KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2021/122 Esas
- Karar no
- 2024/538
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 08/07/2020
- Numarası
- 2017/740 Esas, 2020/300 Karar
- Davanın konusu
- Kayıt Kabul
Karar Metni
1.840 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.11.2016 tarih 2016/831 E ve 2016/837 K sayılı dosyası ile ... A.Ş. şirketinin iflasına karar verildiğini, bu karar doğrultusunda İstanbul Anadolu ... İcra(İflas) Müdürlüğü nezdinde ... iflas numaralı dosyası ile iflas işlemlerinin başladığını, müvekkili bankanın müflis şirketten 24/01/2013 tarihli Kredi Sözleşmesi nedeniyle alacağı bulunduğunu, İstanbul Anadolu ....
İflas Müdürlüğü ... iflas sayılı dosyasına alacak kaydına ilişkin başvuruda bulunduklarını, başvuru esnasında 24/01/2013 tarihli Kredi Sözleşmesi ve 24/01/2013 tarihli 85.000.000 USD tutarlı senedin sunulduğunu, ancak iflas müdürlüğü tarafından işbu başvuru ile iflas masasına kaydı talep olunan alacakları hakkında 29.05.2017 tarihinde şirket yetkilisi ... tarafından 102.080.000 TL alacakları kabul edildiği halde,
davalı İflas İdaresi tarafından süresinde gerekli tüm belgeler ile yapılan usulüne uygun başvuruya rağmen taraflarına 14.06.2017 tarihinde tebliğ edilen yazıya göre 8 sıra numarası ile kaydedilen müvekkili banka alacağının yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile reddedildiğini, iflas idaresi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira müvekkili bankanın alacak konusunun müflis şirketle akdedilen Kredi Sözleşmesi olduğunu, İİK'nin 195. Maddesi uyarınca müflis ...
A.Ş. şirketinin iflasının açılmasıyla birlikte müvekkili bankanın alacağının muaccel hale geldiğini belirterek İstanbul Anadolu .... İflas Müdürlüğü ... İflas sayılı dosya kapsamında İflas İdaresi tarafından reddedilen alacaklarının kabulüne ve iflas masasına öncelikli alacak olarak kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının idare merkezinin Türkiye dışında bir ülkede olduğundan, muafiyete tabi değil ise MÖHUK madde 48 uyarınca teminat göstermekle yükümlü olduğunu, davacının teminat göstermek zorunda olup olmadığının resen gözetilen dava şartlarından biri olduğunu, bu nedenle teminat şartı yerine getirilmemiş ise davanın reddi gerektiğini, İ.İ.K.
223 ve 235. maddeleri uyarınca iflas idaresinin ret kararlarına ve sıra cetveline itiraz (kayıt-kabul) davaları tebliğden veya sıra cetvelinin ilanı tarihinden itibaren on beş (15) gün içerisinde ticaret mahkemesinde açılması gerektiğini, bu nedenle öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığı incelenmesi,
dava süresinde değil ise reddine karar verilmesi gerektiğini, iflas dosyasında henüz ikinci alacaklılar toplantısının yapılmadığını, davacı şirketin iflas masasına 8 no'lu kayıt ile 125.810.552.48 TL alacak kayıt isteminde bulunduğunu, davacının alacak kayıt talebinin iflas idaresinin "sunulan belgeler ile müflisin beyanı dikkate alındığında, belgeler alacağın varlığını tevsik edici nitelikte bulunmadığından ve yargılamayı gerektirdiği" gerekçesi ile reddedildiğini, İflas İdaresinin bu kararının haklı ve yerinde olduğunu, İİK gereğince alacağı kabul etmenin mümkün olmadığını,
sunulan belgeler ile alacağın kesin ve tam olarak belirlenmesinin mümkün olmadığını, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini, sadece müflis şirket yetkilisinin beyanı dikkate alınarak alacağın kabulüne karar verilemeyeceğini, iflas idaresinin alacağı kabule yeterli bulmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı bankanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan iflas tarihi itibariyle (09/11/2016) mevcut alacağının 38.822.010,83 ABD Doları olduğu, söz konusu yabancı para alacağının iflas tarihi itibariyle Türk Lirası'na çevrilmesi gerektiği, 09/11/2016 tarihinde TCMB efektif döviz satış kurunun 3,197 TL olması sebebiyle, davacının sıra cetveline kaydedilmesi gereken alacağının 124.113.968,62 TL olduğu, bu alacağın kat edilmesine ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmaması sebebiyle İİK'nin 195.
Maddesi gereğince iflas tarihi itibariyle bu alacağın muaccel olduğunun kabulü gerektiği, iflas sonrası faiz bakımından da her ne kadar İİK m. 196’da ticari olmayan işlerdeki faizin talep edilebileceği hükme bağlanmış ise de, yine aynı maddenin son fıkrası gereğince bu faiz ödemesinin tüm ana paraların ödenmesi sonrasında yapılacak olması nedeniyle iflas sonrası dönem için faize hükmedilemeyeceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile; davacı Bankanın, Müflis ...
A.Ş.'den iflas tarihi itibariyle 124.113.968,62 TL alacağı olduğunun tespiti ile alacağın İstanbul Anadolu ... İcra ve İflas Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında müflis şirket masasına kayıt ve kabulüne, davacının fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde katılma yolu ile davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Katılma yolu ile davacı vekili istinaf nedenleri olarak; bilirkişiler tarafından yapılan hesaplama sonucu sıra cetveline kaydedilmesi gereken alacaklarının Türk Lirası karşılığının 124.113,968,62 TL olarak hesaplandığını ve İİK m. 195 uyarınca iflas tarihi itibariyle alacaklarının muaccel olduğu,
iflas sonrası faiz bakımından her ne kadar İİK m.196'da ticari olmayan işlerdeki faizin talep edilebileceği hükme bağlanmışsa da yine aynı maddenin son fıkrası gereğince bu faiz ödemesinin tüm anaparaların ödenmesi sonrasında yapılacak olması sebep gösterilerek iflas sonrası dönem için faiz hesabı yapılmadığının belirtildiğini, her ne kadar müvekkili banka alacağının iflas tarihi olan 09/11/2016 tarihi itibariyle muaccel olduğunun tespiti yapılmış olsa da Bilirkişiler tarafından faiz hesabının yanlış ve eksik yapıldığını,
müvekkili banka alacağının İİK m.196 gereği faizin talep edilebileceği norm altına alınmış olduğundan faizin eksik hesaplanmış olması hukuken hatalı bir hesaplama olduğunu, İşbu bilirkişi raporu ışığında ilk derece mahkemesince alacaklarının 124.113,968,62 TL olarak eksik hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak.
5718 sayılı MÖHUK'un 48. Maddesine göre teminat şartı yerine getirilmediğinden davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın ya da dava dışı 3. Şahısların yabancı şirket olmalarının kayıtlarının incelenemeyeceği anlamına gelmeyeceğini, defter ve kayıtlarının incelenmesi gerekirken, inceleme yapılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, sadece davacının sunmuş olduğu hesap hareketleri incelenerek hazırlanan bilirkişi raporunun esas alınarak hüküm kurulmasının ve Yabancı menşeili şirketin sunmuş olduğu belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucu oluşturulan raporu kabul etmenin mümkün olmadığını,
raporda şirketlerin yurtdışı şirketleri olmasından dolayı söz konusu şirketlerin ticari defterlerinin mümkün gözükmediğinin belirtildiğini, 6102 sayılı kanunun 83. Maddesine göre defter ve kayıtların incelenmesi gerektiğini, dava konusu kredilerin dava dışı ... ve ... kullandırılmasından dolayı yapılmış olan ödemeler olabileceğini, Hesap hareketleri incelendiğinde, diğer lehtar şirketlerin ve müflis şirketin adına yer alan hesap hareketlerinin farklı olduğunu, tüm kayıtlardan müflisi sorumlu tutmanın mümkün olmadığını, ek raporda gösterilen kredi borç bakiyesinden tüm kredileri dava dışı şirketlerin kullandıklarını,
diğer şirketlerin de kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda incelenen belgelerin alacağın varlığının kanıtı için yeterli olmadığını, davacının sunmuş olduğu belgeler ile alacağın varlığının kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerine ilişkin herhangi bir ifadenin yer almadığını, bu nedenle eksik raporu kabul etmediklerini, dosyanın itirazları doğrultusunda davacı şirket ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi suretiyle bilirkişi raporu alınmasını talep etmelerine rağmen,
bu hususta incelemeye karar verilmeden hüküm kurulduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 235. Maddesi gereğince açılan kayıt kabul davasıdır.İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar.
İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar.İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, iflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. M).
Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.
İş bu davanın, masaya kayıt için başvurunun reddinden itibaren 15 gün içinde açılması gerekir, bu süre hak düşürücü süredir.Somut davada, Mahkemece iflas masası ile yazışma yapılmış olup, davacının 8 nolu alacak kayıt numarası alarak 15.02.2017 tarihli dilekçesi ile 125.810.552,48TL miktarlı alacak kayıt talebinde bulunduğu ve tebliğ gideri avansının hesabına yatırıldığı, davacının talep ettiği alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile iflas idaresince reddedildiği, sıra cetveli ve masa kararının alacaklı vekiline 14.06.2017 Tarihinde tebliğ edildiği,
davanında 28.06.2017 tarihinde açıldığı ve süresinde olduğu belirlenmiştir.Müflis şirket hakkında İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/831 esas sayılı dosyasından 09.11.2016 günü saat 14.00 itibari ile iflasına karar verildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında, davacı banka ile müflis şirket arasında genel kredi sözleşmelerinin bulunduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur.
İstinafa konu uyuşmazlık, davacının alacak kalemlerinin yerinde olup olmadığı hükme esas alınan bilirkişi raporlarının ve kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.Mahkemece uyuşmazlık ile ilgili bilirkişi raporu alındığı görülmüştür.Somut davada, 24/01/2013 tarihli sözleşmenin noter onaylı tercümesi dosyada yer almadığından, borca konu kredi sözleşmesinde banka kayıtlarının kesin delil teşkil edeceğinde dair bir düzenlemenin bulunup bulunmadığı anlaşılamamıştır.
Bu nedenle 24/01/2013 tarihli sözleşmenin yeminli tercüman tarafından tercüme edilmiş ve usulen onanmış örneklerinin Mahkemeye sunulması gerekmektedir. Mahkemece, davacı bankanın ticari defter ve kayıtları incelenmeden, sadece davacı tarafından sunulan hesap hareketleri ve davalı müflis şirket kayıtları incelenerek düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesis edilmiştir.
Bilirkişi raporunda, davalı müflis şirketin kredileri kullanan şirket olmaması, krediyi kullanan şirketlerin dava dışı ... ve ... şirketleri olması nedeniyle davalı müflis şirketin kayıtlarında bir bilgiye rastlanmadığı belirtilmiştir. TTK'nun 83.maddesi gereğince, ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına resen ve taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceği düzenlenmiştir.
Yine HMK 222/1 maddesinde "mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" şeklinde düzenlenme yer almaktadır. HMK'nın 219. maddesi uyarınca taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Eldeki davanın ticari bir dava olduğu ihtilafsızdır.
Eldeki davada ispat yükü davacıda olup; davacı tarafından sunulan hesap hareketleri tek başına alacağı ispata yeterli olmayıp, alacağa dayanak davacı defter ve kayıtların da incelenmesi gerekmektedir. Bu nedenle davacı banka vekiline öncelikle 24/01/2013 tarihli sözleşmenin yeminli tercüman tarafından tercüme edilmiş ve usulen onanmış örneklerini sunması için kesin süre verilmesi, yine davacı vekiline TTK 83, HMK 219 ve HMK 222.
Maddeleri gereğince uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtlarının yeminli tercüman tarafından tercüme edilmiş ve usulen onanmış örneğini sunması için usulüne uygun kesin süre verilmesi, sunulduğunda taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri ve davacı banka ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak denetime elverişli rapor düzenlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken buna ilişkin bir inceleme yapılmaması isabetli görülmemiştir.
Bu nedenle davalı müflis iflas idaresinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmüştür.Diğer taraftan davacı bankanın Hollanda uyruklu olduğu ve Hollanda devletinin Lahey Sözleşmesine taraf olması sebebi ile teminat muafiyetinin bulunduğu anlaşılmakla davalı müflis iflas idaresinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına,
kaldırma nedenine göre davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden şimdilik karar verilmesine yer olmadığına, Dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yapıldıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/740 Esas, 2020/300 Karar sayılı ve 08/07/2020 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, kaldırma nedenine göre davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden şimdilik karar verilmesine YER OLMADIĞINA,3-Dosyanın,
Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,6-Taraflarca
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/122, K. 2024/538, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama