KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- Dosya no
- 2024/1003 Esas
- Karar no
- 2024/947
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 28/03/2024
- Numarası
- 2022/573 Esas, 2024/242 Karar
- Dava
- TAZMİNAT (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
Karar Metni
612 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket nezdinde grup ferdi kaza sigortası ile sigortalı bulunan iş yerinde meydana gelen iş kazası sebebiyle dava dışı işçinin gördüğü tedavi gideri, geçici iş göremezlik ve oluşan maluliyet durumundan kaynaklı sürekli maluliyet oranına bağlı olarak SGK tarafından müvekkili aleyhine açılan davada 13.917,72 TL bedelin faizi ile birlikte ödenmesine karar verildiğini, karar istinaf edilmiş ise de SGK ile yapılan görüşmeler neticesinde ana para,
faiz,yargılama gideri ve mahkeme vekalet ücreti olmak üzere 14.312,93 TL ödendiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'nin faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 16/05/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile, 100,00 TL olarak gösterilen dava değerini 14.212,93 TL daha arttırarak 14.312,93 TL'ye yükseltmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde;
talebin zamanaşımına uğradığı gibi poliçe kapsamında teminat altına alınmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.İlk derece Mahkemesince, davacının davada taraf sıfatı (aktif husumet ehliyeti) bulunmadığından bahisle davanın esastan reddine dair karar verilmiştir.Karar, davacı vekili tarafından yasal süresinde istinaf edilmiştir.Dava, davacı tarafından ödendiği belirtilen bedelin poliçe kapsamında rücuen tahsili istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nun 341. maddesinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar gösterilmiştir.
Buna göre maddenin 2. fıkrasında, miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu, 3. fıkrasında, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği, 4. fıkrasında ise, alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın, istinaf yoluna başvuramayacağı düzenlenmiştir.
02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile HMK'nun 341. maddesinin 2. fıkrası değiştirilmek suretiyle 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin hale getirilmiş ve aynı yasanın 44. maddesi ile HMK'ya eklenen ek madde 1 ile de kesinlik sınırı olan 3.000,00 TL'nin her yıl yeniden değerleme oranında artışa tabi olduğu kabul edilmiştir. Yeniden değerleme sonucunda 2024 yılı için kesinlik sınırı 28.250,00 TL olmuştur.
HMK'nun 352. maddesinde. "Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda; incelemenin başka bir dairece yapılması gerektiği, kararın kesin olduğu, başvurunun süresi içinde yapılmadığı, başvuru şartlarının yerine getirilmediği, başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalar hakkında öncelikle karar verilir.
Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır." hükmü gereğince ön inceleme sonucu karar verilecek dosyalara ait şartlar belirtilmiştir.İstinaf kanun yoluna başvuru olanağı bulunmayan kesin nitelikteki kararlara ilişkin olarak HMK'nun 346/1 maddesi uyarınca mahkemesince bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceği de belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ve yasal düzenlemelere göre somut olayda, dava dilekçesinde 100,00 TL olarak gösterilen dava değerinin ıslah ile 14.312,93 TL'ye yükseltildiği, buna göre kararın, karar tarihi itibariyle HMK'nun 341. maddesinde belirtilen kesinlik sınırının (28.250,00 TL) altında kalması sebebiyle ortada istinafı kabil bir karar bulunmadığı ve davacının istinaf hakkının olmadığı anlaşılmakla karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 341. ve 352. maddeleri uyarınca usulden reddine dair karar verilmesi gerektiğine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/1003, K. 2024/947, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama