlarla önlendiğini, kooperatif yönetim kurulu hazirun cetvelinde usulsüz kayıt yapıldığını, hazirun cetveline kaydedilmeyen 600 ortak olduğunu ve savcılık soruşturma dosyasında kaydedilmeyen üyelerin tespit edildiğini, 14.06.2015 tarihli genel kurul toplantısının yeterli çoğunlukla toplanmadığını ve yeterli çoğunlukla karar alınmadığını,

kooperatifin son genel kurul toplantısı olan 14/06/2015 tarihli Genel Kurul'un iptali için İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/744 esas sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, 14/06/2015 tarihli kooperatif genel kurul toplantısının iptaline karar verilmesi halinde genel kurul toplantı tutanağının 6. maddesine göre seçildiği belirtilen yönetim kurulunun usulü ve esas hükümlerine göre uygun olarak seçilmediği anlaşılması halinde, bu yönetim kurulunun kendisi hakkında vermiş olduğu çıkarma kararın da kendiliğinden geçersiz ve hükümsüz olacağını, kooperatifin,

imara ve projeye aykırı imalatlar nedeniyle milyarlarca lira borcu olduğunu, binaların yıkılması hakkında belediye encümen kararları olduğu, sigortaya ciddi miktarda borç olduğunu, ana taşınmaza ait ortak yerler- sığınak ve depoların meskene çevrildiğini ve satıldığını, gerçeklerin genel kurul üyelerine açıklanması ve anlatılması halinde, birçok katılımcı üyenin oyunu değiştirilebileceğini, bunun sonucu olarak da şu anda seçilmiş kişilerin muhtemelen seçilemeyeceğini ve ibra edilemeyeceğini belirterek,

18.11.2015 tarihli ihtarnamesi ile bildirilmiş bulunan ve kooperatif yönetim kurulunun 17.11.2015 tarihli ve 762 sayılı kooperatif üyeliğinden çıkarma kararının iptalini, üye olarak kooperatif kayıtlarına yeniden kaydının yazılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevabında, davacıya noter aracılığı ile birinci ve ikinci borç ödeme ihtarlarının gönderildiğini, yasal süreler içerisinde borcun ödenmediğini, üyelikten ihraç yönündeki kararın yasal düzenlemelere uygun olduğunu, davacının genel kurul ve kooperatifle diğer iddiaların yersiz olduğunu ve davanın konusu ile ilgisinin bulunmadığını, sözleşmenin feshi ve ortaklıktan çıkarma sebebinin, davacının parasal yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklandığını bu sebeple davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; birinci ihtarnamenin keşide edildiği tarih itibariyle davacının 10.005,00 TL borcu bulunmasına rağmen, yönetim kurulu kararı ile kendisinden 11.250,00 TL talep edilmesi, ikinci ihtarnamenin keşide edildiği tarih itibariyle 10.000,00 TL borcu bulunmasına rağmen kendisinden yine 11.250,00 TL talep edilmesi sebebiyle yönetim kurulu kararı ve keşide edilen ihtarnamede yer alan borcun gerçeği göstermediği ve davacıya ödemek zorunda olduğu borç miktarını tam olarak bilerek buna göre hareket etmek imkanını sağlamadığı,

davalı kooperatif yönetim kurulunca alınan kararda ve keşide edilen ihtarnamelerde davacının borcundan daha fazla bir bedel ödemesi istendiğinden ihtarnamenin yasal unsurları taşımadığı bu gerekçelerle çıkarma işleminin yerinde olmadığından davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde.

25/11/2014 tarihinde ... isimli kişi tarafından kooperatif hesabına 1.250,00 TL para yatırıldığını, ancak kooperatifin ... adında bir ortağı olmadığını, bu para bu sebeple açıkta kaldığını, davacıya ihtarnameler keşide edildikten sonra bu paranın ...ın yakını tarafından ...ın borcuna mahsuben yatırıldığı yönünde bilgi verildikten sonra 1.250,00 TL davacının cari hesabına işlendiğini, parayı yatıran kişinin ya da davacının kooperatife bu yönde bilgi verilmemiş olmasından dolayı hatanın kaynaklandığını, kooperatifin bir kusurunun olmadığını,

kooperatife bilgi vermeyen davacı olmasına rağmen bundan kooperatif yönetiminin sorumlu tutulması ve sırf bu sebeple ihtarnamenin usule aykırı ve geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, kooperatif üyeliğinden ihraca ilişkin yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkin ilişkindir. 163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun ortaklıktan çıkarılma esasları ve itirazı düzenleyen 16.maddesinde. "Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar.

Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir. Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği,çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içerisinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içerisinde itiraz davası açabilir.

Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içerisinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır.

Üç aylık süre içerisinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir..." hükmü düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 27.maddesi. "Ortakların yüklendikleri paylar için ödeyebilecekleri para tutarını anasözleşme belirtir.

Kooperatif, sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve münasip bir süre belirterek yükümlerini yerine getirmelerini ister. İlk isteğe uymayan ve ikinci istemeden sonra da bir ay içinde yükümlerini yerine getirmeyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer.

Ortaklığın düşmesi alakalının, anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez." düzenlemesine yer vermiştir.

Davalı kooperatif anasözleşmenin 14. maddesinin parasal yükümlülükler ile ilgili ihraç prosedürüne ilişkin 2. fıkrasında ise, ihraç kararı verilmeden önce parasal yükümlülüklerini 30 gün geciktiren ortakların noter aracılığıyla yapılacak ihtarı takip eden 10 gün içinde bu yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde ikinci kez ihtar edileceği, ikinci ihtarı takip eden bir ay içerisinde yükümlülükleri yerine getirmeyenlerin ihraç edileceği düzenlenmiştir.

Özetlemek gerekirse 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. ve davalı kooperatif ana sözleşmesinin 14/2. maddelerinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihracı prosedürü düzenlenmiş olup, bu tür davalarda, mahkemece öncelikle, aidat borcunun ödenmesi için üyeye iki ihtarın gönderilip gönderilmediği ve bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, ilk ihtarnamenin ödemesi 30 gün geciktirilmiş borcu içerip içermediği, böyle bir borcun ödenmesi için birinci ihtarda 10 gün, ikinci ihtarda 1 aylık sürenin verilip verilmediği,

bu süre içerisinde ödememe halinde müeyyidenin ne olduğunun ve ödenmesi istenen borcun miktarının ve neye ilişkin olduğunun açık ve anlaşılır olarak belirtilip belirtilmediği, ihtarnamelerde ödenmesi gereken borç miktarlarının da birbirini tutup tutmadığı tespit edilmelidir.

Tüm bu aşamalarda bir eksiklik bulunmaması halinde ihtarlarda istenen borcun gerçek borç olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. ( Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 30/12/2015 tarih 2015/5149 E. 2015/8619 K. Sayılı ilamı) Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; öncelikle davalı kooperatif yönetim kurulunun 17/11/2015 tarih ve 762 sayılı, davacı ile kooperatif arasındaki sözleşmenin feshine ve davacının kooperatif ortaklığından çıkarılmasına ilişkin karar Eyüp ...

Noterliğinin 18/11/2015 tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ekinde davacıya tebliğe çıkartıldığı, 30/11/2015 tarihinde davanın üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır Dosya kapsamına göre; davacının, davalı kooperatifin üye kayıt defterine 18/02/2011 tarihinde 318 karar no ile ... üye numarası ile kayıt edildiği, davalı kooperatif ile 22/02/2011 tarihinde 90.000,00 TL'ye sabit satış fiyatlı ... parsel ...

Blok ... nolu konut tahsisi için ortaklık senedi düzenlendiği, ortaklık senedine istinaden, davacı, toplam 90.000,00 TL sabit fiyatlı tahsis edilen konutun 36.000,00 TL'sini ödeyerek 17/01/2012 tarihinde kalan 54.000,00 TL'yi ödeme planı ile belirlenen tarihlerde ödeme şartı ile davalıya tahsis edilen konuta ait taahhütname düzenlenerek teslim alındığı hususunda taraflarca bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Davacının, davalı kooperatife yapmış olduğu ödemeler, bilirkişi raporuyla tespiti yapılmıştır.

Denetime elverişli hüküm kurmaya yeterli bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, davacı, ortak olduğu davalı kooperatife 02/02/2015 tarihine kadar toplamda 79.995,00 TL ödeme yaptığı, bu tarih itibariyle ana para borcu 10.005,00 TL olmasına karşın kooperatifin, 17/11/2015 tarih ve 762 sayılı kararı ile davacının 11.250,00 borcu olduğu ve bu bedel üzerinden işlem yapılması için karar alındığı, davacıya 11.250,00 borcu olduğu bildirilerek, 04/08/2015 tarihinde kendisine 1. ihtarname keşide edildiği ve 12/08/2015 tarihinde de tebliğ edildiği, bu ihtarname ile 10 gün süre verildiği,

borcun ödenmemesi nedeniyle 09/10/2015 tarihinde yine 11.250,00 TL alacak bildirilerek davacıya 2. kez ihtarname keşide edildiği ve 15/10/2015 tarihinde tebliğ edildiği, bu ihtarnamede bir ay süre verildiği, böylece ana sözleşme de yer alan parasal yükümlülüğünü 30 gün geciktirme, birinci ihtarnamede 10 gün süre verme ve ikinci ihtarnamede bir ay süre verme şartları gerçekleştiği görülmüş ise de 1. ihtarnamenin keşide edildiği tarih itibariyle davacı tarafın 10.005 borcu bulunmasına rağmen, yönetim kurulu kararı ile davacıdan 11.250,00 TL talep edildiği,

2. İhtarnamenin keşide edildiği tarih itibariyle davacının 5,00 TL ödeme yapmasıyla 10.000,00 TL borcu bulunmasına rağmen kendisinden yine 11.250,00 TL talep edildiği görülmüştür. Ancak, yönetim kurulu kararı ve keşide edilen ihtarnamede yer alan borcun gerçeği göstermesi ve üyenin ödemek zorunda olduğu borç miktarını içermesi zorunludur.

Nitekim bu husus Yargıtay Hukuk Genel Kurul 10/07/2013 tarih 2013/23-3 Esas 2013/1054 Karar sayılı ilamında " Parasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi için ortağa yapılan ihtarnamelerin gerçek borç miktarı ile uyumlu olması gerektiği için, gerçek borç miktarının eksik veya fazla belirtildiği ihtarlara dayalı olarak verilen ihraç kararı da geçersiz olacaktır." şeklinde ifade edilmiştir.

Somut olayda, davacı üyenin gerçek borcundan daha fazla bir bedel ödemesi istendiğinden davalı kooperatif tarafından davacıya gönderilen ihtarnamelerin Kooperatifler Kanunu 27. maddesi ve anasözleşmenin 14.maddelerine aykırı olduğundan bir hüküm ifade etmeyeceği, bu geçersiz ihtarnamelere dayanılarak alınan üyelikten ihraç kararının da yasaya aykırı olduğu görülmüştür.

Davalı vekili her ne kadar istinaf dilekçesinde davacının borcu için yatırılan 1.250,00 TL hakkında davacı tarafından bilgilendirme yapılmadığını, davacıya gönderilen ihtarnameden sonra bu paranın davacının cari hesabına işlediğini bu sebeple davacıya gönderilen ihtarnamede talep edilen borç miktarının yüksek gösterilmesinde davalı kooperatifin kusurunun bulunmadığını iddia etmiş ise de, davalı vekili tarafından dosyaya sunulan kooperatif banka hesap ekstresi incelendiğinde 1.250,00 TL ödemenin 25/11/2014 tarihinde davacı adına ... tarafından yapıldığı ancak ödemenin yanına davacının isminin yazıldığı,

ayrıca davalının incelenen ticari defterlerinde davacı adına yapılan en son 1.250,00 TL'lik ödemenin 02/02/2015 tarihinde kayıt edildiği, davalıya birinci ihtarnamenin keşide edildiği tarih itibariyle davacının borcunun 10.005,00 TL olduğu davalı kooperatif tarafından bilindiği anlaşıldığından davalı vekilinin iddiaları yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle davalı kooperatif tarafından davacıya gönderilen ihtarnamelerin kooperatifler kanunu 27. maddesi ve anasözleşmenin 14.maddelerine aykırı olduğundan bir hüküm ifade etmeyeceği, bu geçersiz ihtarnamelere dayanılarak alınan üyelikten ihraç kararının da yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi doğru olup, davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.

1-Dosya kapsamı ve delil durumuna göre İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan HMK' nın 353/1.b.1 Maddesi gereğince davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 83,50 TL başvuru harcı ile istinaf kanun yolu başvuru harcı 148,60 TL olmak üzere toplam 232,10 TL harcın davalı tarafça peşin olarak yatırılmış olan toplam 117,10 TL' den mahsubu ile bakiye kalan 115,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,

SONUÇ / HÜKÜM

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmadığından istinaf vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353 / 1-b/1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.06/02/2020

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2017/2499, K. 2020/335, 6 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Hükü M
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/2499
Karar No
2020/335
Tarih
6 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2017/2516 K.2020/307
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2017/2534 K.2020/336
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2017/2536 K.2020/402
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2017/2590 K.2020/596
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2017/2608 K.2020/569
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2017/2642 K.2020/588

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.