KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2021
- Dosya no
- 2021/1390 Esas
- Karar no
- 2021/1154
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/06/2021
- Numarası
- 2021/288 Esas, 2021/295 Karar
- Davanın konusu
- İhtiyati Haciz
Karar Metni
777 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili ihtiyati haciz talebi dilekçesinde özetle; müvekkilinin karşı tarafa verdiği hizmet karşılığı düzenlediği 4 adet fatura nedeniyle karşı taraftan alacaklı olduğunu, alacak muaccel olup rehinle de temin edilmediğini, borcun ödenmesi için defalarca borçlu ile iletişime geçmelerine ve ihtara rağmen borcun ödenmediğini, borçlunun mallarını kaçırmaya yönelik duyumlar aldıklarını belirterek toplam 198.240,00 TL alacağı karşılayacak miktarda karşı taraf üzerine kayıtlı menkul, gayrimenkul ve araçlar ile banka hesapları üzerine İİK m. 257 gereğince ihtiyati haciz konulmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi 25/05/2021 tarihli karar ile, İhtayati haciz talebinin kabulüne, alacaklıdan alacağın % 15'i oranında teminat alınmasına karar verilmiştir. Karşı tarafın ihtiyati haciz kararına itirazı üzerine mahkemenin 23/06/2021 tarihli ek kararı ile; alacaklının hizmet verip vermediğinin bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceğini, hizmetin verilip verilmediğinin yargılamayı gerektirdiği, verilen hizmetin yazılım hizmeti olduğundan fatura ekinde sevk irsaliyesi olmamasının olağan olup, faturanın da e-fatura olması nedeniyle yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati hacze itirazın reddi kararı, yasal süre içerisinde karşı taraf vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Karşı taraf vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin faaliyetlerinin yürütülmesi için gerekli araç ve gereçlerin haczedilmesi üzerine ihtiyati haciz konusu borcu ödemek zorunda kaldıklarını, müvekkilinin talep edenden hizmet almadığını, aralarında ticari ilişki bulunmadığını, talep edenin hizmet aldığına dair herhangi bir belge, sevk irsaliyesi ve aralarında ticari ilişik bulunduğuna dair sözleşme sunmadığını, tek başına fatura düzenlenmesinin alacağın ispatına elverişli olmadığını, sunulan faturalara da itiraz ettiklerini, müvekkilinin mal kaçırma saikiyle de hareket etmediğini,
müvekkilinin bir ödeme kuruluşu olup tüm denetim ve işlemlerinin TC Merkez Bankası'na tabi olduğunu, hakkında başka takip olmayıp araçları üzerinde haciz şerhi de bulunmadığını, mahkemenin gerekçeli kararında hizmet verilip verilmediğinin bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceği belirtilmesine rağmen ihtiyati haciz kararına itirazlarının reddedildiğini belirterek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Talep, ihtiyati hacze itirazın reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir. 2004 sayılı İİK'nın 257 ve devamında ihtiyati haciz düzenlenmiştir. İhtiyati haciz şartları 257. Maddede, 258. Maddede ise ihtiyati haciz kararına yer verilmiştir. 258. Maddenin ilk fıkrasında alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu ifade edilmiştir.
İcra ve İflas Kanunun 258. maddesinin 2. cümlesinde “Alacaklı alacağı ve icabında İhtiyati haciz sebepleri (m.257) hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur.” Denilmektedir. Kanun senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir.
İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK‘daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir.
Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir.
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için “alacağın yargılamayı gerektirmesi“ şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir. Somut olayda, ihtiyati haciz isteyen vekili alacağın dayanağı olarak faturaları ibraz etmiştir. Sunulan faturalar hizmetin verildiğinin ve alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edildiğini göstermez.
Bu nedenle, karşıtaraf/borçlu vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması ile ihtiyati haciz kararına itirazın kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1390, K. 2021/1154, 14 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama