KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2025
- Dosya no
- 2021/1363 Esas
- Karar no
- 2025/51
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/04/2021
- Numarası
- 2019/618 Esas, 2021/297 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
918 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davalıya "..." isimli TV dizisi için oyuncu temin edilmesine karşılık ajans komisyon bedellerinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, icra dosyasına sadece fatura çıktılarının konulduğunu, ancak öncelikle akdi ilişkinin kanıtlanmasının gerekmesine rağmen herhangi bir sözleşmenin ibraz edilmediğini, akdi bir ilişki bulunmadan ise kesilen faturaların delil vasfının olmadığını, davacının, takipte dayanmadığı belgeleri işbu davada delil olarak ileri sürmesinin mümkün olmadığını, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/615 Esas sayılı dosyası ile görülen iflas davalarının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; bilirkişi raporunda gerek davacının gerekse de davalının ticari defter kayıtlarına göre takip ve dava tarihi itibariyle davacının 14.400,00 TL davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, tarafların ticari defter kayıtlarının birbiriyle tam olarak mutabık olduğu, bu nedenle davacının, davalıdan 14.000,00 TL alacaklı olduğu, alacağın likit ve muaccel olduğu, davalının icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçelerine istinaden davanın kısmen kabulü ile, İstanbul...
İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde asıl alacak olan 14.400,00 TL'ye yönelik yapılan itirazın iptaline, icra takibine konu 14.400,00 TL asıl alacağa icra takibinden sonra yasal faiz yürütülmesine, fazlaya dair istemin reddine, hükmedilen 14.400,00 TL asıl alacağın %20'si oranında 2.880,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının icra takibine konu alacağının dayanağı belgelerin fatura niteliğini haiz olmadığını, bu nedenle ilgili faturaların hukuka uygun düzenlendiği varsayımı ile tanzim edilen eksik nitelikteki bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının müvekkilinin haklarını zedeler nitelikte olduğunu,
müvekkilinin defterlerinin açılış kapanış kaydının bulunduğu ve usulüne uygun tutulduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmesine karşın söz konusu defterlerin yerel Mahkeme tarafından müvekkili aleyhine delil olarak kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinin hukuken olanaklı olmadığını, müvekkili şirketin iflas başvurusunun bekletici mesele yapılmadığını, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacının, davalı hakkında... sayılı dosyasında 14.400,00 TL asıl alacak ve 418,89 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.818,89 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu,
davacının ise yasal süresi içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.Bilirkişi tarafından sunulan 02/11/2020 teslim tarihli raporda; davacı ve davalının incelemeye sunulan 2017 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulması sebebiyle sahibi lehine delil vasfının olduğu, davacının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının 14.400,00 TL davalıdan alacaklı göründüğü, takibe konu alacağın, dava dilekçesi ekindeki faturaların bakiyesinden kaynaklandığı, davalının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalının 14.400,00 TL davacıya borçlu göründüğü,
davalının borcunun, takibe konu alacağı oluşturan davacı faturalarından kaynaklandığı, taraf ticari defter kayıtlarının birbiriyle tam olarak mutabık olduğu bildirilmiştir.İcra dosyasında borcun sebebi, 27/02/2017 ve 27/03/2017 tarihli faturalardan kaynaklı cari hesap alacağı olarak gösterilmiştir.
Söz konusu faturaların her biri "komisyon bedeli" açıklaması ile 11.328,00 TL bedelli olarak düzenlenmiştir.Somut olayda, her iki tarafın usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin icra takibine konu edilen asıl alacak tutarı yönünden birbiri ile uyumlu olduğu, bahsi geçen faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmakla faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden davalı, artık bu faturanın geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır.
Bu nedenle davalının fatura nedeniyle hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Ancak davalının, mevcut delil durumu ve dosya kapsamına göre bu anlamda ispat yükümlülüğünü yerine getirdiği söylenemez. Öte yandan davalının, ödeme yaptığına yönelik bir iddiası da bulunmamaktadır. Bu durumda davacının, takibe konu alacağının varlığını ispatladığının kabulü gerekir.
Ayrıca davalının, borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün olduğundan dava ve takip konusu alacağın likit olduğu gibi işbu dava açısından davalı tarafından açılan doğrudan doğruya iflas davasının bekletici mesele yapılmasını gerektirir bir yasal düzenlemenin de söz konusu olmadığı anlaşılmakla Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar isabetli olduğundan davalı tarafın istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere. 1-İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/618 Esas, 2021/297 Karar sayılı ve 14/04/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan REDDİNE,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1363, K. 2025/51, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama