KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Mart 2024
- Dosya no
- 2020/2221 Esas
- Karar no
- 2024/315
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/01/2020
- Numarası
- 2019/231 Esas, 2020/32 Karar
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.196 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında 39. Yapı Fuarına katılım için sözleşme düzenlendiğini, fuar katılım ücreti olarak 05/04/2016 tarihli 39.771,90 TL bedelli stant yeri kirası ve ikinci kat için 17/05/2016 tarihli, 7.669,50 TL bedelli fatura düzenlediklerini, davalının stant yeri kirası ve yine bu stantta kullanılan ikinci kat yeri için kısmi ödeme yapmışsa da, bakiye 17.645,40 TL borcunu ödemediğini, bunun üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalı şirketin icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiğini, sözleşmenin 29. maddesinde uyuşmazlık halinde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili kılındığından yetki itirazının haksız olduğunu, aynı madde de yer alan delil şartında, uyuşmazlık halinde müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının yegane delil olacağının kararlaştırıldığını, bu ticari defter ve kayıtların incelenmesi halinde borca itirazın haksız olduğunun ortaya çıkacağını,
sözleşmenin 5.5 maddesi gereği takip tarihinden itibaren aylık % 3 oranında faiz talep edebileceklerinden faiz oranına itirazında haksız olduğunu ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir,
CEVAP Davalı vekili süresinde davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemenin 2016/945 Esas, 2018/781 Karar sayılı kararı ile davada Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik karar verilmiştir.
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemece; sözleşmede davalıya tahsis edilen yerin "standsız - özel tasarımlı alan" olarak işaretlendiği, ikinci kat bölümünde herhangi bir işaretlemenin yer almadığı, davacının ikinci katın da davalıya tahsis edildiğine dair delil sunmadığı, bu nedenle davalının ikinci kat için düzenlenen 7.669,50 TL fatura nedeniyle borcu bulunmadığı,
bu miktarın davacının talep ettiği 17.645,40 TL'den mahsubundan sonra davacının 9.945,90 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının iptali ile takibin 9.945,90 TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalının ikinci kat kullanımına ilişkin düzenlenen tespit tutanağı ve sundukları fotoğraflara göre davalının ikinci katı da kullandığını, davalının ikinci kat kullanımı nedeniyle düzenledikleri faturaya itiraz etmediğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacının 17.645,40 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas dosyasında takip başlattığı, davalının süresinde icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali ve takibin devamı için bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davalının stantta ikinci kat kullanımının ispatlanamadığı gerekçesiyle, bu kısım yere ilişkin düzenlen alacağın mahsubundan sonra kalan miktar yönünden takibe itirazın iptaline karar verilmiştir. Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. 1- Davalı takipte icra dairesinin yetkisine itiraz etmişse de, tacir olan tarafların sözleşmede yetkili kıldığı İstanbul İcra Dairesinde takip başlatılması mümkündür.
Bu durumda yetkili icra dairesinde takip başlatılması nedeniyle özel dava şartı eksikliği bulunmadığından, işin esasının incelenmesine geçilmesi uygun görülmüştür. 2-İşin esasına ilişkin uyuşmazlık; fuar alanında davalıya ikinci katın da tahsis edilip edilmediği, davalının ikinci katı kullanıp kullanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Görevsiz mahkemede alınan bilirkişi raporunda; davacının 2015 ve 2016 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu ve sahibi lehine delil vasfına haiz olduğunu, davacının davalı adına düzenlediği ve defterlerine kaydettiği 05/04/2016 tarih ve 39.771,90 TL tutarlı, 17/05/2016 tarih ve 620,00 TL tutarlı ve 17/05/2016 tarih ve 7.669,50 TL bedelli faturaları karşılığında toplam 48.091,40 TL alacağı bulunduğu, davacının defter kayıtlarına göre davalının 30.446,00 TL ödemede bulunduğu ve bakiye 17.645,40 TL alacağın kaldığı belirtilmiştir.
Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 193. maddesinde düzenlenen delil sözleşmesi; ortaya çıkan uyuşmazlıkta belli bir hususun ne tür deliller ile ispatlanacağının taraflarca yazılı olarak saptanmasıdır.
Buna göre "Taraflar yazılı olarak veya mahkeme önünde tutanağa geçirilecek imzalı beyanlarıyla kanunda belirli delillerle ispatı öngörülen vakıaların başka delil veya delillerle ispatını kararlaştırabilecekleri gibi; belirli delillerle ispat öngörülmeyen vakıaların da sadece belirli delil veya delillerle ispatını kabul edebilirler" Bir davanın tarafları, dava açılmadan önce veya sonra, bir hususun yalnız belli bir delil ile ispat edileceği hakkında bir sözleşme yaparlarsa, buna münhasır delil sözleşmesi denir.
Yani bu hâlde, o husus yalnız delil sözleşmesi ile kabul edilmiş olan delil ile ispat edilebilir; başka bir delil ile ispat edilemez. Bir hususun ispatı için münhasır delil sözleşmesi yapılmış ise delil sözleşmesinde kararlaştırılan delilden (veya delillerden) başka delil kabul olunmaz.
Buna göre taraflar, delil sözleşmesi ile aynı zamanda delillerini hasretmiş olurlar, yani taraflar, delil sözleşmesinde kararlaştırdıkları deliller dışında başka delil gösteremezler (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001, c. 3, s. 2881 vd.) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki sözleşmenin Uyuşmazlıkların Çözümü başlıklı 29. maddesinde, ihtilaf halinde davacı şirketin defter kayıtları ile bilgi ve belgelerinin her iki taraf içinde yegane delil teşkil edeceği belirtilmiştir.
Standın ikinci katının kullanımına ilişkin düzenlenen 17/05/2016 tarih ve 7.669,50 TL bedelli fatura usulüne uygun tutulan davacının defter ve kayıtlarına işlendiği gibi, davalının ikinci katı kullandığına ilişkin düzenlenen tespit tutanağı da dosyaya sunulmuştur.
Buna göre mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan münhasır delil hükmü dikkate alınarak 17/05/2016 tarih ve 7.669,50 TL bedelli fatura yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik alacağa hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, alacak likit ve belirlenebilir olduğunda alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/2221, K. 2024/315, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama