KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Dosya no
- 2021/1824 Esas
- Karar no
- 2025/646
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 07/09/2021
- Numarası
- 2020/461 Esas, 2021/595 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Hizmet sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar tarihi
- 30/04//2025
Karar Metni
1.293 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya özel güvenlik hizmeti verdiğini, müvekkili ile davalı idare arasında 01.01.2015 – 30.04.2017 tarihlerini kapsayan cari hesap ilişkisinin bulunduğunu, müvekkilinin cari hesap ekstresinde de anlaşılacağı üzere davalıdan 33.433,04 TL alacağının bulunduğunu, bu nedenle davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nde ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından Kamu İhale Kanunu uyarınca Hizmet Alımı İhalesinin yapıldığı ve bir kısım ihalelerin davacı tarafça kazanıldığını ve taraflar arasında Hizmet Alım Sözleşmesi yapıldığını, davacının hak edişlerinin eksik ödenmesinden dolayı alacaklı olduklarından bahisle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nde ... Esas numarası ile 33.433,04 TL’lik bir icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davacıya hiçbir borcunun bulunmaması nedeniyle takibe itiraz ettiklerini, bu itiraz karşısında davacı tarafın iş bu itirazın iptali davasını açtığı, davacı şirket ile davalı şirket arasında hizmet alım sözleşmesinden kaynaklıödenmesi gerekli bütün ödemelerin yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği (Yargıtay 23. HD'nin 10/02/2016 tarih ve 2015/4576 Esas - 2016/621 Karar sayılı ilam),
davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği(Yargıtay 19. HD'nin 09/11/2016 tarih ve 2016/3391 Esas - 2016/14472 Karar sayılı ilam) davalının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosyada böyle bir ispatın bulunmadığı, bu nedenle tarafların defterlerinde uyumlu olan 30.000,31 TL asıl alacak yönünden davalı takip borçlusunun icra takibine itirazının haksız ve yersiz olduğu, davacının ticari defterlerinde kaydı bulunmayan 3.433,03 TL yönünden davanın ispat edilmediği, takip talebinde yer alan işlemiş faize ilişkin talebin eldeki davaya konu edilmediği,
kabulüne karar verilen alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesi gerektiği, alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne davalı/takip borçlusunun, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 30.000,31 TL alacak yönünden iptaline, kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, kabulüne karar verilen alacağın %20 'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak.
Davacı ile müvekkili arasında hizmet alım sözleşmesinden kaynaklı ödenmesi gereken bütün ödemelerin yapıldığını, cari hesap ekstresinde de görüleceği üzere ödemelerin tamamlandığını ve alacak kısmının sıfırlandığını, müvekkilinin borcunun bulunmadığını, Mahkemenin aksi yönde yapmış olduğu tespitin hukuken doğru olmadığını, Bilirkişi tarafından yapılan incelemede her iki tarafın defterlerinin de usulüne uygun tutulduğunun belirtildiğini, taraflar arasındaki 30.000 TL farkın müvekkili tarafından düzenlenen 27.06.2016 tarih ve ...
Nolu 33.654,33 TL.
Tutarlı faturanın davacı tarafından defterine kaydından sonra aynı bedelli 30.06.2016 tarihli ve ... nolu fatura düzenleyerek müvekkili şirkete iadesinden kaynaklandığının belirtildiğini, müvekkilinin defterlerinde davacıya borcunun bulunmadığının görüldüğünü, bu durumun bilirkişi tarafından da tespit edildiğini, Mahkeme tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Sayıştay denetimine tabi müvekkilinin kayıtlarına değil de davacının kayıtlarına itibar edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde. Dava, açık hesaptan kaynaklı alacağının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali davasıdır. İstinafa konu uyuşmazlık, davacı tarafından davalıya hizmetin sunulup sunulmadığı, takibe konu faturadan davalının sorumlu olup olmadığı ve miktarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasında; davacı takip alacaklısı tarafından 22/07/2020 tarihli takip talebi ile davalı takip borçlusu hakkında ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı takip borçlusuna 06/08/2020 tarihinde tebliği üzerine davalı takip borçlusunun süresi içerisinde, borca ve ferilerine karşı itiraz ettiği ve bunun üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin ve/veya takibin durdurulmasına ilişkin kararın davacı takip alacaklısına tebliğ edilmediği, eldeki davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Somut olayda davacı, davalı ile arasında kurulan özel güvenlik sözleşmesi gereğince davalıdan açık hesaptan kaynaklı alacağının bulduğunu ileri sürmüş, davalı ise, davacıya hizmet alım sözleşmesinden kaynaklı ödenmesi gerekli bütün ödemelerin yapıldığını iddia etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK nun 6. maddesinde ise, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda, hizmetin yerine getirildiğinin ve açık hesaptan kaynaklı alacaklı olduğunun ispat yükü davacı taraftadır.İlk derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda özetle: taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, davalının ticari defter kayıtlarında davacıya ait 320.01.001.0051 hesapta 33.433,04 TL borçlu bulunduğu ve davacının İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü ...
E sayılı dosyasındaki icra takibi tutarıyla uyumlu olduğunu, davalının ticari defter kayıtlarında davacıya ait 329.01.004.0003 diğer ticari borçlar hesabında ise borç alacak bakiyesinin bulunmadığını, davacının ticari defter kayıtlarında davalıdan 30.000,31 TL alacaklı olduğu,
31 kuruşun hesap düzeltmelerinden kaynaklandığını, davacının icra takibinde bulunduğu 33.433,04 TL tutarla 3.433,04 TL ile uyumsuz olduğunu, davacı ile davalı arasındaki bakiye farkının davalının ticari defter kayıtlarına 02.01.2014 tarih 1.240,00 ve 02.01.2014 tarih 2.193,03 TL ( = 3.433,03 TL ) kayıt düzeltme açıklamalı dekontla davacıyı toplamda 3.433,03 TL alacaklandırdığı,
bu iki adet alacak dekontları davacının ticari defter kayıtlarında bulunmadığından bu tutar kadar bakiye farklarının bulunduğunu belirtmiştir.Mahkemece, yukarıda yer verilen ve taraf defterlerinde mevcut olan asıl alacak yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 222. maddesinin üst başlığı “ Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması “ dır.
222/2. fıkrada, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olduğu,
3. fıkrada ise ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinde ki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiğine yer verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı defterlerinde yapılan incelemeye göre davalının takip tarihi itibariyle 30.000,31 TL borçlu olduğu, davalı defterlerinre yapılan incelemeye göre davacının davalıdan 33.433,04 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda her iki tarafın usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin icra takibine konu edilen 30.000,31 TL tutar yönünden birbiri ile uyumludur.
Bu nedenle davacının dosyaya sunduğu belge ve delillerle icra takibine konu bakiye açık hesap alacağını bu miktar yönünden ispat etmiştir. Davalı ise, icra takibi nedeniyle borcu olmadığı yönündeki iddialarını dava değeri de gözetilerek HMK 200/1 maddesi gereğince aynı kuvvet ve mahiyette herhangi bir belge ve delille ispatlayamamıştır. Bu itibarla, Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/461 Esas, 2021/595 Karar sayılı ve 07/09/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 513,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 102,40 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1824, K. 2025/646, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama