KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/1174 Esas
- Karar no
- 2024/1226
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Ara karar tarihi
- 16/07/2024
- Numarası
- 2024/414 Esas
- Talep
- İHTİYATİ TEDBİR KARARININ KALDIRILMASI
Karar Metni
706 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket aleyhine başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasına kayıtlı takibin itiraz süresinin dolması nedeniyle kesinleştiğini, ancak takibe dayanak hizmet alım sözleşmesinin müvekkili şirketi temsil eden kimseler tarafından imzalanmadığını, sözleşmede müvekkili şirketin kaşesinin bulunmadığını, söz konusu sözleşme kapsamında herhangi bir hizmet almadıklarını, borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla faizin başlangıç tarihini ve faiz oranını da kabul etmediklerini ileri sürerek müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitine, davalı alacaklının alacağın % 20'sinde aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine,
icra dosyasına teminat veya tahsilat olarak yatırılacak paranın tedbiren alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk derece mahkemesi 07.06.2024 tarihli ara kararı ile; takdiren 580.000,00 TL tutarında nakdi teminatın mahkeme veznesine yatırılması kaydıyla, icra veznesindeki paranın icra müdürlüğünce depo edilerek alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.Davalının tedbir kararına itirazı üzerine mahkemenin 16.07.2024 tarihli ara kararı ile; menfi tespit davalarında ispat külfetinin davalı alacaklıda olduğu, taraflar arasında hizmet alımı hususundaki sözleşme geçerli kabul edilse de, verilen hizmete ve yapılan ödemelere nazaran icra takibine konu alacağın ne miktar olduğunun yargılamayı gerektirdiği,
bu nedenle şu aşamada dosyaya sunulan mesajlaşma şeklindeki yazışmalardan hizmetin ne oranda verildiğinin anlaşılamadığı, bu yüzden ihtiyati tedbirin devam etmesinde fayda bulunduğu, kaldı ki duruşmada belirtildiği üzere icra dosyasının ulaştığı alacağın da teminat mektubu yolu ile icraya ibraz edildiği, hal böyle olunca davalı alacaklının haklı çıkması halinde alacağını tahsil edememe gibi bir durumun söz konusu olamayacağı, davalı vekilinin tedbire itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Ara karara karşı davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; sözleşmeyi imzalayan davacı borçlu şirket çalışanının borçlu şirketin müdürü olduğunu, sözleşme bedelinin bir kısmının peşin ödendiğini, taraflar arasında düzenlenen danışmanlık sözleşmesi iki aylık süre için öngörülmüş olup, sundukları yazışmalar dikkate alındığında müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacının danışmanlık hizmeti talep etmese dahi sözleşme bedelini ödemesi gerektiğini,
HMK'nın 389. maddesi gereği tedbir kararı verilebilmesi için davacının esas yönünden kendisinin haklı olduğunu yaklaşık olarak ispatlaması gerektiğini belirterek tedbire itirazın reddi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava. İcra İflas Kanunun 72. maddesi gereğince açılmış olan menfi tespit davasıdır. Mahkemece tedbir talebinin kabulü ile, 580.000,00 TL tutarında teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine karar verilmiş, davalının tedbire itirazı üzerine, tedbire itirazın reddine karar verilmiştir. Tedbire itirazın reddi kararı, yasal süresinde davalı alacaklı tarafından istinaf edilmiştir.
İcra İflas Kanunun 72. maddesinin üst başlığı, menfi tespit ve istirdat davalarıdır. 72/1. fıkrasında; borçlunun icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığının ispatı için menfi tespit davası açabileceği belirtilmiştir. İİK 72/3. fıkrası ise. "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez.
Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir." hükmünü düzenlemektedir. Somut davada HMK'ya göre özel kanun niteliğinde olan İİK'nın 72/3 maddesi uygulanması gerekmektedir.
Buna göre mahkemece İİK'nın 72/3 fıkrası gereği, davacı borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine dair kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/1174, K. 2024/1226, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama