İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/100 K.2024/485

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Esas2021/100Karar2024/485Tarih25 Nisan 2024Okuma11 dk · 2.103 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
25 Nisan 2024
Dosya no
2021/100 Esas
Karar no
2024/485
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
05/10/2020
Numarası
2018/602 Esas, 2020/551 Karar
Davanın konusu
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.103 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin hukuki sorumluluğunda yürütülen, davalılardan ...

Yapı tarafından fiilen müteahhit olarak yer aldığı "Kurbağalıdere dere yatağı ıslah çalışmaları" sırasında, dere yatağına konulmuş malzemeler ve iş makinelerinin dere akışını engellemesi sonucu derenin taştığını, derenin taşması sonucu davacı şirkete sigortalı ...'e ait lokanta ve oto yıkama yerinde 16/06/2014 tarihinde hasar meydana geldiğini, sigortalının yaptığı hasar ihbarı üzerine hasarın nedeni ve miktarının tespiti için yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen 89.890,19 TL'nin sigortalıya ödendiğini,

davalı tarafından yürütülen dere yatağı ıslah çalışmaları sonucu meydana gelen hasardan davalıların hukuken sorumlu olduklarını, aynı konu ve hasar dosyasına ilişkin olarak dava dışı ...

Genel Müdürlüğü aleyhine İstanbul 10.ATM.'nin 2014/310 E. sayılı dosyası ile rücuen tazminat davası açıldığını, bu nedenlerle öncelikle davanın İstanbul 10.ATM.nin 2014/310 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine, 89.980,19.-TL'nin ödeme tarihi olan 01/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ...

A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, Kadıköy Kurbağalıdere'de son dönemlerde meydana gelen taşkınlarla alakalı olarak müvekkili şirketin herhangi bir tedbirsizliği, kusur yada hatasının bulunmadığını, dava konusu taşkının 2010 yılında da görülen taşkının bir benzeri olduğunu, doğal afet olarak adlandırılan metrekareye düşen yağmur miktarının yoğun oluşu ve dere yatağının bu aşırı yağışı kaldırmaması nedeniyle yaşandığını, müvekkil şirketçe gerekli güvenlik tedbirlerinin alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...

A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, davacının dava ehliyetinin olmadığını, Kadıköy ilçesi Kurbağalıdere'de son dönemlerde aşırı yağışlar nedeniyle meydana gelen taşkınlarla alakalı olarak müvekkillerine atfı kabil herhangi bir tedbirsizliği, kusur ve hatanın bulunmadığını, Kurbağalıdere'de geçmiş yıllarda da zaman zaman taşkınlar yaşandığını ve dere kesitine yakın hatta dere kesitinin üzerinde imarlı veya imarsız bulunan bina sakinlerinin bundan zarar gördüğünü ve halen görmekte olduklarını,

sön dönemlerde yaşanan taşkınların 2010 yılında yaşanan taşkının bir benzeri olup doğal afet olarak adlandırılan metrekareye düşen yağmur miktarının yoğun oluşu ve dere yatağının bu aşırı yağışı kaldırmaması nedeniyle meydana geldiğini, müvekkil şirketin İBB tarafından ihale edilen işteki çalışmasının da bu taşkınların yaşanmaması için onaylı projeler uyarınca dere kesitinin genişletilmesi ve ıslahı olduğunu, çalışmalar sırasında gerekli güvenlik tedbirlerini aldıklarını, denize deşarj bölgesinde dere tabanında birikmiş teresubatın kaldırılmaması,

dereye atılan çöp malzemelerinin meydana getirdiği tıkanıklıklar, mevcut dere kesitinin aşırı yağışlarda gelen suyu taşıyabilecek kapasitede olmaması ve doğal afet sonucunda yaşanan taşkınlardan müvekkilleri şirketin sorumlu tutulamayacağını, bahsi geçen işyerinin dere yatağında olması ve daha önceki baskınlarda gözönüne alınarak işyerinde sele karşı gerekli önlemler alınmadığından zarar görenin kendi ağır ihmal ve kusurunun da bulunduğunu, müvekkillerinin tüm imalatlarını proje, şartname ve sözleşmeye uygun olarak,

idareye bağlı kontrollük teşkilatının denetimi ve onayı doğrultusunda gerçekleştirdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; heyetçe hazırlanan bilirkişi raporunun denetlenebilir, açıklayıcı ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunduğu, rapor dahilinde yapılan tespitler, toplanan diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde; davacının sigortalısına ait lokanta ve oto yıkama yerinin yaklaşık 3/4 kadar kısmının dere işletme bandının içinde kaldığı, bu durumun oldukça sakıncalı olup yağmur suları için risk altında olduğu, koruma bandı içinde kalan alanın yeşil alan olarak korunması gerekirken yapılaşmanın dere duvarı ile bitişim nizamda olduğu,

nitekim Kadıköy Belediyesi Plan ve Proje Müdürlüğünün cevabi yazısı ile de söz konusu yerin "yeşil alan" da kaldığının belirtildiği, yine aynı belediyenin İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından söz konusu parselin imar dosyasında mimari proje, yapı ruhsatı ve iskan belgesinin bulunmadığı bildirilmekle davaya konu hasardan lokanta ve oto yıkama yerini işleten davacı sigortalısının sorumlu olduğu, davalılara herhangi bir kusur atfedilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; yerel mahkemece, davalıların kusuruna ilişkin inceleme yapılmadığını, dava konusu hasarın işyerinin sırf dere bandında kalması yahut sırf derenin taşması nedeni ile değil, davalıların iş makineleri ve malzemelerini dere yatağına bırakması ve dolayısıyla taşkın suyun etrafa yayılarak su basması nedeni ile gerçekleştiğini, iş makinelerinin ve malzemelerin dere yatağına bırakılmasının olaya ve hasara etkisinin değerlendirilmediğini eksik inceleme ile davanın reddine karar verildiğini,

Yerel Mahkemenin sigortalı işyerinin zaman zaman su baskınına uğramasının dere işletme bandında kaldığından olağan olduğu yönündeki değerlendirmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, sigortalı işyerinin dere bandında kalıyor olmasının hasarın meydana gelmesinin sebebi olmadığını, davaya konu hasar tarihi 16.06.2014 olmasına rağmen yerel mahkemece hatalı olarak 28.09.2015 tarihli plana göre sigortalı işyerinin yeşil alanda kaldığı ve dolayısıyla sigortalının kusurlu olduğunun tespit edildiği,

ancak, hasar tarihinden sonra yürürlüğe giren plan ile sigortalı işyerinin bulunduğu parselin yeşil alan kabul edilmesinin, hasar tarihi itibari ile sigortalının kusuruna etki etmesi hukuken mümkün olmadığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereği iskan ruhsatının bulunmamasının zarar ile eylem arasındaki illiyet bağını kesmediğini, davalıların hasarlandırıcı eylemi nedeni ile farklı bir poliçeden kaynaklı olarak İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/16 esas sayılı dosyası ile açılan davadan davalıların kusurlu ve zarardan sorumlu oldukları tespit edilerek davanın kabulüne karar verildiğini,

zararlandırıcı olay aynı olmasına rağmen huzurdaki davanın kararı ile İstanbul 11. Asliye Ticaret MAhkemesince verilen kararların çeliştiğini, Yerel mahkemece iş bu dosyada davalıların ihmal ve kusurlu davranışları sonucu hasara sebebiyet vermiş oldukları değerlendirilmeden tüm kusuru sigortalı iş yeri sahibine vererek haksız ve hukuka aykırı bir şekilde eksik inceleme ile davanın reddine karar verildiğini belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dava; sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesi gereğince ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472-1481.maddeleri uyarınca sorumlulardan rücuen tahsili talebine ilişkindir.Mahkemenin 2017/73 E-2017/1280 K sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda 27/10/2017 tarihinde HMKnun 19/2 gereğince davalıların süresi içerisinde yapmış oldukları yetki itirazlarının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine dosyanın görevli ve yetkili olan İstanbul Anadolu Nöbetçi Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle Dairemizin 16/05/2018 tarih ve 2018/542 esas ve 2018/868 karar sayılı ilamıyla, "dava konusu uyuşmazlık haksız fiile dayanmakta olup, haksız fiilden doğan davalarda yetki, HMK.nun 16.maddesinde düzenlenmiştir.

Bu madde ile olaydan zarar gören ve mağdur olan tarafın daha da mağdur olmaması için genel yetki kurallarına ek olarak yetkili mahkeme mağdur lehine genişletilmiş olup, kesin yetki niteliğinde değildir.Buna göre dava dışı sigortalı (ve dolayısıyla halefi olan davacı) HMK.nun 6 ve 7.maddelerine dayanarak genel yetkili mahkemelerde dava açabileceği gibi, HMK:nun 16.maddesine göre belirlenebilecek mahkemelerde de dava açma hakkına sahiptir.

Bu nedenle ilk derece mahkemesince HMK.nun 16.maddesindeki yetki kuralının kesin yetki gibi kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Kabule göre de.

Davalı ...Ltd.Şti.ne dava dilekçesinin 09/12/2015 tarihinde tebliğ edildiği, HMK.nun 127.maddesinde belirtilen 2 haftalık cevap verme süresi geçtikten sonra 16/02/2016 tarihli cevap dilekçesi ile yapılan yetki itirazının süresinde olduğu kabul edilerek bu davalı yönünden HMK.nun 117.maddesine muhalefet edilmesi de doğru olmamıştır." gerekçesi ile kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

17/04/2014-17/04/2015 tarihleri arasını kapsayan oto servis paket sigorta poliçesiyle teminat altına alınan dava dışı sigortalıya ait işyerinin 16/06/2014 tarihinde meydana gelen yağışta dereden taşan su nedeni ile hasarlandığı, davacının hasar nedeniyle sigortalıya 01/08/2014 tarihinde 89.890,19 TL ödediği, olay tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile davalılar arasında derenin ıslahı konusunda sözleşme bulunduğu anlaşılmaktadır.Mahkemece Kadıköy Belediyesi Plan ve Proje Müdürlüğünün cevabi yazısı ile de söz konusu yerin "yeşil alan" da kaldığının belirtildiği,

yine aynı belediyenin İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından söz konusu parselin imar dosyasında mimari proje, yapı ruhsatı ve iskan belgesinin bulunmadığı bildirilmekle davaya konu hasardan lokanta ve oto yıkama yerini işleten davacı sigortalısının sorumlu olduğu, davalılara herhangi bir kusur atfedilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, davacının karar istinaf ettiği anlaşılmıştır.

Uyuşmazlık, davalıların zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı sigortalının zararından sorumlu olup olmadıkları noktalarında toplanmaktadır. Mahkemece uyuşmazlık konusunda alınan 17/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda. İBB hukuki sorumluluğunda yürütülen ... San. Ve Tic.

A.Ş İş ortaklığı tarafından müteahhit olarak yapılan "Kurbağalıdere dere yatağı ıslah çalışmaları" sırasında 16.06.2014 tarihlerinde yaşanan yoğun yağışta dere yatağına konulmuş malzemeler ve İş makinalarının dere akışını engellemesi sonucu, dere taşması sonucunda, ... nolu poliçe ile sigortalı Kadıköy İlçesi, ... pafta, .. ada, ... parsel, ... Mahallesi, ...

Caddesi, No:.. adresindeki ... tarafından işletilen lokanta ve oto yıkama hasara uğraması hususunda kusur yönünden incelenmesi sonucu ... Genel Müdürlüğü Atıksu İnşaat Dairesi Başkanlığının 25.10.2019 tarih ve ... sayılı yazısından anlaşılacağı üzere. Kadıköy İlçesi,... pafta, ... ada, ... parsel, ... Mahallesi, ...

Caddesi, No:... adresindeki lokanta ve oto yıkama yerinin büyük bir kısmının dere İşletme bandında kaldığı, İSKİ içme suyu Havzaları yönetmeliğinin" Mutlak Dere Koruma Alanları" başlığı altında 93. Maddede "Islah projesine uygun olarak bu derelerin ıslah kesitinin her iki yanında; temizlik, bakım ve onarımlarının yapılabilmesi maksadıyla imar planlarında en az 10 metrelik koruma alanı ayrılır bu alanlar İdarece kamulaştırılır ve doğal haliyle muhafaza edilir."denilmekte olduğu, kısaca; dere işletme bandında kalan yani dere yapı yaklaşma mesafeleri içerisinde yapı yapılamayacağı ve dere işletme bandı içerisindeki alanın, yeşil alan olduğu,

ancak yapılan tespitlerde oto yıkama ve lokantanın dere kenarına bitişik nizamda ve dere koruma bandında kaldığı tespit edilmiş olup, yağışlarda risk altında olduğu, Kadıköy Belediye Başkanlığı Plan ve Proje Müdürlüğünün ... sayılı yazısından anlaşılacağı üzere. Kadıköy ilçesi ...

Mah. ... pafta, ... ada, ... parsel 24.05.1972 onaylı 1/500 ölçekli Kurbağalıdere Koruma Planı, 18/09/1990 onaylı 1/500 ölçekli Plan tadilatları ile 28.09.2015 onaylı 1/500 ölçekli Kurbağalı Ana koluna ait Dere Islah Projesine Yönelik Plan değişikliğine göre "yeşil alan"da kaldığının belirtildiği, Kadıköy Belediye Başkanlığı Plan ve Proje Müdürlüğü'nün yazısından anlaşılacağı üzere bahsi geçen adresteki Oto Yıkama Faaliyeti İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatının kaydının olmadığının gelen yazılardan anlaşıldığı, Kadıköy Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğünün ... sayılı yazısından anlaşılacağı üzere; ...

Mah. ... ada, ... parsele alt tapu bilgilerine göre; parselin 631,00 m2 olduğu söz konusu taşınmazın 8/10 hissesinin ... adına olduğu, niteliğinin Kargir Dükkanlı Bahçeli Ahşap ev olduğu, edinme tarihinin 22.06.2007 tarihinde olduğunun belirtildiği, sonuç olarak; daha önceki yağışlarda risk altında olduğu belli olan ... parsel nolu yerin, zaman zaman su baskınına uğramasının dere işletme bandında kaldığından dolayı olağan olduğu, lokanta ve oto yıkamanın belediyesince onaylı mimari proje, yapı ruhsatı, iskan belgesi olmadığının dava dosyası kapsamında görüldüğü,

tüm bu nedenlerle hasar konusu, dereye bitişik durumda bulunan ve kısmen dere işletme bandında kalan (risk altında olduğu açıkça belli olan) lokanta ve oto yıkama yerini işleten sigortalı ...'in sorumluluğunda olduğu belirtilmiştir. Davalılar tarafından yapılan inşaat çalışmaları sırasında dere yatağının daraltılması ve kısmen önünün kesilmesi neticesinde su baskınının meydana geldiği uyuşmazlık konusu değildir.

Kadıköy Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü'nün 12.06.2019 tarihli yazısında ... Mah. ... Cad. No:... sayılı adreste bulunan ... adına 13.07.2011 tarih ve 2011/755 sayılı ruhsat örneğinin ekte sunulduğu, kayıtlarında yapılan incelemede söz konusu adreste Oto Yıkama faaliyetli İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı kaydına rastlanılmadığı bildirilmiştir.

Dava dışı sigortalının bahse konu yerde faaliyet konusu dürümcü olarak 13.07.2011 tarihinde işyeri açma ve çalışma ruhsatı verildiği anlaşılmıştır. Kadıköy Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğünün E-3747593 sayılı yazısında; ...

Mah. ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ait tapu bilgilerine göre; söz konusu taşınmazın ... adına 613 m2, Kargir Dükkanlı ... ev olarak kayıtlı olduğu, hisse payının 8/10, edinme tarihinin 22.06.2007 olduğu ve Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da Keşif tarihinde yapılan tespitte, ... parselde tek katlı dükkan ve oto yıkama alanı olduğu tespit edilmiştir.

Davaya konu zarar, "Kurbağalidere dere yatağı ıslah çalışmaları" sırasında 16.06.2014 tarihlerinde yaşanan yoğun yağışta dere yatağına konulmuş malzemeler ve İş makinalarının dere akışını engellemesi sonucunda dere taşmasından kaynaklanmıştır. Bu nedenle dava dışı sigortalının iş yerinin bulunduğu bu yeri kullanma şekli nedeniyle zararlandırıcı olayda tam kusurlu bulunduğunun kabulü doğru değildir.

Yine, hasara konu işyerinde dava dışı sigortalının işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı bulunmamasının müterafik kusurlu kabul edilmesi de mümkün değildir. Davacının sigortalının işyeri açma ruhsatının bulunmamasının oluşan hasar sonucuna etkili olmayacağı ve bu haliyle davalıların uyuşmazlık konusu hasarın tazmininde sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, Mahkemece öncelikle davaya konu lokanta ve oto yıkama iş yerine ait taşınmazın olay tarihi olan 16.06.2014 tarihini de kapsar şekilde ayrıntılı imar durumunun ilgili Belediyeden istenerek dosya kapsamına alınmasına ve Mahkemece davalılarının kusurlu olduğu kabul edilerek neticesine göre meydana gelen hasara yönelik gerçek zararın tespiti bakımından bilirkişi raporu da alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.

(Yargıtay 11 HD 2012/395 E- 2013/662 K sayılı 15.01.2013 tarihli kararı) Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere. 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/602 Esas, 2020/551 Karar sayılı ve 05/10/2020 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Davacı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/04/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/100, K. 2024/485, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Cevap
  5. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  6. Hükü M
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/100
Karar No
2024/485
Tarih
25 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/103 K.2024/92
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/103 K.2024/279
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/104 K.2024/478
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/105 K.2024/506
  • İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/108 K.2024/70
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/108 K.2024/521

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.