KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2024
- Dosya no
- 2021/309 Esas
- Karar no
- 2024/123
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/10/2020
- Numarası
- 2014/460 Esas, 2020/659 Karar
- Dava
- TAPU İPTALİ VE TESCİL (Kooperatif Üyeliğine Dayalı
Karar Metni
1.778 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı ...
Kooperatifine 31/12/2000 tarihinde üye olduğunu ve müvekkiline 1. blokta bulunan 5. ve 14. nolu dairelerin tahsis edildiğine dair yazı verildiğini, kooperatifin müvekkilinin üyeliğini tanımaması üzerine Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/175 Esas sayılı dosyası ile kooperatif üyeliğinin tespiti davası açtıklarını, davanın kabulüne dair kararın temyiz incelemesinde onanarak kesinleştiğini, ancak Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen kararın yalnızca tespit hükmünde olduğunu, dairelerin bugüne kadar müvekkiline teslim edilmediğini, dairelerin teslimi için davalı kooperatife İstanbul ....
Noterliğinin 27/05/2008 tarih, ... yevmiye nolu evrakı ile ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye bir cevap verilmediğini, davalı kooperatifin adına kayıtlı taşınmazları üyeler adına tescil etmeye başladığını, ancak müvekkili adına tescil edilmesi gereken dairelerin akıbetinin bilinmediğini ve müvekkilinin halen alacağına kavuşamadığını ileri sürerek davanın kabulü ile 1. Blok 5 ve 14 nolu dairelerin tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tesciline,
bunun mümkün olmaması durumunda şimdilik 10.000,00 TL dairelerin bedellerinin davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 27/02/2020 tarihli dilekçesi ile, müvekkilinin toplam üyelik bedelini peşin ödediğinden iki daire değeri olarak toplam 480.000,00 TL miktara göre karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
CEVAP Davalı ... vekili cevabında; müvekkili kooperatifler birliğinin arsa ofisinden satın aldığı taşınmazı üyesi dava dışı ...Kooperatifi'ne tahsis ettiğini, tahsisten sonra birlik üyesi kooperatifin diğer davalı ... Kooperatifi ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, davalı ...
Kooperatifinin yüklenici konumunda olduğunu, davacının iddia ettiği bir hakkı varsa bunu yüklenici kooperatiften talep etmesi gerektiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, birliğe üye olmaktan kaynaklanan yükümlülüklerin dava dışı arsa sahibi kooperatif ile yüklenici davalı kooperatif tarafından ifa edilmeden tescil kararı verilemeyeceğini, arsa sahibi kooperatifin çevre düzenlemesi,
otopark katılım bedellerini ödemediğini, bu yükümlülükler yerine getirilmeden tapuların verilemeyeceğini, benzer konumda olan birliğe üye kooperatifler veya onların yüklenicilerinin yükümlülüklerini ifa ettiğinde dairelerin serbest bırakıldığını savunarak öncelikle pasif husumet yokluğundan aksi takdirde esastan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; parasal yükümlülükler yerine getirilmediğinden tapu iptal ve tescil talebinde bulunulamayacağı, davalı kooperatifler birliği üst birlik olup davacıya karşı edim ifa etme yükümlülüğünün olmadığı,
akdi ilişkiden kaynaklanan taleplerin ancak akdin tarafı olan kişilerce yerine getirilmesinin istenebileceği, diğer davalı kooperatif yönünden ise, eşitlik prensibi gereği, akçeli yükümlülüklerinin tamamını yerine getirmeyen ve eksik ödemede bulunan davacının üyeliği gereği kendisine tahsis edilen dairenin adına tapu iptali ile tescilini talep edemeyeceği, Yargıtay içtihatları ile belirlenen tazminat hesap formülüne göre davalı kooperatiften talep etmesi mümkün tazminat miktarının iki daire için 208.319,10 TL olduğu gerekçesiyle davalı kooperatifler birliği yönünden davanın reddine,
davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 208.319,10 TL'nin davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin her bir daire için kooperatife ayrı ayrı 19.910,00 TL ödediğini, kooperatife normal ödemesini yapan üyelerin 2000 - 2011 yıllarında daire başına 128.750,00 TL ödediğini, müvekkilinin ödediği tutar güncellendiğinde 128.653,00 TL'ye ulaşıldığını, buna göre müvekkilinin mali yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve bu nedenle öncelikle tapu iptali ve tescile karar verilmesi gerektiğini, üst birlik olan davalı ...
Kooperatifinin de borçtan sorumlu olduğunu, bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, üstelik bu davalı yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesine rağmen kooperatifler birliği lehine nisbi vekalet ücretine hükmedildiğini, diğer davalı kooperatif yönünden reddedilen kısım yönünden vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME
Dava, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptal ve tescil talebi, mümkün olmazsa tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece, davacının mali yükümlülüklerine yerine getirmemesi nedeniyle taşınmazların adına tescil edilemeyeceği, Yargıtay ictihatları belirlenen formüle göre davacıya 208.319,00 TL tazminat ödenmesi gerektiği, davalı ... Kooperatifleri Birliği üst birlik olup davacıya karşı edim ifa etme yükümlülüğü bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...
Kooperatifleri Birliği yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 208.319,00 TL tazminatın tahsiline karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.1-Davacı öncelikle dairelerin adına tescili, mümkün olmazsa bedelinin tazmini talebiyle dava açmıştır.
Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda her bir taşınmazın dava tarihi itibarıyla değeri 240.000,00 TL tespit edilmiş, davacı vekili iki adet taşınmaz için toplam 480.000,00 TL yönünden harcı tamamlamıştır. Diğer taraftan davacı vekili, 27/02/2020 tarihli dilekçesi ile 480.000,00 TL tazminata hükmedilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
Bu nedenle davacının 10.000,00 TL tazminat talebini 480.000,00 TL'ye yükselttiği ve daha önceden de yükselttiği miktara ilişkin harcı tamamladığı, bu nedenle hükümde talebin aşılmadığı kanaatine varılarak işin esasının incelenmesi uygun görülmüştür.2-Davacı vekili, müvekkilinin tüm mali yükümlülüklerini yerine getirdiğini belirterek öncelikle taşınmazların adına tesciline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/175 Esas, 2008/72 Karar sayılı kesinleşen ilamına göre davacının davalı ... Halinde ... Kooperatifinin üyesi olduğu ve adına iki daire tahsis edildiği anlaşılmaktadır. Bir ortağın ödemeleri tam değilse kural olarak kendisine bağımsız bölüm teslimi ve tescil yapılmaz. Dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuna göre, davacının 2000 Aralıkta her bir daire için ayrı ayrı 19.910,00 TL ödemesi dışında başka bir ödemesi bulunmamaktadır.
Davacının sabit ve peşin ödemeli üye olarak ortaklığa kabul edildiği ispat edilmiş değildir. Diğer taraftan kooperatife düzenli ödemelerini yapan üyenin ödemelerinin toplamı ise 128.750,00 TL'dir. Buna göre davacının ödemelerinin tam olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davacının tescil talebinin reddedilmesi yerindedir. 3-Diğer taraftan davacı, hükmedilen tazminattan davalı ... Birliği'nin de sorumlu tutulması gerektiğini belirterek hükmü istinaf etmiştir.
Eksik ödemesi olan bir üyenin iş konut karşılığı tazminat talep hakkı olup, alacağının hesaplanma şekli Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında aşağıdaki gibi formüle edilmiştir:a-Önce ortaklara tahsis edilen konutun dava değeri itibariyle rayiç değeri hesaplanmalıdır.b-Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar ( toptan eşya fiyat endeksi " TEFE" artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak güncel değeri bulunmalıdır.c-Bundan sonra yukarıda (a) maddesinde bulunan değerden (b) maddesinde bulunan değer çıkarılarak kooperatife normal
ödeme yapan bir ortağın bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettikleri ortaya çıkarılmalıdır. d- Bunu takiben eksik ödeme yapan davacı ortağın ödentileri (b) maddesindeki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı güncelleştirilmelidir. e-Bu hesaplamalardan sonra normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yukarıda (b) maddesinde bulunan ödemelerinin güncel değerinin karşılığı yine yukarıda (c) maddesinde bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre davacının (d) maddesinde eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yararlanması gerektiği orantı kurallarına göre belirlenmelidir.
Yani sonuç olarak (d) maddesinde bulunan miktar (c) maddesinde bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan rakamın (b) maddesinde bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktarın (d) maddesinde bulunan davacı ödemelerinin güncel değerinin ilave edilmesi sonucu bulunacak miktar davacı ortağın davalı kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar tutarıdır.İlk derece mahkemesinde alınan 22/01/2020 tarihli raporda, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre hesaplama yapılarak davacının iki konut için toplam 208.319,00 TL tazminat talep edebileceği belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu gerekçeli ve ayrıntılı olup, davacının konut karşılığı alabileceği tazminat miktarı Yargıtay'ın yerleşik uygulamasında belirttiği beş aşamalı formüle göre hesaplanmış, mahkemece de rapor doğrultusunda davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davacı, hernekadar davalı kooperatifler birliğinin de tazminattan sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürmüşse de, davacı ... üyesi olduğundan, sadece bu davalı yönünden tazminat isteminin kabul edilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.4-Davacı vekili,
davalı ... lehine reddedilen kısım yönünden vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek hükmü istinaf etmiştir.Davalı ... vekili yargılama sırasında istifa etmesine ve yargılama davalı asile karşı yürütülerek karara bağlanmasına rağmen, davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. 5-Davacı vekili, ...
Kooperatifleri Birliği lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden de hükmü istinaf etmiştir.Davacı öncelikle taşınmazların adına tescilini, mümkün olmazsa tazminata hükmedilmesini talep etmişse de mahkemece tescil talebi yerinde görülmeyerek tazminata hükmedilmiştir. Davacının dava dilekçesindeki talepleri bağımsız ve ayrı talepler olmayıp terditli taleplerdir. Bu nedenle, davacının tek davasının olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir.
Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, terditli (kademeli) olarak açılan davalarda ilk talebin reddine bağlı olarak ikinci talep hakkında kabul kararı verilmesi durumunda iki ayrı dava için iki ayrı harç ve yargılama giderlerine hükmedilemez.
İkinci talep hakkında verilen karara göre harç, vekâlet ücreti ve diğer yargılama giderleri hakkında hüküm kurulur (Yagıtay 15. HDnin 2020/1332 Esas, 2021/2208 Karar sayılı kararı)Anılan Yargıtay emsal kararında belirtildiği üzere ilk talebin reddinden sonra, ikinci talep hakkında kabul kararı verilmişse, ikinci talep hakkında verilen karara göre vekalet ücretine hükmedilmelidir. Mahkemece, davalı ...
Kooperatifleri Birliği'ne husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle anılan davalı yönünden dava reddedildiğinden, bu davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacının ilk talebi olan tescil talebi dikkate alınarak nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
6-Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda 4. ve 5. nolu maddede belirtilen nedenler ile kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine, davacının tazminat talebinin ise kooperatifler birliği yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı yönünden kısmen kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/309, K. 2024/123, 25 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama