KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2024
- Dosya no
- 2021/407 Esas
- Karar no
- 2024/695
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/10/2020
- Numarası
- 2016/494 Esas, 2020/498 Karar
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.045 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalı ...
AŞ'nin Çerkezköy OSB'de bulunan fabrikasının 09/06/2014 başlangıç - 31/12/2014 bitiş tarihli İşyeri Paket Abonman Sigorta Poliçesi ile müvekkili sigortacı nezdinde sigortalı olduğunu, fabrikanın 2014 yılı Haziran ayında faaliyete başladığını, 27/07/2014 ve 14/08/2014 tarihinde depo bölümünde bulunan yangın söndürme sprinkler tesisatının devreye girmesi ile depo içinde bulunan mamul ve hammade emtialarının ıslanarak zarar gördüğünü, zarar gören mamullerin hijyenik ürünler olması nedeniyle kullanma imkanı bulunmadığını, zarar nedeniyle sigortalıya 30/10/2014 tarihinde 3.839,00 USD ödeme yapıldığını,
zararın sprinkler tesisatında kullanılan malzeme ve/veya işçilik kusurundan meydana geldiğini, söz konusu tesisatın sigortalı şirket tarafından davalı şirkete yaptırılması nedeniyle davalının hasardan sorumlu olduğunu, bu nedenle 3.839,00 USD asıl alacak ve 263,16 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.102,16 USD'nin tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Dava vekili cevabında; sigortalı şirketin ısıtma ve soğutma projelerini başka bir şirkete hazırlattığını, kullanılan malzemelerin sigortalı tarafından kullanılması istenen malzemeler olduğunu, müvekkili şirketin tüm imalat ve montaj işlerini birinci sınıf işçilik ile yaptığını, yapılan testlerde olumsuz bir sonuç olmayıp, iki ay boyunca hiçbir arıza da oluşmadığını, kullanılan ürünlerin dava dışı ithalatçıya gönderildiğini ve üründe bir sorun olmadığının rapor edildiğini, hasarın müvekkili şirketin imalat hatası veya montaj kusurundan meydana gelmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; hasarın davalı şirketin kusurundan kaynaklandığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Karar, yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; birbirinden farklı sonuçlar içeren raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, davalı ile sigortalı arasında yapılan sözleşme gereği, 12 barlık işletme ve test basıncı altında testlerin yapılması gerekirken, 9 barlık bir basınç altında devreye alınmış olması sebebiyle, sprinkler sisteminin test ve devreye alma prosedürünün sözleşmeye uygun olmadığını, işin uzmanı olan davalı yüklenicinin işin sorumluluğunu tamamen üzerine aldığını, sprinkler tesisatının herhangi bir çarpma, ısı yükselmesi vb harici neden olmaksızın devreye girmesi ile hasarın meydana geldiğini,
eser sahibi olan davalının TBK'nın 69 maddesi uyarınca kusursuz sorumlu olduğunu, aynı tesisatta ikinci kez hasar meydana gelmesinin eserin vasfında eksiklik bulunduğunu ortaya koyduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava, sigortalıya ödenen sigorta tazminatının hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalıdan tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dışı sigortalı ...AŞ'ye ait fabrikanın 09/06/2014 başlangıç - 31/12/2014 bitiş tarihli Endüstriyel Yangın Abonman Sigorta Poliçesi ile davacı ... nezdinde sigortalı olduğu, 27/07/2014 ve 14/08/2014 tarihlerinde sigortalı işyerinin depo bölümünde bulunan yangın söndürme sprinkler tesisatının devreye girmesi ile depo içinde bulunan mamul ve hammade emtialarının ıslanarak zarar gördüğü,
davacının zarar nedeniyle sigortalıya 30/10/2014 tarihinde 3.839,00 USD ödediği ve hasarın davalının kusurundan kaynaklandığını ileri sürerek ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsilini talep ettiği anlaşılmaktadır.Mahkemece, hasarın davalı şirketin kusurundan kaynaklandığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık;
davacının sigortalısına ait işyerinde yangın söndürme sisteminin devreye girmesi ile emtiaların ıslanmasından kaynaklı hasarda, söz konusu sistemin imal ve montajını yapan davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır.
Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur.
Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.İlk derece mahkemesince alınan 18/10/2018 tarihli raporda;
sprinklerde malzeme niteliği ve üretim aşamasındaki bir problem ile ilgili bilgilerin alınabilmesi için, sprinklerin detaylı bir laboratuarda incelenmesi gerektiğini, imalat ile ilgili problemin labaratuar analizi ile ortaya çıkabileceğini, ancak böyle bir analiz bulunmadığını, sprinklerin dışarıdan başka bir etki ile hasarlanmış olabileceğini, ancak sprinklerin incelemesi ve analizinin uygun yapılamadığını belirtmişlerdir.
Bilirkişiler ek raporlarında; sprinklerin dışarıdan bir etki hasarlanmış olabileceğini, sprinklerin hasarlanması konusunda kesin bir tespitte bulunmamalarının mümkün olmadığını belirtmişlerdir.Farklı bilirkişilerden alınan 11/10/2019 tarihli raporda; sprinkler başlıkların yangın yokken patlamasının;
imalat hatasından, sprinkler başlığının dışarıdan bir darbe almasından, sprinkler başlığının açılma sıcaklık değerine kadar yangın dışındaki bir kaynak tarafından ısıtılmasından, sabotaj, kasıt vb sebeplerden kaynaklanmış olabileceğini, sprinkler başlıklarının imalat hatası sonucunda açıldığına dair bir veri olmadığı gibi, başlığın laboratuvarda yapılmış bir analizinin de mevcut olmadığını, sprinkler sisteminin test ve devreye alınması esnasında teknik şartnamede kararlaştırılan testi ve denemesi yapılmadan kullanılmaya başlandığını,
bu nedenle sigortalı ve davalının olayda eşit sorumlu olduklarını belirtmişlerdir.Mahkemece raporlar arasında çelişki bulunduğu gerekçesiyle alınan 24/02/2020 tarihli raporda; olay sonrası sprinklerin patlama nedeninin akredite kuruluşlarca yapılmış bir teşhisinin olmadığını, ihtimaller üzerinden sprinklerin patlaması konusunda öngörüde bulunulamayacağını, hasarın oluşumunda davalının kusurunun bulunduğu kanaatine varılamadığını belirtmişlerdir.Alınan bilirkişi raporlarına göre sigortalı işyerinde su taşkınına neden sprinklerin devreye girmesinin imalat veya montaj hatasından kaynaklandığına dair kesin bir verinin bulunmadığı,
sprinklerin dışardan bir etki ile de hasarlanarak devreye girmiş olabileceği anlaşılmaktadır. Sözkonusu sistem çalışır vaziyette sigortalıya teslim edilmiş olup, sunulan deliller ve dosya kapsamına göre, sprinklerin yangın olmadan, imalat veya montaj hatası nedeniyle devreye girdiği ispatlanamamıştır.
Bu durumda davalı şirketin kusuru ve sorumluluğu ispat edilemediğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/494 Esas, 2020/498 Karar ve 06/10/2020 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacının yaptığı istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/407, K. 2024/695, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama