KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2024
- Dosya no
- 2021/293 Esas
- Karar no
- 2024/734
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 13/10/2020
- Numarası
- 2017/628 Esas, 2020/453 Karar
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
3.307 kelime·17 dk okuma·6 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan davalıya ait araçların ihlalli geçişleri nedeniyle ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı icra dosyası üzerinden başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili sunduğu beyan dilekçesinde.
7144 sayılı Kanun ile geçiş ücretinin 10 katı tutarındaki cezanın 4 katı olarak değiştirildiğini ve hazine payı uygulamasının ortadan kaldırıldığını belirterek işbu davada harca esas değerin 27.870,75 TL olarak değiştirildiğini beyan etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete araçlarda HGS kartı bulunduğu gibi araçlar trafikte olduğu sürece kart bakiyesinin her zaman yeterli seviyede tutulduğunu, davacı şirketin işlettiği ücretli yol gişelerinde sürekli arızlar yaşandığını ve bu sebeple HGS'den ücret kesilemediğinin söylendiğini, müvekkili şirketin, HGS bakiyesi yeterli olduğundan dolayı gişe arızaları ve diğer sebeplerden dolayı kesilemeyen ücretlerin 15 gün içerisinde bakiyeden otomatik olarak düşeceğini düşündüğünü, ihlalli geçiş ihtarnameleri incelendiğinde bazı giriş ve çıkış gişeleri ile giriş ve çıkış tarihlerinin saniyelik dilime kadar aynı olduğunu,
bir aracın aynı anda aynı gişeden hem giriş hem çıkış yapmasının fizik kurallarına aykırı olduğunu, bu araçlar giriş çıkış yaptı gösterilerek en uzak mesafe üzerinden ücret ve ceza kesildiğini, tüm para cezalarını kesme ve infaz etme yetkisi devletin tekelinde olduğundan 6001 sayılı Kanunun 30. maddesinin 5. fıkrasının anayasaya aykırılık teşkil ettiğini, bu sebeple somut norm denetimine tabi tutulması gerektiğini, müvekkili şirketin, geçiş ihlali yapma kastına sahip olmadığını, HGS siteminde yeterli bakiye bulundurarak kendi borcunu yerine getirdiğini, davacı şirketin,
HGS sistemininden gereği gibi faydalanamamasının müvekkilinin sorunu değil, idare ile davacı arasında iç ilişkiden kaynaklandığını, bu sebeple HGS sisteminden 15 gün içerisinde çekilmeyen geçiş ücretleri sebebi ile alıcının temerrüdünün söz konusu olduğunu belirterek 6001 sayılı Kanunun 30/5 fıkrasının anayasaya aykırı olması nedeniyle somut norm denetimi yapılmak üzere dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesine, davanın ise incelemenin sonuna kadar geri bırakılmasına,
haksız, hukuka aykırı davanın ve davacının tüm taleplerinin reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; düzenlenen rapora göre davalı araç malikinin hesapta yeterli bakiyesi olmadığı halde ihlalli geçiş yaptığı ve açılan itiraz iptali davasında da asıl geçiş miktarına da itiraz ederek takibin durduğu, ... plakalı aracın 13/01/2017 tarihli geçişinde davalının bakiyesinin bulunduğu, bakiye bulunduğu halde tahsilat yapılmamasının davacının sorumluluğunda olduğu, davalı araç malikinin ihlalli geçiş için 5.574,15 TL davacı şirkete borcu bulunduğu,
bu miktar ile yukarıdaki yasal düzenleme karşısında bu miktarın 4 katı olan 21.815,80 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi ve asıl alacağın likit ve bilinebilir olması sebebiyle davalı aleyhinde inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, her ne kadar itirazın iptali takip miktarı olarak geçiş ücretinin 10 katı kadar talep edilmiş ise de, 7144 sayılı Kanunun 18. maddesindeki değişiklik dava tarihinden sonra gerçekleştiğinden bu konudaki itirazın iptali davasının konusu kalmadığı,
davacının, dava tarihinden sonra gerçekleşen yasal değişiklik nedeni ile yargılama giderleri ile sorumlu olmadığı gerekçelerine istinaden davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde taraf vekillerince istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ıslah ile 27.870,75 TL’ye düşürdükleri talep miktarının 27.389,95 TL yönünden kabul görmesine rağmen yasaya aykırı olarak davalı taraf lehine 5.088,86 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, bilirkişi raporunda ve karar gerekçesinde değinilen 13/01/2017 tarihli geçişte yeterli bakiyenin bulunmasının, ihlalli geçiş yapan araç sahibinin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, revize ettikleri miktarın tamamı yönünden hüküm kurulması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kararda, Mahkemenin gerekçesi ile hükmünün birbiriyle çeliştiğini, müvekkilinin, bakiyesinin bulunduğu anda geçiş ücretinin tahsis edilememesinde kusurunun bulunmadığı ve tahsilat yapılamamasının davacının sorumluluğunda olduğu kabul edilmesine karşın 15 gün içerisinde yeterli bakiyenin bulunduğu 2.309,80 TL tutarın toplam geçiş ücretinden mahsup edilmeyerek 5.574,15 TL geçiş ücreti üzerinden hüküm kurulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, düzenlenen raporlara göre,
15 gün içerisinde ilgili HGS/OGS sistemine müvekkili tarafından yüklemelerin yapıldığını ve bu yüklemelerden ilgili geçiş bedellerinin davacı tarafça çekilmediğini, bilirkişinin ise ek raporunda, ihlalli geçişlerden sonraki 15 gün içerisinde hesapta bulunan bakiyeler mahsup edilmeden ve mahsup edilerek iki türlü hesaplama yapıldığını, davanın kabul edilmesi ihtimalinde 18.631,55 TL üzerinden karar verilmesi gerektiğini, oysa Mahkemenin gerekçesinin aksine diğer hesaplama seçeneğine göre karar verildiğini, bu nedenle hüküm ile gerekçenin bu haliyle uyuşmadığını,
davacının istinaf taleplerinin reddi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, ihlalli geçiş ve ceza ücretinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının, davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında 5.574,15 TL geçiş ücreti ve 55.741,50 TL ceza tutarı olmak üzere toplam 61.315,65 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.Mahkemece, uyuşmazlık ile ilgili bilirkişiden rapor alınmıştır.
Bilirkişi tarafından sunulan 12/06/2019 teslim tarihli raporda; davalı şirkete kayıtlı olan ... (6 kez ihlal), ... (7 kez ihlal), ... (4 kez ihlal), ... (6 kez ihlal), ... (4 kez ihlal) plakalı araçların tamamında HGS bulunduğu, ... (2 kez ihlal) ve ...
(9 kez ihlal) plakalı araçlar için HGS ekstreleri dosyada mübrez olmadığından bu nedenle HGS etiketlerinin bulunmadığı nazara alınarak değerlendirme yapıldığı, araçların ihlalli geçiş esnasında HGS bakiyesinin yeterli olmadığının ekstreden tespit edildiği, davacı tarafından dosyaya ibraz edilmiş olan ihlalli geçiş kayıtları ve resimlerin birbirini doğruladığı, davacı tarafından tanzim edilen geçiş ücretlerinin ve cezalarının, ihlali yapan araçların ön plakalarına göre tanzim edildiği, ön plakadan farklı olan dorselerin plaklarına göre tanzim edilmediği,
davalı şirkete ait araçların HGS cihazı bulunmasına rağmen, HGS cihazında bakiye olmaması nedeniyle kaçak geçiş işlemine maruz kalınmasında sorumluluğun araç sahibinde olduğu yönünde Mahkemede kanaat oluşması halinde ve yeterli bakiyenin bulunduğu HGS etiketleri için sorumluluğun davalı şirkette olmadığı yönünde kanaat oluşması halinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasından davacı şirketin 5.479,95 TL geçiş ücreti ile bu tutarın 4 katı olan 21.919,80 TL ceza tutarı olmak üzere toplam 27.399,75 TL davalı şirketten alacaklı olacağı ve itirazın iptali gerekeceği, HGS etiketinde yeterli bakiye bulunduğu halde okunamamasından dolayı ihlalli geçişe sebebiyet vermesinde sorumluluğun davalı şirkette olabileceği yönünde kanaat oluşması halinde ise İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasından davacı şirketin 5.574,15 TL geçiş ücreti ile bu tutarın 4 katı olan 22.296,90 TL ceza tutarı olmak üzere toplam 27.870,85 TL davalı şirketten alacaklı olacağı ve itirazın iptali gerekeceği, Somut olay bakımından faizin, taraflar arasındaki ilişkinin ticari olması nedeni ile miktarı infaz aşamasında belirlenmek üzere, davacı şirketin talebi gibi alacağa takip tarihi olan 24/03/2017 tarihinden itibaren değişen ve değişecek oranlarda avans faiz işletilmesinin uygun olduğu bildirilmiştir.Bilirkişi tarafından sunulan bila tarihli ek raporda;
davalı şirkete kayıtlı olan ... plakalı ve ... plakalı araçta, ihlalli geçişin yapıldığı tarihlerde aktif olarak çalışan HGS etiketinin bulunduğu, ... plakalı araç için 13/01/2017 tarihli 26,00 TL tutarlı geçiş için bakiyenin yeterli olduğu tespit edildiğinden, yeterli bakiyenin bulunduğu halde HGS etiketlerinden tahsilat yapılamamasında sorumluluğun davalı şirkette olmadığı yönünde Mahkemede kanaat oluşması halinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasından davacı şirketin 5.574,15 TL geçiş ücreti ve bu tutarın 4 katı olan 21.815,80 TL ceza tutarı olmak üzere (kök raporda tespit edilen ve bakiyenin bulunduğu geçişler içinde 4 kat ceza tutarı dışlanmış olup, huzurdaki ek raporda tespit edilen 26,00 TL geçiş ücretinin 4 katı olan ceza tutarı hesaplamada dışlanmıştır.) toplam 27.389,95 davalı şirketten alacaklı olacağı ve itirazın iptali gerekeceği, HGS cihazının okunamamasında sorumluluğun davalı şirkete olduğu yönünde kanaat oluşması halinde, ödenmemiş geçiş ücretleri yönünden davacının İstanbul Anadolu ...
İcra Müdürülüğünün ... Esas sayılı dosyasından 5.574,15 TL ve 4 kat ceza tutarı olan 22.296,60 TL olmak üzere toplam 27.870,85 TL davalı şirketten alacaklı olacağı ve itirazın iptali gerekeceği, davalı şirket hesabına ihlali geçişten sonra 15 gün içerisinde yeterli bakiyenin yüklenmesi halinde para ceza tutarından sorumlu olmayacağı yönünde Mahkemede kanaat oluşması ihtimaline binaen yapılan seçenekli hesaplama neticesinde ise İstanbul ... İcra Müdürülüğünün ...
Esas sayılı dosyasından davacı şirketin 5.574,15 TL geçiş Ücreti ve (5.574,15 TL - 2.309,80 TL (ihlalli geçiş ücreti için 15 gün içerisinde yeterli bakiyenin bulunduğu tutar) = 3.264,35 TL x 4 katı = 13.057,40 TL ceza tutarı olmak üzere toplam 5.574,15 TL + 13.057,40 TL = 18.631,55 TL davalı şirketten alacaklı olacağı ve itirazın iptali gerekeceği, somut olay bakımından faizin, taraflar arasındaki ilişkinin ticari olması nedeni ile miktarı infaz aşamasında belirlenmek üzere, davacı şirketin talebi gibi alacağa takip tarihi olan 24/03/2017 tarihinden itibaren değişen ve değişecek oranlarda avans faiz işletilmesinin uygun olduğu bildirilmiştir.
Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte,
bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir.
6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında,
geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında "...
İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır.
Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir.... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir.
Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür.
Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır..." yönünde karar vermiştir.
Bu durumda ihlal sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.Somut olayda, Mahkemece tesis edilen kısa kararda 5.574,15 TL geçiş ücretinin 4 katı ceza tutarı olarak 21.815,80 TL gösterilmiş ise de kabul edilen geçiş ücretinin 4 katı ceza tutarının 22.296,60 TL olduğu anlaşılmakla bu yönüyle kısa karar kendi içinde çelişkilidir.
Davalıya ait ... plakalı aracın 23/01/2017 tarihinde yaptığı geçişte 26,00 TL; ... plakalı aracın 24/01/2017 tarihinde yaptığı geçişte 26,00 TL, 08/12/2016 tarihinde 21,10 TL, 09/12/2016 tarihinde 21,10 TL ve ... plakalı aracın 13/01/2017 tarihinde yaptığı geçişte 26,00 TL geçiş ücretini karşılayacak bakiyesinin bulunduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olup Mahkemece, bu geçişlere ilişkin ceza bedelleri dışlanmak suretiyle hükmedilen bedele ulaşıldığı anlaşılmıştır.
Bu anlamda kararda bir çelişki bulunmasa da, Mahkemece bu hususun gerekçeli kararda tartışılmaması ve geçiş ücretinin 4 katı cezasının yanlış gösterilmesi çelişki doğmasına sebep olmuştur. Dosya kapsamında yer alan mevcut bilgi ve belgeler karar vermek için yeterlidir.
Somut uyuşmazlıkta, davalıya ait araçların davacı şirketin işlettiği otoyollardan ihlalli geçiş gerçekleştirdiği, bir önceki paragrafta açıklandığı üzere sadece ..., ... ve ... plakalı araçların geçişlerinde belirtilen bakiyelerin bulunduğu, ancak bu araçlar ile birden fazla geçiş yapıldığından bu bakiyenin ve ayrıca ... plakalı araç dışında kalan diğer araçlar bakımından, ihlalli geçişlerden sonra davalı tarafından sisteme yapılan para yüklemelerinin tüm ihlalli geçiş bedellerini karşılamaya yetmediği bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.
Özel hukuk hükümlerine tabi ticari şirket olan davacıya, 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için farklı hukuki rejim ve usulleri düzenleme yetkisi verilmiştir.
Davacının ihlal sebebi ile davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı, geçiş esnasında ödeme olmadığında ve OGS/HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalının, geçiş ücretini ödemek zorunda olduğu, ayrıca davalı tarafından 15 günlük süre içerisinde sisteme bir kısım yüklemeler yapılmış ise de, söz konusu tarihlerde davacıya ait otomatik tahsilat yönteminin başlamaması nedeniyle ihlalli geçiş bedellerinin hesaba yüklenen bu bedellerden tahsil edilmesinin de mümkün olmadığı, ihlalli geçiş halinde geçiş ücretinin mutlaka geçişi izleyen 15 (on beş) gün içerisinde sadece ...
Bankası ya da ... şubelerine ödenmesi gerektiği, buna göre davacı tarafından 24/03/2017 tarihinde başlatılan takipten sonra 16/05/2018 tarihli değişiklik ile "...geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir..." hükmündeki "on" ibaresinin "dört" şeklinde değiştirildiği, yasal düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibari ile geçiş ücreti davalıdan tahsil edilmediğinden bu durumdan davalının da faydalandığı,
buna göre takip tarihi itibariyle davacının, davalıdan 5.574,15 TL geçiş ücreti ve 22.296,60 TL ceza tutarı olmak üzere toplam 27.870,75 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır.
Ancak her ne kadar kısa karar kendi içinde çelişkili olup bu yönüyle davalı istinaf başvurusunda haklı ise de, biraz sonra bahsedileceği üzere, Mahkemece reddedilen miktar dikkate alındığında karar esas bakımından, davacı yönünden kesin nitelikte olduğundan ve davalının istinaf başvurusu sebebiyle aleyhine hüküm tesis edilemeyeceğinden ilk derece Mahkemesinin kararında olduğu gibi takibin 5.574,15 TL geçiş ücreti ve 21.815,80 TL ceza tutarı olmak üzere toplamda 27.389,95 TL üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.
HMK'nun 341/2 maddesi gereğince miktar veya değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Bu miktar, yeniden değerleme oranı ile hüküm tarihi olan 2020 yılı itibariyle 5.390,00 TL'ye ulaşmıştır.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup davacı vekilinin, sonradan sunduğu dilekçesi ile yasa değişikliğinden kaynaklı olarak talep sonucunu 27.870,75 TL olarak değiştirdiği ve davanın 27.389,95 TL üzerinden kabul edildiği dikkate alındığında reddedilen miktar itibariyle karar esas bakımından davacı yönünden kesin niteliktedir.
Davacı vekili, kararın esası dışında davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu da istinaf etmiş olup kabul ve reddedilen miktarlar gözetildiğinde davalı bu yönüyle istinaf başvurusunda haklıdır. Ayrıca kararın esas bakımından davacı yönünden kesin nitelikte olması, vekalet ücretinde yapılan bu hatanın incelenmesine engel değildir.
6100 sayılı HMK'nun 331/1 maddesi uyarınca, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.
Yargılama sırasında 6001 Sayılı Yasanın 30/5 fıkrasında yapılan değişiklikle, dava tarihinde geçiş bedelinin 10 katı tutarında uygulanan cezanın, 4 katına düşürüldüğü anlaşılmakla dava konusu edilen miktarın bir kısmı yasal değişiklik sebebiyle konusuz kalmıştır.
Bu durumda fazlaya ilişkin ceza tutarı talebi yönünden yasal değişiklik sebebiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmekle birlikte konusuz kalan ceza tutarı yönünden davacının dava tarihinde haklı olduğu gözetildiğinde, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinde, konusuz kalan kısmın da dikkate alınması gerekirken, bu tutar dikkate alınmadan eksik vekalet ücretine hükmedilmiş ise de,
bu husus davacı tarafından istinaf edilmediğinden ve bu sebeple davalının aleyhine olarak hüküm tesis edilemeyeceğinden tesis edilecek yeni hükümde ilk derece Mahkemesince davacı lehine takdir edilen vekalet ücretini dikkate almak gerekmiştir.
Ayrıca kabul ve red oranının, konusuz kalan kısım dikkate alınmadan 27.870,75 TL olarak değiştirilen talep sonucuna göre kabulüne karar verilen miktar uyarınca belirlenmesi gerekir.Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun belirtildiği şekilde davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden kabulüne, davalının istinaf başvurusunun ise kararın çelişkili olması yönünden kabulüne, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
yeniden esas hakkında davanın kısmen kabul kısmen reddine, yasal değişiklik sebebiyle fazlaya ilişkin ceza tutarı talebi yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, alacak likit ve belirlenebilir nitelikte olduğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere. 1-Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının belirtilen sebeplerle ayrı ayrı KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/628 Esas 2020/453 Karar ve 13/10/2020 tarihli kararının HMK'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 5.574,15 TL geçiş ücreti ve 21.815,80 TL ceza tutarı olmak üzere toplam 27.389,95 TL üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine, Yasa değişikliği uyarınca geçiş ücretinin 10 katı tutarındaki cezanın 4 katı olarak değiştirilmesi sebebiyle fazlaya ilişkin ceza tutarı talebi yönünden DAVANIN ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, b)Alacak likit olduğundan 5.574,15 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 1.114,83 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 1.871,01 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.047,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 823,89 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, d)Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 31,40 TL başvurma harcı ve 1.047,12 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.078,52 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e)Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti ve posta giderinden oluşan toplam 1.271,50 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre (%98,27 kabul,
%1,73 ret) hesaplanan 1.249,50 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, f)Davalı tarafından yapılan 56,50 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre (%98,27 kabul, %1,73 ret) hesaplanan 0,97 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA, g)Hüküm davacı tarafından, kendi lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden istinaf edilmediğinden ve bu nedenle davalı aleyhine hüküm tesis edilemeyeceğinden ilk derece Mahkemesi kararında olduğu gibi 4.108,49 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
h)Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince taktir olunan 480,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
İstinaf Giderleri Yönünden: 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının davalı tarafından peşin olarak yatırılan 467,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye 40,15 TL harcın talep halinde davalıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 203,00 TL istinaf harçları ile yapılan 54,50 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 257,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan 576,20 TL istinaf harçları ile yapılan 27,50 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 603,70 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-2 bendi ve aynı Kanunun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere Üye Hakim ...'in karşı oyu ile oyçokluğuyla karar verildi.13.06.2024
MUHALEFET ŞERHİ Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, yeterli bakiye olmasına rağmen geçiş bedelinin tahsil edilememesi halinde, davacının bu geçiş bedelinin 4 katı oranında ceza tutarı alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, davalı tarafından, yapılan ihlalli geçişlerden sonra 15 gün içerisinde bila tarihli bilirkişi ek raporunda belirtilen araçlar ile ilgili sisteme tüm ihlalli geçişleri karşılamaya yetecek kadar olmasa da para yüklemelerinin yapıldığı anlaşılmış olup sistem tarafından bu yüklemelerden herhangi bir tahsilat yapılmamıştır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/2035 Esas, 2022/2057 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, yeterli bakiye olmasına rağmen sistemce tahsil edilemeyen geçiş bedeli yönünden de ceza tutarına hükmedilmesi doğru değildir.
Bu nedenle bila tarihli bilirkişi ek raporunda seçenekli olarak yapılan hesaplamaya göre, davalı tarafından, ihlalli geçişlerden sonra 15 gün içerisinde sisteme yapılan yüklemeler dikkate alınarak sistemce tahsil edilemeyen geçiş bedelinin ceza tutarı dışlanmak suretiyle yapılan hesaplama uyarınca tespit edilen 5.574,15 TL geçiş ücreti ve 13.057,40 TL ceza tutarı olmak üzere toplam 18.631,55 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden bu yönden karara muhalif kaldığıma dair görüşümü bildiririm.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/293, K. 2024/734, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama