İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/844 K.2024/789

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Esas2021/844Karar2024/789Tarih4 Temmuz 2024Okuma15 dk · 3.063 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
4 Temmuz 2024
Dosya no
2021/844 Esas
Karar no
2024/789
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
01/04/2021
Numarası
2019/492 Esas, 2021/279 Karar
Dava
İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.063 kelime·15 dk okuma·5 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 31/03/2016 tarihinde "Kurumsal Süreçlerin İşletilmesi Sözleşmesi" başlıklı bir sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin konusunun, davalı şirketin kurumsal müşterilerine hizmet veren kurumsal departmanının müvekkili şirket tarafından işletilmesi ve bu bağlamda tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesine ilişkin olduğunu, yine taraflar arasında 31/03/2016 tarihli ve söz konusu sözleşmenin eki niteliğinde olan "Kurumsal Süreçlerin İşletilmesi Sözleşmesine Ek Protokol" başlıklı ikinci bir sözleşme bulunduğunu, bu ek protokolün konularından birinin de,

taraflar arasındaki asıl sözleşme kapsamında, müvekkili şirket ile davalı şirketin birlikte yürüttüğü kurumsal satış hizmetinin, müvekkil şirket tarafından davalı şirkete devredilmesine ilişkin olduğunu, söz konusu ek protokole göre, bu devir karşılığında davalı şirketin, müvekkili şirkete 1.500.000,00 TL ödemekle yükümlü olduğunu, müvekkili şirketin, davalı tarafından da itiraz edilmediği üzere ek protokol kapsamında yükümlülüğünü yerine getirerek devir işlemini gerçekleştirmesine rağmen devir bedeli olan 1.500.000,00 TL'nin davalı şirket tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla İstanbul ...

İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirketin (...) internet sitesi üzerinden (www...com ve çağrı merkezi ...), tatil, paket tur, uçak bileti, konaklama vb. seyahat hizmetlerini veren bir seyahat acentası olduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 01/11/2012 tarihinde, www...com internet sitesi yada çağrı merkezinde satışa sunulan yurtiçi otel, yurtiçi tur, yurtdışı otel, yurtdışı tur, yurtdışı uçak ürünlerinin davacı tarafından komisyon karşılığında satışının yapılması ve buna ilişkin hak ve yükümlülüklerin düzenlenmesi konulu bir sözleşme imzalandığını,

sözleşmede belirlenen komisyon bazlı çalışma modelinde 2014 yılında değişikliğe gidilerek bütün gider ve masraflar (satış, personel, kira vs.) davacı üzerinde olacak şekilde ve yalnızca kazanılan gelir paylaşımının herhangi bir masraf düşümü yapılmaksızın dağıtımına ilişkin yeni bir çalışma yöntemi ile çalışmaya başlandığını, bu değişiklik ile gelir paylaşımının dağılımının %60 davacı şirkete, %40 müvekkili şirkete ait olacağını, bu şekilde çalışmaya 31/03/2016 tarihine kadar devam ettiğini, bu tarihte ise davacı şirket ile müvekkili şirket arasında davacı şirket tarafından,

müvekkili şirketin kurumsal departmanının (tatilsepetinin bünyesinde bulunan bireysel müşterilere hizmet vermeyen, sadece kurumsal şirketlere ve onların çalışanlarına ilişkin otel, konaklama, uçak bileti, vize, araç kiralama ve diğer yardımcı hizmetler ile organizasyon işlerini yürüten kurumsal departmanı ifade eder) işletilmesine ilişkin esasların ve bu hizmet karşılığı ücretlendirme ve şartlarının düzenlendiği Kurumsal Süreçlerin İşletilmesi Sözleşmesinin imzalandığını, davacının bu hizmetleri karşılığında sözleşmenin 6. maddesi gereği, aylık 5.000,00 TL + KDV olacak şekilde sabit bir ücret ödeneceğini,

bu sözleşme kapsamında davacının bordrosundaki kurumsal işler departmanının tüm personelinin ...'ne devrinin yapıldığını, davacı şirketin, devrolunan kurumsal işler departman personelinin ... ile entegrasyonunu da sağlayacağını, 31/03/2016 tarihinde ayrıca bu sözleşmeye ek protokol akdedildiğini (Kurumsal Süreçlerin İşletilmesi Sözleşmesine Ek Protokol), ek protokolün 3. maddesi ile Kurumsal Süreçlerin İşletilmesi Sözleşmesinin "ücret" başlıklı 6. maddesinin tadil edildiğini, bu doğrultuda müvekkili şirketin sözleşme ve ek protokolden kaynaklı tüm edimlerini yerine getirerek davacı şirkete,

yapılan iş devri kapsamında KDV dahil 1.500.000,00 TL ödediğini, ne zaman ki müvekkili şirket tarafından davacı şirkete karşı sözleşmeye aykırılık sebebiyle dava açıldığında davacı tarafından dava konusu icra takibinin başlatıldığını, müvekkili şirket tarafından açılan dava tarihine kadar davacı şirketin, devir bedelinin ödenmediğine ilişkin herhangi bir talepte yada bildirimde bulunmadığını, ne sözleşmenin feshedilmesi ne de bundan öncesi ve sonrasındaki herhangi bir süreçte işbu devir bedelinin hiçbir şekilde talep konusu yapılmamasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu gibi işbu iddianın da gerçeği yansıtmadığını,

zira devir bedelinin davacı şirkete eksiksiz olarak ve sözleşmede belirtilen süre içerisinde ödendiğini, bu hususun müvekkil şirketin ticari defterinin incelenmesi ile tespit edileceğini belirterek davanın külliyen reddine, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibinin iptaline, icra takibinde haksız ve kötüniyetli olan davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk derece mahkemesince; davalı taraf her ne kadar 31.03.2017 tarihli 143.436,86 TL, 17.08.2017 tarihli 476.694,17 TL, 15.11.2017 tarihli 900.000,00 TL fatura, 17.11.2017 tarihli fatura ve 957.503,01 TL ödeme dekontu ile davaya konu kurumsal satış hizmetinin devri nedeniyle doğan 1.5000.000,00 TL borcun ödendiğini iddia etmiş ise de, söz konusu 3 faturanın "Danışmanlık Bedeli" açıklaması ile düzenlendiği, ödeme dekontunda ise "...

Ödemesi" açıklamasının bulunduğu, bu üç fatura açısından ... uzantılı mail adresi üzerinden ... tarafından ...'a gönderilen mailde "danışmanlık, prim, benzin ve benzeri 12 kalemden oluşan", "yapılan ... hesaplaşması sonucu faturalanan tutar", "Danışmanlık bedeli", "Londra organizayon bedeli" ifadelerine davalı şirketin bütçe raporlama müdürünün herhangi bir itiraz olmadığı, söz konusu faturaların, davaya konu kurumsal satış hizmetinin devri nedeniyle doğan 1.5000.000,00 TL borç için ödenmediğinin tüm bu hususlara göre açık olduğu,

e-mail içeriğinde "kurumsal departman devriyle ilgili" ibaresi bulunsa da söz konusu 3 faturanın "Danışmanlık Bedeli" açıklaması ile düzenlendiği, ödeme dekontunda ise "...

Ödemesi" açıklaması bulunduğu hususları ile birlikte e-mailde 20 aylık faiz hesaplaması yapıldığı beyan edilmiş olup buna göre bu faturaların 2015 yılına ilişkin borca dair olduğu, dava konusu 2016 yılında imzalanan sözleşmeden kaynaklanan alacağa ilişkin olmadığının da açık olduğu, davalı defterlerinde muavin hesap ekstrelerinden anlaşıldığı üzere üzere, davalının iş devri kapsamında düzenlendiklerini ileri sürdüğü 31.03.2017 tarihli 143.436,86 TL, 17.08.2017 tarihli 476.694,17 TL, 15.11.2017 tarihli 900.000,00 TL faturalardan önce de bu faturalarla aynı hesap altında kayıtlı, benzer açıklamalar ihtiva eden birçok faturanın yer aldığı,

bu anlamda davalının, davacı ile arasında bu ödemeyi doğuracak başka bir ilişki bulunmadığı yönündeki beyanlarının geçeriz olduğu, davalı tarafın Ek Sözleşmenin 3. maddesi ile değiştirilen Kurumsal Süreçlerin İşletilmesi Sözleşmesinin 6. maddesi hükümlerine uygun olarak 1.500.000,00 TL borç altında olduğunda ve bu borcun muaccel olduğunda taraflar arasında ihtilaf olmayıp ihtilafın, yapılan ödemelerin bu sözleşmenin 6. maddesindeki borç için mi yoksa diğer borçların ödenmesi için mi yapıldığı hususunda olduğu, gerekçesi açıklandığı üzere yapılan ödemlerin dava konusu borcun ödenmesi için yapılmadığının açık olduğu,

davacının sözleşmeden kaynaklanan alacağının da kendi defterine henüz kaydedilmediği, sözleşmenin 6. maddesinde kesin bir vade bulunmayıp muaccel olduğunda ihtilaf olmasa da hangi tarihte şartların yerine getirilerek muaccel hale geldiği ve böylelikle temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından işlemiş faiz miktarın itirazın iptalinin reddi gerektiği gerekçelerine istinaden davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ...

İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasındaki itirazlarının 1.500.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, işleyecek faiz oranına itirazın ise "asıl alacak üzerinden takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 S.K.nun 2/f-2. maddesi hükmüne göre ticari işlerde Merkez Bankası'nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı avans faizi ile" şeklinde iptali ile takibin bu şekilde ödeme emrindeki kayıt ve şartlarda devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 1.500.000,00 TL'nin % 20'si olan 300.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kötüniyet ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin reddine dair karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel Mahkemenin kararının görünürde gerekçeli olup aslında bir gerekçe ihtiva etmediğini, zira delillerin incelenerek değerlendirilmediğini, bu hususun kamu düzenine ve Anayasaya aykırı olduğunu, alınan kök ve ek rapora yönelik itirazlarının hiçbir gerekçe gösterilmeksizin reddedildiğini, oysa bilirkişi raporunda ulaşılan sonuç ile mutabakat formları, mali ve ticari kayıtların bambaşka bir sonuca vardığını, kök ve ek raporda,

müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin devir bedeline ilişkin olmadığı belirtilmesine rağmen neye ilişkin olduğunun da ortaya konmadığını, oysa bu denli büyük bir ödemenin neye istinaden yapıldığının işbu dava bakımından çözümlenmesinin zaruri olduğunu, devir bedelinin, geçmiş dönemden gelen bakiyeler ile davacının yaptırdığı ve dosyada mübrez delil tespiti ile bildirilen malların devri kapsamında belirlendiğini, davacının önceden doğmuş olan alacaklarının, bu devir bedelinin belirlenmesinde dikkate alınmasına rağmen bu hususta bir inceleme yapılmadığını, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/162 Esas sayılı dosyasının (dava,

davacı şirketin tek pay sahibi ve şirket müdürü olan ...'a ve davacı şirkete karşı açılmış olup taraflar arasında imzalanan sözleşmeye aykırılık nedeniyle yine sözleşmede belirtilen cezai şartın (1.500.000,00 TL) davalı şirkete ödenmesine ve davacı şirket ve davacı şirketin sahibinin yaptığı haksız rekabet teşkil eden eylemlerle davalının uğradığı zararın tazminine yönelik) tamamına delil olarak dayanmalarına rağmen bu dosya kapsamı ve içerisinde dayanılan deliller celp edilmediği gibi bu dosya içerisindeki hiçbir beyanın da Mahkemece dikkate alınmadığını, İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/43 D.

İş sayılı dosyası ile yaptırılan delil tespitinde, kurumsal departmanın faaliyete geçebilmesi ve tam teşekküllü bir ofis oluşturulması için davacı tarafından yapılan harcamaların tespiti talep edilmiş olup yapılan harcamaların tutarının 235.054,57 TL olarak hesap edildiğini, taraflar arasındaki çalışma modelinin, bu sözleşme ve protokol ile değiştiğini ve tarafların, devir bedelini belirlerken önceden gelen alacakların da devir bedeli olarak ödenmesi konusunda mutabık kaldıklarını, müvekkili şirket yönetim kurulu başkanı Necip Kaan Karayal'in e-maili de bu hususun ispat edildiğini,

protokolün imzalanmasından 2.5 yıl sonra davacı ile yapılan mutabakattan da görüleceği üzere, davacının "Borç bakiyemiz 88.593,92 TL'dir." şeklinde beyanı ile müvekkiline borcu olduğunu, bu devir bedeline ilişkin herhangi bir alacağının olmadığını/kalmadığını açıkça kabul ettiğini, kaldı ki müvekkili şirketin, her iki tarafın ticari defterlerine göre alacaklı bulunmasına rağmen Mahkemece, tacir olan tarafların ticari defterlerine göre hüküm tesis edilmediğini, bu denli büyük bir devir bedeli alacağının yıllar içerisinde davacı tarafça hiç talep konusu yapılmaması,

kendisinden cezai şart olarak talep edilmesi akabinde bu şekilde bir talepte bulunmasının davacının kötüniyetini ve bu devir bedelini cezai şart olarak müvekkiline iade etmeme gayesi ile hareket ettiğini açıkça ispat ettiğini, Ek Protokol ile, aynı tarihli Kurumsal Süreçlerin İşletilmesi Sözleşmesinin "Ücret" başlıklı 6. maddesinin Ek Protokolün 3.1. maddesi ile tadil edildiğini, buna göre Ek Protokolde devir bedelinin ödenmesinin 2 koşula bağlandığını, bunların, her türlü tangible ve intangible assetin devri tamamlanması ile işin ... yönetim organizasyonuna tam adaptasyonunun sağlanması,

kurumsalın alt birimlerinin ve yönetiminin oluşması ve bu organizasyonun sağlıklı bir şekilde ...'dan bağımsız faaliyet gösterir hale gelmesi olduğunu, Mahkemece bu koşullar irdelenmiş olsaydı, bu devir bedelinin ödenmemiş olduğu varsayılıp kabul edilse dahi davacının bu devir bedeline hak kazanmadığının tespit edilmiş olacağını, davacının, müvekkili şirket müşterilerinin işlerini, müvekkili şirketin haberi olmadan yaparak bunun karşılığında hizmet bedelini kendisinin tahsil ettiğini, üstelik bunu müvekkili şirketin personeline yaptırarak hem müvekkili şirketin müşteri portföyünü ve hem de personelini kullandığını,

bu şekilde davacının açıkça müvekkili şirketten para ve iş kaçırdığını, ayrıca işbu dosya ile İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/162 Esas sayılı dosyasının birleştirilmesi gerektiğini, davacının, müvekkili şirket aleyhine haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğu mevcutken 1.500.000,00 TL devir bedelinin ödenmesi için gereken koşulları yerine getirmediğinin ortada olduğunu, ancak Mahkemece bu koşullar yönünden bir inceleme yapılmadığını, davacının, sözleşme ile kararlaştırılan rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı davrandığını,

hal böyle iken davacının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediği bir yana bu yükümlülüklerin tam tersi eylemlerde bulunması sebebiyle Ek Protokolün 6.3. maddesinde belirtilen ve devir karşılığında yapılacak ödeme için sağlanması gereken şartları aslında yerine getirmediğini, bu sebeple davacının devir bedelini de müvekkiline iade etmesi gerektiğini, Mahkemece, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan, taraflar arasındaki sözleşme maddeleri incelenmeden tesis edilen hükmün hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dava, sözleşme ve ek protokol kapsamında belirlenen kurumsal satış hizmeti devir bedeli alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacının, davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasında 1.500.000,00 TL asıl alacak ve 301.315,07 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.801.315,07 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, takibin sebebinin "31/12/2017 tarihli, 1.500.000,00 TL tutarlı, kurumsal süreçlerin işletilmesine dair ek protokolden kaynaklanan devir bedeli" olarak gösterildiği, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 14/09/2020 tarihli raporda;

incelenen davacı şirkete ait 2015-2016-2017-2018 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yaptırılmış olduğu, bu anlamda ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, ticari defter kayıtlarına göre davacının 12.04.2019 takip tarihi itibarıyla davalıya 88.593,92 TL borçlu olduğu, incelenen davalı şirkete ait 2015-2016-2017-2018 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yaptırılmış olduğu, bu anlamda ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, ticari defter kayıtlarına göre davalının, davacıdan 163.055,63 TL alacaklı olduğu,

taraflar arasındaki cari hesap farklılığının, davacı kayıtlarında yer alan 24.12.2018 tarih ... nolu 74.461,72 TL'lik faturanın davalı kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı, davalının, devir anlaşmasına ilişkin olduğunu iddia ettiği fatura ve bunlara ilişkin ödemelerin, rapor içerisinde detayları açıklanan nedenlerle, dava konusu sözleşme kapsamında gerçekleştirilmesi gereken 1.500.000,00 TL'lik devir bedeline ilişkin olmadığı,

dosyada davacı tarafından davalı unvanına düzenlenmiş 1.500.000,00 TL'lik devir bedeline ilişkin herhangi bir faturanın sunulu olmadığı ve söz konusu ödemenin, sözleşmenin devri için yapıldığına dair herhangi bir açıklama içermediği, sözleşmedeki düzenlemeler dikkate alındığında, dava dosyasında davalı şirketin kabulüne ilişkin bir belge bulunmadığından, ayrıca davacının takip talebinde, işlemiş faiz hesabına ilişkin açıklama yer almadığından,

işlemiş faiz yönünden bir tespit ve değerlendirme yapılamadığı bildirilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 03/12/2020 tarihli ek raporda, kök raporda yer verilen sonuç ve kanaatlerinde bir değişiklik olmadığı bildirilmiştir.Taraflar arasında 31/03/2016 tarihinde akdedilen Kurumsal Süreçlerin İşletilmesi Sözleşmesi ile davacının, davalının kurumsal departmanının -davalının bünyesinde bulunan bireysel müşterilere hizmet vermeyen, sadece kurumsal şirketlere ve onların çalışanlarına ilişkin otel, konaklama, uçak bileti, vize,

araç kiralama ve diğer yardımcı hizmetler ile organizasyon işlerini yürüten kurumsal departmanı ifade eder- işletilmesi hizmetini yüklendiği, işbu sözleşme ile hizmetin esasları, ücretlendirme ve şartları ile tarafların hak ve yükümlülüklerinin düzenlendiği, sözleşmenin 6. maddesi gereği, ücretin aylık 5.000,00 TL + KDV şeklinde belirlendiği, ayrıca 31/03/2016 tarihinde işbu sözleşme ile ilgili ek protokol -Kurumsal Süreçlerin İşletilmesi Sözleşmesine Ek Protokol- düzenlenerek taraflarca imza edildiği, ek protokolün amacının;

sözleşme kapsamında devri yapılan kurumsal departman için devir tamamlandığında ödenecek ücretlerin, ücretlerin ödenmesinin ön koşullarının, sözleşmenin feshine ilişkin hususların belirlenmesi ve buna göre sözleşmenin tadillerinin düzenlenmesi olarak kararlaştırıldığı, ek protokolün 3. maddesi ile Kurumsal Süreçlerin İşletilmesi Sözleşmesinin 6. maddesinin tadil edildiği,

buna göre davacının 01/01/2016 tarihinden itibaren "..." kurumsal ismi ile davalı ile ortak götürdüğü kurumsal satış hizmetini 1.500.000,00 TL (KDV dahil) karşılığında davalıya devredeceği, ödeme yapılabilmesinin şartlarının ne olduğu kararlaştırılmış olup taraflar arasındaki uyuşmazlık kurumsal satış hizmeti devir bedeli alacağının davalı tarafından davacıya ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.Somut olayda, davacı vekili, davalı şirket ile birlikte yürüttüğü kurumsal satış hizmetini devretmesine rağmen devir bedelinin ödenmediğini iddia etmiş olup davalı vekili ise,

kararlaştırılan devir bedelinin davacı şirkete eksiksiz olarak ve sözleşmede belirtilen süre içerisinde ödendiğini savunmuştur.

HMK'nun 190/1 maddesi uyarınca, ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olup buna göre her ne kadar davacı, alacaklı olduğunu ve alacağının miktarını ispat etmesi gerekmekte ise de, alacağın ödendiğini savunması sebebiyle ispat yükünü üzerine alan davalının, bu iddiasını ispat etmesi gerekir.

Davalı taraf ödeme iddiası yönünden, davacı tarafından düzenlenen 31/03/2017 tarihli 143.436,86 TL bedelli, 17/08/2017 tarihli 476.694,17 TL bedelli ve 15/11/2017 tarihli 900.000,00 TL bedelli faturalar sebebiyle 957.503,01 TL ödeme yaptığına ilişkin dekont sunmuş olup ayrıca geri kalan 600.000,00 TL'nin ise, taraflar arasında devam etmekte olan cari hesap bakiyesi kapsamında ödendiğini ve halihazırda davacı şirketten alacaklı olduğunu ileri sürmüştür.

Dosya kapsamında, davacı tarafından dava konusu kurumsal satış hizmetinin devir bedeline ilişkin alacak ile ilgili düzenlenen herhangi bir fatura bulunmamakla birlikte taraflara ait ticari defterlerde de bu yönde bir fatura kaydının tespiti yapılmamıştır.

Davalı taraf bir önceki paragrafta belirtilen faturaların davacı tarafından devir bedeline ilişkin düzenlendiğini iddia etmiş ise de, söz konusu faturaların, açıklama kısmında yazıldığı üzere iddia edilenin aksine danışmanlık bedeline ilişkin düzenlendiği ve faturalarda devir bedeline yönelik bir açıklamaya yer verilmediği anlaşılmaktadır.

Taraflar arasındaki ticari ilişki, işbu dava konusu devir bedelini konu alan 31/03/2016 tarihli sözleşme ve ek protokol öncesine dayanmakta olup faturaların "danışmanlık bedeli" ile ilgili düzenlendiğine yönelik açıklama ve dosya kapsamında yer alan e-mail yazışmaları dikkate alındığında söz konusu faturaların devir bedeline ilişkin olarak değil taraflar arasındaki önceki yıllardan kaynaklı alacak borç ilişkisi sebebiyle düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Davalı şirket tarafından davacı şirkete gönderilen "kurumsal departmanın devriyle ilgili" ifadesi ile başlayan 15/11/2017 tarihli e-mailde, toplam ödenecek rakamın 919.442,13 TL olduğu belirtilerek bunun KDV dahil 900.000,00 TL'sinin danışmanlık bedeli.

19.422,00 TL'sinin ise KDV dahil Londra organizasyon bedeli olarak fatura edilmesi talep edilmiş olup her ne kadar e-mail içeriğinde "kurumsal departmanın devriyle ilgili" ifadesi yer almış olsa da, yine e-mail içeriğine göre Ağustos sonunda mutabık kalınan rakama 20 ay üzerinden faiz hesaplandığının belirtilmesi karşısında bu yönüyle de söz konusu faturanın, devir bedelini konu alan sözleşme ve ek protokol tarihinden önceki bir tarihe ilişkin olduğu sabittir.

Öte yandan davalı, devri inkar etmediğinden ve hatta bedelini ödediğini ileri sürdüğünden davacıya ait ticari defterlerde, dava konusu kurumsal satış hizmetinin devir bedeline ilişkin alacak ile ilgili düzenlenen herhangi bir fatura bulunmamasının bir önemi bulunmamaktadır. Kaldı ki davalının ticari defterlerinde de bu yönde bir ödemeye rastlanmamıştır. O halde taraf ticari defterlerinde sonuç olarak tespit edilen alacak-borç durumuna göre karar verilemez.

Ayrıca davalının ödeme iddiası ile ilgili olarak sunduğu 957.503,01 TL ödemeye ilişkin dekontta "... Ödemesi" yazmakta olup devir bedeli ile ilgili bir açıklama yer almadığından bu ödemenin, dava konusu devir bedeli alacağına ilişkin olduğu söylenemez. Buna göre bilirkişi heyeti tarafından sunulan bilirkişi raporları yeterli olup dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle yeni bir inceleme yapılmasına ihtiyaç bulunmamaktadır.

Taraflar arasında borç miktarına yönelik bir mutabakat bulunmadığı gibi ayrıca sözleşmenin 10.5 maddesi uyarınca, taraflardan birinin sözleşme kapsamındaki haklarını kullanmaması yada kullanmada gecikmesinin tarafların, anılan haklardan feragat ettiği şeklinde yorumlanamayacağı ve anılan hakların gelecekte kullanılmasından da feragat edildiği anlamını taşımayacağı düzenlendiğinden davacının, dava konusu talebi ileri sürmesine engel bir durum da bulunmamaktadır.

Ayrıca talep konuları dikkate alındığında işbu dosya ile İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/162 Esas sayılı dosyasının birleştirilerek görülmelerinde bir zorunluluk da bulunmamaktadır.

Tüm bu nedenlerle Mahkemece tesis edilen karar isabetli olup davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Öte yandan, davalı vekili istinaf dilekçesinde, devir bedelinin, geçmiş dönemden gelen bakiyeler ile davacının yaptırdığı ve dosyada mübrez delil tespiti ile bildirilen malların devri kapsamında belirlendiğini, davacının önceden doğmuş olan alacaklarının,

bu devir bedelinin belirlenmesinde dikkate alınmasına rağmen bu hususta bir inceleme yapılmadığını ve protokolde devir bedelinin ödenmesinin bağlandığı koşulların incelenmiş olması halinde davacının sözleşmeye aykırılık sebebiyle bu devir bedeline hak kazanamadığının tespit edilmiş olacağını ileri sürmüş ise de, cevap dilekçesinde bu yönde bir iddiaya yer verilmediği dikkate alındığında savunmanın genişletilmesi niteliğindeki bu talepler yönünden bir inceleme yapılmamıştır.

Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/492 Esas 2021/279 Karar ve 01/04/2021 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan 6100 sayılı HMK'nun 353/1b-1 bendi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,

2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar harcının davalı tarafından peşin olarak yatırılan 25.675,55 TL harçtan mahsubu ile bakiye 25.247,95 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04.07.2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/844, K. 2024/789, 4 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkeme Kararı
  6. İstinaf Nedenleri
  7. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/844
Karar No
2024/789
Tarih
4 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/847 K.2024/473
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/850 K.2024/577
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/850 K.2024/1001
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/856 K.2024/993
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/862 K.2024/936
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/874 K.2024/1050

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.