KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
- Dosya no
- 2021/1044 Esas
- Karar no
- 2025/77
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 04/03/2021
- Numarası
- 2014/1922 Esas, 2021/258 Karar
Karar Metni
3.379 kelime·17 dk okuma·12 bölüm
ESAS DAVA (İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1922 Esas)
DAVA
Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ:23/12/2014
BİRLEŞEN DAVA (İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkememesi'nin 2015/14 Esas)
DAVA
Sigorta (Yangın Sigortası Kaynaklı), Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:07/01/2015
BİRLEŞEN DAVA(İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkememesi'nin 2015/225 Esas)
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Rücuen Tazminat)
KARAR TARİHİ:16/01/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı ... A.ş. vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş.'ne ait İstinye ... AVM Sarıyer İstanbul adresindeki işyerinin müvekkili tarafından ...
Poliçesi ile 01.04.2014-2015 tarihleri arasında sigortalandığını, davalı şirket tarafından trafo bakımlarının yapılması esnasında TR 7 no lu trafonun patlamak sureti ile hasarlandığını, yapılan incelemede davacı şirketin %25 poliçe hissesine isabet eden 28.970,00 TL hasar bedelinin sigortalısına 04.07.2014 tarihinde ödendiğini, davalının oluşan zararın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olması nedeni ile zararın tamamından da sorumlu olduğunu belirterek 28.970,00 TL nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkememesi'nin 2015/14 Esas sayılı davada davacı ...
A.Ş. Vekili dava dilekçesinde; sigortalıya ait, İstinye ... AVM Sarıyer / İstanbul adresindeki işyerinin müvekkili sigorta şirketi tarafından ...
Poliçesi ile sigortalandığını, 03.04.2014 tarihinde, trafolarda meydana gelen patlama neticesinde sigortalı işyerinde hasar meydana geldiğini, meydana gelen patlama sebebiyle 16.058,00 € hasar bedeli doğduğunu, zararın sigortalıya ödendiğini, müvekkili şirket sigortalısına ait işyerinde meydana gelen patlamaya davalı şirketin sebebiyet verdiğinin gerek İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesince düzenlenen gerekse 17.06.2014 tarihli müvekkili şirket nezdinde hazırlanan raporlarla sabit olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla,
sigortalıya ödenmiş olan tazminatın 22.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari iş faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı ... A.Ş. Vekili... Merkezinin %35 müvekkili hissesinin bulunduğu müşterek sigorta poliçesi ile 01/04/2014 - 01/04/2015 vadeli ortak poliçeyle sigortalandığını, müvekkili tarafından ...
Poliçesinin düzenlendiğini, müşterek poliçede ve buna dayanan ve aynı şartları taşıyan müvekkilinin poliçesindeki makinelerin yangın teminatı ile birlikte makine kırılması ve makine kırılmasına bağlı kira kaybı ve iş durmasının teminat altına alındığını, söz konusu AVM de patlama şeklinde hasar meydana geldiğini yapılan ekspertiz raporunda toplam 39.749,28 Euro hasar tespit edildiğini, müvekkilinin hissesine düşen 13.912,25 Euro hasar bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini beyan ederek, 40.277,00 TL tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin asıl ve birleşen davalara cevap dilekçesinde özetle.
Olayın meydana gelmesinde davalının ve çalışanlarının hiçbir hata, ihmal, kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, periyodik bakım sözleşmesi gereği 7 numaralı trafoya 01:30 - 03:30 saatleri arasında enerjisiz bir biçimde periyodik bakım uygulandığını ve enerji verilerek sorunsuz teslim edildiğini, trafonun OG besleme ve AG besleme bakımlarının davalı şirkete ait olmadığını sadece trafonun bakımının sorumluluklarında olduğunu, trafo teslim edildikten sonra şirket çalışanlarının 05:01 saatinde AVM den ayrıldıklarını, bu ayrılma sırasında ...
A.Ş ilgililerinin görevlendirdiği diğer kişilerin AG bakımlarına devam ettiğini, arızanın 05.13 de gerçekleştiğini, trafoda oluşan patlamanın koruma elemanı olarak çalışan OG rölesinden alınan kayıt değerlerinin AG üzerinden kısa devre gelmesi sonucu olduğu şeklinde yorumlandığını, söz konusu bilirkişi raporunda çelişkiler bulunduğunu, raporda takozlarda sorun olduğunun belirtildiğini, patlayan bir trafoda takozların kayacağı ve deformasyona uğrayacağının doğal olduğunu, bu tip trafolarda bu tarz bir arızanın yaşanması için giriş ve çıkışından kısa devreye maruz kalmalarının gerektiği,
giriş ve çıkışlarla ilgili bakımların şalter değiştirilmesi vesairenin davalı şirketin sorumluluğunda olmadığının, bu tür arızaların sisteme enerji verildiği anda derhal ortaya çıkacak arızalar olduğunu, davalı şirketin trafo bakımı sonrası trafoya enerji verdiğini, sorun yaşanmadığını, meydana gelen arızanın davalıdan kaynaklanmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece;...Şirketi tarafından, dava konusu hasarın meydana geldiği 7 no lu trafo için bakım, ölçü / test, temizlik işlemleri tamamlandıktan sonra yüksüz şekilde trafoya enerji verilerek test edildiği, gerekli kontrol teslim formunun imza altına alınmasından sonra firma elemanlarının mahalden ayrıldığı, dosya kapsamında verilen ifadelerde ...Firması sahadan ayrıldıktan sonra AG çalışmasının devam ettiği ve 7 no lu trafonun ana şalterinde oluşan problem sebebi ile enerjinin tekrar kesildiği ana şalterin söküldüğü yedek şalterin takıldığı ve söz konusu patlamanın, bu aşamadan sonra,
devreye elektrik verilmesi esnasında gerçekleştiği anlaşılmakla, bu kapsamda, bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere, davalı şirketçe dava konusu trafo 7 de yapılan bakım, ölçüm ve temizlik çalışmasının ardından trafoya enerji verilerek test edilmiş olduğu, gerekli tutanakların düzenlenerek davacıların sigortalısı olan İstinye ... Yönetimince de bu tutakların imza edildiği ve davalı ...
Şirketinin elemanlarının işlerini tamamlayarak dava konusu yerden ayrılmalarından bir süre sonra patlamanın meydana geldiği ve patlamaya sebep olacak başka bir hususun da tespit edilememesi karşısında davalı şirketin patlamanın meydana gelmesinden sorumlu tutulmasının mümkün olamayacağı gerekçesiyle davacı sigorta şirketleri tarafından davalı şirket aleyhine açılan davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde asıl ve birleşen davalarda davacı vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.Asıl davada davacı ... A.Ş. vekili istinaf nedenleri olarak; olayın meydana geldiği İstinye ...'ın, müşterek sigorta ile sigortalı olduğunu, üç ayrı sigorta şirketinin talebi ile alınan üç ayrı ekspertiz raporunda da olay yerinde yaptıkları inceleme sonucunda benzer sonuçlara ulaşıldığını, davaya konu olay meydana gelir gelmez...
A.Ş. tarafından İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/40 D.iş dosyası ile tespit talebinde bulunulduğunu, patlama sonrasında da, delillerin kaybolmaması adına, gerekli olan tüm yollara başvurulduğunu, dosyada, hemen olayın sonrasında ve deliller kaybolmamışken inceleme yapılmak suretiyle hazırlanan dört ayrı rapor bulunduğunu, bu raporların her birinde davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu ortaya koyduğunu, Mahkemece bu raporlara itibar edilmesinin gerektiğini, yargılama sırasında, olaydan 7 yıl sonra ve deliller kaybolmuşken alınan bilirkişi raporları ile olayın oluş şeklinin aydınlatılamayacağını,
bilirkişilerin olaydan 7 yıl sonra patlamanın nedenini tespit edemediğini, ısrarla üzerinde durduğukları üzere olaydan 7 yıl sonra bilirkişiler tarafından patlama nedeninin tespit edilememesinin normal bir durum olduğunu, olay sonrasında Mahkeme kanalıyla bilirkişi tespiti yapıldığını ve patlamadan davalının sorumlu olduğu mahkeme kanalıyla tespit edildiğini, bu rapora itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği halde patlamanın sebebinin tespit edilemediği gerekçesi ile hatalı olarak davanın reddine karar verildiğini,
eksik incelemeye dayanan ilk derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmak zorunda kaldıklarını belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Birleşen davada davacı ...
A.Ş. vekili istinaf nedenleri olarak; kararın maddi hukuka ve usul hukukuna aykırı olduğunu, 10.02.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya yeterli olmadığını, İlk derece Mahkemesinin ilamına dayanak teşkil eden bilirkişi raporunun olayın oluş biçimine aykırı olduğunu, olayın hemen akabinde 3 ayrı sigorta şirketi tarafından görevlendirilen 3 ayrı ekspertiz tarafından bizzat olay mahallinde, olayın hemen akabinde düzenlenmiş ekspertiz raporlarında olayın oluş biçimini en doğru ve yalın biçimde tespit edildiğini, dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunda ekspertiz raporlarının nazara alınmamasının kabul edilemeyeceğini,
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu Md.22/17 fk son cümlesi hükmü uyarınca ekspertiz raporlarının delil niteliğini taşıdığını ve olay sonrası düzenlendiği de nazara alındığında birinci öncelikle nazara alınması gerektiğini, 3 ayrı ekspertiz raporunun da aynı tespiti içerdiğini, 13/05/2015 tarihli İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi' 2014 / 40 D.
İş sayılı delil tespitinin dahi olayın hemen akabinde yapıldığını, dava dosyasına sunulmuş olan olaydan hemen sonra sigortalı yetkilileri tarafından çekilen resimlerde de, hasarlı trafo yerinden oynatılmadan önceki görüntülerinde de takozların yerinde olmadığı kırılmış olduğunun görüldüğünü, hasar döneminde mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişinin olay mahallinde tüm yetkililerle görüşerek,
belgeleri inceleyerek raporunu tanzim ettiğini, bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi olay günü tesiste bulunan 5 ve 6 ile 7 ve 8 nolu trafoların bakımları yapılmış ve yapılan bakım doğrultusunda sırası ile devreye alındığını, 7 ve 8 nolu trafonun bakımı sabaha karşı tamamlandıktan sonra 8. trafo devreye alındığı,
son olarak 7 nolu trafo devreye alınırken hasarın meydana geldiğini, davalı şirketin trafo bakımını bitirdikten sonra OG hücreleri ve şalter-bara bakımları bitmeden sadece trafonun devreye alınmasının mümkün olmadığını, bakımı yapan davalı şirketin trafonun devreye alınma sürecine nezaret etmesi gerektiğini, dosyaya sunulan belgeler, tanık ifadeleri, ekspertiz raporu ve delil tespit raporu, fotoğraf ve görüntülerin eksik incelendiğinden hükme dayanak teşkil eden bilirkişi kurulu raporunun hatalı ve yanlış olduğunu,
olaydan çok sonraki tarihte düzenlenen raporun hükme esas alınması ve davanın reddine karar verilmesinin hatalı ve yanlış hüküm verilmesine sebebiyet verdiğini, yeni bir heyet marifetiyle itirazları karşılar içerikte bilirkişi incelemesi yapılmadan hüküm verilmesinin eksik inceleme ile karar verilmesi sonucunu doğurduğunu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel hükümler 13. Maddesi uyarınca 2. Kısım 2. Bölümde Asliye Hukuk Mahkemeleri için öngörülmüş vekalet ücretinin 4.080,00TL olduğunu,
anılan düzenleme çerçevesinde taktir edilecek vekalet ücreti 4.080,00TL olduğu halde nisbi vekalet ücreti taktir edilmesinin yasal düzenlemeye aykırı olduğunu, kararın bu yönden de kaldırılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Birleşen davada davacı ...
A.Ş vekili istinaf nedenleri olarak; hasar nedeniyle İstanbul 12 Sulh Hukuk Mahkemesi 2014/40 Değişik İş sayılı dosyası ile yapılan tespit sonucu tanzim edilen bilirkişi raporu ve tanzim edilen ekspertiz raporuna göre TR 7 Trafoda, davalı... Şirketinin bakım yapması esnasında hasar meydana gelmiş olduğundan, bakımı yapan, davalı ...
Şirketi TBK hükümleri ve Bakım Sözleşmesi hükümleri gereğince hasardan sorumlu bulunduğunu, dosyaya sunulan üç ayrı ekspertiz raporunda da benzer sonuçlara ulaşıldığını, bu raporların olay gerçekleştikten kısa bir süre sonra tanzim edildiğini, uzun süre yargılama boyunca delillerin durumu göz önüne alınırsa hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre daha gerçek sonuçlar ortaya çıkaracağını, dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunda ekspertiz raporlarının nazara alınmamasının kabul edilemeyeceğini, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu Md.22/17 fk son cümlesi hükmü uyarınca ekspertiz raporları delil niteliğini taşıdığını,
hasar akabinde yapılan ekspertiz çalışması sonucunda tanzim edilen 3 ayrı ekspertiz raporunun da aynı tespiti içerdiğini, dava dosyasına sunulmuş olan olaydan hemen sonra sigortalı yetkilileri tarafından çekilen fotoğraflarda da, hasarlı trafo yerinden oynatılmadan önceki görüntülerinde de takozların yerinde olmadığı kırılmış olduğunun görüldüğünü, hasar döneminde mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişinin olay mahallinde tüm yetkililerle görüşerek,
belgeleri inceleyerek raporunu tanzim ettiğini, bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi olay günü tesiste bulunan 5 ve 6 ile 7 ve 8 nolu trafoların bakımlarının yapıldığı ve yapılan bakım doğrultusunda sırası ile devreye alındığını, 7 ve 8 nolu trafonun bakımının sabaha karşı tamamlandıktan sonra 8. trafonun devreye alındığını, son olarak 7 nolu trafo devreye alınırken hasar meydana geldiğini, bilirkişi raporunun,
olayın üzerinden uzun süre geçtikten sonra tanzim edildiğinden hükme esas alınmasının haksız ve hukuka aykırı bir sonucun doğmasına sebep olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Asıl ve birleşen davalar, ... Poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir.Asıl davada, davacı sigorta ... şirketi ile dava dışı sigorta ettiren ... A.Ş. Arasında, 01/04/2014 başlangıç 01/04/2015 bitiş tarihli ...
Poliçesi düzenlenerek sigortalanan işyerinde 03/04/2014 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına 28.970,00TL ödeme yapıldığı ve ödenen bedelin, rücuen tahsili amacıyla da işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Söz konusu poliçe, koasüranslı olarak tanzim edilmiş olup davacı sigorta şirketinin sorumluluk oranının %25 olarak belirlendiği görülmüştür.Birleşen İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkememesi'nin 2015/14 Esas sayılı davada, davacı sigorta... şirketi ile dava dışı sigorta ettiren ... A.Ş. Arasında, 01/04/2014 başlangıç 01/04/2015 bitiş tarihli ...
Poliçesi düzenlenerek sigortalanan işyerinde 03/04/2014 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına 45.521,21 TL ödeme yapıldığı ve ödenen bedelin, rücuen tahsili amacıyla da işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Söz konusu poliçe, koasüranslı olarak tanzim edilmiş olup davacı sigorta şirketinin sorumluluk oranının % 40 olarak belirlendiği görülmüştür.Birleşen İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkememesi'nin 2015/225 Esas sayılı davada, davacı ...Sigorta şirketi dava dışı ... A.Ş. arasında, 01/04/2014 başlangıç 01/04/2015 bitiş tarihli ...
Poliçesi düzenlenerek sigortalanan işyerinde 03/04/2014 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına 13.912,25 Euro ödeme yapıldığı ve ödenen bedelin TL karşılığı 40.277,00 TL'nin rücuen tahsili amacıyla da işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Söz konusu poliçe, koasüranslı olarak tanzim edilmiş olup davacı sigorta şirketinin sorumluluk oranının % 35 olarak belirlendiği görülmüştür.17.06.2014 tarihli 3 ayrı Hasar Ekspertiz raporunda, hadisenin, ... AVM de bulunan Trafo 5/Trafo 6/Trafo 7/ Trafo 8 in ...
Şti tarafından yıllık rutin bakım işlemlerinin yapılması sonrası, devreye alınmaları aşamasında Trafo 7 nin yüke girdiği anda patlaması şeklinde meydana geldiğinin tespit edildiği, toplam hasar miktarının 39.749,28 Euro olduğu ve ... A.Ş. Payına düşen 9.937,32 Euro, ... A. Ş. payına düşen 15.899,71 Euro, ... A.Ş. Payına düşen 13.912,25 Euro olduğu bildirilmiştir.
Birleşen davada davacı ... sigorta şirketince, İstanbul 12 Sulh Hukuk Mahkemesi 2014/40 D.iş sayılı dosyasında aldırılan 13/05/2014 tarihli elektrik Mühendisi bilirkişi raporunda, trafonun sağlıklı çalışabilmesi için dengeli olarak monte edilmesi gerektiği, dengede durmasının denge takozları vasıtasıyla sağlandığını, trafonun bir fazında bulunan O.G. Dış sargı (primer) bobininin O.G. Sargı izole dengeleme takozundan kurtularak trafonun alt kısmında A.G.
Sargısı yönündeki alt ve üst izole dengeleme takozları olmadığı için A.G. Tarafına doğru yan yattığı ve A.G. Sargısının nüvesine temas ederek zedelenmesine ve izolasyon reçinesinin delinmesine neden olduğu, bu şekilde trafoya enerji verilmemesi gerektiği halde enerji verildiği için kısa devre oluşarak trafonun patlamasına neden olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 25/12/2019 tarihli raporda; ...
Yönetim Hizmetleri ve... firması arasında düzenlenen Bakım Sözleşmesine göre trafonun baralardan arındırılmış ve topraklanmış olarak Firma servis elemanlarına teslim edilmekte, devreye alma işlemlerinin müşteri sorumluluğunda olduğu, gerekli manevraların... Yönetim Hizmetleri yetkilisi tarafından yapıldığı ve bakım yapılırken...
Yönetim Hizmetleri'nin bir teknik elemanın hazır bulunduracağını ifade ettiği, İstinye yönetim Hizmetlerinin bir elemanın hem ... bakım Formunda ve hem de ...
Formunda imzasının bulunduğu, yani yapılan bakım çalışmalarına nezaret ettiği, Trafo 7'ye enerji verildikten sonra ana şalterin devreye girdiği , şalterin on-off göstergesinin tam yerinde olmadığının görülmesi üzerine, göstergenin neden yerine oturmadığının araştırılmadığı, bilirkişi raporunda 11.04.2014 tarihinde yapılan keşifte, trafo alt kısmında bulunan AG tarafındaki dengeleme takozlarının olmadığı, OG sargısının yan yattığının görüldüğü ve OG sargısının AG sargısının nüvesine temas ederek zedelenmesine ve izolasyon reçinesinin delinmesine neden olduğu, bu durumda enerji verildiği için kısa devre oluştuğunun ifade edildiği,
olay meydana geldiğinde durum tespitinin yapılmadığı ve olayın neden kaynaklandığının belirsiz olduğu, teknik bir inceleme ve tespit yapılmadığı, hasarlı trafonun otoparka taşındığı, bu taşıma sırasında hasar verilip verilmediğinin bilinmediği, yani dengeleme takozlarının durumunun tespit edilmediği, bu nedenle olaydan bir hafta sonra yapılan keşif sonucunda olayın dengeleme takozlarının olmaması sonucu meydana geldiği yönündeki bilirkişi değerlendirmesine katılmadıklarını, bakım çalışmaları başlamadan ...
Yönetim Hizmetleri yetkililerinin trafoları baralardan ayırmaları ve çalışmalar esnasında nezaret etmeleri dikkate alındığında, trafodaki dengeleme takozlarının olmamasını veya hasarlı olması durumunu göz ile tespit etmeleri gerektiği, bu nedenle dengeleme takozlarının eksik olması veya kırık olmasının meydana gelen patlama ve trafonun otoparka taşınması sırasında oluştuğu kanaatine varıldığı,
sonuç olarak trafonun patlamasının trafonun denge takozlarından kaynaklanmış olamayacağı, böyle bir kaymanın bakım esnasında gözle tespitinin de mümkün olacağı, denge takozlarının patlayan trafonun yerinden sökülerek taşınması esnasında kaymış olabileceği, trafonun patlaması hususunda başka bir tespitin de bulunmadığı göz önüne alındığında patlamanın sebebinin eksik bakım hatasından kaynaklandığının söylenemeyeceği bildirilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 10/02/2021 tarihli raporda; ... firmasınca, dava konusu trafo 7 de yapılan bakım, ölçüm ve temizlik çalışmasının ardından trafoya enerji verilerek test edilmiş olduğunu, gerekli tutanakların düzenlenerek ...
Yönetimince de bu tutanakların imzalandığı ve dava ... şirketinin elemanlarının işlerini tamamlayarak dava konusu yerden ayrılmalarından bir süre sonra patlamanın meydana geldiği anlaşıldığından ve patlamaya sebep olacak başka bir hususun da tespit edilememesi karşısında davalı ...
Şirketinin patlamanın meydana gelmesinden sorumlu tutulmasının mümkün olamayacağının değerlendirildiği, sonuç olarak; dava konusu hasarın /patlamanın meydana gelmesi ile İstinye ... a ait 7 numaralı trafoda davalı ... Şti'nin yapmış olduğu bakım, temizlik, ölçüm işleri faaliyeti arasında illiyet bağı bulunmadığı, hasarın meydana gelmesinde davalı şirketin kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir.
Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur.
TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır.
Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur.
Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.
Somut olayda, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 22/17 fıkrasında, eksperler tarafından düzenlenen raporların delil niteliğinde olduğu düzenlenmiş ise de, 17/06/2014 tarihli 3 ayrı hasar ekspertiz raporu, meydana gelen olayın sebepleri ve rücu imkanı bakımından yeterli bir tespit içermemektedir.
Öte yandan davacı sigorta şirketince, patlamanın sebebi ve kusur durumuna ilişkin İstanbul 12 Sulh Hukuk Mahkemesi 2014/40 D.iş sayılı dosyasında aldırılan 13/05/2014 tarihli bilirkişi raporunda, trafo alt kısmında bulunan AG tarafındaki dengeleme takozlarının olmadığı, OG sargısının yan yattığının görüldüğü ve OG sargısının AG sargısının nüvesine temas ederek zedelenmesine ve izolasyon reçinesinin delinmesine neden olduğu, bu durumda enerji verildiği için kısa devre oluştuğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Ancak davaya konu patlamanın meydana geldiği trafonun yerinde sökülerek taşınmış olması ve tespitin bu mahalde yapıldığı dikkate alındığında, trafo dengeleme takozlarında tespit edilen bozukluğun eksikliğin trafoda meydana gelen patlamanın şiddetinden veya taşınma sırasında meydana gelmiş olabileceği, ayrıca takozlardaki çarpıklığı ve trafonun yan yatmış olmasının bakım sırasında gözle görülerek tespit edilebilecek bir durum olduğu yönündeki iki ayrı bilirkişi heyet raporunda da tespit edilmiştir.
Bu durumda İstanbul 12 Sulh Hukuk Mahkemesi 2014/40 D.iş sayılı dosyasında aldırılan 13/05/2014 tarihli bilirkişi raporu içeriği teknik açıdan yeterli ve gerekçeli bir değerlendirme içermemektedir. Ayrıca raporda, trafoda patlamanın meydana gelmesinde davalıya atfı kabil bir kusur tespiti de yapılabilmiş değildir. Diğer taraftan davalı tarafından bu rapora itiraz edildiği görülmüştür.
Bu nedenle Mahkemece, olaydan sonra alınmasına rağmen teknik olarak yeterli olmayan bu raporu itibar edilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Davaya konu olayın meydana geldiği esnada, olay yerinde, davalı dışında 3 ayrı şirketin teknik ekiplerinin bulunduğu ve çalışma yaptıkları, davalı şirket tarafından, dava konusu hasarın meydana geldiği 7 nolu tarafo için bakım, ölçü/test, temizlik işlemleri tamamlandıktan sonra trafoya enerji verilerek test edildiği, gerekli kontrol teslim formunun imza altına alındığı, dava dışı sigortalı...
Yönetimince de bu tutanakların imzalandığı anlaşılmıştır. Davalı şirket elemanlarının işlerini tamamlayarak mahalden ayrılmalarından bir süre sonra patlama meydana gelmiştir. Davalı ile dava dışı sigortalı ... Yönetimi arasındaki Bakım sözleşmesine göre trafoların devreye alma işlemleri müşterinin sorumluluğundadır.
Dosya kapsamına göre, olay akabinde trafonun başka bir yere taşındığı, bu taşıma sırasında hasar verilip verilmediğinin bilinmediği, yani dengeleme takozlarının durumunun tespit edilemediği, bunun aksine bir tespitin de dosya kapsamında yer almadığı anlaşılmıştır.
Bununla birlikte, dava dışı sigortalının çalışmalar esnasında davalıya nezaret ettiği dikkate alındığında, dengeleme takozlarının durumunun göz ile tespit edilebilecek bir husus olduğu, ancak taraflarca imzalanan tutanaklarda bu yönde bir belirlemenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece elektrik mühendislerinden oluşan iki ayrı heyetten bilirkişi raporu alınmış, her iki bilirkişi heyeti raporunda da davalının kusur ve sorumluğunun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporlarının teknik açıdan yeterli, ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre, ispat yükü üzerine düşen davacılar, davalının kusurlu ve hukuka aykırı fiili ile zararın meydana geldiğini, bir başka deyişle dava konusu trafodaki patlamanın davalının eyleminden kaynaklı olduğunu ispatlayamamıştır.
Bu nedenle Mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarına itibar edilerek karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Davacı ...Sigorta vekili, maktu vekalet ücreti yerine nispi vekalet ücretine hükmedildiğinden bahisle kararı istinaf etmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4 maddesinde, maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı belirtilmiş olup Mahkemece bu doğrultuda vekalet ücreti tayin edilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olmamış ise de.
AAÜT tarifesine göre, taraflar lehine takdir edilecek avukatlık ücreti karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre belirleneceğinden ve kararın kaldırılması halinde yeniden verilen karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT tarifesine göre Asliye Mahkemelerinde takip edilen işlerde maktu vekalet ücreti 30.000,00-TL olduğu dikkate alındığında, istinaf eden davacı ... A.Ş. aleyhine karar verilemeyeceği gözetilerek bu yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1922 Esas, 2021/258 Karar sayılı ve 04/03/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından birleşen davada davacı ...
A.Ş tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın bu davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından birleşen davada davacı ...
A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın bu davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından asıl davada davacı ...
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1044, K. 2025/77, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama