İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2018/3065 K.2019/221

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

Esas2018/3065Karar2019/221Tarih7 Şubat 2019Okuma11 dk · 2.170 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
7 Şubat 2019
Dosya no
2018/3065 Esas
Karar no
2019/221
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
31/05/2017
Numarası
2014/1090 Esas, 2017/493 Karar
Davanın konusu
Şirketin İhyası
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.170 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı, 11.07.2014 tarihli dava dilekçesinde, 12.08.2007 tarihinde tasfiye sürecine giren ... Konut Yapı Kooperatifi’nin 27.09.2009 tarihinde tasfiyesinin tescil edildiğini, tasfiyesi gerçekleştirilen kooperatif aleyhine, Büyükçekmece 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/968 Esas, 2014/245 Karar nolu dava dosyası ile açılmış olan tazminat davası olduğunu, davanın henüz kesinleşmediğini, iş bu davada kooperatif için tefrik kararı verildiğini, huzurdaki ihya davasının sonucunun bekleneceğini, devam eden bir tazminat davası olmasına rağmen tasfiye sürecine girilmesi ve kooperatifin tasfiyesi ile kaydının sicilden silinmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek, kooperatifin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı kooperatif tasfiye memurları,... ve ... vekili, kooperatif ile kooperatif üyelik devri karşılığı anahtar teslimi inşaat yapımı ve gayrimenkul devir / satış vaadi sözleşmesi yapan ...inşaattan daire satın alan davacının, sözleşmede kararlaştırılan usul uyarınca kooperatife üye kaydedildiğini , kuruluş amacını gerçekleştiren kooperatifin, tasfiye kararı alınarak,

tasfiye işlemlerine başlandığını, davacının bu süreçte, yüklenici ve kooperatif aleyhine, yüklenicinin taahhütlerini süresinde ve eksiksiz yerine getirmemesi sebebiyle uğranılan zararların tazmini amacı ile 2007/848 Esas dosya ile dava açtığını, davacının mahkemeden derkenar alıp İstanbul Ticaret Sicil Memurluğuna başvurup tasfiye işlemlerini durdurduğunu, dosyanın Sulh Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı ile Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/1381 Esasına kaydedildiğini, görevsizlik kararı ile dosyanın, sırasıyla,

İstanbul 3.Tüketici Mahkemesinin 2012/431 esas ve sonrasında Büyükçekmece 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasına kayıt edildiğini, 04,02.2014 tarihli celsede, davacıya, kooperatifin yeniden ihyası için süre verildiğini, 15.04.2014 tarihli duruşma zaptında ise, davacının dilekçe verdiği,

davalı inşaat şirketine dair davasına devam edeceği, kooperatifin ihya edilmesi kararından dönülmesini talep ettiği, ara kararda, davalı kooperatif tarafından davanın yürütülmeyeceği belirtildiğinden HMK 150/1.maddedesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, kooperatifin ihyası için kendisine yetki verilen davacının gerek yazılı, gerekse mahkemedeki beyanları İle kooperatife karşı açtığı davaları takip etmeyeceğini, ihya davası açmayacağını beyan ettiğini, davanın haksız olduğunu, hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı tasfiye memuru ... vekili,

davacının açmış olduğu davada, ihya davası açmak istemediğini beyan ettiğini, hukuken bağlı olduğunu, ihya davası açmasının hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu, kooperatifin tasfiye sürecinde kooperatife başvurarak alacak talebinde bulunmadığını, haksız davanın reddi ile,

hiçbir hakkı olmadığı halde, dava açan davacının HMK 329. maddesi gereğince, disiplin para cezasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini istemiştir.Davacı 09.12.2015 tarihli beyan dilekçesinde, davalı kooperatiften 15.09.2005 tarihinde daire satın aldığını, davalı kooperatif ve tasfiye memurlarına başvurarak devam eden alacak davası bilgisini verdiğini, davalı tasfiye memurlarının tüm yasal girişimlerden haberdar olmalarına rağmen, kooperatifin tasfiyesini sonlandırarak haksız ve dürüstlük kuralına uymayan hak kaybına sebep olduklarını, 2013/968 Esas sayılı dosyada,

davalı kooperatife karşı davayı yürütmeyeceğine dair beyanlarının olmasının davalı kooperatife karşı davadan vazgeçtiği ve feragat ettiği anlamı taşımadığını, kooperatiften olan alacağını atiye bıraktığı, sonradan takip edeceğini anlamına geldiğini, ihya davası açmakta hukuki yararı olduğunu beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, Büyükçekmece 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/968 Esas sayılı dosyasının incelenmesinden, davalı kooperatif aleyhine açılan davanın tefrik edilerek 2014/332 Esas sayılı esasa kaydedildiği, bu dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği , kararın henüz kesinleşmediği, bu bağlamda aleyhine açılmış dava dosyası bulunan kooperatifin tasfiye edilmek süretiyle sicilden terkin edildiği,

davacı tarafın henüz kesinleşmeyen dava yönünden davalı kooperatifin ihyasını istemekte hukuki yararı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, henüz kesinleşmemiş olan Büyükçekmece 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/332 Esas, 2014/571 Karar sayılı dosyasına münhasır olmak üzere TTK.nın 547. maddesi gereğince ihyasına, davalı tasfiye memurlarının tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine, kooperatifin ihya kararının tescil ve ilanına karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Karar, yasal süre içerisinde kooperatif tasfiye memurları tarafından istinaf edilmiştir.Davalı tasfiye memurları, ...vekili istinaf nedenleri olarak, kök ve ek rapor alındığı, davacının ihya davasına ilişkin beyan dilekçesi ile ara karardan rücu etmesini isteyip sonuç olarak davalı kooperatif yönünden dosyanın işlemden kaldırıldığını, işlemden kaldırma kararının 15.04.2014 günlü olduğunu, davanın ise 11.07.2014 tarihinde açıldığını, ek tasfiye süresinde kooperatifçe ödenmesi gereken kesin borç miktarının ortaya çıkmadığını, davacının bu iddiası yönünden bir menfaati bulunmadığını, ihya şartlarının oluşmadığını,

söz konusu tespitlere rağmen aksi yönde kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2014/332 Esas sayılı dosyanın 3 ay içinde yenilenmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu fiili ve hukuki durumun, mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, davacının 2007 yılında başlayan ve 2009 yılında gerçekleşen tasfiye işlemlerinin bilgisi dahilinde olduğunu, açtığı davalarda ihyası için kendisine yetki verilmesine rağmen, yazılı ve sözlü beyanları ile,

takip etmeyeceği ve ihya davası açmayacağı beyanlarının duruşma tutanakları ve kararlar ile sabit olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.Tasfiye memuru ... vekili istinaf nedenleri olarak, ihya kararının, Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/332 Esas, 2014/571 Karar sayılı dosyasına münhasıran verildiğini, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, ayrıca dosyada davacının ihya davası açmak yönünde bir talebinin de olmadığını, bir ara karar, bir bekletici karar verilmediğini, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, ihya kararının ifasının imkansız olduğunu,

ihya kararı verilen dosyanın açılmamış sayılmasına karar verilmek sureti ile kapandığını, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, ihya davasının hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, ikrarından dönerek eldeki davayı açmasının himaye görmemesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dava, kooperatifin ek tasfiye ile ihyası istemine ilişkindir.Dosya kapsamından, davalı gerçek kişilerin tasfiye memuru oldukları kooperatifin , tasfiye sonucu 27.08.2009 tarihinde kaydının sicilden terkin edildiği, davacının, kooperatif ile birlikte, dava dışı ... aleyhine, 06.04.2007 tarihinde, Büyükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesine tazminat davası açtığı, 2007/948 Esas sayılı dosyada, 06.11.2009 tarihinde görevsizlik kararı verildiği, Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/1381 Esas sayılı dosyada ise, Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği,

İstanbul 3. Tüketici Mahkemesinin 2012/431 Esas sayılı dosyasında, görevsizlik kararı verilerek görev uyuşmazlığı çıkarıldığı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2013/13122 Esas, 2013/13340 Karar ve 04.10.2013 tarihli ilamı ile, yargı yeri olarak Büyükçekmece 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin belirlendiği, dosyanın Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/968 Esas numarasını aldığı, davacının, 2009/1381 Esas sayılı dosyada 14.09.2010 tarihli zapta geçen beyanında, kooperatife ait inşaatın sona erdiğini bildiğini, kooperatife karşı davayı yürütemeyeceğini bildiğini, ancak ...

İnşaata karşı yönelik davasını devam ettirmek istediğini beyan ettiği, dosyanın 2013/968 Esas sayı numarasını aldığı, 15.04.2014 tarihli celsede, mahkeme tarafından, davacının dosyaya dilekçe verdiği, kooperatife karşı davasını yürütmeyeceğini, davalı şirkete karşı davasını devam edeceğini, kooperatifin ihya edilmesi kararından dönülmesini talep ettiğinin okunduğu, aynı celsede hazır olan davacı vekili tarafından, müvekkilinin bu konuda daha önceden beyanda bulunduğu için kendisi ile çelişmemek adına, kooperatifin ihya edilmesi kararından dönülerek diğer davalı yönünden davaya devam edildiği beyanında bulunduğu,

mahkemece, 15.04.2014 tarihli celse ara kararının “1” nolu bendinde “ Davalı kooperatif yönünden davanın yürütülmeyeceği bildirildiğinden HMK 150/1.maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına", “2”. bentte ise, davalı yüklenici şirket yönünden davanın reddine karar verildiği, Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/332 Esas, 2014/571 Karar (2013/968 Esas, 2014/245 Karar sayılı dosyadan tefrik edilen ) ve 21.10.2014 tarihli karar ile, davanın HMK 150/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği,

davacının ihya davasını, kooperatife karşı açmış olduğu davayı yürütmeyeceğine dair, 2013/968 Esas sayılı dosyaya 13.03.2014 tarihli dilekçesini ibraz ettiği ve mahkemenin dosyanın işlemden kaldırılmasına dair ,15.04.2014 tarihinden yaklaşık üç ay sonra açtığı , başka bir davada kendisine bu konuda verilmiş bir süre olmadığı gibi, dava dilekçesinde ki talebinin de, işlemden kaldırılıp, daha sonra açılmamış sayılan dosyaya ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasında, kooperatifin tasfiye sonucu sicilden terkin edildiği,

davacının, terkin öncesi dava açtığı, ancak dava dosyalarında verilen görevsizlik ve görev uyuşmazlıkları süresi içinde tasfiyenin gerçekleştirilip, kooperatifin sicilden terkin edildiği, dava dosyasının, yargı yeri olarak belirlenen mahkeme yargılaması sırasında , davalı kooperatifin sicilden terkin edilmesinin anlaşılması sonucunda davacıya ihya davası açması için mehil verildiği, davacının ilgili dava dosyasına vermiş olduğu 13.03.2014 tarihli ,imzalı dilekçesi ile,

kooperatife yönelik davayı yürütmeyeceğini, kooperatifin ihya edilmesi talebinden rücu edilmesi istemi neticesinde, mahkemece, kooperatif yönünden dosyanın işlemden kaldırıldığı ve devamında açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın 2014 yılında verilmiş olmasına rağmen henüz kesinleşmediği, ilk derece mahkemesinin ihya kararını işlemden kaldırılan dosyaya münhasıran verdiği konularında bir uyuşmazlık yoktur.

Uyuşmazlık, davacının ihya davası açmasında hukuki yararının olup olmadığı, mahkeme kararının uygulanabilir ve usul ile yasaya uygun olup olmadığıdır.21.03.2016 tarihli bilirkişi heyet raporunda, davacının kooperatif üyesi olması ve alacak davası sonuçlanmadan kooperatif tasfiyesi tamamlandığından kural olarak ihya davası açma hakkına haiz olduğu, ancak somut olayda, kooperatifin ihyasını gerektirecek zorunlu bir neden bulunmadığı gibi, davacının Büyükçekmece 2.Asliye Hukuk Mahkemesi nezdindeki davasında ihya davası olmadığını beyan ettiği, sonuç olarak,

davacı ve ihyası istenen kooperatif arasında ek tasfiyeyi gerektirecek herhangi bir alacak borç ilişkisi olmadığı belirtilmiştir.

Davacı rapora itiraz ederek, kararın, TTK 547.maddenin ruhuna ve gerekçesine aykırı olduğunu, tasfiyenin gerçekleşmesi için kooperatif tüzel kişiliğinin üyeler veya 3, kişilerle ilgili bir ihtilafının olmaması gerektiğini, derdest dava varken ve dava kesinleşmeden tasfiyenin kapatılıp sicilden kaydın silinerek tüzel kişiliğin sona erdirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tasfiye memurlarının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bilirkişi yorumlarının TTK 547.madde gerekçesine aykırı olduğunu belirterek ek rapor alınmasını istemiştir.28.04.2017 tarihli ek raporda,

davacının kendi zararına yönelik sorumluluk davası açmasının kooperatifin ihyasını gerektirmeyeceği, ek tasfiye koşullarının gerçekleşmediği belirtilmiştir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 3.maddesinde, Bakanlığın kuruluşa izin vermesi halinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan edileceği, 81. maddede kooperatifin dağılma sebepleri, 99. maddede, bu kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda, Türk Ticaret Kanunundaki Anonim Şirketlere ait hükümlerin uygulanacağı düzenlenmiştir.

Konut Yapı Kooperatifi tip Ana Sözleşmesinin 2.maddesinde ise, Kooperatifin Ticaret Siciline tescil İle tüzel kişilik kazanacağına yer verilmiştir.6102 sayılı TTK’nun 355.maddesinde, şirketin ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanacağı ifade edilmiştir. TMK.nın ikinci kısım, birinci bölüm 47.maddede tüzel kişilik düzenlenmiştir.Aynı yasanın, 48 ve 49. maddelerinde, hak ehliyeti ve fiil ehliyetine yer verilmiştir.

Ticaret Sicile tescil ile tüzel kişiliği kazanan tüzel kişilerin terkin İle de tüzel kişiliği ortadan kalkacaktır. İfade edildiği üzere, kooperatif tüzel kişiliği , ticaret şirketlerinde olduğu gibi ticaret sicilinden silinmesi (terkin) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir.

Tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, bu durumda tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, kooperatifin yeniden ihyası sağlanmalıdır. İhya davası açılmasında da, diğer davalarda olduğu gibi, hukuki yararın bulunması gerekir. Bu hukuki yarar için, tam olmasa bile, kanaat uyandırıcı bazı delillerin varlığı aranmalıdır.

Masraf ve zaman gerektiren ihyanın, gerçek amacına uygun, inandırıcı nedenlere dayanmalıdır.Bu noktada sınır, TMK.nın maddesinde yazılı dürüstlük kuralları ile çizilmelidir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK.nın 547.maddesinde “Ek Tasfiye“ düzenlenmiştir.

Maddede, tasfiyenin kapanmasından sonra, ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri ve alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, ek işlemler sonuçlana kadar şirketin yeniden tescilini isteyebileceği, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiyesi için yeniden tesciline karar vereceğine yer verilmiştir.

Madde gerekçesinde, ek tasfiye yapılmasını zorunlu kılabilecek durumlar olarak, şirkete ait bazı aktiflerin, dağıtım sırasında dikkate alınmaması nedeniyle dağıtım dışında kalmaları, malvarlığı dağıtımı sırasında ilgili kanun hükümlerine uyulmaması, organlara karşı sorumluluk davası açılacaksa, şirketin yararına sonuç doğuracak bir davanın açılması, şirketin bir davada davalı olarak bulunması veya aleyhine icra takibi yapılması gibi hususlar belirtilmiştir.

Aynı gerekçede, yeniden tescil isteğinde bulunabilmesi, ek tasfiye yapılabilmesinin üç ana şartın gerçekleşmesine bağlı olduğu, bu şartların örnek olarak verilen hallerde aranacağı, bunların, yeniden tescil isteğinin korunmaya değer bir menfaate dayanması, istemin ve ilgili delillerin inandırıcı olmalarının yeterli olduğu, ispatın şart olmadığı,

yeniden tescil isteğinin amaca ulaşmakta kullanılacak tek yol olması gerektiği, silme kararına karşı, bir alacağın veya aktifin varlığı kanaat doğuracak şekilde belgelendirilerek , silme kararının iptalinin dava olunması olarak belirtilmiştir.Somut olay, davanın dayanağı TTK 547.madde ve gerekçesi anlamında değerlendirildiğinde, kooperatif, kooperatif aleyhine bir dava devam ederken terkin edilmiş ve halen karar ne şekilde verilmiş olursa olsun, terkin edilen kooperatifin taraf olduğu ve henüz kesinleşmemiş bir dava mevcuttur.

Söz konusu, dosyanın kesinleşmiş olduğunu gösteren dosya içerisinde bir delil ve iddia mevcut değildir.

Yasada açıkça, ek işlemler sonuçlanıncaya kadar, şirketin yeniden tescilinin istenebileceği, bu işlemlerin yapılması için tasfiye memuru atanarak, tescil ve ilan ettirilir düzenlemesi karşısında, mahkemece, davacının talebi gözetilerek, Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ilgili dosyasına münhasıran kooperatifin ihyasına dair verilen kararda, somut olayın özelliği ve kooperatife karşı açılan dava tarihide gözetilerek,

bir usulsüzlük görülmemiş, yasanın düzenleme ve gerekçesine uygun olduğu kanaatine varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, tasfiye sonucu sicilden terkin edilen kooperatifin TTK.nın 547. maddesi gereğince ihyası ve sicile tescilinde bir usulsüzlük görülmediğinden, davalı tasfiye memurlarının istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddine dair karar verilmesi gerekmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,

1-Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1090 Esas, 2017/493 Karar ve 31.05.2017 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ,davalı tasfiye memuru ... vekili ve davalı tasfiye memurları ...,. vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b/1 . bendi gereğince REDDİNE,

2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken, 68,20 TL başvuru harcı ile istinaf kanun yolu başvuru harcı olmak üzere toplam ,189,50 TL harçtan davalıların peşin olarak yatırmış oldukları 117,10 ve 134,00 TL harçların mahsubu ile bakiye 55,50 TL harcın davalı ...ten, bakiye 72,40 TL harcın ise davalılar ,... ‘den ayrı ayrı tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davalıların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361/1. fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.07/02/2019

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/3065, K. 2019/221, 7 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İddia
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkeme Kararı
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/3065
Karar No
2019/221
Tarih
7 Şubat 2019

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2018/3075 K.2019/389
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2018/3094 K.2019/236
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2018/3097 K.2019/274
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2018/3097 K.2019/87
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2018/3106 K.2019/238
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2018/3116 K.2019/263

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.