KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Dosya no
- 2021/1115 Esas
- Karar no
- 2024/1500
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/10/2020
- Numarası
- 2018/947 Esas, 2020/631 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (İhlalli Geçiş Ücretlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.445 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin işlettiği köprü ve otoyollardan davalıya ait araçların 06.09.2016-27.05.2018 tarihleri arasında 195 kez geçiş ücreti ödemeksizin geçiş yaptığını, bedeli ödenmeden yapılan geçişlerin 15 günlük süre içinde de ödenmediği için davalı hakkında ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve asgari % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından belirtilen geçiş tarihlerinde müvekkiline ait araçlarda HGS mevcut olduğundan böyle bir borcun doğmasının söz konusu olamayacağını, borçları olmadığından icra takibine itiraz edildiğini, müvekkilinin HGS sistemi kullandığı halde ilgili birime başvurarak herhangi bir borcunun olup olmadığını kontrol ettirdiğini, sistemde herhangi bir borcunun bulunmadığı belirtilerek ilgili birimlerce borcu ödeyecek herhangi bir kurum gösterilmediği için ödeme yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece.
Geçiş ihlallerinin tespiti ve mevzuata uygun olarak tahakkuk yapılıp yapılmadığının tespiti için alınan kök ve ek raporlar doğrultusunda; davalı firmaya ait 14 farklı aracın farklı tarihlerde toplamda 161 defa OGS, HGS cihazlarında yeterli bakiye olmaksızın kaçak geçiş yaptığı, davalıya ait 4 aracın ise davacı firma tarafından işletilmekte olan köprü ve otoyolları OGS- HGS cihaz etiketlerinde yeterli bakiye varken kullandığı, teknik aksaklık nedeniyle tahsilat yapılamadığı,
teknik aksaklıklardan ötürü ödenmeyen geçişler ile ilgili davacı işletici firmanın ceza talep ettiği ancak davalının yeterli bakiye bulundurması nedeniyle kusurunun söz konusu olmadığı kanaatine varılarak 161 cezalı geçiş yönünden geçiş ücretinin 4 katı tutarında ceza bedeli ve geçiş ücreti toplamı 43.019,70-TL ile yeterli bakiye olması nedeniyle ceza bedeli yansıtılamayacak, normal geçiş ücreti bedeli 584,64-TL olmak üzere toplam 43.604,34-TL ve taleple bağlı kalınarak 2.442,53-TL KDV olmak üzere toplam 46.046,87 TL asıl alacağa her iki tarafın da tacir olması sebebiyle avans faizi işletilerek takibin devamına,
davalıya takipten evvel herhangi bir temerrüt ihtarı gönderilmemesi sebebiyle bu alacak kaleminin reddine, alacak niteliği itibariyle likit ve belirlenebilir olduğundan %20 inkar tazminatı 9.209,37-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davanın kısmen kabulüne dair kararın kaldırılarak davanın talepleri gibi kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Yerel Mahkemenin, davalıya ait 4 aracın HGS/OGS cihaz etiketlerinde yeterli bakiye olduğu, teknik aksaklık nedeniyle tahsilat yapılamadığı,
davalının hesabında yeterli bakiye bulundurduğu için kusuru bulunmadığı gerekçesi ile bu geçişlere ilişkin olarak ceza bedeli yansıtılamayacağına hükmettiğini, Mahkemenin gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin HGS/OGS hesaplarında geçiş ücretlerini ödemeye yeter bakiye bulundurmakla olduğu kadar, geçiş ücretlerinin tahsil edilip edilmediğini kontrol etme yükümlülüğü altında olduğunu, davalı şirketin takip talebindeki asıl alacak tutarının tamamından sorumlu olduğunu,
yerel Mahkemenin takipten önce temerrüt ihtarı gönderilmemesi gerekçesine dayanarak işlemiş faize ilişkin talebin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,illalli geçişlerin yapıldığı tarihlerden itibaren 15 günlük yasal sürenin sonrasında asıl alacağa ticari faiz işletilmesinin hukuka uygun olduğunu, yerel Mahkemenin işlemiş faiz talebinin reddi kararı ile KDV alacağının kabulüne ilişkin kararının birbiri ile çeliştiğini belirterek kararın kısmen kaldırılarak davanın talepleri gibi kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, ihlalli geçiş bedelinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkindir.Dosya kapsamından davacı şirketin 45.942,90 TL geçiş ücreti ve ceza tutarı, 13.569,47 TL işlemiş faiz ve 2.442,53 TL KDV alacağı olmak üzere toplam 61.954,90 TL'nin tahsili için için davalı aleyhinde ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalının takibe süresinde itirazı üzerine itirazın iptali ve takibin devamı için yasal hak düşürücü sürede işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece,
43.604,34 TL geçiş ücreti ile ceza tutarı ile 2.442,53 TL KDV olmak üzere toplam 46.046,87 TL alacak yönünden takibin devamına karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davalının hesabında yeterli bakiye bulunduğu halde ödenmeyen bu geçişlerin 4 katı ceza bedelinden de sorumlu olup olmadığı,
davalının takipten önce temerrüte düşüp düşmediği ve işlemiş faiz talep edilip edilemeyeceği hususlarında toplanmaktadır.Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte,
bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir.. ..” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir.
6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında,
geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.Somut olayda mahkemece takip tarihinden önce davalı borçluya temerrüt ihtarnamesi gönderilmemesi gerekçesiyle işlemiş faiz isteminin reddine karar verilmiş, ancak işlemiş faizin KDV'sine ilişkin istemin ise taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece takip öncesi işlemiş faizin reddine karar verilerek reddedilen faizin ise KDV'si yönünden takibin devamına karar verilmesi çelişki oluşturmuştur.6001 sayılı Yasa gereğince ihlalli geçişten itibaren 15 gün sonra temerrütün gerçekleştiği, bu nedenle geçiş ücreti ve para cezası üzerinden işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu,
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 24. maddesinin (c) bendinde “ Vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerler” matraha dahil olan unsurlar olarak belirlenmiş olduğundan işlemiş faiz için KDV isteminin de yerinde bulunduğu gerektiği gözetilmelidir.
Eldeki davada alınan 13/03/2020 teslim tarihli bilirkişi raporunda; davacının işlettiği köprü ve otoyolları kullanan yetersiz bakiye veya kaçak geçmek suretiyle kullanan davalı şirketine ait araçların farklı tarihlerde yaptığı 161 cezalı geçiş için, geçiş ücreti x 4 katı ceza+ geçiş ücreti = 43.019,70 TL olduğu,
ayrıca yeterli hesap bakiyesine sahipken yapmış olduğu geçişlere ceza yansıtılamayacağından davacı firma tarafından ceza da uygulanarak talep edilen 2.923,20 TL'nin sadece geçiş ücreti olan kısmının 584,64 TL davacı firmaya ödenmesi gerektiği, davalı firma tarafından toplam ödenmesi gereken tutarın ise 43.019,70 +584,64 TL=43.604,34 TL olduğu belirtilmiştir.Buna göre davalıya ait araçların davacının işlettiği köprü ve otoyoldan geçiş yaptığı, geçiş tarihinde ve geçişi izleyen 15 günlük süre içinde geçiş ücretinin ödenmediği, geçiş bedelinin 43.604,34 TL olduğu,
yasal düzenleme gereği davacının 34 geçiş için cihazlarda yeterli bakiye varken yapılan 584,64 TL geçiş ücretinin, geçişi izleyen 15 gün içinde ödenmemiş olması nedeniyle, bu miktarın 4 katı tutarı olan 2.923,20 TL ceza tutarından davalının sorumlu olduğu değerlendirilmiştir. Mahkemece 2.923,20 TL ceza tutarı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerindedir.Diğer taraftan mahkemece işlemiş faiz talebi yönünden temerrüdün gerçekleşmediği gerekçesi ile işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekili işlemiş faiz yönünden de hükmü istinaf etmiştir.
6001 sayılı Yasa hükümleri dikkate alındığında davalının takipten önce temerrüde düşürülmesine gerek bulunmadığı, 6001 sayılı Yasa gereğince ihlalli geçişten itibaren 15 gün sonra temerrütün gerçekleştiği, bu nedenle geçiş ücreti ve para cezası üzerinden işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu değerlendirildiğinden,
mahkemece işlemiş faize de hükmedilmesi gerekir.O halde Mahkemece önceki bilirkişiden davacının işlemiş faiz talebi yönünden hesaplama yapılarak davacının talep edebileceği işlemiş faiz miktarının belirlenmesi bakımından ek rapor alınması gerekirken Mahkemece yazılı gerekçe ile işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni de yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/947 Esas, 2020/631 Karar sayılı ve 21/10/2020 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1115, K. 2024/1500, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama