İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/242 K.2025/1735

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Esas2022/242Karar2025/1735Tarih25 Aralık 2025Okuma16 dk · 3.255 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi Asıl Dava (İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/499 Esas Sayılı Dosyası) Birleşen İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/450 Esas Sayılı Dosyası

Karar tarihi
25 Aralık 2025
Dosya no
2022/242 Esas
Karar no
2025/1735
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
18/10/2021
Numarası
2018/430 Esas, 2021/594 Karar
Davanın konusu
TAZMİNAT (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
Davanın konusu
TAZMİNAT (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.255 kelime·16 dk okuma·7 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

ASIL DAVA (İSTANBUL 24. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2015/499 ESAS SAYILI DOSYASI)

Davacı vekili dava dilekçesinde; sigortalı ... A.Ş.'nin müvekkili nezdinde Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile üçüncü şahıslar nezdinde meydana gelecek rizikolara karşı sigortalı olduğunu, 22/05/2003 tarihinde 22/05/2003 tarihinde Halaskargazi Cad. ...Harbiye/İstanbul adresindeki Harbiye İş Merkezi'nin zemin ve bodrum katlarında bulunan ve davalı ... tarafından işletilen ...

Büfe adlı işyerinde meydana gelen patlama sonucunda binada ağır hasar meydana geldiğini, çok sayıda kişinin vefat ettiğini ve birden fazla kişinin yaralandığını, yapılan müracaatlar neticesinde hasar dosyası açılarak aldırılan eksper raporunda olayın, davalının ihmali ve dikkatsizliği ile meydana geldiğinin tespit edildiğini, vefat edenler için hak sahipleri,

maluliyete uğrayanlar ve zarar görenler tarafından açılan muhtelif davalar sonucunda verilen kararlar ile tazminat ödemesine mahkum edilen müvekkilinin icra yoluyla 28/06/2013 ve 31/07/2014 tarihlerinde ödemeler yaptığını ve sigortalısının bu tutarlara ilişkili olan tüm haklarını devir ve temlik aldığını, Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının 2003/20705 soruşturma sayılı dosyasında ve İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/233 Esas sayılı dosyasında alınan raporlar ile davalının meydana gelen olayda asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ... kullanmama şerhi olmasına rağmen ... gazı kullanıldığı,

gaz kaçağı hissedildiği halde tedbir alınmayarak bu hususun ihmal edildiği, davalının bu şekilde olayın oluşmasına sebebiyet verdiğinin somut deliller ve ceza dosyası ile sabit olduğunu, bu nedenle zararın müvekkilinin sigortalısının ürettiği tüpün kusurlu oluşu sebebiyle değil tamamen kullanıcı hatası ile meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 228.212,97 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kusurlu olduğuna dair iddiaları kabul etmediklerini, zira müvekkilinin kusurlu olduğuna dayanak gösterilen bilirkişi ve ekspertiz raporlarının henüz neticelendirilmemiş bir ceza davasına ilişkin kayıtlar olduğunu, müvekkili olay sebebiyle sorumlu tutulsa bile 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri geçtiğinden borcun zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

BİRLEŞEN DAVA (İSTANBUL 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2017/450 ESAS SAYILI DOSYASI):Davacı vekili dava dilekçesinde; sigortalı ... A.Ş.'nin müvekkili nezdinde Üçüncü Şahıs Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, 22/05/2003 tarihinde Halaskargazi Cad. ...Harbiye/İstanbul adresindeki Harbiye İş Merkezinde davalı ... tarafından işletilen ... Büfe adlı işyerinde meydana gelen patlamada vefat eden ... ve ... mirasçıları tarafından sigortalı ...

A.Ş.'ye karşı açılan davada verilen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/250 Esas 2013/288 Karar sayılı Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen kararına dayalı yapılan takip kapsamında İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasına ödeme yapılarak borcun kapatıldığını, sigortalısının üçüncü şahıslara yapmak zorunda kaldığı tazminat ödemelerinin poliçe kapsamında talep edilmesi sebebiyle sigortalısına 23/10/2015 tarihinde 270.730,60 Euro daha ödeme yapan müvekkilinin, sigortalısının haklarına halef olduğunu,

davalının meydana gelen olayda kusurlu olduğunun yargı kararları ile sabit olduğunu belirterek işbu davanın İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/499 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve davalının kusuru oranında hesaplanan 203.047,95 Euro tazminatın 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca ödeme tarihi olan 23/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek Euro para birimi cinsinden mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Birleşen davaya karşı bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk derece mahkemesince. 22/05/2003 günü saat 10:30 sıralarında, Halaskargazi Caddesi ...'te mevcut binanın içerisinde ve alt katında bulunan "...

Büfe" unvanlı işyerine ait müşteri salonunun alt katında imalatta kullanılan ocaklarda ... kullanıldığı, ... tüplerinin bodrum kat dâhilinde bulunduğu, tüpler veya ocaklardan herhangi birisinin bağlantı ekipmanlarından sızan ... gazının ortama yayılarak hava ile karışımla alt patlama ve üst patlama limitinin arasında kalarak patlayıcı ortam oluşturduğu, mevcut ateş kaynaklarından herhangi birisinin devreye girmesiyle parlama ve patlamanın meydana geldiği,

aynı konu ile ilgili başka mahkemelerde kusura ilişkin alınan raporların da değerlendirildiği bilirkişi heyetince tanzim edilen ve hükme esas alınmaya elverişli görülen kusur raporuna göre, Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (...) Dağıtım Şirketleri ile Yetkili Bayilerin ve Tüketicilerin Uymaları Gereken Usul ve Esaslara İlişkin Tebliğ, Tüketicilerin Can ve Mal Emniyeti İçin Uymaları Gerekli Hususlar Madde f (Hortumun dedantöre ve yakıcı cihaza bağlantıları kelepçe ile yapılmalı, eskiyen, çatlayan yumuşayan,

sertleşen veya imal tarihinden itibaren 3 yıl sonra kullanılan hortumlar yenisi ile değiştirilmelidir.) hükmüne aykırı hareket ederek tedbirsiz davranışı ve ihmali nedeni ile olayın meydana gelmesinde davalı ...'ün %75 oranında kusurlu olduğu, ...

Dağıtım Şirketleri ile Yetkili Bayilerin ve Tüketicilerin Uymaları Gereken Usul ve Esaslara İlişkin Mülga Tebliği 11. ve 14. madde hükümlerine aykırı hareket eden ... dağıtım şirketi ve bayinin olayın meydana gelmesinde % 25 (Yüzde Yirmibeş) oranında kusurlu olduğunun kanaatine varıldığı, daha sonra alınan aktüer bilirkişi raporu uyarınca, asıl davadaki talebe konu İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/531 Esas sayılı dosyasına ilişkin zarar gören 11 kişinin vekili ile sigortalı ...

A.Ş. arasında düzenlenen 21.05.2013 tarihli Sulh ve İbra Sözleşmesi doğrultusunda ödenen 200.000,00 TL'nin davacı tarafından sigortalısı ...

A.Ş.'nin banka hesabına 28/06/2013 tarihinde EFT yoluyla ödendiği, 200.000,00 TL'lik ödemenin davalı ...'ün sorumlu bulunduğu zararları da kapsadığı, bu nedenle yapılan ödemenin davalı ...'ün kusur oranına isabet eden 150.000,00 TL'lik bölümünün rücu edilebileceği, asıl davadaki talebe konu İstanbul 26. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/17 Esas sayılı dosyası ile açılan rücuen tazminat davasında verilip kesinleşen kararın icra takibine konu edilmesi neticesinde davacı .... tarafından 31/07/2014 tarihinde icra dosyasına banka havalesi yoluyla 27.727,95 TL ödendiği,

Mahkemece davalının %75 kusur oranı üzerinden hüküm kurulduğundan ve davacı, davalının sorumlu olduğu tutarı ödediğinden ödemenin tamamının rücu edilebilir alacak olarak kabul edildiği, birleşen davadaki talebe konu İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/250 Esas sayılı dosyası ile açılan dava sonucunda verilip Yargıtaydan onanarak kesinleşen kararda hüküm altına alınan tazminatların İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına sigortalı ...

A.Ş. tarafından ödendiği beyan edilmiş ise de, dosya ve ekleri arasında bu icra dosyasına yada anılan dosyaya sigortalı tarafından yapılan ödemenin miktarına ilişkin banka dekontuna rastlanamadığı, hasar dosyasındaki mevcut belgelerden davacı .... tarafından sigortalısı ...

A.Ş.'nin banka hesabına 886.940,52 TL tutarında ödemenin 23/10/2015 tarihinde yapıldığının anlaşıldığı, bu tutarın belirlenmesinde herhangi bir kusur indirimi yapılmadığı, %100 kusur oranı üzerinden ödeme yapıldığı ve davacının anılan davada taraf olmadığı dikkate alındığında, söz konusu dosyada alınan kusur raporunun davacı bakımından bağlayıcılığı olmayacağından bu durumda anılan tutarın %75 kusur karşılığının rücu edilebilir alacak olarak kabul edildiği,

buna göre davacının rücuen talep edilebilir alacağın ödeme tarihindeki karşılığının 208.940,98 Euro olacağı, ancak dava dilekçesinde 203.047,95 Euro talep edildiğinden hüküm kurulurken bu miktarın esas alındığı gerekçelerine istinaden asıl dava yönünden, davanın kısmen kabulü ile, toplam 177.227,96 TL'nin (150.000,00 TL'sine 28/06/2013 tarihinden, 27.227,96 TL'sine 31/07/2014 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 50.985,01 TL'lik talebin reddine; birleşen dava yönünden, davanın kabulü ile,

203.047,95 Euro'nun 23/10/2015 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; birleşen davanın kabulüne dair verilen karar hukuka uygun olduğundan istinaf taleplerinin kısmen kabul kararı verilen asıl davaya yönelik olduğunu, müvekkilinin hasar nedeniyle yaptığı tazminat ödemelerinin toplamı dikkate alınmadan mükerrer kusur indirimi yapılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu patlama neticesinde ..., ..., ... isimli kişilerin vefat ettiğini, ayrıca çok sayıda kişinin yaralanarak can kayıpları yanında büyük miktarda taşınır ve taşınmaz mal zararlarının da meydana geldiğini, Harbiye ...

Büfe'nin bulunduğu toplam 8 katlı binanın Şişli Belediyesi tarafından yıkılma tehlikesi bulunduğu için mühürlendiğini, bu nedenlerle meydana gelen zarar bu kadar yüksek iken, müvekkili tarafından zarar görenler için yapılan tazminat ödemelerinin toplamının dikkate alınması gerektiğini, ayrıca yasal faize hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, zira mahkeme tarafından dava konusu olayda zararın davalının ticari faaliyetinden kaynaklandığı,

işbu davanın tarafları ile dava dışı sigortalının tümünün tacir sıfatını haiz olduğu ve poliçenin de ticari nitelikli olduğu tespit edilmesine rağmen alacağa ticari avans faizi yerine yasal faiz uygulanmasının kanun ve hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Asıl ve birleşen dava, üçüncü şahıs mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında davacı sigortacı tarafından ödenen bedelin zarardan sorumlu olduğundan bahisle davalıdan faizi ile birlikte rücuen tahsili istemine ilişkindir.

İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/03/2018 tarih ve 2015/499 Esas 2018/174 Karar sayılı kararı ile, uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan bahisle mahkemenin görevsiz olması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiş olup akabinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinden sonra istinaf başvurusuna konu işbu kararın verildiği anlaşılmıştır.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davacı tarafın birleşen davaya yönelik bir istinafı

bulunmadığından istinaf incelemesi asıl dava kapsamında tesis edilen karara yönelik yapılmıştır.Davacı ... şirketi ile dava dışı ... A.Ş. arasında 01/01/2003-01/01/2004 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 3. şahıs mali mesuliyet sigorta poliçesi akdedilmiş olup 22/05/2003 tarihinde davalı tarafından işletilen "... Büfe" isimli işyerinde tüp patlaması meydana gelmiştir.

Asıl dava ile davacı taraf, İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/531 Esas sayılı dosyasına ilişkin yapılan sulh ve ibra sözleşmesi kapsamında olay sebebiyle zarar görenlere ödeme yapan sigortalısına ödediği bedelin ve yine olay sebebiyle İstanbul 26. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/17 Esas sayılı dosyası ile açılan rücuen tazminat davasında verilen kararın icraya konulması neticesinde ödediği bedelin tahsilini talep etmektedir.

İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/04/2014 tarihli ve 2005/531 Esas 2014/127 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; dava konusu olay sebebiyle zarar gördüğünden bahisle taşınmaz sahibi olan 11 kişi tarafından davalılar ..., Mucize İnci Şahin, ... A.Ş., ..., ... A.Ş. ve ... Tic. Ltd.

Şti.'ye karşı açılan dava ile şimdilik 5.500,00 TL'nin tahsilinin talep edildiği, alınan 08/03/2013 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile toplam maddi zararın 622.444,27 TL olarak tespit edildiği, takipsiz bırakılan davanın akabinde açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Zarar gören 11 davacının vekilleri ile davalı ...

A.Ş. vekili arasında 21/05/2013 tarihinde Sulh ve İbra Sözleşmesinin tanzim edildiği, buna göre dava konusu olay ile ilgili dava açan 11 kişinin tüm maddi ve manevi zararlarının tazminatı olarak 200.000,00 TL ödeneceği, davacıların, ödenecek olan 200.000,00 TL haricinde ... A.Ş.'den veya sigortacısı olan ....'den maddi veya manevi tazminat dahil herhangi bir ad altında başkaca hiçbir dava ve talep, hak ve alacaklarının kalmayacağını, bu miktarın ödenmesi şartıyla ...

A.Ş.'den ve sigortacısı olan ....'yi gayrikabili rücu ibra ettiklerini kabul ve taahhüt ettiği, bunun dışında tarafların dava dosyası ile ilgili olarak başkaca tazminat, masraf, vekalet ücreti v.s. taleplerinin olmayacağını ve söz konusu miktarın hesaba geçmesine müteakip davanın işlemsiz bırakılmak suretiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin sağlanacağını kabul, beyan ve taahhüt ettiği belirtilmiştir. Sözleşme gereğince ...

A.Ş. tarafından 21/05/2013 tarihinde davacıların vekilinin (Av. ...) banka hesabına 200.000,00 TL'nin gönderildiği, akabinde Güneş Sigorta tarafından 28/06/2013 tarihinde sigortalısı ... A.Ş.'nin banka hesabına 200.000,00 TL'nin gönderildiği anlaşılmıştır.

İstanbul 26. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/05/2014 tarihli ve 2011/17 Esas 2014/137 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; dava konusu olay sebebiyle sigortalısı ... ... Turizm Ticaret A.Ş.'ye ödeme yaptığından bahisle Koç ... Sigorta A.Ş. tarafından davalılar ..., Mucize...mirasçıları (...), ... A.Ş., ... ...

Türkiye A.Ş. ve ....'ye karşı açılan dava ile 5.320.000.000 TL tazminatın faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, olay sebebiyle işyeri sahibi davalı ...'ün % 75 ve davalı ... A.Ş.'nin ise % 25 oranında kusurlu bulunduğu, davalı ....'nin ise, ... tarafından üretilen tüplerin zorunlu sigortacısı olması nedeniyle meydana gelen zararın tamamından sorumlu bulunduğu gerekçeleri ile 1.330,00 TL tazminat bedelinin davalılar ... A.Ş., .... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen.

2.660,00 TL tazminat bedelinin davalılar ... ve ....'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan 1.330,00 TL tazminat bedelinin ise sadece davalı ....'den alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir. Karar davalı ... A.Ş. Tarafından temyiz edilmiş ise de, Yargıtay 17. HD'nin 09/05/2017 tarih ve 2014/22986 Esas 2017/5223 Karar sayılı kararı ile, hükmün kesin olduğu gerekçesi ile temyiz talebi reddedilmiştir.

Karara dayalı olarak İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi ile, asıl alacak, yargılama gideri ve vekalet ücreti ile bunların faizi olmak üzere toplam 23.895,95 TL'nin tahsilinin talep edildiği, .... tarafından 31/07/2014 tarihinde icra dosyasına banka havalesi yoluyla 27.727,96 TL ödendiği anlaşılmıştır.Görevsiz mahkemede rapor alınmış olup görevli mahkeme tarafından alınıp hükme dayanak yapılan tarafların kusur oranlarına ilişkin 22/03/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; olayın meydana gelmesinde davalı ...'ün %75; ... dağıtım şirketi ve bayinin ise %25 kusurlu olduğu belirtilmiştir.

Akabinde tespit edilen bu kusur oranlarına göre alınan 07/07/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda (görevsiz mahkemede alınan raporu düzenleyen bilirkişiler); olay sebebiyle zarar gören 11 kişi tarafından açılan İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/531 Esas sayılı dosyasına ilişkin yapılan sulh ve ibra sözleşmesi kapsamında olay sebebiyle sigortalı ...

A.Ş. tarafından zarar görenlere 200.000,00 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafından bu bedelin 28/06/2013 tarihinde sigortalısına banka kanalı ödendiği, 200.000,00 TL'lik ödemenin davalı ...'ün sorumlu bulunduğu zararları da kapsadığı kabul edilerek yapılan ödemenin davalının %75 kusur oranına isabet eden 150.000,00 TL'sinin rücu edilebileceği, yine olay sebebiyle zarar gören sigortalısına ödeme yaptığından bahisle ...

Sigorta A.Ş. tarafından İstanbul 26. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/17 Esas sayılı dosyası ile açılan rücuen tazminat davasında verilip kesinleşen kararın İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyası ile icraya konulması neticesinde davacı tarafından 31/07/2014 tarihinde icra dosyasına banka kanalı ile 27.727,95 TL ödeme yapıldığı, anılan Mahkemece davalının %75 kusur oranı üzerinden hüküm kurulduğundan ve davacı, davalının sorumlu olduğu tutarı ödediğinden,

ödemenin tamamının rücu edilebileceği, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/250 Esas sayılı dosyası ile açılan davada verilip Yargıtay tarafından onanarak kesinleşen kararda hüküm altına alınan tazminatların İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına sigortalı ...

A.Ş. tarafından ödendiği beyan edilmiş ise de, dosya ve ekleri arasında bu icra dosyasına yada anılan dosyaya sigortalı tarafından yapılan ödemenin miktarına ilişkin banka dekontuna rastlanamadığı, ancak hasar dosyasında mevcut belgelerden davacı .... Tarafından sigortalısı ...

A.Ş.'nin banka hesabına 886.940,52 TL tutarındaki ödemenin 23/10/2015 tarihinde yapıldığının anlaşıldığı, bu tutarın belirlenmesinde herhangi bir kusur indirimi yapılmadığı ve %100 kusur oranı üzerinden ödeme yapıldığı, davacının anılan davada taraf olmadığı dikkate alındığında, söz konusu dosyada alınan kusur raporunun davacı bakımından bağlayıcılığının bulunmadığı,

bu durumda anılan tutarın %75 kusur karşılığının rücu edilebilir alacak olarak kabul edileceği, buna göre davacının anılan dava kapsamında rücuan talep edilebilir alacağının TL olarak 665.205,39 TL ve ödeme tarihinde Merkez Bankası tarafından açıklanan döviz alış kuruna göre Euro olarak ise 208.940,98 Euro olduğu, ancak davacı tarafından 203.047,95 Euro'nun talep edilmesi sebebiyle bu miktarın dikkate alınacağı, belirlenen bu miktarların ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile tahsilinin gerektiği belirtilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin meydana gelen olay sebebiyle yaptığı tazminat ödemelerinin toplamı dikkate alınmadan mükerrer kusur indirimi yapılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Somut olayda, mahkemece olayın meydana gelmesinde davalı %75 kusurlu olarak kabul edilmiş olup davacının bu kusur oranına yönelik bir itirazı bulunmamaktadır.

Davacı taraf, olay sebebiyle ödediği ve işbu dava ile talep ettiği tazminat miktarının tamamının hüküm altına alınmasını talep etmektedir.

Mahkemece, İstanbul 26. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/17 Esas sayılı dosyası ile açılan rücuen tazminat davasında verilip kesinleşen karara dayalı yapılan icra takibi kapsamında davacı tarafından icra dosyasına ödenen bedelin tamamı hüküm altına alındığından davacının istinaf sebebinin asıl davanın konusunu oluşturan bir diğer talep olan İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/531 Esas sayılı dosyasına ilişkin düzenlenen sulh ve ibra sözleşmesi kapsamında yapılan ödeme yönünden verilen karara ilişkindir.

Zira söz konusu talep yönünden Mahkemece yapılan değerlendirmede, sulh ve ibra sözleşmesi kapsamında davacının sigortalısı ... A.Ş. tarafından söz konusu davanın taraflarına yapılan 200.000,00 TL ödeme daha sonra davacı tarafından sigortalısına ödenmiş olup bu miktar üzerinden davalının kabul edilen %75 kusur oranına göre indirim yapılarak 150.000,00 TL hüküm altına alınmıştır.

Ancak davacının istinafında ileri sürdüğünün aksine, davacı tarafından sigortalısına yapılan 200.000,00 TL ödemenin Mahkemece, davalının sorumlu bulunduğu zararları da kapsadığı kabul edilerek davalının olay sebebiyle kusuruna (%75) isabet eden 150.000,00 TL'nin hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Kaldı ki davacı tarafın kendisi de, dava açılmadan önce 15/08/2014 tarihli rücu yazısı ile, sigortalısına poliçe kapsamında 227.227,96 TL ödediğini belirterek davalıdan rücuen tazmin talebinde bulunurken bu miktardan davalının olay sebebiyle %75 kusuruna denk gelen miktarı mahsup ederek 170.420,97 TL ve %9 yasal faizi olan 15.350,34 TL olmak üzere toplam 185.771,31 TL'nin ödenmesini talep etmiştir.Davacı vekili, ticari/avans faiz yerine yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi yönünden de hükmü istinaf etmiştir.

Ticari faiz, ticari nitelikte olan işler bakımından uygulanacak bir faiz türü olup bu noktada hangi işlerin ticari iş olacağının tespiti gerekir. 6102 sayılı TTK'nun "ticari işler" başlıklı 3. maddesine göre, bu Kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.

Yine aynı Kanunun 19. maddesinde "ticari iş karinesi" düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasına göre, bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır, ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır; maddenin 2. fıkrasına göre ise, taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.

Somut olayda, davacı, sigortalısı ... A.Ş.'ye halef olarak işbu davayı açtığına göre uygulanacak faiz türü bakımından dava dışı sigortalı ile patlamanın meydana geldiği "... Büfe" isimli işyerini işleten davalı arasındaki ilişkinin nazara alınması gerekir.

Buna göre ise, adı geçen taraflar arasında tüp satışından kaynaklı ticari nitelikte bir ilişkinin bulunduğu anlaşılmakla yukarıda değinilen kanun maddeleri dikkate alındığında ticari nitelikte faiz istenebileceğinden ve davacı vekili de dava dilekçesinde avans faizi talep ettiğinden mahkemece hüküm altına alınan miktarın avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken yasal faiz uygulanması isabetli olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle yerindedir.Bu nedenle işleyecek faizin türü bakımından asıl dava kapsamında verilen karara yönelik davacının istinaf başvurusu yerinde olup asıl ve birleşen davaların her

birinin bağımsızlığını koruduğu nazara alındığında birleşen dava kapsamında verilen karara yönelik bir istinaf başvurusu bulunmadığından sadece asıl davada verilen karar kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm tesisi yoluna gidilmiş, birleşen davada verilen karar ise kaldırılmamıştır.

Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenlerle kabulüne, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesinin asıl dava kapsamında verdiği kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında asıl davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/430 Esas, 2021/594 Karar sayılı ve 18/10/2021 tarihli asıl davaya yönelik kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,

Asıl dava yönünden;

2-a)Davanın KISMEN KABULÜ ile, toplam 177.227,96 TL'nin (150.000,00 TL'sine 28/06/2013 tarihinden, 27.227,96 TL'sine 31/07/2014 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine,

b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 12.106,44 TL harçtan davacı tarafından başlangıçta yatırılan 3.897,31 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 8.209,13 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

c)Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat ücreti 339,10 TL, bilirkişi ücreti 8.250,00 TL olmak üzere toplam 8.589,10 TL yargılama gideri esas alınarak (asıl dava ile birleşen davanın değerleri gözetilerek yapılan oranlamaya göre asıl davaya denk gelen) 1.777,08 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre (% 77,65) 1.373,90 TL yargılama gideri ve 3.897,31 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.277,21 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

d)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinden, davalıdan tahsiline karar verilenden hariç kalan miktarın kısmen kabul - kısmen red dolayısıyla davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

e)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 45.000,00 TLvekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

f)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

İstinaf Giderleri Yönünden;

3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 871,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 255,60 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADESİNE,

4-Davacı tarafından karşılanan 101,00 TL istinaf yargılama giderleri ile 777,50 TL istinaf başvuru ve karar harcı olmak üzere toplam 878,50 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/12/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2022/242, K. 2025/1735, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Asıl Dava (İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/499 Esas Sayılı Dosyası)
  5. Cevap
  6. Cevap
  7. İlk Derece Mahkeme Kararı
  8. İstinaf Nedenleri
  9. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/242
Karar No
2025/1735
Tarih
25 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/246 K.2025/324
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/249 K.2025/840
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/258 K.2025/907
  • Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/263 K.2025/829
  • İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/266 K.2025/288
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/267 K.2025/1042

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.