KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2024
- Dosya no
- 2021/167 Esas
- Karar no
- 2024/489
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/10/2019
- Numarası
- 2018/616 Esas, 2019/1146 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.494 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmeler gereğince, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete enerji modellemesi hizmeti verildiğini, hizmet bedeline ilişkin faturaların tanzim edildiğini, davalının müvekkilin faturalarını aradan geçen zamana rağmen ödemediğini, söz konusu faturaların davalı çalışanlarınca ödeneceğinin birçok defa taahhüt edildiğini, davalı tarafından işbu faturaların içeriğine herhangi bir itirazın söz konusu olmadığını, görüşmelerin sonuç vermemesi nedeniyle iş bu dava konusu icra takibine girişildiğini,
davalının icra takibine itiraz ettiğini belirterek davalının itirazın iptal edilerek Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası nezdindeki icra takibinin devamı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının enerji modellemesi alanında hizmet verdiğini ve müvekkili şirket ile davacı arasında Enerji Modellemesi sözleşmeleri imzalandığını, bunun karşılığında müvekkilin hizmet bedelini ödemeyi üstlendiğini, davacının müvekkile sözleşmede belirtilen ve faturaya konu edilen şekilde bir hizmet vermediğini, müvekkile keşide ettiği faturaların noter kanalı ile iade edildiğini, davacının müvekkil aleyhine Bakırköy ...
İcra Müdürlüğü’ nün ... Esas sayılı dosyasıyla faturaya dayalı takibin başlatıldığını, taraflara arasında imzalanan sözleşme uyarınca sözleşmede yazılı esaslar dahilinde davacının Enerji Modellemesi yaparak müvekkile bahse konu hizmeti sözleşme şartlarına uygun olarak yerine getirmediğini, iş bu faturaların sırasıyla, Bakırköy ...
Noterliği’nin 16 Mart 2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve Beyoğlu ...Noterliği’nin 12 Nisan 2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kabul edilmeyerek iade edildiğini, davacının işbu icra takibini ve davayı açmakta kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddi ile davacının % 20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece.
Taraflar arsında üç adet eser sözleşmesi bulunduğu, davacı yüklenici tarafından yapılan iş bedelinin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalı iş sahibi sözleşmelerde belirtilen hizmetlerin verilmediği iddiasıyla icra takibine itiraz ettiği ve davanın reddini talep ettiği, dinlenen tanık beyanları ve toplanan delillere göre yapılan bilirkişi incelemesinde davacının sözleşmeler kapsamında davalıya verdiği hizmetler ve sözleşmeye göre eksik kalan kısımların tek tek tespit edilerek yapılan hesaplamada da davacının KDV dahil 33.453,00 TL alacaklı olduğu hesaplandığı,
davacı tarafın 29.500,00 TL alacaklı olduğu iddiasıyla takip başlattığı, davalı defterlerine göre de davalının davacıya 29.500,00 TL borçlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, alacak her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olup likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak.
Müvekkili şirketin davacı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı taraftan sözleşme konusu hizmetleri alamadığını ve almadığı hizmet kapsamında keşide edilen faturaları da kabul etmeyerek noter kanalı ile iade ettiğini, sözleşmede taahhüt ettiği hizmeti yerine getirmeyen davacının müvekkili şirketten alacağı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, dosya kapsamında alacaklı olduğuna dair hiçbir delil, kayıt sunamayan davacının davasının kabulünün usule aykırı olduğunu, davacının ticari defterleri gereği gibi tutmadığını ve defterlerinde müvekkili şirketten alacağının bulunduğuna dair herhangi bir kayda rastlanılmadığını,
müvekkili şirketin ticari kayıtlarında görünen borcun huzurdaki davayı ispatlamadığını, bilirkişi raporu ve ticari kayıtlardan anlaşıldığı üzere davacının sözleşmeye dair işlenen alacaklarının en sonuncusu 17.02.2017 tarihinde işlendiğini, ancak davacı tarafça keşide edilmiş olan faturaların müvekkili şirkete tebliğ edilmesinin ardından süresi içinde davacı tarafa gönderilen faturalara itirazlarını içeren ihtarnameler sırasıyla 16.03.2017 ve 12.04.2017 tarihli olduğunu,
davacının hizmeti vermemiş olduğu ve gerçeğe aykırı fatura düzenlediği tespit edildiğinden itiraz etme zarureti hasıl olduğunu ve faturaların iade edildiği hususu da ticari defterlere sonraki tarihte işlendiğini, bu yönüyle de iadeye dair ticari kayıtların bilirkişi tarafından gereği gibi incelenmeyip rapor tanzim edildiğini, itirazları dikkate alınmadan tanzim edilmiş olan bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava; fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafça davalı hakkında Bakırköy ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası celbedilmiş, incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusuna karşı 33.395,36-TL'nin tahsili için ilamsız takip talebinde bulunulduğu, süresinde itiraz üzerine takibin durduğu, davacının İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
SMMM ve Makine Mühendisi bilirkişilerinden alınan bilirkişi raporunda özetle; davacının 2016, 2017 ve 2018 yılları İşletme Defterinin delil vasfının bulunduğu, davacı yanın incelenen 2016, 2017 ve 2018 yılları İşletme Hesabı Defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulmakla beraber, İşletme Hesabı Defteri yapısı itibarıyla, gerçek borç - alacak ilişkisini tespite imkan vermeyen bir ticari defter olduğu, bu nedenle davacının 2016, 2017 ve 2018 yılları İşletme Defterinden davalı ile olan borç/alacak miktarı tespit olunamadığı, davalının 2016, 2017 ve 2018 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu,
davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi (21.05.2018) itibariyle davalının davacıya 29.500,00 TL borcunun bulunduğu, davacı ile davalı arasında 08.02.2016 tarihinde imzalanmış ... Projesi için Enerji Modellemesi, ... Enerji Kredilerinin Tamamlanması ve ... Projesi için Enerji Modellemesi başlıklı üç sözleşme olduğu; yapılan teknik değerlendirme sonucunda; yukarıda belirtilen sözleşmeler kapsamında; ...
Projesi için Enerji Modellemesi projesinde; işin toplam bedelinin 10.000,00 TL +KDV = 11.800,00 TL olup, davacı yan tarafından sözleşme kapsamında sıralanan işlerin tamamlanmış olduğu, Kelif ... Enerji Kredilerinin Tamamlanması projesi kapsamında, eksik iş oranının toplam iş kapsamının takdiren %15 i seviyesinde olduğu, işin toplam bedeli 17.000 +KDV olup, davacı yanın talep edebileceği tutarın 17000 x 0,85 = 14.450,00 TL + KDV = 17.051,00 TL olduğu, ...
Projesi için Enerji Modellemesi projesi kapsamında işin tamamlanma yüzdesinin takdiren %30 seviyesinde olduğu, davacı yanın talep edebileceği tutarın 13.000,00 TL x 0,30 = 3.900,00 TL +KDV =4.602,00 TL olarak hesaplandığı, incelenen ticari defterler ve takip dosyası kapsamında davacının davalıdan alacağı olan 29.500,00 TL takip tutarı yönünden taraf ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, yapılan teknik değerlendirme sonucunda davacının talep edebileceği tutarın KDV dahil 33.453,00 TL olabileceği, ancak taleple bağlılık ilkesi gereği davacının davalıdan 29.500,00 TL alacaklı olduğu, kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun somut olaya uygun teknik açıdan yeterli ve denetime elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1).
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Her ne kadar davalı, takip dayanağı fatura konusu hizmeti almadıklarını savunmuşsa da, faturaları itiraz ve etmeyerek defterlerine işlediği anlaşılmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, icra takibine konu faturaların usulüne uygun tutulan ve delil vasfına haiz davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın ticari defterlerine göre davacının, davalıdan 29.500,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının faturalara süresi içinde itiraz etmediği ve defterlerine kaydettiği anlaşıldığından davalının fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir.
Bununla birlikte, faturalara süresi içinde itiraz etmeyerek defterine kaydeden davalının, davacı tarafından hizmet verilmediğine ilişkin savunmasının Yargıtay içtihatları da dikkate alındığında yerinde olmadığı, kaldı ki bu savunmanın da dürüst davranma ilkesinin düzenlendiği TMK 2. maddesi anlamında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.
Diğer taraftan davalı tarafın hizmetin sunulmadığı iddiasıyla Beyoğlu ...Noterliği ve Bakırköy ...Noterliği tarafından düzenlenen ihtarnameler ile 08.03.2017 tanzim ve 30.03.2017 025 seri numaralı faturanın iade edildiğini ileri sürmüş ise de, 25 seri numaralı faturanın icra takibinin ve davanın konusu olmadığı, icra takibi ve dava konusu faturaların da davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının dava tarihi olan 20/06/2018 tarihinden sonra incelenen defterlerine göre 31.12.2018 tarihi itibariyle 29.500,00-TL davacıya borcunun bulunduğu anlaşılmış, bu nedenle davalının bu yöndeki istinaf sebebi yerine görülmemiştir.
Belirtilen nedenlerle, davacının dosyaya sunduğu belge ve delillerle icra takibine konu fatura alacağı yönünden iddialarını ispat ettiği anlaşılmış, davalı, icra takibine konu faturalar nedeniyle borcu olmadığını dava değeri de gözetilerek HMK 200/1 maddesi gereğince aynı kuvvet ve mahiyette herhangi bir belge ve delil ile ispat edememiştir.
Ayrıca fatura ile belirlenmiş alacak likit olduğundan, davacı lehine asıl alacağın % 20'si tutarında icra tazminatına hükmedilmesi yerinde olup Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/616 Esas, 2019/1146 Karar sayılı ve 24/10/2019 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 570,31 TL harçtan mahsubu ile bakiye 142,71 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/167, K. 2024/489, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama