İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1848 K.2025/738

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Esas2021/1848Karar2025/738Tarih22 Mayıs 2025Okuma9 dk · 1.891 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
22 Mayıs 2025
Dosya no
2021/1848 Esas
Karar no
2025/738
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
06/10/2020
Numarası
2020/89 Esas, 2020/520 Karar
Davanın konusu
TAZMİNAT (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.891 kelime·9 dk okuma·5 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket nezdinde... Sigorta Poliçesi ile sigortalı ....

Şti.'ne ait işyerinde 12/01/2015 tarihinde su basması sonucu hasar meydana geldiğini, sağanak yağışlar sonucu Kadıköy Kurbağalıdere'de ki suların yükselmesi sebebiyle çevredeki işyerlerinin rögarlarından geri tepen sulardan kaynaklı sigortalı işyerini de su bastığını, sigortalı işyerinin depo olarak kullanılan bodrum katındaki emteanın tamamının paletler üzerinde olmasına rağmen işyerindeki suyun yüksekliğinin 60 cm'i bulması sebebiyle hasarlandığını, ayrıca giriş kattan sızan sular nedeniyle de kolilerdeki emteanın da ıslanmak suretiyle hasarlandığını,

eksper incelemesi neticesinde müvekkili tarafından sigortalısına 03/03/2016 tarihinde 113.607,60 TL hasar tazminatının ödendiğini, meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğunu belirterek 113.607,60 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; idari yargının görevli olduğunu, müvekkilinin yağmur suyu kanalları ile ilgili olarak mutlak sorumluluğunun olmadığını, bu açıdan asli sorumluluk ilgili belediyede olduğundan davanın husumetten reddi gerektiğini, dava konusu hasarın meydana gelmesinde müvekkilinin ihmal ve kusurunun bulunmadığını, salt atıksu kanalının geri tepme yapmasının müvekkilinin kusurlu olduğunu göstermediğini, bu kanalların bakım ve onarımının müvekkili tarafından düzenli şekilde yapıldığını, mevzuat uyarınca gerekli fenni tedbirlerin alınmaması halinde müvekkili sorumlu tutulamayacağından hasara maruz kalan binanın,

gerek İSKİ Deşarj Yönetmeliğine, gerek ilgili diğer mevzuat hükümlerine ve inşaat tekniğine aykırı yapılmış olması sebebiyle doğacak hasar ve zararlardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, tazminat miktarının fahiş olduğunu, ancak dava tarihinden itibaren faiz istenebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İSTANBUL 12. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 14/09/2017 TARİH VE 2016/355 ESAS 2017/288 KARAR SAYILI KARARI İLE :Hasarın, dere taşması yada yoğun yağmur sularından dolayı değil, tasdikli projeye, fen ve sanat kurallarına göre ve bina sahiplerinin sorumluluğundaki atıksu bağlantısının yapılmaması nedeniyle oluştuğu, davalının olayda kusurunun bulunmadığı gerekçelerine istinaden davanın reddine karar verilmiştir.

DAİREMİZİN 16/01/2020 TARİH VE 2019/1494 ESAS 2020/126 KARAR SAYILI KARARI İLE: Somut olayda, davacının sigortalısı ile davanın tacir olduğu, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunduğu, bu nedenle Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davaya devam edilerek işin esası hakkında karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak dosyanın görevli ve yetkili Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 06/10/2020 TARİH VE 2020/89 ESAS 2020/520 KARAR SAYILI KARARI İLE :Ekspertiz incelemesi ve keşfen inceleme sonucu hasara uğrayan bodrum kat ara duvarının kaldırıldığının, toprak seviyesinin altında kaldığı halde mevzuata aykırı pencere açıldığının, bodrum kat atıksu bağlantısının da bu pencereden çıkarıldığının, atıksu borusunun yukarıdan patladığının ve yerde bulunan kolilerin ıslandığının tespit ve rapor edildiği,

sigortalı işyerinin bodrum kat ara duvarının fen ve sanat kuralları ile teknik şartlara aykırı şekilde kaldırıldığı ve atıksu bağlantısının da yine aranan nitelikleri taşımaz şekilde küçük çaplı spiralli boru ile yapılarak parsel bacasına bağlanmayıp kaldırım kenarından devam ettirildiği ve eğimle geçirilmediğinden yukarıdan patladığı, dolayısıyla dava konusu hasarın davalı idarenin kusurundan değil davacının sigortalısının kusurundan kaynaklandığı gerekçelerine istinaden davanın reddine dair karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının incelenmediğini, raporda taşınmazdaki tadilatın fen ve sanat kuralları ile İSKİ Atık Suların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliği hükümlerine aykırı yapıldığı için hasarın oluştuğu beyan edilmiş ise de, 2012 yılında yürürlüğe giren ve 2016 yılında revize edilen yönetmelik hükümlerine göre değerlendirme yapıldığını, ancak dava konusu binanın inşa ve imar tarihininin yönetmelikten 30 yıl önce olması sebebiyle o tarihteki yasal düzenleme ve ilgili yönetmelik hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini,

davaya konu su hasarının, derede yapılan ıslah çalışmalarının fenne ve tekniğe uygun olarak yapılmamasından kaynaklandığını, bu husus ile meydana gelen zarar arasındaki illiyet bağının araştırılmadığını, davalının ıslah çalışmaları hakkında denetim ve gözetim sorumluluğunun olduğunu, ıslah çalışmaları yapılırken dere yatağının yarısının atık malzeme ile kapatılmasının dava dışı sigortalıya ait taşınmazın su baskınına uğramasına yol açtığını, davalı tarafından yeterli güvenlik önlemleri ve olası yağışa ilişkin gerekli tedbirler alınsaydı davaya konu zararın oluşmayacağını, su hususun davalının görev ve sorumluluğu kapsamında olduğunu,

bu sebeple dava dışı birçok taşınır ve taşınmazda zarar meydana geldiğini ve bu zararlara ilişkin davalar açıldığını, bilirkişi raporunda atıksu hatlarının yapım ve olay tarihindeki mevcut durumunun, Yönetmelik hükümlerine uygun olup olmadığı, davalını bakım ve onarıma ilişkin periyodik çalışma yapıp yapmadığı hususlarının değerlendirilmediğini, yağış ve zararın oluşması ile atıksu hatlarının teknik yeterliliği arasında uygun nedensellik bağı yönünden inceleme yapılmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dava, sigorta şirketinin poliçe kapsamında sigortalısına ödediği tazminatın hasardan sorumlu olduğu iddiasıyla davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı .... Şti. Arasında 23/12/2015-23/12/2016 tarihleri arasında geçerli...

Sigorta Poliçesi akdedildiği, riziko adresinin "... Kadıköy/İstanbul" olduğu, 12/01/2015 tarihinde sigortalı yerde su basması sonucu hasar meydana geldiğinden bahisle davacı tarafından sigortalısına 03/03/2016 tarihinde 113.607,60 TL ödendiği ve ödenen bedelin rücuen tazminine yönelik yapılan takibe itiraz üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

15/02/2016 tarihli ekspertiz raporunda; sigortalı ile yapılan görüşme ve taraflarınca yapılan incelemede, 12/01/2015 tarihinde sağanak yağışlar sonucu Kurbağalıdere'nin yükselmesi sebebiyle çevredeki işyerlerinin rögarlarından geri tepen sulardan kaynaklı maddi hasarların meydana geldiği, sigortalı işyerinin bodrum, giriş kat ve asma kattan ibaret olduğunu, bodrum katın tamamen sular altında kaldığı, tazminat tutarının 113.607,60 TL olarak hesaplandığını, hasarın poliçe teminatı kapsamında kaldığı bildirilmiştir.

01/06/2017 tarihinde icra edilen keşif üzerine bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 24/06/2017 tarihli raporda; sigortalı işyerinin bodrum katında ara duvarların kaldırılarak depo olarak kullanıldığı, deponun arka kısmında rögarın bulunduğu, rögarda spiral boru vasıtası ile pompa ile atıksuların atıldığı, spiral borunun duvardan tavana yakın yürütüldüğü, duvar üzerinden yürütülen 50 cm çapında spiral borunun her köşede aşağı-yukarı döndürülerek götürüldüğü ve betonarme perde duvarda açılan pencere vasıtası ile hemen kaldırım altından bahçeye çıkarıldığı,

yine kaldırım kenarından zeminde bahçede yürütülerek rögara bağlandığı askılara alınarak tavana yakın duvara bitişik yürütülen atıksu bağlantısı yapılan borunun düştüğü, patladığı ve patlaması ile yukarıdan yerde bulunan kolilerin ıslandığı, zeminin su kapladığının çalışanlarca ifade edildiği, her ne kadar binaya ait 1991 tarihli iskan belgesi bulunsa da, hasara uğrayan bodrum kat ara duvarların kaldırıldığı, toprak seviyesi altında kalan bodrum betonarme perde duvarlarında açıkta olmamasına rağmen bahçedeki toprağın bir kısmı hafredilerek mevzuata aykırı pencere açıldığı, bodrum katın tasdikli projesine göre değişikliğe uğradığı,

bodrum kat atıksu bağlantısının bu pencereden çıkarıldığı, ekspertiz raporundaki hasara konu resimlerin incelenmesinde ise, atıksu bağlantısı olan 50'lik spiral borunun askıya alındığı duvardan düştüğü, ekspertiz raporunda belirtilen zeminde ki 60 cm'lik yükseklikteki suyun görülmediği, siyah-beyaz resimlerde görüldüğü kadarı ile zeminde su dalgalarının olduğu, teknik şartlara aykırı askılara alınarak tavana yakın duvara bitişik yürütülen atıksu bağlantısı yapılan borunun yukarıdan patlaması ile yerde bulunan kolilerin ıslandığı,

bina içinden ana rögarda atık suların toplandıktan sonra bu borudan geçerek şehir kanalizasyon borusuna bağlanacak borunun bina tesisatında kullanılan en büyük çaplı boru olması, hasara uğrayan depoda bulunan rögarda ki pompa ile parsel çıkış bacasına yükseltilerek projesi doğrultusunda uygun eğim ile bahçe içinde bulunan parsel bacasına bağlanması, atık su borusunun binanın bahçe içinde parsel bacası ile...'ye ait ana rögar-ana kanal arasında binaya ait bağlantı kanalının yapılması, şehir kanalizasyon hattına kadar olan kısmında ...

Boru,...yani beton boru veya... diye tabir edilen sert plastik boru kullanılması ve kanalizasyon suyunun geri basmasını engellemek için de ana rögara çekvalf monte edilmesi gerekirken teknik şartlar ve ...Atıksuların Kamalizasyona Deşarj Yönelmeliği gereği uygun nitelikteki boruların kullanılmadığı, 50'lik çapında oldukça küçük çaplı spiralli borunun kullanıldığı, özelikle akım yönü ve eğimi çok önemli olan uygun nitelikte kullanılmayan, duvar kenarlarından birçok kez iniş-çıkış ve dönmelerle askılara alınarak duvarlardan yürütülen borunun, hemen çıkışta parsel bacasına bağlanmayıp kenarından devam ettirildiği,

bunun yönetmeliğin 14.19 maddesine aykırı olduğu, kullanılan 50'lik oldukça küçük çaplı spiral borunun çek-valfın takılmasının zaten uygun olmadığı, bunun yönetmeliğin 14.12 maddesine aykırı olduğu, teknik şartlar gereği, atıksu bağlantı borusunun uygun nilelikte ve eğimle geçirilmediğinden yukarıdan patladığı, hasarların bu nedenle oluştuğu, bu hasarın Kurbağalıdere taşması veya yoğun yağan yağmur ile ilgili olmadığı, teknik şartlar ile fen ve sanat kuralları doğrultusunda atıksu bağlantısının bina sahipleri tarafından yapılmamasından kaynaklandığı, bina sahiplerince yaptırılan atıksu bağlantısının....

Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliği hükümlerine aykırı olduğu belirtilmiştir.İBB Fen İşleri Daire Başkanlığının cevabi yazısında, ...sokakta yürütülen herhangi bir yağmur suyu veya atıksu çalışmasının bulunmadığı, ilgili bölge ana arter statüsünde olmadığından yağmur suyu hatlarının yapım, bakım ve onarım işinin bağlı bulunduğu ilçe belediyesinin sorumluluğunda olduğu, atıksu hatlarının yapım, bakım ve onarım işinin ise ...

Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda olduğu belirtilmiştir.6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir.Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir.

Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK'nun 1472. maddesinden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır.

Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir.Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer.

Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur.Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.Kural olarak geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sigortacı sorumlu olduğu gibi (TTK.

1409/1 md.) rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın da sigortacı tarafından ispat edilmesi gerekmektedir (TTK. 1409/2 md.).

Ancak, sigortalı da rizikonun meydana geldiğini ve riziko sonucu oluşan zarar miktarını ispatlamalıdır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2021/1875 Esas 2021/2724 Karar sayılı ilamı).Somut olayda, ispat külfeti üzerinde olan davacı, sigortalı işyerine su basması sebebiyle oluşan hasarın Kurbağalıdere'de yapılan ıslah çalışmalarının fenne ve tekniğe uygun yapılmamasından kaynaklandığını ve bu sebeple davalının sorumlu olduğunu ispatlaması gerekir.

Sigortalı işyerinin depo olarak kullanılan bodrum katının binanın tasdikli projesine göre değişikliğe uğradığı, bodrum katta yapılan atıksu bağlantısının fen ve sanat kuralları ile ilgili Yönetmelik hükümlerine aykırı yapıldığı, atıksu bağlantısı yapılan borunun patlaması ile hasarın oluştuğu ve hasara Kurbağalıderenin taşması veya yoğun yağışın sebep olmadığı hususlarının yapılan keşif üzerine düzenlenen ayrıntılı, gerekçeli ve denetimi açık bilirkişi heyeti raporu ile tespit edildiği, raporda değinilen ...

Atık Suların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliği hükümlerinin esas alınmasında ve buna göre yapılan değerlendirmede bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre davacı üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediğinden dava konusu olay sebebiyle davalıya bir kusur ve sorumluluk yüklenmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmakla Mahkemece tesis edilen karar yerinde olup davacının istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/89 Esas, 2020/520 Karar sayılı ve 06/10/2020 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.22.05.2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/1848, K. 2025/738, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Cevap
  5. İstinaf Nedenleri
  6. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  7. Hükü M
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1848
Karar No
2025/738
Tarih
22 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/1849 K.2025/791
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1850 K.2025/633
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1857 K.2025/623
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1857 K.2025/695
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1858 K.2025/624
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/1861 K.2025/770

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.