KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Dosya no
- 2021/602 Esas
- Karar no
- 2024/969
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas no
- 2018/516
- Karar no
- 2020/29
- Karar tarihi
- 14/01/2020
- Dava
- Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesi
Karar Metni
1.235 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirkete ait araçta OGS cihazı olup, kredi kartından OGS cihazına otomotik yükleme talimatı verildiğini, bankanın kredi kartını pasife alması üzerine OGS cihazına yükleme yapılamadığını ve 05/01/2018 tarihinden 02/04/2018 tarihine kadar yapılan geçişlerin bedelinin ödenemediğini, müvekkilinin olayı tespit etmesi üzerine geçiş bedellerini ödemek istediğini, ancak davalının 10 katı tutarında ceza bedeli ile birlikte ödeme yapılmasını istemesi üzerine ödeme yapamadıklarını, müvekkiline geçiş sırasında ödemenin alınmadığına dair bir uyarı yapılmadığını,
geçiş bedelinin tahsil edildiğini sanan müvekkiline uyarı yapılmadan 10 katı tutarında ceza verilemeyeceğini ileri sürerek geçiş bedeli 2.106,10 TL'nin davalı şirket adına açtırılacak banka hesabına yatırılmasına, 21.061,00 TL ceza tutarı yönünden borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevabında; davacının banka ile kendisi arasındaki iç ilişkiden kaynaklı bir neden ile geçiş ücretinin tahsil edilemediğini kabul ettiğini, geçiş ücretini 15 günlük yasal süre içinde ödeme yükümlülüğünün münhasıran araç sahibine ait olduğunu, bu yükümlülüğü yerine getirmeyen araç sahibinin, ayrıca bir ihtar ve bildirim yapılmasına gerek olmadan ceza tutarını da ödemesi gerektiğini, müvekkilinin geçişi takiben 15 günlük süre boyunca araç sahibinin OGS veya HGS hesabında yeterli bakiyesi olup olmadığını sorguladığını, 6001 Sayılı Yasa'nın 30. maddesinde,
ihlalli geçiş halinde ceza tutarı talep edilmesinin bildirim veya uyarı şartına bağlanmadığını, anılan madde de yapılan değişiklik ile geçiş ücretinin on katı tahakkuk eden ceza tutarının dört katına indirildiğini, buna göre davacının geçiş ücreti ve ceza tutarı olarak toplam 10.914,50 TL borcu bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; geçiş sırasında ve geçişi izleyen on beş gün içinde hesabında geçiş ücretini karşılayacak bakiye bulundurması yükümlülüğünün araç malikine ait olduğu, bankanın araç malikinin hesabına geçiş ücretini karşılayacak ödemeyi yapmamasının davalı işleticiye karşı ileri ileri sürülemeyeceği, 7144 Sayılı Yasa'nın 18 maddesi uyarınca ceza tutarının geçiş ücretinin dört katı olarak belirlenmesi gerektiği, bilirkişi raporuna göre davacının geçiş sırasında ve geçişi izleyen 15 gün içinde hesabında geçiş ücretini karşılayacak bakiye bulundurmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; mahkemenin otoyol işletmesinin bariyer sistemi ile çalıştığı, gişede durmadan geçişin mümkün olmadığı, davacının ödemeden geçiş yaptığının bilincinde olduğu yönündeki gerekçesinin somut olay ile ilgisi bulunmadığını, davalının ceza tutarı tahsil edebilmek için ödemenin yapılmadığını bildirmediğini, özel bir şirketin başka özel bir şirkete ceza uygulamasının Anayasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, ihlalli geçiş ceza tutarı yönünden borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı işleticinin ihtarname ile davacıdan toplam 23.167,10 TL geçiş ücreti ve ceza tutarının ödenmesini talep ettiği, davacının 21.061,00 TL ceza tutarı yönünden borçlu olunmadığının tespiti için bu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.
Davacı, geçiş ücretinin ödenmesi hususunda herhangi bir bildirim yapılmadan ceza tutarı talep edilemeyeceğini belirterek talep edilen ceza tutarı yönünden borçlu bulunmadığının tespitini istemiştir. İİK'nın 72/1 fıkrası uyarınca borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte,
bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir.
6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.
Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince 6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında ".... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır.
Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir.... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir.
Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür.
Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır..." yönünde karar vermiştir. Bu durumda davalının ihlali sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda ilk derece mahkemesinde alınan 30/10/2019 tarihli raporda; davacının geçiş tarihinde ve geçişi izleyen on beş günlük sürede hesabında yeterli bakiye bulunmadığını, bu nedenle 2.182,90 TL geçiş ücreti ile dört katı 8.731,60 TL ceza tutarı olmak üzere toplam 10.914,50 TL alacaktan sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda, davacıya ait aracın davalının işlettiği Avrasya tünelinden geçiş yaptığı, geçiş tarihinde ve geçişi izleşen 15 günlük süre içinde geçiş ücretinin ödenmediği, geçiş bedelinin 2.182,90 TL olduğu, yasal düzenleme gereği davalının bu geçiş ücreti ile 4 katı tutarında 8.731,60 TL tutarında ceza tutarı alacağı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı 21.061,00 TL ceza tutarı yönünden borçlu olunmadığının tespitini talep etmişse de, davalının 8.731,60 TL tutarında ceza tutarı borcu bulunduğu, yargılama sırasında yapılan değişiklikle ceza tutarının dört katına düşürülmesi nedeniyle kalan ceza tutarı yönünden davanın konusuz kaldığı, ancak konusuz kalan kısım yönünden de dava tarihi itibariyle davalı alacaklının haklı olduğu anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilerek, harç ve yargılama giderlerinin davacıdan tahsil edilmesi yerindedir.
Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/516 Esas, 2020/29 Karar sayılı 14/01/2020 karar tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/602, K. 2024/969, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama