KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Dosya no
- 2021/1127 Esas
- Karar no
- 2024/1494
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/04/2021
- Numarası
- 2020/920 Esas, 2021/419 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.509 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekillerinin davalı ile fuar katılım sözleşmesi yaptığını, ödemelerin yapıldığını, davalının fuarın ertelendiğini müvekillerine bildirdiğini, müvekillerinin bu nedenle sözleşmeyi feshederek ücret iadesini istediğini, ancak davalının ücreti iade etmediğini, açılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekillerinin fuar tarihini pandemi nedeni ile ertelemek zorunda kaldıklarını, bu nedenle davacının ödenen bedelin iadesi yönündeki talebinin kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; taraflar arasındaki fuar katılım sözleşmesi uyarınca 10-13 Haziran 2020 tarihinde düzenlenmesi kararlaştırılan fuarın koronavirüs (Covid-19) pandemisi nedeni ve Ticaret Bakanlığı tarafından alınan tedbir kararları nedeni ile anılan tarihte düzenlenemediği, davalı tarafça fuarın 15-18 Ekim 2020 tarihine ertelendiğinin bildirildiği, Ticaret Bakanlığı tarafından gönderilen cevabi yazıya göre alınması gereken tedbirlerin alınarak fuarın 01/09/2020 tarihinden itibaren yapılmasında idari yönden bir engel bulunmadığı,
ancak davalı tarafa kesin süre verilmesine rağmen ve davalı tarafça fuarın 15-18 Ekim 2020 tarihine ertelendiği ve bu tarihlerde yapılacağının ileri sürülmesine rağmen fuarın bu tarihte gerçekleştirildiğine ilişkin delil ve belge sunulmadığı, tüm dünya geneli ile ülkemizde pandeminin etkilerinin ağır bir şekilde görülmeye devam etmesi ve bu konuda tedbir kararlarının (kısmi kapanma/tam kapanma vs.) alınmaya devam edilmesi nedeni ile fuarın davalı tarafça ileride düzenlenebilip düzenlenemeyeceği konusunda belirsizliğin bulunduğu,
fuar ileride gerçekleştirilse bile pandeminin ve alınan tedbir kararlarının etkileri ile katılımcıların son derece sınırlı olacağı, davacının düzenlenip düzenlenmeyeceği ve ne zaman ve hangi şartlarda düzenleneceği açık olmayan fuar için sözleşme ile bağlı kalmasının TMK'nun 2. maddesinde yer alan objektif iyiniyet kurallarına ve hakkaniyete de aykırı olacağı, dolayısıyla TBK'nun 136. maddesi uyarınca sonradan ortaya çıkan kusursuz objektif ifa imkansızlığının ortaya çıktığının kabulünde zorunluluk bulunduğu,
davacı tarafça her ne kadar sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle bedelsizlik iddiasında bulunulmuş ise de tarafların sözleşme ile belirlenen borçlarından kurtulduğu, tarafların birbirinden aldıklarını geri verme mükellefiyetleri bulunduğu, bu nedenle davacının yaptığı ödemenin iadesini talep etmekte haklı olduğu, fesih ihbarnamesinde davalıya herhangi bir süre tanınmadığından takipten önce temerrüt olgusunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Bakırköy ...
İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin (işlemiş faiz talebinin) reddine, asıl alacağa takipten itibaren avans faizi uygulanmasına, davalı itirazında haksız çıktığı ve alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; fuarın 10-13 Haziran 2020 tarihleri arasında gerçekleştirilmek üzere planlandığını, müvekkili şirket tarafından gerekli başvuruların yapıldığını, fuarın bu tarihte düzenlenmesi için gerekli tüm hazırlıkların yapıldığını, ancak Covid-19 pandemisi nedeniyle Ticaret Bakanlığı tarafından alınan karar ile ülkemiz genelinde yapılacak olan tüm fuar faaliyetlerinin 16 Mart 2020 tarihinden 01 Eylül 2020 tarihine kadar durdurulduğunu, bu karar doğrultusunda müvekkili şirketin de diğer tüm fuar firmaları gibi gerçekleştireceği fuarlarını ertelemek zorunda kaldığını,
bizzat devlet tarafından alınan söz konusu karar kapsamında en başta müvekkili şirketin mağdur olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında imzalanan Fuar Katılım Sözleşmesi'nin ikinci maddesinde müvekkili şirketin gerekli görmesi halinde fuar tarihini değiştirme hakkının olduğunu, bu durumun katılımcıya fesih hakkı vermeyeceğini, fuarın ertelenmiş olmasının davacının fuara katılma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını, davacının hem ödeme yükümlülüğünün hem de fuara katılma yükümlülüğünün devam ettiğini,
mahkeme kararında davacının ne zaman düzenlenip düzenlenmeyeceği ve hangi şartlarda düzenleneceği belli olmayan fuar ile bağlı kalmasının objektif iyi niyet kurallarına aykırı olacağından bahsedilse de Ticaret Bakanlığı tarafından alınmış bir karar doğrultusunda alınan erteleme kararı sonrasında müvekkili şirketin de mağdur durumda bulunduğubu, söz konusu pandemi döneminde sözleşmenin davacı tarafça feshedilmesinin hakkaniyet kurallarına aykırı olduğunu beyan ederek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki fuar katılım sözleşmesinin davacı tarafından feshedilmesi nedeni ile davalı tarafa yapılan ödemenin iadesi istemiyle başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedene dayalı olup olmadığı ile davacı tarafından davalıya yapılan ödemenin sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle iadesinin istenip istenemeyeceği noktalarında toplanmaktadır. Bakırköy ...
İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takip dosyasınında, alacaklı tarafından 22.926,00 TL asıl alacak ile 980,72 TL işlemiş faizin tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK nun 67. maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmeye göre, davacının davalıya 25/02/2020 tarihinde 4.800,00 TL, 25/03/2020 tarihinde 9.063,00 TL, 22/04/2020 tarihinde 9.063,00 TL ve 27/05/2020 tarihinde 9.062,00 TL olmak üzere toplam 31.988,00 TL ödeme yaptığı anlaşılmıştır. 10-13 Haziran 2020 tarihinde yapılacak olan "...
İşleme Teknoloji ve Makineleri Fuarında" stand açılması hususunda taraflar arasında sözleşmenin bulunduğu, sözleşme bedeli olarak 31.988,00 TL nin belirlendiği, bu bedelin ilk 3 taksiti toplamı olan 22.926,00 TLnin davacı tarafından davalıya ödendiği anlaşılmıştır.Davalı taraf, Ticaret Bakanlığı tarafından alınan karar sonucunda ülke genelindeki tüm fuarların 16 Mart 2020 tarihinden 01 Eylül 2020 tarihine kadar durdurulduğunu, bu nedenle fuarın sektör temsilcileri ile mutabık kalınarak 15-18 Ekim 2020 tarihine ertelendiğini,
taraflar arasındaki fuar katılım sözleşmesinin ikinci maddesinin kendilerine fuar tarihini değiştirme hakkı verdiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Sözleşmeye göre 10-13 Haziran 2020 tarihleri arasında yapılması gereken fuarın 15-18 Ekim 2020 tarihine ertelendiği, davacının 08/06/2020 tarihli ihbarname ile sözleşmeyi feshettiği, bu ihbarın 11/06/2020 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Ticaret Bakanlığı tarafından dosyaya gönderilen cevabi yazıda, 2020 yılının Mayıs-Haziran aylarında düzenlenmesi planlanan fuarların 01/07/2020 tarihinden sonraya ertelendiğini, 01/06/2020 tarihinden itibaren normalleşme sürecine geçilmesiyle ertelenen fuarların düzenleme tarihlerinin yeniden değerlendirilmesi ihtiyacının hasıl olduğunu, bu doğrultuda açık alanda düzenlenmesi planlanan fuarların 01/07/2020, kapalı alanlarda düzenlenmesi planlanan fuarların ise 01/09/2020 tarihinden itibaren düzenlenmeye başlandığı bildirilmiştir.Davalı tarafından davacıya gönderilen 04/08/2020 tarihli e-mailde,
15-18/10/2020 tarihleri arasında yapılması planlanan fuarın da 2021 yılına ertelendiği bildirilmiştir. E-mail içeriğinde, erteleme gerekçesi olarak davalı şirket tarafından yapılan araştırma neticesinde insanların hala kalabalık ortamlara girmek istememesi ve birçok ülkeye uçuşların açılmaması olarak açıklanmıştır.
Bu nedenlerle ekim ayında fuarın yapılması halinde katılımcıların fuardan istedikleri verimi alamayacakları, bunun da stant maliyeti ve zaman kaybı gibi sonuçlara yol açacağı bildirilerek fuarın bu olumsuz iklimden etkilenmemesi için 2021 yılına ertelenmesinin herkes için daha sağlıklı ve kazançlı olacağı belirtilmiştir.
Dosya kapsamında 2021 yılında da fuarın yapıldığına dair bir bilgi bulunmamaktadır.Mahkeme tarafından davalı vekiline, dava konusu fuarın ertelendiğini iddia ettikleri 15-18 Ekim 2020 tarihinde fuarın düzenlendiğine dair belge ve delillerini dosyaya sunması için 2 haftalık kesin süre verilmiş olup davalı tarafından bu tarihlerde fuarın yapıldığına dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır.
Sözleşmedeki edimin yerine getirilmesi; edimin yok olması gibi maddi, sözleşme konusunu yapılamaz kılan hukuki bir nedenle ya da ekonomik, sosyal vs. bir olay niteliğindeki fiili bir nedenle mümkün olmayabilir. Bu durumda ifa imkansızlığı gündeme gelir. İfa imkansızlığı; edimin içeriği değişmeksizin borcun aynen yerine getirilmesinin imkansız hale gelmesi olarak açıklanabilir.
Eğer ifa imkansızlığı sadece sözleşmenin tarafları bakımından değil, herkes için sözkonusu ise buna objektif imkansızlık, yalnız sözleşmenin taraflarından birinin tutumundan doğmuşsa buna da subjektif imkansızlık denir. İfa imkansızlığı sözleşme yapılmadan önce var ve bu olgu herkes bakımından aynı sonucu meydana getirmekte ise 6100 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK'nın) 27. maddesi gereğince sözleşme geçersizdir.
İfa imkansızlığı sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkmış ve eğer borçlunun kusuru olmaksızın edim imkansızlaşmışsa TBK'nın 136. maddesi, borçlunun kusuru sonunda imkansızlaşmış olursa TBK'nın 112. maddesinin uygulanması gerekir. TBK'nın 136. maddesine göre; borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle borcun ifası imkansızlaşırsa, borç sona erer.
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Somut olayda, davacı sözleşme kurulduktan sonra fuarın yapılamayacağı kendisine bildirildikten sonra ilk fuar tarihinden önce 08/06/2020 tarihinde davalı organizatöre gönderdiği ihtarname ile sözleşmeden dönmüştür.
Ticaret Bakanlığı yazı cevabına göre, davalı organizatörün bu fuarı düzenleyememe sebebi pandemi nedeniyle devletin yetkili biriminin aldığı karar gereğincedir. Dolayısıyla davalı borçlunun ifa imkansızlığı, sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkan objektif imkansızlıktır. Davalı borçlu bu sebeple artık fuarı düzenleme borcundan kurtulmuş olsa da davacıdan aldığı parayı sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlüdür.
Dolayısıyla davacı tarafından yatırılan paranın davalıya iade edilmesi gerekeceğinden ilk derece mahkemesinin kararı yerindedir. Açıklanan nedenlerle ilk derece Mahkemesince verilen hüküm usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/920 Esas, 2021/419 Karar sayılı ve 26/04/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 391,51 TL harcın mahsubu ile bakiye 36,09 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1127, K. 2024/1494, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama