KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Dosya no
- 2021/975 Esas
- Karar no
- 2024/1395
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/02/2021
- Numarası
- 2019/676 Esas, 2021/124 Karar
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
Karar Metni
1.356 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ile davalının imzaladığı ücret bordrosu hazırlama sözleşmenin 2.2. maddesi ve ek protokol gereği 2018 yılı Ocak- Aralık aylarına ilişkin olarak aylık SGK e-bildirgelerinin hazırlanması ve SGK web sitesine girilmesinin davalının görevleri arasında bulunduğunu, yine taraflar arasındaki sözleşmenin 3.10 maddesinde;
eksik veri bildirimi, hatalar, kusurlardan dolayı gelebilecek her türlü hukuksal yaptırımların cezalarının hangi firma sebebiyet verdiyse üstleneceğinin ve ödeyerek her türlü takip ve çözümlenmesinin gerçekleştirileceğinin düzenlendiğini, ancak 2018 yılı aralık ayına ilişkin aylık hizmet bildirgelerinin davalı tarafından verilmemesi sebebiyle, bu durumun da müvekkili şirketçe geç farkedilmesi sonucu geç verilmiş olmasından dolayı 4.200,00 TL, idari para cezası ile bildirimin geç verilmesinden dolayı 5510 sayılı yasada belirtilen %5'lik indirimden faydalanılamaması sebebiyle 11.544,57-TL olmak üzere;
toplam 15.844,57 TL zarara uğradığını, müvekkili şirketin uğradığı bu zararları gidermesi için davalıya Kayseri ... Noterliğinin 27 Şubat 2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarın keşide edildiğini ve ihtarın sonuçsuz kaldığını belirterek müvekkili şirketin uğradığı toplam 15.844,57-TL'lik zararın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, Davacının iddialarının aksine müvekkili şirketin, davacı ile arasındaki sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının, sözleşmenin bir parçası olarak şirkete ait SGK şifrelerini müvekkili şirkete temin ettiğini buna karşılık müvekkili şirket tarafından bordro işlemi ve raporlama işlemlerinin yapıldığını, ancak davacı tarafından 2018 Aralık ayında SGK şifrelerinin değiştirildiğini ve müvekkili şirket ile paylaşılmadığını,, bununla ilgili olarak müvekkili şirket tarafından davacıya ulaşılmak istenmişse de şifrelere ilişkin herhangi bir geri dönüş alınamadığını,
ayrıca uyuşmazlık konusu dönem için SGK e-bildirgelerinin müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilmeyeceği bilgisinin verildiğini, bu kapsamda davacının müvekkilinin zarardan sorumlu olduğu iddiasıyla düzenlediği faturanın Beyoğlu ...
Noterliği'nin 07/03/2019 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğini, uyuşmazlık konusu döneme ilişkin SGK bildirgelerinin yapılmaması ve bununla beraber SGK websitesine yüklenmemesi nedeniyle kesilen idari para cezasının muhatabının davacı olduğunu, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını ve davacı ile arasında idari para cezası hakkında herhangi bir rücu ilişkisinden de söz edilemeyeceğini,
taraflarınca edinilen bilgiye göre davacı şirketin huzurdaki davaya konu ettiği idari para cezası nedeniyle ödemek zorunda kaldığı meblağı bir de dava dışı Kayseri ... nezdinde bir dönem çalışması olan ...den tahsil etmek amacıyla aynı şekilde ona karşı da rücuen tazminat davası ikame ettiğini, bu haliyle tahkikat aşamasında olan mezkur davanın huzurdaki dava için bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesince,davacının 2018 yılı Aralık ayına ilişkin SGK hizmet bildirgesinin verilmemesi nedeniyle hakkında kesilen ve ödediği 15.844,57 TL'nin davalıdan rücuen tahsiline yönelik dava açılmışsa da, dosyaya sunulan mail yazışmaları, dinlenen davalı tanıkları ve celbedilen SGK kayıtlarından davacı ... A.Ş'nin SGK sistem giriş şifresini 31/12/2018 tarihinde ...
A.Ş çalışanlarından ... tarafından değiştirildiği ve değiştirilen şifrenin davalı şirkete verilmediği, bu nedenle SGK hizmet bildirgelerinin sisteme girilemediğinin anlaşıldığı, davacı şirket ile ... arasında yönetim anlaşmasının bulunduğu ve bu yönetim anlaşmasının 06/01/2019 tarihine kadar sürdüğü, bu tarihten sonra yönetimin davacı şirkete geçtiği ve değiştirilen şifrenin davalı şirkete verilmediği,
taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin gereği olarak davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için davacı şirketin gerekli donanım ve yazılımı sağlaması ve sisteme giriş için şifrelerin verilmesi gerektiği anlaşıldığından davalının söz konusu zararın meydana gelmesinde kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalı şirketin hizmet bildirgelerini yasal süre içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumu'na vermemesi sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını, dosya kapsamındaki maillerden görüldüğü üzere dava dışı ... tarafından değiştirilen şifrelerin, davalı şirket ile paylaşılmadığını, davalı şirket de şifreleri öğrenmek adına müvekkili şirket ile iletişime geçmeye çalışmadığını, bu sebeple müvekkili şirket hem idari para cezası ödemek durumunda kalmış hem de indirimden faydalanamadığını,
Yerel mahkeme tarafından şifrelerin davalı ile paylaşılmamasında kusurun müvekkiline ait olduğu bildirilmişse de davaya konu dönemde sözleşme sorumluluğunun taraflar için devam ettiğini, davalı şirket ile görüşmeleri yapan ...'ün davalı ile yaptığı mailleri müvekkiline iletmediğini ve bilgi vermediğini, şifrelerin değiştirildiği konusunda bilgi vermeyen, müvekkilini zarara sokan ...'e karşı müvekkilinin dava açmasında kötü niyetli olduğu iddiasından bahsetmenin mümkün olmadığını,
yerel mahkeme tarafından şifre değişikliğinden dolayı sisteme girilememesinde davalının kusuru olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmişse de E-Bildirge sisteminin yalnızca şifre değişikliği ile erişim kısıtlaması yaşanan bir sistem olmadığını, davalının mevcut gereği sahip olduğu yetkiler ve ilgili sisteme dair düzenlemeler çerçevesinde sisteme giriş yapmasının mümkün olduğunu, bu hususun alanında uzman bir mali müşavir tarafından incelenmesi talep edildiği halde,
taleplerinin kabul edilmediğini mahkeme tarafından eksik inceleme neticesinde karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalının edimini yerine getirmediği iddiasıyla doğan zararın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafça 2018 yılı Aralık ayı SGK e-bildirgelerinin verilmemesi nedeniyle 4.200 TL idari para cezası ve bildirimin geç verilmesinden dolayı 5510 Sayılı Yasa'da belirtilen % 5 indirimden faydalanamaması nedeniyle 11.544,57 TL olmak üzere 15.844,57 TL ödediği ve davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle rücuen tahsili için tazminat davası açtığı anlaşılmıştır.
Davalının cevap dilekçesinde davacı tarafça SGK şifrelerinin değiştirilmesi ve yeni şifrelerin verilmemesi nedeniyle bildirgenin hazırlanamadığını bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafça düzenlenen faturanın iade edildiğini, SGK şifrelerinin değiştirildiğine ilişkin mail yazışmalarının bulunduğunu, dava dışı Kayseri ... çalışanlarından ...'e karşı da dava konusu edilen zararın tahsili istemiyle Kayseri 2. İş Mahkemesinin 2019/172 E. Sayılı dosyasında dava açıldığını, sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 15/02/2013 tarihli sözleşme ve ek protokol gereğince davalının aylık SGK e-bildirgelerinin hazırlanması ve SGK web sitesine girilmesi yükümlüğünün bulunduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının 2018 yılı Aralık ayına ilişkin SGK hizmet bildirgesinin verilmemesi nedeniyle hakkında kesilen ve ödediği idari para cezası ile yararlanamadığı indirim miktarı olmak üzere toplam 15.844,57 TL'nin davalıdan rücuen tahsili koşullarının oluşup oluşmadığı ve davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Mahkemece söz konusu zararın meydana gelmesinde davalının kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamında gönderilen Kayseri Kocasinan Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 24/01/2020 tarihli müzekkere cevabında, ... Turizm A.Ş'nin SGK sistem giriş şifresini 31/12/2018 tarihinde ... Turizm A.Ş çalışanlarından ... tarafından değiştirildiğini bildirmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde dava dışı ... tarafından değiştirilen şifrelerin davalı şirket ile paylaşılmadığını, davalı şirketin de şifreleri öğrenmek adına müvekkili şirket ile iletişime geçmeye çalışmadığını, davaya konu dönemde sözleşme sorumluluğu bulunduğundan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. Dosya kapsamına, SGK'dan gelen müzekkere cevabında sisteme giriş şifresinin davacı çalışanınca değiştirildiği sabittir.
Yine dosya kapsamına sunulan mail yazışmalarından davalının yeni şifreyi öğrenmek için davacının çalışanı ile irtibata geçtiği ancak davacı şirket çalışanı tarafından şifrenin davalı ile paylaşılmadığı anlaşılmıştır. Davacı şirket çalışanın davalı ile arasında geçen mail yazışmalarını davacıya iletmemesinde davalıya bir kusur yüklenemeyecektir.
Ayrıca davacının çalışanı ile mail yolu ile iletişimde olan davalıdan ayrıca şirket yetkileri ile de iletişime geçerek şifre bilgilerini istemesi de beklenemez.
Dosya kapsamı, mail yazışmaları, celbedilen SGK kayıtlarından davacının SGK sistem giriş şifresini 31/12/2018 tarihinde davacı çalışanlarından ... tarafından değiştirildiği ve değiştirilen şifrenin davalı şirkete verilmediği, bu nedenle SGK hizmet bildirgelerinin sisteme girilemediği anlaşıldığından Mahkemece bilirkişi raporu alınmamasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu kapsamda davasını ispatla yükümlü olan davacının, sözleşme kapsamında davalının kusurunun bulunduğu ve zarardan sorumlu olduğunu ispat edilemediğinden davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/676 Esas, 2021/124 Karar ve 09/02/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/975, K. 2024/1395, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama