İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/931 K.2026/504

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Esas2022/931Karar2026/504Tarih9 Nisan 2026Okuma11 dk · 2.112 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
9 Nisan 2026
Dosya no
2022/931 Esas
Karar no
2026/504
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
19/01/2022
Numarası
2018/481 Esas, 2022/18 Karar
Dava
İtirazın İptali-Alacak
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.112 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24.02.2017 tarihli Stand Kiralama sözleşmesine istinaden davalının fuara katılmadığını, sözleşmenin 5. maddesinde kararlaştırılan ücret ediminin davalı tarafından yerine getirilmediğini, sözleşmenin Mali Esaslar başlıklı 9. maddesi altında kararlaştırılan 9.2 maddesindeki cezai şart sebebiyle sözleşme bedelini tamamının müvekkiline ödenmesi gerektiğini, ancak davalı tarafça bu bedelin ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine İstanbul 25. İcra Müdürlüğü’ nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattıklarını, davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 27.08.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile; itirazın iptali davasının alacak davasına dönüştürdüklerini, bu doğrultuda davanın kabulü ile cezai şart olan 11.343,73 Amerikan Doları'nın dava tarihi itibariyle hesaplanacak olan 3095 Sayılı Kanun'un 4/A maddesine göre devlet bankalarının Amerikan Doları ile açılmış vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile davalının fiili ödeme tarihindeki TCMB'nin efektif satış kuru üzerinden müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından yapılan bir fesih bildirimi olmadığından sözleşmenin 9.2 hükmü gereğince davalının cezai şart talep edemeyeceğini, ıslah için usulüne uygun açılmış bir dava olması gerektiğini, sözleşmenin fuara 90 günden fazla bir süre kala imzalanması gerektiğini, dolayısıyla sözleşme fuara 54 gün kala imzalandığından müvekkilinin hukuken ve fiilen fesih hakkını kullanamayacağı sabit olduğundan ifası imkansız olan 9.2 hükmünün geçersiz olduğunu, takipte alacaklı olarak gösterilmeyen davacının itirazın iptali davasında aktif husumeti olmadığından tam ıslah ile davasını alacak davasına dönüştüremeyeceğini, usulüne uygun açılan bir dava bulunmadığından tam ıslah yapılamayacağını belirterek ıslah talebinin ve davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; sözleşmenin 9. maddesi incelendiğinde, kiracı imzalamış olduğu sözleşmeyi organizasyonun açlıış tarihinden en çok 180 gün önce tek taraflı fesih ederse, organizasyon öncesi hizmetler karşılığı olarak, sözleşme bedelinin %30 unu peşin ödeyeceği, kiracı imzalamış olduğu sözleşmeyi organizasyonun açılış tarihinden ençok 90 gün önce tek taraflı fesih ederse, organizasyon öncesi hizmetler karşılığı olarak,

sözleşme bedelinin %60 unu peşin ödeyeceği, kiracı imzalamış olduğu bu sözleşmeyi organizasyonun açılış tarihinden en çok 90 günden daha kısa süre kala sözleşmeyi feshedemeyeceği, ...’in onayı olmadan tek taraflı feshederse tüm maddi yükümlülükleri yerine getirmek zorunda olduğu, taraflarca akdedilen 24.02.2017 tarihli sözleşmeye göre, imza tarihinde 18.04.2017 tarihinde fuarın başlayacağının bilindiği ve fuarın başlama tarihi ile sözleşme imza tarihi arasında.

54 gün olduğu, buna göre, sözleşmenin 9. maddesinin uygulanma şartlarının olmadığı, cezai şart talep edilmesinin mümkün olmadığı, keza, taraflar tacir olup davacının TTK 18. maddesi gereğince tacirin ticaretini gerektiren tüm konularda basiretli tacir gibi hareket etme zorunluluğunda olduğu, basiretli tacir gibi hareket etme sorumluğuna aykırı olarak işin gerektirdiği dikkat ve özeni göstermediği, sözleşmenin maddelerini durumun koşullarına göre tadil etmediği, bunun sonucuna da katlanması gerektiği, dolayısıyla davacının cezai şart talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, bu nedenle müvekkilinin cezai şart alacağının doğduğunu, ayrıca davalının sözleşmeyi gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, müvekkilinin davalı ile sözleşme imzaladığı için fuardaki yeri başka birine kiralayamadığını, fesih bildirimi yapılmadığından fuarın yapıldığı tarihte davalının sözleşmeyi feshettiğini, her iki taraf da tacir olduğundan tacir olmanın sonuçlarının müvekkili aleyhine yorumlanamayacağına, davalının sözleşmeyi imzaladığı sırada sözleşmeyi feshettiği takdirde cezai şart ödeyeceğini bildiğini,

sözleşmedeki cezai şart maddesine çekince konulmaksızın imzalandığını, ilk taksit ödemesinin yapıldığını, bu haliyle davalının sözleşmeyi kabul ettiğini, mahkemenin sözleşmenin tadil edilmediği yönündeki gerekçesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin boş stant nedeniyle maddi ve manevi kayba uğradığını, müvekkilinin sözleşmesel edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalının hem zarara uğradığını hem de cezai şart alacağına kavuşamadığını, sözleşmenin gerekli incelemeler yapıldıktan sonra taraflarca imzalandığını, davalının sözleşme maddelerinde değişiklik talep etmediğini,

dolayısıyla davalının cezai şartı ödemesi gerektiğini, cezai şart bedelinde de indirim talep edemeyeceğini, davalının sözleşmedeki edimlerine aykırı hareket ettiğini, sözleşmeden caymanın haksız fesih olarak nitelendirilmesi gerektiği, davalı şirketin asıl borcunun fuar alanındaki standı belirlenen gün ve saatte kullanmak olduğunu, davalının fuara katılmayarak sözleşmeye aykırı davranışta bulunarak sözleşmeyi haksız yere feshederek maddi ve manevi olarak müvekkilini zarara uğrattığını, sözleşmenin varlığı sebebi ile dahi müvekkilinin bu alacağı talep edebileceğini,

bilirkişi kök ve ek raporlarının da müvekkilinin alacaklı olduğunu tespit ettiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dava, fuar stand kiralama sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiği iddiasıyla sözleşmenin 9.2 hükmüne istinaden açılan açılan alacak davasıdır.

İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.

Davacı, itirazın iptali olarak açtığı davasını tam ıslah yoluyla alacak davasına dönüştürmüştür.

Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Dosya kapsamında kök ve ek bilirkişi raporları alınmış olup bilirkişi tarafından; davacının davalı adına düzenlediği faturanın davalıya tebliğ edildiğine dair bir evrakın bulunmadığı, bu faturanın davalı ticari kayıtlarında kayıtlı olmadığı ve BA formu ile vergi dairesine bildirilmediği, davalı ticari kayıtlarında ilk taksit ödemesinin yapıldığının kayıtlı olduğu, davacının 24.02.2017 15.125,00 USD bedelli faturasının kendi defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı kayıtlarına göre davalının davalının ilk taksit ödemesi düşüldükten sonra 11.343,75 USD karşılığı 40.479,61 TL davalıdan alacaklı olduğu, davacının taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalıdan sözleşmede belirlenen 2. ve 3. taksit bedelleri toplamı olan 11.343,75 USD tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

İstinafa konu uyuşmazlık; taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından feshedilip feshedilmediği, feshin haksız olup olmadığı, davacının sözleşmenin 9.2 hükmü gereğince davalıdan alacaklı olup olmadığı ile varsa alacak miktarının ne kadar olduğu noktalarında toplanmaktadır.

Fuarın 18-20/04/2017 tarihleri arasında düzenleneceği, taraflar arasında 24.02.2017 tarihinde fuar stand kiralama sözleşmesi imzalandığı, sözleşme bedelinin toplam 15.125,00 USD olduğu, 3.781,25 USD bedelli ilk taksidin sözleşmede belirlenen 27.02.2017 tarihinde ödendiği, 10.03.2017 ödeme tarihli 5.747,50 USD bedelli 2. Taksit ile 10.04.2017 ödeme tarihli 5.596,25 USD bedelli 3. taksit bedelinin ödenmediği, davalı tarafından TTK 18/3 gereğince sözleşmenin feshedildiğine dair bir belgenin dosyada bulunmadığı, davalının fuara katılmadığı hususlarında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Taraflar arasındaki sözleşeme hükümleri incelendiğinde davacının asli edim yükümlülüğü fuar stand alanını kullanıma hazır vaziyette davalıya teslim etmektir, Davalının asli edim yükümlülüğü ise, sözleşmede belirlenen bedeli ödemektir.

Ahde vefa ilkesi gereğince taraflar arasındaki sözleşme hükümleri tacir olan tarafları bağlayıcı niteliktedir.

Sözleşmenin "Mali Esaslar" başlıklı hükümleri şu şekildedir:

9.1. Ödemeler nakit ve faturanın kesildiği para cinsi ile yapılacaktır. Tüm banka masrafları KİRACI'ya aittir.

9.2. KİRACI imzalamış olduğu bu sözleşmeyi Organizasyon acılış tarihinden en çok 180 gün önce tek taraflı feshederse, Organizasyon öncesi hizmetler karşılığı olarak, sözleşme toplam bedelinin “% 30'unu peşinen öder. KİRACI imzalamış olduğu bu sözleşmeyi Organizasyon açılış tarihinden en çok 90 gün önce tek taraflı feshederse, Organizasyon öncesi hizmetler karşılığı olarak, sözleşme toplam bedelinin % 60'ını peşinen öder. Organizasyonun açılışına 90 günden daha kısa süre kala KİRACI sözleşmeyi feshedemez. ...'ın onayı olmaksızın tek taraflı olarak vazgeçerse tüm maddi yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadır. KİRACI, yapmış olduğu ödemeleri geri talep edemeyeceği gibi bakiye borcunu da ödeme planına uygun olarak ödemekle yükümlüdür.

9.3. ..., KİRACI'nın ödeme, taahhütlerinden herhangi birini yerine getirmemesi durumunda sözleşmeyi önceden bildirmek sureti ile tek taraflı olarak fesh etme ve uğradığı menfi ve müsbet zararı, KİRACI'dan talep etme hakkına sahiptir.

9.4. İşbu sözleşmenin “Ödeme Planı” bölümündeki kayıtlar, KİRACI'nın ödemeyi ne şekilde yapacağına dair taahhüdünü ifade eder. KİRACI nakit ödemelerini nakit tahsilat makbuzu veya banka dekontu ile ispatlamak zorundadır. ...'ın KİRACI'ya keseceği faturanın kapalı olması bedelinin ödenmiş olduğu anlamına gelmez.

9.5. Ödemelerden birinin vaktinde yapılmaması durumunda; müteakip ödemeler muacceliyet kesbeder. Vaktinde yapılmayan ödemeler için aylık % 1 vade farkı tahsil edilir.

9.6. ..., Organizasyonın açılmaması durumunda Organizasyon için aldığı ücreti KİRACI'ya iade eder. Sorumluluğu bu miktar ile sınırlıdır.

9.7. İşbu sözleşme KİRACI'nın Organizasyon nedeniyle herhangi ticari kazanç sağlaması hususunda taahhüt içermez.

Taraflar arasındaki sözleşmenin fuarın başlamasına 54 gün kala imzalandığı sabit olmakla sözleşmenin 9.2. hükmü gereğince, davalı kiracı tarafça organizasyonun açılışına 90 günden daha kısa süre kaldığından sözleşmeyi feshedemez. Zaten davalı kiracı tarafından dosya kapsamında yapılan bir fesih bildirimi de bulunmamaktadır.

Sözleşmenin 9.2. hükmünün son iki cümlesine göre ise, davacı ...'ın onayı olmaksızın davalı kiracı tek taraflı olarak fuara katılmaktan vazgeçerse, tüm maddi yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadır. Ayrıca kiracı davalı yapmış olduğu ödemeleri geri talep edemeyeceği gibi bakiye borcunu da ödeme planına uygun olarak ödemekle yükümlü olacaktır.

Somut olayda, davalı kiracı davacının onayı olmaksızın fuara katılmadığından taraflar arasındaki sözleşmenin 9.2. hükmünün son iki cümlesine göre, bakiye sözleşme bedeli olan 11.343,75 USD yi davacıya ödemek zorundadır.

Davacı TBK 99. madde gereğince döviz cinsi alacağının aynen tahsilini 3095 sayılı Kanunun 4-a maddesi gereğince işleyecek faizi ile talep etmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 99. maddesine göre, ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.

6098 sayılı Kanun'un 99. maddesi yabancı para borcunun ifasına yönelik olup yabancı para borcuna hükmedilecek faizin başlangıç tarihine ilişkin değildir. Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a hükmünde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hâllerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.

Davacı vekilince 27.08.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile 11.343,73 USD bedelin dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun'un 4-a maddesi gereğince işleyecek faizi ile tahsili talep edilmiş olup bu kabule göre yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; mahkemece, davanın kabulü ile tacir olan taraflar arasında imzalanan sözleşmedeki ödenmeyen 11.343,75 USD tutarın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4-a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.

Öte yandan, davalının sözleşmenin 9.2. hükmü gereğince ödemek zorunda olduğu 11.343,75 USD bedelin seçimlik cezai şart olduğunun kabulü halinde dahi bu bedelin davalı tacir borçlunun ekonomik olarak mahvına neden olduğuna dair dosya kapsamında bir tespit bulunmadığı gibi davalı tarafından da aşamalarda ve istinafa cevap dilekçesinde bu yönde bir savunmada bulunulmadığı da gözetildiğinde bu cezadan indirim cihetine gidilmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının 6100 HMK'nun 356/2 fıkrası gereğince kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kabulüne dair hüküm tesisine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/481 Esas, 2022/18 Karar sayılı ve 19/01/2022 tarihli kararının 6100 HMK'nun 356/2 fıkrası gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,

2-a)Davanın KABULÜ İLE, 11.343,75 USD cezai şart bedelinin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4-a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte tahsil tarihindeki türk lirası karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 3.562,95 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 890,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.672,21 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

c)Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 890,74 TL peşin harç ile yapılan 994,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.920,64 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

d)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

İstinaf Giderleri Yönünden

3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

4-Davacı tarafından yapılan 81,00 TL istinaf yargılama gideri ile yatırılan 301,40 TL istinaf başvurma ve karar harcı olmak üzere toplam 382,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere üye hakim ...'in karşı oyu ile oy çokluğu ile karar verildi. 09/04/2026

MUHALEFET ŞERHİ

Dava ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olarak açılmış olup davacı vekili yargılama sırasında davasını ıslah ederek alacak davasına dönüştürmüştür.

İtirazın iptali davası, davacı takip alacaklısı tarafından ödeme emrine itiraz eden takip borçlusuna karşı açılır. Ancak somut olayda, ilamsız icra takibinin alacaklısı .... A.Ş. iken dava ... Ltd. Şti. tarafından açılmıştır. Bir başka anlatımla dava takip alacaklısı tarafından açılmadığına göre ortada usulüne uygun bir dava bulunmadığından ıslah işlemi ile itirazın iptali davasının alacak davasına dönüştürülebilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle ıslah işlemine itibar edilmeden usulüne uygun olarak açılmış bir itirazın iptali davası bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan bu yönden karara muhalif kaldığımı bildiririm.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2022/931, K. 2026/504, 9 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Nedenleri
  7. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  8. Hükü M
  9. Muhalefet Şerhi

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/931
Karar No
2026/504
Tarih
9 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/943 K.2026/258
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/943 K.2026/529
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/944 K.2026/234
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/947 K.2026/329
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2022/948 K.2026/832
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/951 K.2026/505

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.