İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/397 K.2024/812

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Esas2021/397Karar2024/812Tarih8 Temmuz 2024Okuma11 dk · 2.283 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
8 Temmuz 2024
Dosya no
2021/397 Esas
Karar no
2024/812
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
11/12/2020
Numarası
2018/1329 Esas, 2020/868 Karar
Davanın konusu
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.283 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili iş ortaklığının Beylikdüzü İlçesi, ... Mah. ... Sok. No:... Adresindeki ...

Sitesinin inşaatını yaptığı, davalı şirket ile şantiye alanının güvenliğini sağlamak üzere 27/04/2016 tarihli sözleşme imzalandığını, buna göre davalı şirketin inşaat şantiyesinde 365 gün, 24 saat esasına uygun olacak şekilde kesintisiz biçimde güvenlik hizmet sunmayı taahhüt ettiğini, ... güvenlik talimatnamesinin güvenlik kulübelerine asıldığını ve davalı şirketin şantiyede görevli personeline imzalattığını, şantiye sahasında 03/06/2018 tarihinde hırsılık olayı meydana geldiğini, şantiye sahasına araçla girilerek malzeme odasının kapısı kırıldıktan sonra 30.000,00 TL değerinde elektrik malzemesinin çalındığını,

davalı şirket çalışanı olan güvenlik personelinin araç giriş çıkış sırasında güvenlik talimatlarına uymadığını, davalı şirketin sözleşmeden kaynaklanan edinimlerinin gereği gibi yerine getirmediği ve doğan zararı tazmininden kaçındığı anlaşılması üzerine taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği, davalının şantiyeden yaşanan hırsızlık nedeniyle davacıların uğradığı zararlardan sözleşme hükümleri ve adam çalıştıranın sorumluluğu hükümleri uyarınca sorumlu olduğunu belirterek 30.000,00 TL'nin zararın doğduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ... isimli projenin yapı müteahhidi olduğunu, bu inşaatın elektrik işlerinin kendilerinin yapmadığını, çalındığı iddia edilen malların bulunduğu deponun şantiyede iş gören ... San. Tic. Ltd. Şti.

Ye ait olduğunu, bu nedenle davacılara ait olmayan mallar bakımından davacıların herhangi bir tazminat talebi hakkı bulunmadığını, taraflar arasında yapılan sözleşmede şantiyede bulunan ve taşeronlara ait malların korunacağı yönünde müvekkili şirketin bir taahhüdünün bulunmadığını, iş bu davanın öncelikle aktif dava husumeti yokluğundan reddi gerektiğini, sözleşmenin 2.3 maddesinde yazılı olan güvenlik ibaresinin maddi bir yazım hatasından kaynaklandığını, müvekkilinin verdiği hizmetin güvenlik hizmeti değil, danışmanlık/ yönlendirme hizmeti olduğunu,

ticaret sicil kayıtları getirdiğinde müvekkili şirketin iştigal konusu içinde özel güvenlik hizmeti bulunmadığının açıkça görüleceğini, bu nedenle sözleşmede ne yazarsa yazsın güvenlik şirketi olmayan müvekkilinin özel güvenlik hizmeti veremeyeceğini, müvekkili şirket tarafından davacıya kesilen faturada danışma hizmet bedeli yazılı olduğu, SGK kayıtlarına göre de davacıların şantiyesinde çalışan personelin danışma görevlisi/ ön büro elemanı olduğu açıkça görüldüğü, 04.06.2018 tarihli tutanakta imzası bulunan müvekkili şirket çalışanı ...'in ... şirketi ile bir ilgisi olmayıp bu kişinin ...

Ltd.

Şti.'de ön büro personeli olduğunu, dava konu malların şikayetçi dava dışı ... isimli kişinin beyanının aynen yazıldığı, polis şikayet içeriğinin, gerçekten hırsızlık olayının yaşandığını ve çalındığı iddia edilen malların gerçekten çalındığını tek başına delil olarak göstermediğini, davacının çalındığı iddia edilen mallara ilişkin olarak olaydan üç ay sonra düzenlenen 01.09.2018 tarihli iade faturanın müvekkiline tebliği tarihine kadar müvekkilinden herhangi zarar tazmin talebi olmadığını, meydana gelen zarar ile müvekkili şirketin eylemleri arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığını,

davacı tarafın hırsızlık ve zarar iddialarının samimi olmadığını, müvekkili şirketin bazı çalışanlarının ismi ve imzası bulunan ... Şantiyesi Güvenlik Talimatı başlıklı Talimatnamenin müvekkili şirket ve çalışanlarını bağlamadığını beyanla açılan davanın öncelikle usulden, usule ilişkin itirazların kabul görmemesi halinde ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; sözleşmenin ilgili mevzuat hükümleri uyarınca teknik anlamda güvenlik hizmetine ilişkin olup olmadığı değerlendirmesinin bir önem arzetmeyeceği, sözleşmede böyle bir belirleme yapılmış iken sözleşmenin aslında danışma ve yönlendirmeye ilişkin olduğu ileri sürülerek güvenlik hizmeti verilmesine de engel bir durum bulunmadığı, diğer taraftan bu iddiaların davalı tarafından, davacıya ileri sürülmesinin de mümkün olmadığı,

kaldı ki sözleşmenin sadece danışma ve yönlendirmeye ilişkin olduğu bir an için kabul edilse dahi somut olayda olduğu gibi davalı tarafın meydana gelen hırsızlık olayına engel olmak zorunda olmadığına ilişkin bir değerlendirmenin de genel hayat kuralları ve dürüstlük kuralı ile dosya kapsamı ve delil durumuna da uygun düşmediği, personelin isim-soyisim ve imzalarının bulunduğu güvenlik talimatına aykırı davranılmasının da hırsızlık olayının meydana gelmesinde etkili olduğu,

söz konusu güvenlik talimatı davalı tarafça kabul edilmese de dava açılana kadar buna dair herhangi bir itirazlarının olduğuna dair bir delilin de dosya kapsamında bulunmadığı, bu noktadan sonra böyle bir iddiada bulunmanın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracağı, hırsızlığa konu malların şantiye alanı içerisinde bulunan depodan yani davacı tarafın hakimiyet alanı içinde çalındığı ve davacının bu mallar üzerinde zilyetlik hakkı bulunduğu dikkate alındığında hırsızlığa konu malların şantiyede işgören taşeron ...

Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait olup olmamasının davacının aktif husumet ehliyetine olumsuz anlamda bir etkisinin bulunmadığı, bu durumun taşeron şirketin davacı taraf ile arasındaki iç ilişki bağlamında kaldığı ve bu şekilde değerlendirilmesi gerektiği, bu bakımdan davalının, davacı tarafın aktif husumet yokluğu itirazının Mahkememizce yerinde görülmediği, davacının hırsızlığa konu malların değerini 30.000,00 TL olarak belirterek buna ilişkin faturaları sunduğu,

buna göre bilirkişi raporuna göre zarar miktarı talebinin piyasa rayicinde olduğu tespit edilmiş ise de hırsızlığa konu malların miktarı ve değerinin kesin olarak net bir şekilde bilinmemesi sebebiyle talep edilen 30.000,00 TL üzerinden %30 indirim yapılması yoluna gidilmesinin daha hakkaniyetli olacağı sonucuna varılmış olup taraflardan her birinin meydana gelen olayda %50 kusurunun bulunduğuna ilişkin bilirkişi heyeti raporundaki tespit ve değerlendirmelerin Mahkememizce de benimsendiği,

bu durumda kusur oranları da gözetilerek hesaplanan 10.500,00 TL'nin haksız fiil tarihi olan 03/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacılar vekili istinaf nedenleri olarak; hırsızlık olayında müvekkili şirketlere kusur atfeden rapora itirazları değerlendirilmeden bu kusur oranı esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, hırsızlık olayında çalınan malzemenin değeri üzerinden hakkaniyet indirimi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; yerel mahkemece usule ilişkin itirazlarının hatalı gerekçe ile kabul edilmediğini, davacının zilyetliğe dayalı olarak aktif husumetine sahip olduğunun kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının zilyetliğe dayalı dava açmadığı,

dava dilekçesinde davayı mülkiyet hakkına dayalı açtığı, davacının olay sonrası müvekkiline yapılan bir ayıp ihbarı olmadığına ilişkin itirazlarının yerel Mahkemece dikkatte alınmadığını, müvekkilinin kusuruna ilişkin hükümde belirtilen gerekçelerin açıkça dosya kapsamına HMK'ya aykırı olduğunu, usulsüz bir şekilde ispat külfetinin müvekkiline yüklendiğini, güvenlik talimatnamesinin sözleşme boyunca danışma kulübelerinde asılı olduğunu iddia eden davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini, hükme esas alınan 02.11.2020 tarihli bilirkişi raporuna yapılan gerekçeli itirazları aydınlatılmadan hüküm kurulduğunu,

faiz başlangıcının olay tarihinden itibaren kabul edilmesinin hukuken yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde. Dava, danışma ve yönlendirme hizmetleri sözleşmesinin ihlali nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

Taraflar arasında, sözleşmenin varlığı, davacı işyerinde hırsızlık olayının meydana geldiği konularında herhangi bir uyuşmazlık yoktur.İstinafa konu uyuşmazlık, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, tarafların kusur durumu, davacının uğradığını iddia ettiği zararın miktarı,

mahkemenin hakkaniyet indirimin ve raporun yeterli olup olmadığına ilişkindir.Mahkemece mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmış ve hırsızlığa konu faturaların miktarı ve değerinin kesin olarak net bir şekilde bilinmemesi nedeniyle talep edilen 30.000,00-TL üzerinden % 30 hakkaniyet indirimi yapılarak % 50 kusur oranına göre 10.500,00-TL'nin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmü davacılar vekili ile davalı vekili istinaf etmiştir.

Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 2.3.maddesinde sözleşme konusunun işverene ait olan ve sözleşmede belirtilen adresteki şantiyeye 365 gün 24 saat esasına göre kesintisiz şekilde güvenlik hizmeti sunulacağı belirtilmiştir. 02/11/2020 tarihli raporda özetle: davacı tarafın ... Yapı, ... Yapı ve ... Yapı İş Ortaklığı adı altında Beylikdüzü İlçesi ... Mahallesi ... Sokak No: ... sayılı adreste ...

Sitesi inşaatını yapmakta olduğu şantiye alanında bulunan depodan 03/06/2018 tarihinde hırsızlık olayı gerçekleştiğini, gerçekleştirilen hırsızlık sonucu elektrik tesisat kablolarının çalındığının saptandığını, taraflar arasında akdedilen 27.04.2018 tarihli sözleşmenin 5188 sayılı yasa ve uygulamasına ilişkin Yönetmelik kapsamında münhasıran “Özel Güvenlim Hizmet Alım Sözleşmesi” kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, zira sözleşmenin içeriğine, bütünlüğüne bakıldığında "Danışma Gözetim ve Yönlendirme" hizmeti sözleşmesi olarak kabulünün gerektiğini, her ne kadar dosya kapsamına sunulu belgeler arasında "...

Şantiyesi Güvenlik Talimatı" adı altındaki belge incelenip irdelendiğinde bahse konu talimatın kim tarafından verildiğine dair antetli (başhklı-logolu) yada talimatı verenin adı soyadı ile unvanı hatta hangi tarihte verildiğine dair yazılı bilgi olmadığından davalı yanın bahse konu belgeyi (talimatı) düzenlendiğine dair kesin bir delile ulaşılamamakla birlikte; davalı şirketin şantiye sahasında görevli personelini periyodik olarak denetlemesi,

eğitmesi durumunda şantiye girişindeki danışma noktasında asılı belgeyi (güvenlik talimatı) derhal fark ederek çalışanlarına yazılı talimatın kim tarafından verildiğini tespit ederek bu hususlara müdahale etmesi gerektiğini, davacı firma yetkililerinin profesyonelce davranarak gerek taraflar arasında akdedilen sözleşmenin içeriğinden, gerekse de davalı şirket personelinin özel güvenlik üniforması giymediğinden bahse konu davalı şirket çalışanlarının özel güvenlik personelinin yetkilerini kullanmasının da mümkün olmadığını bilmelerinin beklendiğini, davalı firmanın da hizmet verilen şantiye alanındaki personeli denetlemek,

görev ve sorumluluklarını yazılı olarak bildirmek, aynı zamanda hizmet verilen kuruluş yetkililerini bilgilendirmekle sorumlu olduğunu, davacının çalındığını belirttiği 2.200 metre uzunluğundaki 5x6mm2 N2XH kablo için KDV dahil 30,000 TL. olduğunu belirttiği zararının, liste fiyatı üzerinden alınış olduğu iskonto nedeni ile liste fiyatına göre hesaplanan değerden daha düşük olarak talepte bulunduğunu ve zarar miktarı talebinin piyasa rayicinde olduğunu,

tarafların olayın oluşumunda sorumluluklarını tam ve eksiksiz olarak yerine getirmedikleri dikkate alınarak hırsızlık sonucu meydana gelen zararın taraflar arasında müteselsilen ve müştereken eşit olarak paylaştırılması gerektiğini bildirmişlerdir.

TBK 'nın 50.maddesinde; zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu, 50/2. maddesinde de, uğranılan zararın miktarının tam olarak ispat edelemiyorsa, Hakimin, olayların olağan akışına ve zarar görenin aldığı önlemleri de göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyeceği düzenlenmiştir.TBK'nın 51. maddesinde.

Hakimin, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellik kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükmü düzenlenmiştir.TBK'nın 114. maddesinde; borçlunun genel olarak her türlü kusurdan sorumlu olduğu, 2. Fıkrasında da haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerinde de uygulanacağı düzenlenmiştir.

Somut olayda, şantiyede yaşanan hırsızlık olayı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, davalının, davacı iş ortaklığı arasında imzaladığı danışma ve yönlendirme hizmetleri sözleşmesinin 2.3.maddesine göre davacı işverene ait adreste 365 gün 24 saat esasına uygun olacak şekilde kesintisiz biçimde güvenlik hizmeti sunulması hizmetini üstlendiği,

davalı şirket çalışanının da imzasının bulunduğu 04.06.2018 tarihli tutanak başlıklı belgede, kamera kayıtları incelendiğinde gri renkli ... marka aracın 03.06.2018 tarihinde saat 20.35 sularında çalışma olmayan bir vakitte şantiyeye giriş yaptığı ve güvenlik görevlisinin aracı kontrol etmeden şantiyeden çıkışına izin verdiği imza altına alınmıştır.

Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalının sözleşme gereği güvenlik hizmetini gereken özenle yerine getirmediği ve bu nedenle davacıya ait şantiye sahası içinde bulunan kabloların çalındığı, bu nedenle davacının bu zararı taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalıdan talep edebileceğinden aktif husumetinin bulunduğu anlaşılmıştır.

Davacının, 04.06.2018 tarihindeki hırsızlık olayında 30.000,00-TL değerinde kablolarının çalındığını iddia ettiği, bilirkişi raporunda davacı tarafça sunulan faturalara göre zarar miktarının 52.854,56-TL olduğunun hesap edildiği, davacı talebi ile sınırlı olarak çalındığı iddia edilen tutar ve zararın 30.000,00-TL olduğunun belirtildiği, her ne kadar davacı taraf deposundaki malların ve çalınan şeyi, miktarını ve cinsini kesin olarak ortaya koyamamış ise de, ortada davalının edimini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle davacının zarara uğradığı anlaşılmıştır.

Bilirkişi raporunda, davacı şirket yetkililerinin profesyonelce davranarak gerek taraflar arasında akdedilen sözleşmenin içeriğini, davalı şirket personelinin özel güvenlik üniforması giymediğini, bahse konu davalı şirket çalışanlarının özel güvenlik personelinin yetkilerini kullanmasının da mümkün olmadığını bilmelerinin beklenildiği, davalı şirketin de hizmet verilen şantiye alanındaki personeli denetlemek, görev ve sorumluluklarını yazılı olarak bildirmek, aynı zamanda hizmet verilen kuruluş yetkililerini yukarıda bahsedilen hususlarda bilgilendirmekle sorumlu olduğu,

tarafların olayın oluşumunda sorumluluklarını tam ve eksiksiz olarak yerine getirmedikleri dikkate alınarak hırsızlık sonucu meydana gelen zararın taraflar arasında müteselsilen ve müştereken eşit olarak paylaştırılması gerektiği, tespit edilmiştir.

Bilirkişi raporunda tarafların meydana gelen olayda eşit oranında kusurlu olduğu yönündeki tespitinin somut olaya uygun olduğu, yine zarar miktarının ve davalının kusur oranının tam olarak tespit edilememesi karşısında, TBK 50, 51. Ve TBK 114/2.

Maddesi uyarınca Mahkemece tazminatın belirlenmesi yoluna gidilerek davacının talep ettiği 30.000,00-TL zarar miktarından takdiren % 30 oranında indirim yapılması ve kusur oranları da dikkate alınarak neticeten 10.500,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. TBK 114/2. fıkrasında, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerine de uygulanacağı belirtilmiştir.

Somut davada, davacı, davalının sözleşmeye aykırı davranışı sonunda meydana gelen zarar ve faizini talep ettiğinden, faiz başlangıç tarihinin zarar verici olayın gerçekleştiği yani haksız fiil tarihi olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle Mahkemece haksız fiil tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmüştür.

Açıklanan nedenlerle mahkeme kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekili ve davalı vekilinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.

1-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1329 Esas, 2020/868 Karar sayılı ve 11/12/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekili ve davalı vekilinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 179,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 248,35 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olmak üzere Üye Hakim ...'ın muhalefetiyle oyçokluğu ile karar verildi.08.07.2024

KARŞI OY Sayın çoğunluk ile uyuşmazlık, davalının hangi tarihte temerrüde düştüğü noktasında toplanmaktadır. TBK'nın 117. maddesi uyarınca, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre haksız fiilde fiilin işlendiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur.

Davaya konu olayda, davalı güvenlik şirketinin güvenlik hizmetini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle işyerinde hırsızlık olayı yaşandığı ileri sürülerek zararın tazmini istenmiştir. Bu durumda davacının istemi, haksız fiile değil, sözleşmeye aykırılığa dayandığından, davacının temerrüt faizi isteyebilmesi için, davalıyı davadan önce keşide edeceği bir ihtar ile temerrüde düşürmesi gerekir.

Nitekim Yargıtay 11. HD'nin 2012/11072 Esas, 2014/373 Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır. Bu nedenle haksız fiil hükümlerinde olduğu gibi herhangi bir ihtar şartı aranmaksızın, hırsızlık tarihinden itibaren alacağa temerrüt faizi uygulanmasının doğru olmadığı görüşünde olduğumdan karara muhalif kaldığımı bildiririm.08.07.2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/397, K. 2024/812, 8 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Cevap
  5. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  6. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/397
Karar No
2024/812
Tarih
8 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2021/397 K.2024/890
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/400 K.2024/800
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/400 K.2024/1099
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/400 K.2024/477
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/403 K.2024/1307
  • Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/404 K.2024/327

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.